Psikolojik Savaş (32)

P

     SAVUNUCU PSİKOLOJİK SAVAŞ
     Her savaşın saldırı programı olduğu gibi savunma programı da vardır. Düşmana nasıl taarruz ediliyorsa, onun da benzer şekilde taarruz edebileceği düşünülür. Muhtemel bu taarruza karşı alınacak önlemler savaşın bir parçasıdır.
     Eğitimsizlik: Psikolojik savaşın sonuç verebilmesi, düşman tarafının eğitimsiz ve bilgisiz olması ile doğru orantılıdır. Aynı şekilde eğitimli ve bilgili gruplar düşmanın psikolojik savaş müdahalelerinin sonuçsuz kalmasına neden olur.
     Yasaklar güven sarsar: Radyo dinlettirmemek, yazı okutmamak gibi eylemler toplumun dış dünyaya karşı kapatılması anlamına gelir, insanların sürekli tek yönlü bilgiye maruz bırakılması merak duygusunu artırır. Merak duygusunun canlanması da, yanlışa inanma eğilimini doğurur. Ne olduğunu bildiği bir propaganda, insanda etki uyandırmaz. Bunun için psikolojik savaş faaliyetleri konusunda insanlar bilgilendirilirse, düşmanın etki gücü zayıflayacaktır.
     Dinî ve millî kültürü taze tutmak: Liderlerine ve kendilerine güveni yüksek, dinî ve millî hisleri her an taze olan gruplar, psikolojik savaşa karşı güçlü kültüre sahiptirler.
     Savaşmak, hayatı riske atmaktır. İnsanın en büyük sermayesi hayatıdır. Savaşan insan, en büyük sermayesini riske atan kimsedir. Bu riske girmek için yüksek idealler olmalıdır. Yüksek idealler, “Vatan için canım feda, ölürsem şehidim” inancının ayakta tutulabilmesi bir komutanlık özelliğidir. Bir komutan, askerinde bu özellikleri canlandıramıyorsa eğer, savaşma gücünü ve birliğini harekete geçirebilme kabiliyetini büyük ölçüde kaybetmiş demektir. Neden savaşacağı konusunda inancı olmayan kişi, savaş ideolojisine sahip değildir. Böyle kişiler, psikolojik savaşta kolayca bezginliğe ve vazgeçmeye maruz kalırlar. Fedakârlık duygusu taşımayan bir asker, savaşmaz. Önce kendi çıkarını düşünen askrer, riske girmez. Savaş stres reaksiyonları, savaş ideolojisi olmayan ve inanmadığı savaşa giren askerlerde oluşur. Bir ordunun savaşma gücünü en çok zayıflatan yaralanmalar, psikolojik savaş zayiatıdır.
     Sezgileri geliştirmek: Psikolojik savunmanın amacı; bireylerin iyi, kötü, doğru ve yanlış bilgileri ayırt etmeleri konusunda uyanık olmalarını sağlamaktır. Eğitimsiz, saf, kültürel alt yapısı yeterli olmayan insanlar, kolayca yanıltılabilirler. Dağdaki çoban bile psikolojik savaşma ve savunma konusunda bilinçlendirilir ve aydınlatılırsa eğer, hiçbir karıştırıcı faaliyetinden sonuç alamaz.
     Gizli ve sinsi emelleri bilen düşmanı ve yöntemlerini tanıyan insan; casusluk, karşı propaganda ve karıştırıcılık şeklindeki psikolojik savaş yollarına karşı dirençli olur.
     Yaşam seviyesi: Psikolojik harekatta hedef kitle eğitimsiz ve yoksul gruplardır. Bu bakımdan psikolojik savunmada da eğitim, kültür ve yaşama standartının yüksek tutulması en başarılı savunma anlamına gelir.
     Halk-ordu işbirliği: Savaşan bir ordu, adına savaştığı halkın güvenini üzerinde taşıyorsa, işbirliği gelişecektir. Bunun için askerin, “Ben sizden biriyim” mesajı vererek eylemlerde bulunması gerekir. Halkın değerli gördüğü şeyleri küçümseyen ve dışlayan bir komutan, o halkın güvenini kazanamaz. Güneydoğu’da askerin, ayakkabılarla eve girmesi, sevilen kişilerin itilip kakılması gibi olayların yaşanması alt kültür grubunun güvenini kazanmayı engellediği bilinmektedir. Psikolojik savaşın amaçlarından bir tanesi de, halkla ordunun arasını açmaktır. Bir toplumda casusluk, propaganda ve karıştırıcılık faaliyetleri ile halk ordu arasında güven-sevgi-saygı bağı zayıflatılmışsa psikolojik savaş amacına ulaşmıştır. Toplum ve ordu arasında sorun varsa, düşman güçler bunu çok iyi kullanacaktır. Toplumun kendi içindeki ihtilaflarda, ordunun taraflarından birisini tuttuğu hissini uyandırmak, karıştırıcı faaliyetlerin en önemli amacıdır. Ordu halk işbirliği psikolojik savaşa karşı koymak için çok önemlidir.

Yazar hakkında

Yorum Ekle