Tarihin İlk’leri (17)
Tarihin İlk’leri (17)

Tarihin İlk’leri (17)

Bale Pabucu Kullanan İlk Koreograf
     Bir balede özel pabuç kullanan ilk koreograf, Charles Didelot’dur. Didelot, 1796 yılında Kraliyet Tiyatrosu’nda “Zephyr et Flore” adlı balesini sergilerken, balerinlere ve baletlere ayak uçlannda yeterince yükselebilmeleri için özel mekanizmalı pabuçlar giydirdi. Didelot’nun “Zephyr et Flore” adlı balesi, aynı zamanda erkek dansçının partnerini havalandırması ve bu hareketin iki dansçı arasında bir iletişim aracı olmasından ilk örnektir.
İlk Bale Eteği
     İlk bale eteğini, 12 Mart 1832’de Paris Operası’nda galası yapılan Filippo Taglioni’nin “La Sylphide” adlı balesi için A.E. Chalon çizdi. Bazı bale otoritelerine göre, bu eteği hazırlayan ressam, Eugene Lami’dir. Bale, aynı yıl 26 Temmuz’da Covent Garden’da yinelendi. Her iki yapımda da baş balerin Marie Taglioni ve öteki balerinalar, beyaz muslinden yapılan bu özel etekleri giydiler. Bu giysilerin etek boyları, baldırın ortasına kadardı; kollar ise tamamen çıplaktı. Bu ilk bale eteği, ufak-tefek birtakım değişiklikler geçirmesine rağmen günümüz romantik balesinin standart giysisi olma özelliğini kazandı. James Laver adlı bale uzmanına göre, bu ilk bale giysisi, 1830’ların moda eteklerinin biraz “tiyatrosallaştırılmış” haliydi.
     Çember etekli ilk bale giysisi ise, 1885 yılında St. Petersburg’da Kraliyet Tiyatrosu’nda “La Fille du Pharaon” adlı balede, İtalyan balerina Virginia Zucchi tarafından giyildi.
Bir Parlamentoda Yapılan İlk Seçim
     Bir parlamento içinde yapılan ilk oylama, 1859’da, Avustralya’daki Victoria Kolonisi Yasama Konseyi’nde yapıldı.
İlk Tükenmez Kalem
     Günümüzde hemen herkes tarafından kullanılan tükenmez kalem, ilk kez 1938 yılında Macar heykeltıraş ve gazeteci Lasalo Biro tarafından bulundu. Biro, o yıllarda Budapeşte’de hükümet tarafından finanse edilen bir dergi çıkarıyordu. Bir gün, derginin basıldığı matbaaya gittiğinde, çabuk kuruyan mürekkeplerin sağlayacağı yararları düşündü ve ilk tükenmez kalem prototipini geliştirdi. Biro, bu keşfi üzerinde daha çok çalışmak istiyordu, ama ülkesinde Nazi baskılarının tırmanması sonucu Paris’e kaçtı. Oradan da 1940 yılında Arjantin’e gitti. Lasalo Biro, tükenmez kalemi bir türlü kafasından çıkaramıyordu. En sonunda çalışmalarının sonucunu aldı ve 10 Haziran 1943’te “mürekkep damlatmayan” bir kalemin patentini kendi adına tescil ettirdi.
     O sırada, Henry Martin adında bir İngiliz, hükümeti adına bazı çalışmalar yapmak üzere Arjantin’e gelmişti. Martin, bir rastlantı sonucu Biro ile karşılaştı ve buluşuna hayran kaldı. Çünkü, büyük yüksekliklerde çeşitli hesaplar yapmak zorunda kalan havacıların dolmakalem kullanırken ne denli sıkıntılarla karşı karşıya kaldıklarını biliyordu. Bu yeni kalem, bu sıkıntıların sonu demekti. Çünkü, çeşitli yüksekliklerde, hava basıncının değişiminden etkilenmesi söz konusu değildi. Derhal kalemin İngiltere haklarını satın aldı ve Reading yakınlarındaki terk edilmiş bir hangarda, İngiliz Hava Kuvvetleri için tükenmez kalem yapmaya başladı. Yanında çalışan 17 kız, ilk bir yıl içinde 30 bin kalem üretmeyi başardılar ve bunların hepsi satıldı.
     Biro patenti altında halka satışı yapılan ilk tükenmez kalemler ise, 1945 yılı başlarında Buenos Aires’te Eterpen şirketi tarafından piyasaya çıkarıldı. Bir Birleşik Amerikalı işadamı da, bu “büyük buluş”un ABD’ye aktarılması için faaliyete girişti. “Su altında yazabilen ilk kalem” olarak reklam edilen tükenmezler, ABD’de umulanın da ötesinde bir ilgi gördü. 29 Ekim 1945 günü New York’ta Gimbel’s mağazalarında tanesi 12.5 dolardan satışa çıkarıldı ve akşama kadar tam 10 bin adet satıldı.
     Tükenmez kalemlerin son derece yaygın bir biçimde kullanılması ise 1958 yılında Bic firması tarafından üretilmesiyle gerçekleşti. Bir yıl içinde İngiltere’de 53 milyon Bic tükenmez satıldı. Bu, ülkede kadın, erkek ve çocuk, herkesin bir tükenmez sahibi olması demekti.
İlk Dikenli Tel
     İlk dikenli telin patenti, 25 Haziran 1867’de ABD’nin Ohio eyaletinde Lucien B.Smith tarafından alındı. Bu telin üzerine tahta plakalar takılmış, bu plakaların üzerine de olta şeklinde kancalar monte edilmişti. Ancak bu ilk “dikenli tel”in herhangi bir parçasına daha sonra rastlanmadığından, patenti alınmasına rağmen üretilip üretilmediği bilinemiyor.
     Ertesi yıl patent alan M.Kelly ise, birbiri üzerine bükülmüş iki telin kıvrımları arasına yerleştirdiği oltalarla gerçek anlamda ilk dikenli teli yapmış oldu. “Gerçek anlamda koruyucu” olarak reklamı yapılan bu dikenli tele, ABD’nin bazı yörelerinde hâlâ rastlamak mümkündür. Sığır çiftliklerinde, hayvanları belirli bir yerde tutabilmek için yeterince kereste bulamayan ve bu yüzden çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalan Batı’da, dikenli telin bulunuşu gerçek anlamda bir “devrim” oldu.
     Dikenli tel koleksiyonculuğu, Avrupa’da henüz pek yaygın olmamakla birlikte, ABD’nin güneybatı eyaletlerinde oldukça geçerli bir uğraştır. Çeşitli dönemlerde yapılmış çeşitli biçimlerdeki dikenli telleri toplamak, kovboyların torunları olan Amerikalılar için ayrı bir zevktir. Bugün bazı koleksiyoncuların elinde 1500’ü aşkın türde dikenli tel olduğu biliniyor ve bu teller zaman zaman açık artırmalarda; yarım metresi yaklaşık 40 bin liradan alıcı bulabiliyor.
Dikenli Telin Savunmada İlk Kullanılışı
     Dikenli tel savunma amacıyla ilk kez 1898 yılında Küba’da, Amerikalılarla İspanyollar arasındaki savaşta, Amerika Birleşik Devletleri ordusu tarafından kullanıldı.
Uluslararası İlk Güzellik Yarışması
     Uluslararası nitelikteki ilk güzellik yarışması, 14 Ağustos 1908 günü İngiltere’nin Folkestone kentinde, Pier hipodromunda yapıldı. Yarışmaya altı İngiliz adayın yanı sıra, üç Fransız, bir İrlandalı, bir Avusturyalı, bir Amerikalı ve “Boulogne’dan gelen birkaç balıkçı kız” katılıyordu. Son grup, ön elemelerden geçmediği için, öteki üç Fransız gibi resmen aday değildi. Yarışmayı izlemeye gelen her seyirciye 4 sterlin karşılığında üç oy pusulası verildi. Böylece, güzelleri halk değerlendirmiş olacaktı.
     Kraliçelik tacını ve birincilik ödülü olan Spencer marka piyanoyu, bir dükkâncının kızı olan 18 yaşındaki İngiliz dilberi Nellie Jarman kazandı. Ertesi gün Folkestone Herald gazetesinde yer alan yarışmayla ilgili bir yorumda ise, seyircilerin kendi ülkelerinden birine oy vermekle “açık biçimde tarafgirlik” yaptıkları öne sürüldü.
Mayo İle Yapılan İlk Güzellik Yarışması
     Güzellerin günlük giysiler yerine mayo giyerek yarıştıkları ilk güzellik yarışması, 7 Eylül 1921 günü ABD’de, Atlantic City’de yapılan “Miss America” yarışmasıydı. Bu, aynı zamanda ilk kez bir ülkenin adıyla anılan ve daha sonra gelenek haline gelen bir yarışma oldu. “Miss Amerika” adının isim babası, Atlantic City Press gazetesi muhabirlerinden Herb Test idi. Yarışmanın birincisi olarak “Miss America” unvanını alan 15 yaşındaki Margaret Gorman, elemelere Miss Washington unvanıyla katılmıştı ve henüz ortaokul öğrencisiydi.
     Enfes bir sarışın olan Bayan Gorman, 75-63-80’lik vücut ölçüleriyle bütün izleyicilerin soluklarını kesti ve 1.53’lük boyuyla da bugüne kadar “Bayan Amerika” unvanını alan en kısa boylu güzel oldu.
İlk Dünya Güzellik Kraliçesi Yarışması
     Dünya Güzellik Kraliçesi yarışması ilk kez 1951 yılında Mecca Ltd. Halkla İlişkiler Direktörü Eric Morley tarafından düzenlendi. O yıl, Morley’in patronları, kendisinden Londra Festivali’ne uluslararası bir yenilik getirmesini istemişlerdi. Morley de uzun uzun düşündükten sonra, bu tür bir yarışmanın gerçekten ses getireceğine inandı ve bu düşüncesini gerçekleştirmek için kolları sıvadı. 19 Nisan günü, Strand Lisesi Bale Salonu’nda yapılan finale yalnız beşi denizaşırı ülkelerden gelen 30 aday katıldı.
     Bu yarışmanın bir başka özelliği de, bütün yarışmacıların o dönemde İngiltere için çok yeni bir olgu olan bikini ile podyuma çıkmalarıydı. Sonuçta 1000 sterlinglik birincilik ödülünü ve Dünya Güzellik Kraliçesi tacını Stocholmlü bir polisin kızı olan 22 yaşındaki İsveç güzeli Kiki Kaakonson kazandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir