Robinson Crusoe (9)
Robinson Crusoe (9)

Robinson Crusoe (9)

     Dokuzuncu Bölüm (Robinson’un Hatıra Defterinden Özetler)
     1 KASIM: Çadırımı kayanın eteğine kurdum; yere çaktığım kazıkların üzerine oturtarak mümkün olduğu kadar geniş olmasına dikkat ettim. Hamağımı kazıklara asarak geceleyin orada uyudum.
     4 KASIM SABAHI: Kendime, her gün riayet edeceğim bir program çizdim: Yağmur yağmadığı zamanlar, her sabah tüfeğimi alıp iki üç saat dışarıda dolaşacağım; on bire kadar çalıştıktan sonra da Allah ne verdiyse yiyeceğim. Öğleleri, hava müthiş sıcak olduğu için, yatıp ikiye kadar uyuyacağım. Sonra kalkıp akşama kadar çalışacağım.
     17 KASIM: Kendime biraz daha yer açmak ve daha rahat edebilmek için, çadırımın arkasındaki kayayı kazmaya başladım. Bu işi kolaylıkla yapmam için elzem olan üç aletten de mahrumum: Bir kazma, bir kürek, bir el arabası veya sepet…
     20 ARALIK: Mobilyalarımı mağaraya taşımaya, evimi dayayıp döşemeye ve etleri hazırlamak için de mutfakta bir masa yapmaya başladım. Bu iş için tahtalar kullandım.
     27 ARALIK: Bir keçi öldürdüm, bir başkasını da yaraladım; yakaladıktan sonra boynuna bir ip geçirip çeke çeke evime getirdim. Evde bacağını temizleyip sardım. Ona öyle iyi baktım ki, yaşadı ve az zamanda yaralı bacağı öteki kadar kuvvetlendi. Onu uzun müddet yanımda alıkoyduğum için bana alıştı; çadırımın önündeki yeşillikte otluyor ve hiç kaçmaya kalkmıyor.
     Aklıma kendim için hayvanlar beslemek fikri geldi; barut ve kurşunlarım tükenince kendimi bunlarla beslerim.
     1 OCAK 1660: Bugün de hava müthiş sıcaktı. Buna rağmen sabah erkenden ve akşam üzeri tüfeğimi alıp çıktım. Hemen hemen adanın ortasına rastlayan yeşilliklere gelince, pek çok sayıda keçiler gördüm; fakat öyle yabaniler ki, onlara yanaşmak bir mesele!
     3 OCAK: İstihkâmımı daha doğrusu duvarımı inşa etmeye başladım. Baskına uğramaktan hâlâ korktuğumdan, duvarı kaim ve dayanıklı yapmak için hiç bir şeyi ihmal etmedim.
     Çalışmaktan çok yoruluyordum; yağmur değil sadece günlerce, fakat haftalarca bazen aylarca işime mâni oldu. Bu duvarın yapılması bitmedikçe, kendimi emniyette hissetmiyordum. Bu işi bitirince, üzerine bir duyar daha ördüm; bu duvarı çimenlerle sakladığım için, adaya çıkacak insanların yerimi keşfedemeyeceklerine kanaat getirdim.
     Yağmur mâni olmadığı zamanlarda, ormanlarda dolaşıyor, kuşlar avlıyordum. Bu gezintilerde sık sık bana faydası dokunacak birçok şeyler buluyordum. Meselâ ağaç dallarına değil de kaya oyuklarına konan güvercinler keşfettim; besleyip kendime alıştırmak maksadıyla birçok yavru güvercin yakaladım; maksadımda muvaffak da oldum; fakat yavrular büyüyünce hepsi uçup gitti, bir daha da dönmediler. Belki de kursaklarını kâfi derecede yiyecekle dolduramadığım için gittiler, kim bilir?
     Evimde daha bir çok eksiklerim olduğunun farkındaydım; meselâ bir iki fıçım vardı ama haftalarca bütün gayretimi sarf ettiğim halde, kendime bir türlü bu tipte bir fıçı yapamadım.

(Yazan: Daniel Defoe-Çeviren: Sevgi Şen)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir