Karga İle Misk Kedisinin Öyküsü

K

     İşittim ki, bir karga ve bir misk kedisi birbirlerine karşı büyük bir dostluk besliyor ve boş saatlerini konuşarak ve çeşitli oyunlar oynayarak geçiriyorlarmış. Böylece, bir gün, kuşkusuz ilginç olan şeylerden konuşurlarken, yörelerinde olup bitenin farkına varamamış, birdenbire bir kaplanın ormanı çınlatan korkunç haykırışıyla gerçeğe dönmüşler.
     Dostunun yanında bir ağacın alt dallarında tünemekte olan karga, çabucak uçup yüksek dallara konmuş; misk kedisine gelince, korkarak nereye saklanacağını bilememiş; çünkü av peşinde olan hayvanın haykırışlarının nereden geldiğini kestiremiyormuş. Bu şaşkınlık içinde kargaya, “Dostum, ben ne yapayım? Söyle bana, göstereceğin bir çare ya da bana yapabileceğin etkili bir yardım var mı?” demiş.
     Karga, “İyi yürekli dostum, senin için yapmayacağım şey yoktur. Seni bu sıkıntıdan kurtarmak için işte her şeyi karşılamaya hazır durumdayım; ama uçup yardım getirmeden önce, bu konuda şairin söylediklerini sana aktarayım:
     Gerçek dostluk, ölüm pahasına, sevdiği şeyi kurtarmak için tehlikeye atılmaktır; o şey ki, kendi seçtiğin dostunu yeniden bulmak için, malını, ana-babanı ve aileni terk ettirir sana!
     Bu dizeleri okuduktan sonra karga, kanatlarını açarak çabucak uçmuş ve oradan geçmekte olan aslanlardan daha güçlü köpeklerle korunan bir sürüye doğru uçmuş ve doğruca bu köpeklerden birine saldırarak başını oldukça şiddetli gagalamış ve sonra öteki köpeğe saldırıp onu da gagalamış. Sonra da onları ardından çekerek oldukça uzak bir yere uçmuş, dişlerinden sakınarak kendini izletmiş. Sanki onları önemsemezmiş gibi kaba seslerle haykırmış.
     Bunu duyan köpekler, gittikçe daha fazla kızarak, önlerinde uçan kargayı kovalamayı sürdürmüşler ve böylece ormanın ortasına kadar sürüklenmişler. Dolayısıyla, köpeklerin havlamaları tüm ormanı sardığından, karga, kaplanın bu seslerden ürkerek kaçtığını anlayınca, köpeklerin önünden yükselerek uzaklara uçmuş; köpekler de homurdanarak sürülerinin başına dönmüşler. Sonra karga, gelip yakın bir tehlikeden kurtulmuş olan dostu misk kedisini bulmuş ve onunla barış ve güvenlik içinde birlikteliğini sürdürmüş.

     “Ama, ey bahtı güzel şahım” diye sözünü sürdürmüş Şehrazat: “Çabucak sana KARGA İLE TİLKİ öyküsünü de anlatmaya başlıyorum,” demiş.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz