Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-3-4 (Jules Verne)

Ü

BİR TAŞIMA TARZI
       Artık nehir kıyısından ayrılıp, kampa dönmeleri gerekiyordu. Akıntının etkisiyle su üzerinde hafif hafif sallanan vapurun, nasıl olup da karada yol alacağına bir türlü akıl erdiremeyen Mokum, şaşkın şaşkın ona bakıyordu. Hâlbuki kolayca sökülüp tekrar monte edilebilen tarzda imal edilmiş “Kraliçe ve Çar” isimli küçük nehir vapuru, hazırda bekletilen öküz arabaları ve yerli hamalların devreye girmesiyle, kısa sürede Morgheda Şelalesi’nin üst tarafına nakledildi ve uygun bir yerde tekrar suya indirildi. Bütün bu işlerin görülmesi sırasında; vapurun on kişiden oluşan Rus ve İngiliz mürettebatının da, işini bilen yetenekli gemicilerden seçildiği de hemen dikkati çekiyordu.
METRE HAKKINDA BİRKAÇ SÖZ
       Akşamüzeri kamp yerine vardıklarında, Albay Everest’le bir ara yalnız kalan William Emery;
       “Albayım, buraya ne amaçla geldiğinizi ne yazık ki bilmiyorum,” dedi. “Bana mektupla verilen talimat, sadece hazırlıkların yapılıp bu bölgede beklememden ibarettir. Görüyorum ki, dünyanın en ünlü gök bilginlerinin dâhil olduğu bir topluluk, bunca detaylı bir hazırlıktan sonra, herhalde Güney Afrika’nın bu vahşi topraklarında gezinti yapmaya gelmemiştir. Ben, elimden gelen gayreti göstererek bir kervan oluşturdum ve Mokum gibi deneyimli bir avcıyı, bu kervanın başına rehber olarak getirdim. Tek eksiğim, bunca hazırlığın neden yapıldığını bilmediğimdir.”
       Albay Everest, Emery’nin bu sözlerine;
       “Bay Emery, yaptığınız hazırlık çalışmalarının eksiksiz olduğunu görüyorum,” diye karşılık verdi. Sonra büyük bir ciddiyet içinde ekledi:
       “Biz buraya, 24’üncü boylam derecesinin bir bölümünü, çok hassas bir şekilde ölçmek için gelmiş bulunuyoruz.
       Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi insanlar, üzerinde yaşadıkları dünyanın boyutlarını çok eski zamanlardan bu yana hep merak etmişler ve iki nokta arasındaki gerçek uzaklığın ne olduğunu hep öğrenmek istemişlerdir. Metre kavramı da buradan çıkmış ve bilim ilerledikçe çok değişik yerlere uygulanan bir ölçü birimi olmuştur.
       Dünyamızı çepeçevre kuşatan enlem ve boylam derecelerinin, uzunlukları her ne kadar teorik olarak bilinse de, bugüne kadar yapılan ölçümlerde, birbirinden çok farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Farklı sonuçların elde edilmesinde, ölçümlerin değişik ülkelerde ve farklı yüksekliklerde yapılmış olmasının da etkisinin büyük olduğunu söylemekte yarar vardır.
       Şimdi biz bilimsel anlamda en uygun yer olarak seçilen bu bölgede, en hassas cihazları kullanarak ölçme işini tekrarlamak ve bir sonuca varmak için buradayız.”
       Albay Everest’in bu açıklamaları, durumu aydınlatıyor ve genç bilginin merakını da gidermiş oluyordu.
(Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz