Keloğlan İle Cin

K

     Keloğlan, omuzunda tırpan ot biçmekten dönmektedir. Yolda yürürken çalıların arasından bir cin çıkıp önüne dikilir. Niyeti aptal zannettiği Keloğlan’la dalga geçmektir.
     Cin: Nereden geliyorsun Keloğlan? diye sorar.
     Keloğlan: Görmüyor musun, ot biçmekten geliyorum, diye karşılık verir.
– Ne haber oralardan?
– Önemli bir haber yok. Dokuz tırpancı tırpan salladık, bir sivrisinek öldürdük.
– Herhalde küçük bir sivrisinektir?
– Küçük-büyük, her neyse. Ondan çıkan etin yarısını dokuz köpek bitiremedi.
– Onlar köpek yavrusuydu herhalde?
– Yavru-mavru neyse, o köpeklerden herhangi biri, gökte uçan kartalı kanadından yakalayıp yere indirebiliyordu.
     Cin sinirlenmeye başlar: O olsa olsa bir kartal yavrusu olabilir.
     Keloğlan: Yavru-mavru neyse, böyle kartalın tek kanadı, dokuz evi örtebilirdi.
     Cin öfkeden deliye dönmüştür artık.
– Onlar, küçük evler olabilir.
– Küçük-büyük neyse, her ev dokuz deveyi alıyordu. Hem de serbestçe kuyruklarını sallayıp sinek kovacak kadar aralık kalıyordu.
– Onlar erken doğmuş eksik develer olmalı Keloğlan.
– Erken-merken neyse, develer geviş getirmeden bi kuyudan devamlı su içiyorlardı.
     Keloğlan cini kızdırmak için alaylı bir şekilde konuşmaya devam eder. Cin hırsından çatlamak üzeredir.
     Cin: O kuyu dediğin, çocukların oynarken değnekle kazdıkları küçük bir çukur olabilir.
     Keloğlan: Çukur-mukur neyse, sabahleyin kuyuya saldıkları su güğümlerinin dibe dokunuşunun sesi ancak akşam duyuluyordu.
– O kısa bir kuyudur mutlaka.
– Kısa-uzun neyse, sabahleyin yanında boğa ile yola çıkan inek, akşam üzeri yanında doğurduğu danası ile birlikte geri dönüyordu.
– Dana erken doğmuş olabilir.
– Orasını bilmem, ama sabana koşsan bütün toprağı sürebilirdi.
     Cin daha fazla dayanamayarak bir of çeker, söyleyecek pek de sözü kalmamıştır.
     Cin: Senin aç karnın dokuz delik, Keloğlan.
     Keloğlan: Dokuz diş düştü de ondan.
     Keloğlan gülmeye başlamıştır.
– Senin ayakkabılarının arkası basık.
– Olsun, beni istediğim tarafa götürüyor ya…
     Keloğlan bunları söylerken kahkahalarla gülmeye başlar. Cin ise, kurmak istediği tuzağa düştüğü için, hırsından oracıkta çatlar ve yok olur.

(Derleyen: Sevgi Şen)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi