Psikolojik Savaş (36)
Psikolojik Savaş (36)

Psikolojik Savaş (36)

     CASUSLUK VE PROPAGANDA
     Profesyonel casuslar, yabancı devletlerin tebası olan casuslar ve yerli casuslar şeklinde sınıflandırabileceğimiz üç casusluk tarzı vardır. Bu üç tarz casusluk faaliyetlerinin hepsinde de, ülke insanlarının aralarındaki ihtilaf konuları çok önem taşır. Bugün Türkiye’de bölücülük ve din devleti önemli birer ihtilaf konusudur. Yapılan psikolojik faaliyetler bu sorunları kurcalıyor ve kavgayı büyütüyorsa, bu kavgayı büyüten, kışkırtan kişilerin analizini iyi yapmak gerekir.
     Birinci Grup; iyi niyetli ama radikal düşünen kişiler. Bu kişilerle diyalog kapısı açıksa, uzlaşma sağlanabilir.
     İkinci Grup; kötü niyetle yapılan, yılan gibi zehirlemekten zevk alan faaliyetler. Bu faaliyetler diyaloga ve uzlaşmaya kapalıdır. Sürekli negatif propaganda ile kusurları göz önüne getirir. Ortak konular yerine, kavgaya götürecek konuları gündeme çıkarır.
     Elektriğin mahiyeti bilinmez ama ortaya çıkardığı sonuçtan faydalı veya zararlı olduğu anlaşıldığı gibi, psikolojik faaliyetler sonuçları düşünülerek değerlendirilmelidir.
     Psikolojik savaş bizatihi savaş değildir. Ama topyekûn savaşın en yakın yardımcısı ve destek unsurudur. Psikolojik savaşı göz ardı eden, sosyal olayları kırmızı ve mavi kuvvetler mantığı içerisinde değerlendiren bir komutan yanlış yapar. Kendi toplumu ile farkında olmadan kavgalı olur. Karşı psikolojik faaliyet akıllı, bilgili ve vatansever kişilerin farkına varacağı savaş yöntemidir.
     En tehlikeli komutanın; kullanılan, dost ve düşmanını karıştırmış komutan olduğu unutulmamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir