Tarihin İlk’leri (55)

T

İlk Kız İzci
     Sir Robert Baden-Powell’ın erkek izciler için yaptığı yayınların etkisiyle kurulan ilk kız izcilerle ilgili kayıt, 1908 yazına aittir. Glaskow’lu bir kız öğrenci Allison Cargill, Cockoo Patrol” adlı kız izciler birliğini kurdu. Önceleri Cargill’den başka hiç kimse, projeyle ilgilenmedi. Ancak, 1909 sonbaharında, kız izci teşkilatına olan ilgi arttı ve Cargill’in birliği, I. Glaskow İzciler Birliği’nin himayesi altına alındı. William B. Headow da, oymak başkanlığına getirildi. Kızlar, izci kemeri ve izci rozeti taktılar. Ayrıca, hâki renkli bir fular takmalarına da izin verildi. Özellikle cumartesi günleri öğleden sonraları bir araya gelerek çeşitli atletizm yarışmaları yaptılar ve doğal yeteneklerini geliştirdiler.
Planör Kullanan İlk Kadın
     Avustralyalı amatör bilim adamı ve ozan George Augustus Taylor’un eşi Bayan Florence Taylor, planör kullanan ilk kadın olarak tarihe geçti. Bayan Taylor, eşinin yaptığı planörle 1909 yılının Aralık ayında New South Wales’deki Narrabeen Plajı üzerinde uçtu.
     Kanadalı opera şarkıcısı Lissaint Beardmore da, 19 Haziran 1931 günü İngiltere’nin Lympne yöresinden Fransa’nın Saint-Inglevert Havaalanına uçarak Manş Denizi’ni planörle aşan ilk insan oldu.
İlk Planör
     İnsan taşıyabilecek büyüklükteki ilk planör, İngiltere’de Sir George Cayley tarafından planlandı ve 15 Eylül 1852 günü yayınlanan “Mechanks ” dergisinde tanıtıldı. Uçurtma şeklindeki aracın bir de kuyruğu vardı. Kanat yüzölçümü 46.5 metrekare, ağırlığı ise yaklaşık 150 kiloydu. Pilot, gövdenin altındaki üç tekerlekli bir taşıyıcıya biniyordu. Bu planörle ilk deneme, ertesi yıl yapıldı. Sir George Cacley’in arabacısı Brompton Hall’daki küçük vadi üzerinde bir süre uçarak, tarihin ilk uçuşunu gerçekleştirdi. O yıl 10 yaşında olan Cacley’in kız torunu George Thompson, aradan 70 yıl geçtikten sonra bu denemeyi şu sözlerle anlattı: “Herkes, sağdaki tepelerdeydi. Kalkışı çok yakından gördüm, Arabacı planöre bindi ve batıya doğru uçtu. Az sonra dedeme bağırdığını duydum: ‘Lütfen Sir George… Lütfen efendim… Ben araba kullanmak için geldim yanınıza… Uçmak için değil!'”
     2 Kasım 1921 yılında J.E. Hodgson’a yazdığı bir mektupta Bayan Thompson, uçuş mesafesinin yaklaşık 250 metre olduğunu belirtiyor, sonra da planörün yere çakıldığını yazıyor. Havacılık tarihinin bu ilk pilotunun adı, kesinlikle bilinmemekle birlikte, Sir George Cacley’in evindeki belgeler üzerinde yapılan incelemelere göre, arabacının adının büyük bir olasılıkla John Appleby olduğu sanılıyor.
İleriye Doğru Havalanan İlk Helikopter
     Böyle bir helikopterle ilk uçuş, 14 Nisan 1924 günü, Fransız Etienne Oehmichen tarafından gerçekleştirildi. Oehmichen’in iki pervaneli helikopteri, 180 beygir gücündeki Rhone marka bir motorla çalışıyordu. 393 metrelik uçuş menzili, Uluslararası Havacılık Federasyonu tarafından ilk helikopter rekoru olarak tescil edildi.
     Tam kalkış yaparak ileriye doğru uçabilen, gerektiğinde havada durabilen ve makul bir hıza ulaşabilen helikopter, çizimleri Louis Breguet ve Rene Dorand tarafından yapılan “Gyroplane Laboratoire” adlı araçtır. İlk uçuşunu 26 Haziran 1935’te yaptı. Üzerinde 420 beygir gücünde, Hispano-Wrihgt marka motor vardı. 22 Aralık 1935 günü, saatte 67 mil ile hız rekoru, 22 Eylül 1936’da da 172 metre ile yükseklik rekoru kırdı. 24 Kasım 1936’da bir saati aşkın bir süre havada kalarak ayrı bir rekorun sahibi oldu. Savaş sırasında da Villacoublay Hava Üssü’nde gelişimini sürdüren bu helikopter, 1943 yılında Müttefikler tarafından yapılan bir hava saldırısında parçalandı.
     Üretim aşamasında, çalışacağına emin olunduğu için denemesiz olarak hizmete sunulan ilk helikopter de, Dr. Heinrich Focke tarafından planlan çizilen “Focke-Wulf 61″dir. İlk uçuşunu Bremen’de 6 Haziran 1936’da gerçekleştirdi. 1937 yılında Breguet- Dorand’a ait tüm rekorları eline geçirdi. Saatte 76 mil hıza ulaştı. 2 bin 666 metre yüksekliğe çıktı. İ saat 20 dakika 30 saniye havada kaldı ve 50 mil uçtu.
     Kamuoyunun helikopterler üzerine asıl ilgisini Hanna Reitsch adlı kadın pilot çekti. Bayan Reitsch, 1938 yılında, Berlin’deki Deutschlandhalle’de büyük bir dinleyici kitlesinin önünde, “FW-61“in tüm yeteneklerini sergileyen bir konuşma yaptı.
İlk Tatil Kampı
     Modern anlamda ilk tatil kampı, 1906 yılında J. Fletchen-Dodd tarafından Caister’de açıldı. Adı, “Dodd’un Sosyalist Tatil Kampı” idi. Gerçi halen Isle of Man’de faaliyetim sürdüren Douglas Tatil Kampı, 1900 yılında açıldığı için türünün ilk örneği olduğunu ileri sürebilir ama bu kampa, İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar yalnızca erkekler alınıyordu. Dodd’un kampına ait bugün elimizde olan en eski broşür, 1914 tarihini taşıyor. Bu broşürden anlaşıldığına göre, kampta 200 kişilik bir yemek salonu bulunuyordu. Güzel havalarda yemek servisi, açık havada yapılıyordu. Ayrıca, bir karanlık odası, bisiklet pisti, çiçek bahçeleri, okuma odası, nefis bir plajı ve bir mağazası vardı. Bu mağazada, plaj giysileri, tütün, bisküvi, soda, gazete ve kartpostal satılıyordu. İçinde bir de piyano bulunan yemek salonu, öğün saatlerinin dışında amatör tiyatro gösterileri, konferanslar, münazaralar ve kıyafet baloları için kullanılıyordu. Ayrıca, açık havada tenis ve kriket karşılaşmaları, piknikler ve araba turları düzenleniyordu. Kampa gelen aileler, nüfuslarına ve ekonomik durumlarına göre iki ya da dört kişilik çadırlarda veya branda bezinden yapılan çadır-evlerde kalabiliyorlardı. Kampta çıkan yemekler, 20. yüzyılın başlarındaki sosyalizm anlayışına ters düşmeyecek şekilde düzenleniyordu. Alkollü içkilerin yasaklandığı kampta, denize girenler, mutlaka yönetmelikte belirlenen örneğe uygun mayolar giymek zorundaydılar. Gece. 11’den sonra yüksek sesle konuşanlar, derhal kamptan atılıyordu. Ayrıca kamp sakinleri, idarenin günlük bazı işlerine de yardımcı olmak zorundaydılar. Kimi zaman, sosyalist bir kampta kalmak düşüncesinden rahatsız olan konuklar da çıkmıyor değildi ama Bay Fletcher-Dodd, “Burada her tür düşünce temsil edilir” diyerek onları rahatlatıyordu. 1920 yılında kampın kapasitesi 300 kişiye çıkarıldı. Ayrıca, bazı ilave sosyal tesisler yapıldı. 10 yıl sonra kamp, bir kez daha genişletildi ve yeni eklentiler görüldü. Bu arada Bay Dodd da hayli yaşlanmıştı ama disiplinli yönetimi eskisinden de sıkı bir biçimde sürüyordu.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz