Ama Seksen Birinci Gece Olunca
Ama Seksen Birinci Gece Olunca

Ama Seksen Birinci Gece Olunca

     Söze başlamış:

     İşittim ki, ey bahtı güzel şahım, ikinci genç kız sözünü şöyle sürdürmüş:
     “Ve zaten, şair şu dizeleri ne kadar eşsiz biçimde yazmıştır:
     İki şey vardır ki, asla yapmamalısın: Tanrı’ya şirk koşmak ve yakınına kötülük etmek!”
     İkinci genç kız, bu sözleri söyledikten sonra, arkadaşlarının yanına çekilmiş. Bunun üzerine, kendinde ilk ikisinin üstün niteliklerini toplayan üçüncü kız ilerleyerek Şah Ömer-ün- Neman’a saygı gösterdikten sonra demiş ki:
     “Bana gelince, ey bahtı güzel şah, bugün sana pek az söz söyleyeceğim; çünkü bir parça rahatsızım ve zaten bilgeler, bize konuşmalarımızın kısa olmasını öğütler.
     Bilin ki, ey Şah, Sufyan, “Eğer ruh, insanın yüreğinde mekân tutsaydı, âdemoğlu kanatlanır ve uçup cennete giderdi!” demiştir. Ve yine aynı Sufyan, “Yüzü çirkin olan birine sadece bakmak eylemi, ruha karşı işlenen en büyük suçu oluşturur!” demiştir.
     Ve bu iki hayranlık verici cümleyi söyledikten sonra genç kız, arkadaşlarının arasına çekilmiş. Bunun üzerine harika kalçaları olan dördüncü genç kız ilerlemiş ve demiş ki:
     “Ve ben, ey bahtı güzel şah, ben de, dürüst insanların tarihçesinden bana ulaşmış bazı öyküleri size aktarmak üzere karşınızdayım. Anlatırlar ki, Yalınayak Bişr, “En nefret uyandıran şeyden kendinizi sakının!” demiş. Onu dinleyenler kendisine, “Peki en nefret uyandıran şey nedir?” diye sormuşlar. O da, “İbadeti bir geçit resmine benzetmek için uzun süre diz üstünde kalma eylemidir. Çünkü bu, sofuluk gösterisi yapmaktır!” diyerek yanıt vermiş. Bunun üzerine içlerinden biri ona, “Ey baba, bana gizli gerçekleri ve eşyanın sırrını öğret!” demiş. Ama Yalınayak, kendisine, “Ey oğul, bu gibi şeyler asla sürü için değildir. Biz de onu sürünün önüne koyamayız. Çünkü yüz dürüst kişiden ancak gümüş gibi saf beş kişi çıkar” demiş.
     Ve Şeyh İbrahim anlatır: “Bir gün küçük bir bakır sikke kaybetmiş olan fakir bir adama rastladım. Bunu anlayınca, ona doğru ilerleyip kendisine gümüş bir dirhem uzattım; ama adam bunu reddetti ve bana “Bütün bu para benim neyime yarayacak? Ben ki sadece ölümsüz mutluluklar gözetirim!” demiş.
     Yine anlatırlar ki, Yalınayak’ın kız kardeşi bir gün gidip… 

     Anlatısının burasında Şehrazat sabahın belirdiğini görmüş ve yavaşça susmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir