Karavezir
Karavezir

Karavezir

     Bir varmış, bir yokmuş…
     Vaktiyle ülkelerin birinde bir Padişah yaşarmış. Bir gün bu Padişah’ın yanına bir derviş gelmiş. Padişah’a misafir olmuş. Padişah dervişi ağırlamış, izzetlemiş, ona bir akçe de para vermiş, yolculamış.
     Derviş giderken Padişah’a şöyle demiş:
– Padişah’ım, herkes ne yapar kendine yapar, döner dolaşır yine kendine yapar.
     Derviş, o günden sonra her gün gelip aynı sözü söyler gidermiş. Padişah da her seferinde ona bir akçe verirmiş.
     Padişah’ın bir de Karavezir’i varmış. Bu Karavezir çok kötü kalpliymiş. Derviş ile Padişah’ın dostluklarını kıskanmaya başlamış. Her gün gelip Derviş’i Padişah’a kötülermiş. Sonunda Padişah’ı inandırmış. Padişah, Derviş’ten kurtulmaya karar vermiş. Hemen bir plan hazırlamış. Eline kâğıdını kalemini almış, kâğıda bir şeyler yazmış.
     Padişah adamlarını çağırtmış, Derviş’i getirmelerini söylemiş. Derviş, Padişah’ın huzuruna çıkmış;
– Derviş Baba! Sen bu kâğıdı al, fırıncıya götür. Fırıncı senin ömrünün sonuna kadar rızkını temin edecek, demiş.
     Derviş Baba, dua ederek kâğıdı almış, katlamış, sonra da cebine koymuş.
     Derviş, gâh düşüne gâh sevine saraydan ayrılmış, yola koyulmuş. Yolda giderken Karavezir’e rastlamış. Biraz hoşbeş etmişler. Karavezir Derviş Baba’ya;
– Böyle nereye gidiyorsun, diye sormuş.
– Padişah bana şu kâğıdı verdi. Ben bu kâğıdı fırıncıya götüreceğim. O da ben ölünceye kadar benim rızkımı temin edecek, demiş.
     Karavezir hemen bir şeytanlık düşünmüş. Derviş Baba’ya;
– Sen o kâğıdı bana ver! Benim çocuklarım aç. Fırıncı bizim rızkımızı temin etsin, demiş.
     Derviş Baba, kâğıdı Karavezir’e vermiş. Karavezir, kâğıdı kaptığı gibi soluğu fırında almış. Kâğıdı fırıncıya vermiş. Fırıncı kâğıdı okur okumaz adamlarına seslenmiş;
– Bu adamı tutun, hemen fırına atın, demiş.
     Adamlar Karavezir’i tuttukları gibi fırına atmışlar. Meğer o kâğıtta; “Bu kâğıdı getireni hemen fırına atın!” diye yazıyormuş.
     Padişah, ertesi gün Karavezir’i ortalıkta görememiş, çok merak etmiş. Adamlarına her yeri arattırmış, fakat kimse Karavezir’i bulamamış. Padişah, şaşkın şaşkın düşüne dursun birden Derviş çıkagelmiş. Padişah, Derviş’i karşısında görünce çok şaşırmış.
– Sana verdiğim kâğıdı götürüp fırıncıya verdin mi? diye sormuş. Derviş de;
– O kâğıdı Karavezir elimden aldı, fırıncıya o götürdü, demiş.
     Padişah o anda Karavezir’e ne olduğunu anlamış. Derviş’e;
– Derviş Baba, sen haklıymışsın. “Herkes ne yapar kendine yapar, döner dolaşır yine kendine yapar,” demiştin. Beni çok utandırdın. Hakkını helâl et, demiş.
     Kötüler her zaman cezasını bulur, bizim masalımız da burada biter…

(Derleyen: Sevgi ŞEN)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir