Psikolojik Savaş (64)

P

Nurculuk Hareketi
     Cumhuriyet döneminde sivil direniş olarak en çok göze çarpan hareket, Said Nursî’nin geliştirdiği Nurculuk hareketidir. Said Nursî nasıl bir insandı? Onun kişiliğinde buluşan etkiler nelerdi ve kullandığı özel bir yöntem var mıydı? Sübjektif paradigmaları nelerdir? Bu sorular akademik incelemeye tabi tutulacak ciddi konulardır. Şerif Mardin (1992), Cemal Kutay (1990), Necmettin Şahiner (1975) gibi bilim adamları ve yazarlar bu konuda 20’ye yakın eser yayınladılar. Dünyanın her yerinden her yıl onun düşünce sistematiği üzerinde kafa yoran, çarpıcı sentezlere ulaşan ve elde ettiği sonuçları sempozyumlarda tebliğler halinde sunan pek çok bilim adamı, düşünür bulunmaktadır.
Nursî’nin Gandhi’ye benzeyen ve benzemeyen yönleri nelerdir?
* Kesinlikle şiddete başvurmamak olan sivil direniş yöntemi, Nursî’nin gerçekleştirdiği yöntemde de dikkati çekmektedir.
* Gandhi ile uyuşmayan tezi ise, siyasi emelden tamamen kaçınmasıdır. Din ve bilimi birlikte ele alıp birbirine muhalif olmadığını gösterdi ve insanların gönlüne hitap etmenin, akıl ve kalplere güzellikleri doldurmanın yol almak için yeterli olduğunu savundu. “Şeytan ve siyasetten Allah’a sığınırım” sözünü bir prensip olarak bütün yaşamı boyunca uyguladığı görülmektedir.
* Gandhi ile uyuşmayan diğer yöntemi de “müspet hareket” yöntemidir. Bu anlayışla ülkeyi yönetenlerin kusurları ile uğraşmak yerine kendi doğrularını anlatmayı tercih ettiği dikkati çekmektedir.
* Gandhi’nin diğer yöntemi olan güç odakları ile işbirliği ve pazarlık yapmama ilkesi Nursî’de de dikkati çekiyor.
* Nursî’nin “Ulu kişi” imajını reddetmesi Gandhi ile örtüşmektedir. Kendi kişisel rehberliği yerine fikirlerinin rehberliği ve aklı kullanmayı vurgulaması dikkat çekicidir. Mezarının belli olmamasını vasiyet etmesi de bu açıdan anlamlıdır.
* Doğu despotizmi ile mücadele etmesi, geleneksel Osmanlı ulemasının baskıcı yöntemi yerine, 1909’da dünyada terazinin özgürlük kefesinin ağır bastığına dair eser yazması ilginçtir. Devlete itaat eden ama özgürlüklerden vazgeçmeyen, adaletsizliği onaylamayan duruşuna karıncaların cumhuriyetçiliğini örnek vermesi toplumu etkilemiştir.
* Formal eğitim almamış Nursî’nin başlattığı hareket bilimsel olarak analiz edilmelidir. Ancak, tüm yukarıda yazılanlara rağmen, Said Nursî’nin başlattığı Nurculuk hareketi zaman içerisinde devlete karşı yönelen bir isyanlar serisinin de başlangıcı olmuş ve bundan kendi cemaati de başta olmak üzere milyonlarca kişi direkt veya endirekt zarar görmüştür.
* Cumhuriyet döneminde ve özellikle 1950’li yıllardan sonra başlayan bu tehlikeli gelişim, Nurculuğun bölücü ve yıkıcı tarafının ön plana çıkmasına neden olmuş ve iç güvenliği tehdit edici bir hedef haline gelmiştir.
* Günümüze kadar uzanan ve FETÖ olarak tanımlanan hareketin geldiği noktanın da unutulmaması gerekmektedir. FETÖ hareketi, bilindiği gibi, Nurculuk hareketinin devamı niteliğindedir ve format değişikliği ile büyük bir kitle hareketine dönüşmüş ve devlete ve cumhuriyete karşı bayrak açmış bir gelişim göstermiştir.
* Nurculuk hareketini “sivil itaatsizlik” olarak ele alıp incelerken bir bütün olarak değerlendirmekte yarar vardır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz