İstihbarat Sohbetleri (46)
İstihbarat Sohbetleri (46)

İstihbarat Sohbetleri (46)

SSCB’de Parapsikoloji Çalışmaları:
     SSCB’de Prof. Dr. Vassilyev’in 1930’lu yıllarda yaptığı araştırmalar ilgi çekicidir. Vassilyev buluşlarını “Zihni Telkin Tecrübeleri” adı altında ancak 1962 yılında, Stalin devrinin kapanmasından sonra yayınlayabilmiştir.
     Vassilyev araştırmalarını, düşüncelerin telepati yoluyla beyinler arasında nakli sahasına yöneltmiştir. Fizyolog I. F. Tomasevski ve psikiyatrist A. V. Dubroski de Vassilyev’e çalışmalarında yardımcı oluyorlardı. Bu maksat için yetenekli iki süje buldular. Ruhen hasta olan İvanovna ve Fedorova, Dr. Dubroski’nin tedavisi altında idiler. İki kadın önceleri ayrı ayrı odalarda daha sonra da uzak mesafelerde transa sokuldular. Beyin yoluyla birbirlerine gönderdikleri mesajlar kaydediliyordu. Beyin dalgalarında şiddetli değişiklikler meydana geldiği görüldü.
     Vassilyev, telepatik yayının radyasyon olup olmadığını da araştırmıştır. Tomasevski kurşundan bir tabutun içine yerleştirilerek deneylere devam edildi. Fedorova bu durumda da Tomasevski’nin verdiği kısa bir zihni telkinle uyku haline girdi. Demek ki telepatik zihni dalgalar kurşun levhalardan da geçiyordu.
      Vassilyev ruhi olayları mekanistik görüşe bağlayamayınca endişeye kapıldı. Çünkü buluşları rejimin materyalist yapısına karşıydı. Başlangıçta süjelerin karşılıklı transa girmeleri şartlı refleks olarak düşünüldü. Deneyler değişik süjeler üzerinde de yapıldı. Netice kesindi. Deneklerde şuur kaybı oluyor, transa giriyorlardı.
     Prof. Vassilyev mesafeyi uzatarak da deneyi tekrarladı. Tomasevski’yi Sivastopol’a gönderdi. Arada 1.500 kilometre mesafe vardı. Tomasevski kararlaştırılan saatte konsantrasyona geçti. O anda Dubroski ile konuşmakta olan Ivanova da uyuyarak trans haline geçti. Süjeler arasında mükemmel bir haberleşme kanalı mevcuttu. Kendilerine sorulunca bu hali telefona benzetiyorlardı. Bazen de iplere bağlı birer kukla gibi hareket ettiklerini söylüyorlardı.
     Dr. Vassilyev 1960 yılında yapılan bir bilimsel toplantıda şöyle demiştir: “ABD Deniz Kuvvetleri nükleer denizaltılarda haberleşme için ESP deneyleri yaptılar. Bizim ortaya attığımız bilim üzerinde 25 yıldır inandırıcı deneyler yapıldı. Peşin hükümlerden kurtulup çok önemli olan bu sahada çalışmalara girmeliyiz. ESP yoluyla elde edilecek enerji ve güçlerin keşfi nükleer enerji kadar önemli olacaktır!”
     Bir yıl sonra da Leningrad Üniversitesi’nde Vassilyev yönetiminde parapsikoloji laboratuvarları kuruldu. SSCB’de 1970 yılı başlarında ESP sahasında çalışan 20’den fazla laboratuvar mevcuttu. SSCB’de geniş çapta parapsikolojik araştırmalar yürütüldü. Bilhassa Karl Nikolayev-Yuri Kaminski çifti üzerinde başarılı deneyler yapıldı.
     1967 yılında Leningrad Üniversitesi ile Moskova arasında değişik bir deney gerçekleştirildi. Karl Nikolayev EEG ve diğer cihazlara bağlanmış olarak Leningrad Üniversitesi’nde bir odaya konuldu. Yarım saatlik bir gevşemeden sonra tecrübeye başlandı. Kaminski ise Moskova’dan telepatik mesajları göndermeye koyuldu. Kaminski mesajları göndermeye başlar başlamaz Nikolayev’in bağlı olduğu EEG’de yayılmakta olan beyin dalgalarının aniden değiştiği görüldü. Bu suretle kâğıt şerit üzerine çizilen grafik, Nikolayev’in beynine ulaşan mesajlardı. Telepati olayı bu deneyle bilimsel olarak kanıtlanmış oluyordu.
     SSCB parapsikoloğu Naumov, ESP konusunda görüşlerini şöyle açıklamaktadır:
     “Biz insan düzeyinde şuur dışı gerçekleşen bir haberleşme sistemini bulmak üzereyiz, insan normal şuuru dışında başka bir insanı etkileyebilir mi? Bu telesomatik akımların yayılmasına neden olan şartlar nelerdir? Bu telesomatik akımlar belirsiz bir boyutun bilinmezliği içindedir. İşte bu bilinmeyen enerji üzerinde yapılacak çalışmalar sonucu elde edilecek buluşlar beşerî münasebetleri mükemmel bir ahenk içine sokabilecektir.”

(Gelecek yazı: Son İddialar)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir