İçimizdeki Şeytan

İ

                                                                  Sabahattin Ali
                          25 Şubat 1907, Eğridere-Bulgaristan – 2 Nisan 1048, Kırklareli

Romanın Özeti:
    Bir yaz günü Kadıköy’den Köprü’ye gelen vapurda Ömer, Emine Teyze ile karşılaşır ve Emine Hanım’ın yanındaki kıza, uzak bir akraba kızı olan Macide’ye âşık olur. Balıkesirlidir.
    Ömer, yirmi beş yaşlarındadır. Bir yandan, kayırılma ile girdiği postanede çalışmakta, bir yandan da üniversitede sözde okumaktadır. Macide, Balıkesir’de ortaokulu bitirdikten sonra musikiye merakından dolayı Emine Hanım tarafından İstanbul’a getirilmiş, Konservatuvara yazılmıştır; altı aydır babasının yolladığı yirmi beş lira ile Emine Hanımların Şehzadebaşı’ndaki evinde pansiyon kalmaktadır.
    Emine Hanım’ın kocası Galip Bey yağ ticareti yapmaktadır, fakat işleri bozulur gitgide. Çok geçmeden Macide’nin babası ölür, Balıkesir’den gelen para gelmez olur. Emine teyzelerde sığıntı gibi kalmak istemeyen Macide, bir gece Ömer’le bir gezinti dönüşü, hakarete uğrayınca bavulunu alır; nereye gideceğini bilmeksizin, Emine Hanım’ın evini terk eder.
    Tesadüf, Ömer henüz kapı önündedir; durumu öğrenince Macide’yi Taksim yakınlarındaki pansiyonuna götürür. Artık bir karı-koca hayatı yaşamaktadırlar.
    Ömer, arkadaş kesesinden geçinir olmuş, karısını da profesörler, şairler, yazarlar çevresine sokmuştur. Bir akşam çalgılı bir bahçede fasıl topluluğunda piyano çalan bir genç, Ömer’in yanına gelir. Bu, Macide’nin ortaokuldan, aralarında plâtonik bir gönül bağlantısı geçmiş eski müzik öğretmeni Bedri’dir. Bedri, eski arkadaşı Ömer’le Macide’nin aile dostları olur, onlara paraca yardım eder.
    Ömer, kendisine her zaman istediğinden başka şeyler yaptıran, içindeki şeytanın esiridir. Çevresinin etkisiyle düştükçe düşer; bir ara arkadaşlarının bazılarıyla tutuklanır. Salıverileceği gün Bedri, Ömer’i ziyaret eder. Konuşmaları sonunda Ömer, hâlâ nikâhlanmadıkları Macide’yi Bedri’ye bırakır, aradan çekilir.
    Şimdi Macide, Bedri’yle yeni ve düzenli bir yaşamın eşiğindedir. Çevreyle, öbür öğretmenlerle onları karşılaştırır.
Yapıt Hakkında
    İkinci Dünya Savaşı öncesi üniversite ve sanat çevrelerindeki sosyal, siyasal düşünce yönelişlerini de gösteren, olaylarda rastlantıları ön plâna aldığı için de bir karşıtlıklar toplamı olan roman, aydınların oluşturduğu bir çevre yergisidir. Bu çevrenin en olumlu tipini yazar, Bedri’nin kişiliğinde yaratmıştır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle