Tarihin İlk’leri (18)
Tarihin İlk’leri (18)

Tarihin İlk’leri (18)

İlk Güzellik Yarışması
     Bilinen ilk güzellik yarışması, 19 Eylül 1888’de, Belçika’nın Spa kentinde, “Concours de Beatue” adı altında yapıldı. Yarışmayla ilgili duyuru üzerine 350 aday, ilk elemeyi kazanmak umuduyla jüriye fotoğraflarını gönderdi. Jüri üyeleri, oldukça tartışmalı geçen toplantılardan sonra, bunlardan 21’ini finale katılmaya layık gördü. Yarışma, tam bir gizlilik içinde yapılıyordu ve jüri üyeleri güzelleri adeta gözlerinden kıskanıyorlardı. Bir İskandinav gazetesi, “Halkın kraliçe adaylarını görmesine kesinlikle izin verilmiyor!” diye yazdı. “Toplu olarak yarışma saatini özel bir binada bekleyen güzeller, finalin yapılacağı salona her tarafı sımsıkı kapatılmış özel arabalarla getirildiler.”
     Nihayet jüri, kraliçe adaylarını teker teker inceledi ve 5 bin franklık birincilik ödülüne, Guadeloupe’dan 18 yaşındaki Bertha Soucaret’i layık gördü. Aynı İskandinav gazetesi, yarışmadan birkaç gün sonra şu haberi veriyordu: “Aldığımız son bilgilere göre Bayan Soucaret, yakın bir gelecekte sahneye çıkacakmış. Eh, sesi belki yeterli olmayabilir, ama günümüzde güzellik her kapıyı açıyor.”
İlk Bisiklet Yapımcısı
     İlk bisiklet yapımcısı, Paris’teki Cite Godot de Mauroy’un ustabaşısı Pierre Michaux’dur. Bu endüstrinin temelinin nasıl atıldığı, Michaux’nun oğlu Henri tarafından 1893 yılında Le Velo’ya yazılan bir mektupta şöyle anlatılır:
     “1861 yılının Mart ayıydı… Parisli şapka imalatçısı Mösyö Brunel, ön tekerini onartmak üzere Velocifere’ini (hobi-at) babama getirdi. Aynı akşam 19 yaşındaki erkek kardeşim Ernest, bu aracı alarak Montaigne Caddesi’nde dolaşmaya çıktı. Eve döndüğünde, babama, ‘Dengemi sağlamakta pek güçlük çekmiyorum. Ancak, yeterli hızı sağladıktan sonra yere çarpmamaları için bacaklarımı havada tutmak bayağı yorucu oluyor’ dedi. ‘O zaman’ dedi babam, ‘Tekerin ön çatalının iki tarafına birer destek koy. Hızlanıp dengeni sağladıktan sonra ayaklarını bu destek üzerine yerleştirir ve dinlenirsin. Hatta daha iyisi, bu desteği bir krankla tekere monte et. Böylelikle ayaklarını dinlendirirken, ara sıra destekleri hareket ettirirsin. O da krankı harekete geçirir ve teker döner.’ Kardeşim, derhal babamın dediklerini uyguladı ve böylece pedal sistemi gerçekleşmiş oldu. Gerçi bu dahiyane fikir Pierre Michaux’ya aitti ama o fikri hayata geçiren ilk kişi oğlu Ernest oldu.”
     Böylece, pedallı bisiklet üretmek üzere “La Compagnie Parisienne Ancien Maison Michaux et Cie” adında bir firma kurulmuş oluyordu. 1861 yılında iki modelin üretimi yapıldı. Seri üretime ise bir sonraki yıl geçildi ve o yıl içinde firma 142 adet bisiklet üretti.
İlk Kadın Bisikleti
     Kadınlar için yapılan ilk bisikletin patenti 1870 yılında Samuel Webb Thomas tarafından alındı. Seri üretimi ise, 1874 yılında, Starley ve Hillman tarafından kendi buluşları olan bisiklet üzerinde yapılan birkaç değişiklikle başlatıldı. Fakat bu bisikletin çok karmaşık bir pedal sistemi vardı ve üzerinde denge sağlamak hayli zordu. Üstelik bir düşme anında da ciddi yaralanmalara yol açıyordu. Bu nedenle fazla rağbet görmedi. Arka tekerleğe zincirle bağlı pedallarla çalışan basık gövdeli ilk kadın bisikleti ise, yeterince güvenli olarak 1884 yılında H.J.Lawson tarafından yapıldı.
Bütünüyle Metalden Yapılan İlk Hafif Bisiklet
     Bu tür bir bisikletin patenti ilk kez 1870 yılında Coventry Makinists Co. adlı İngiliz şirketinde görevli James Starley ve WilIiam’HiIIman tarafından alındı. Bu bisikletin bir özelliği de, ilk kez tekerleklerinde tel kullanılmasıydı. Araçlarını tanıtabilmek için Starley ve Hillman, hiç durmadan 154 km. yol alarak bir günde Londra’dan Coventry’ye gittiler ve Katedralin çanı tam gece yarısını vururken, Starley‘in evine geldiler. 1871 yılında bu bisiklet vitessiz olarak sekiz şiline, vitesli olarak da 12 şiline piyasaya sunuldu.
İlk Bisiklet
     Bisiklet ilk kez 1839 yılında İngiltere’nin Dumfries yöresinde, Courthill kasabası demircilerinden Kirkpatrick Macmillan tarafından yapıldı. Yaklaşık 27 kilo ağırlığındaki araç, tahta bir iskeletten oluşuyordu. Ön tarafına bir at başı geçirilmişti. Demir tekerleklerinden öndekinin çapı 80 cm, arkadakinin ise 105 cm idi. Pedallar, kranklar aracılığıyla arka tekere bağlanmıştı ve ayakların ileri geri hareketleriyle devinim kazanıyordu. Ne var ki, Macmillan, büyük bir endüstrinin kurucusu olduğundan habersizdi. Onun tek düşüncesi, Courthill ile Dumfries arasındaki 22 kilometrelik yolu rahatlıkla ve daha az yorularak gidip gelmesine yarayacak bir araç geliştirmekti. 1842 yılında, bir iş için Glascow’a gitti ve bu arada yine hiç farkında olmadan ilk uzun mesafe bisiklet rekorunu kırdı. 10 Haziran 1839 tarihli Glascow Herald gazetesi, 64 kilometrelik bir yolculuk sonrası Glascow’a geldiğinde Macmillan’ın “şeytan icadını” seyretmek üzere toplanan kalabalıktan bir çocuğa çarparak durabildiğini yazdı. Polis, bu ilk bisiklet kazası için Macmillan’ı beş şilin para cezasına çarptırdı. Birkaç gün sonra Macmillan’ın yeğeni Mary Marchbank, dayısının yaptığı bisikletle birkaç tur attı ve dünyada bisiklete binen ilk kadın unvanını kazandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir