Doktor Ox’un Bir Fantezisi-3-4 (Jules Verne)

D

KOMİSER PASOF’UN GÜRÜLTÜLÜ GELİŞİ
       Evet! Kapı kuvvetli bir şekilde çalınıyor, hayır çalınmıyor, yumruklanıyordu. Meydana gelen korkunç gürültünün ardından, kendilerine pek yabancı olmayan bir kişinin sesi duyuldu:
       “Mösyö Van Trikas! Açınız, çabuk açınız… Mösyö Van Trikas!”
       İnanılacak gibi değildi. 1513 yılında, şehrin yaygaracı İspanyollar tarafından zapt edildiği tarihten bu yana, ilk kez Kikandon sokaklarından böyle bir gürültü geliyordu. Asırlardır, tırnak uçlarının tıkırdamasından başka bir şey hissetmemiş olan kapının, bu darbelere daha fazla dayanacağını düşünmek haksızlık olurdu.
       Sonunda, kapıya vuran kişinin, tam on seneden beri görevinin iptali işinin görüşüldüğü polis komiseri Pasof olduğu anlaşıldı ve komiser, açılan kapıdan içeri bir top gibi girdi.
       Komiserin hali perişandı. Gözleri yuvalarından fırlamış, saçları dimdik olmuştu. Hareketsizlikten gün geçtikçe çevresi genişleyen karnının, şiddetli bir şekilde inip kalktığı görülüyordu.
       “Ne oldu komiser, anlatınız bize?”
       Bu soruyu, hâlâ şaşkınlıklarını üzerlerinden atamayan iki yetkili kişiden hiçbiri sormamış, bu sözler, cesur bir kız olduğu bilinen hizmetçi Lotşe’nin ağzından çıkmıştı.
       Komiser Pasof, aynı heyecanla yanıt verdi:
       “Olan şudur ki, biraz önce Doktor Ox’un evinde müthiş bir kavgaya şahit oldum. Avukat Andre Şüt ile Doktor Dominik Küstos birbirlerine girdiler! Doktor hasmına; ‘Avukat Bey, bana öyle geliyor ki, sözlerinizi tartmak için yeterli derecede düşünemiyorsunuz!’ dedi. Böyle ağır bir cümleyi, atalarımızdan hiç kimsenin söylememiş olduğuna yemin edebilirim… Siz de aynı görüşte değil misiniz Mösyö Van Trikas?”
       Komiserin büyük bir kavga olarak nitelendirdiği konuşmanın, Kikandon’un yumuşak başlı insanları için gerçekten öyle olduğuna şüphe yoktu. Evet, Doktor Ox’un evinde büyük bir kavga olayı yaşanmış ve orada bulunan herkes bu kavgadan etkilenmişti…
BİRİNCİ SINIF FİZYOLOJİSTLERDEN VE CÜRETKÂR DENEYCİLERDEN BİRİ OLAN DOKTOR OX
       Peki, kimdi bu Doktor Ox? Nereden gelmiş ve en önemlisi ne yapmaya gelmişti?
       Doktor Ox, beş ay kadar önce, asistanı İjen ile birlikte Kikandon’a gelmişti. Nereden geldiği bilinmiyordu. Ancak bilim alanında cüretkâr bir fizyolojist(2) olarak tanınıyor, yaptığı muhtelif deneylerle adından söz ettirmesini biliyordu. İlim dünyası, acaba kendisinden yararlanmış mıydı? Bizim bu konu hakkında yorum yapmamız doğru olmaz. Âlimleri ilgilendiren konuları, yine onlara bırakmamız gerekir.
       Doktor Ox, şehre geldiği gibi, Kikandon’un hidroksit gazı ile aydınlatılması projesini ileri sürmüş ve yapılacak bütün masrafların kendisi tarafından bizzat karşılanacağını bildirmişti. Özellikle bu ikinci hususun cazibesi nedeniyle, yapılan talep, Belediye Meclisi’nce oy birliği ile uygun bulunmuştu.
       Doktor Ox’un, küçük bir Flandr şehrinin aydınlatma işiyle ne gibi bir ilgisi bulunabilirdi? Bunu, hiç kimse bilemezdi! Birtakım gizli denemeleri için burasını seçtiğine kesin gözü ile bakmak gerekirdi. Yine de bu husus, kendisine onay veren Belediye Meclisi’nin sorumlu üyelerinin kafalarında, küçük de olsa bir soru işaretinin oluşmasına neden olmamıştı…
       Meydana gelen o korkunç kavgadan(!) sonra, boşalan fabrikanın yönetim odasında, iki kişi arasında şöyle bir konuşma geçmişti:
       “Gördün mü İjen? Seslerin ve tavırların nasıl değiştiğini gördün mü? Bu daha başlangıç… Sen, dozu biraz daha arttırdığımız zaman neler olacağını göreceksin.”
       “Deneyimiz çok iyi başladı üstat! Gerçi, normal insanlar için bir şey ifade etmeyen basit bir cümlenin, bir Kikandonlu Flamanın ağzından çıkmış olması, ne müthiş bir olaydı. Heyecandan kalbim duracak gibi oldu. Bu deney için onlardan daha uygun yapıda kimseyi bulamazdık. İyi ki buraya gelmişiz…”
(Çeviri: Sevgi ŞEN)
ALT BİLGİ NOTLARI:
(2) Fizyolojist: İnsanın dış görünümü ile bedensel yapısının, buna bağlı olarak her türlü fiziki tutum ve davranışlarının incelendiği bilim dalıyla uğraşan kimse.

Yazar hakkında

Yorum Ekle