Özgürlükten Korkmamalıyız
Özgürlükten Korkmamalıyız

Özgürlükten Korkmamalıyız

     Militan demokrasi, ifade özgürlüğünü tehlike olarak algılar. İfade özgürlüğü, devleti inciten sözler için de geçerli olmalıdır.
     Özgürlük korkusu, çağdaşlaşmanın önündeki en büyük engeldir. Erich Fromm, bireyselliğin önündeki en büyük engelin özgürlük korkusu olduğunu söylüyordu. Dışsal sınırlamaların en aza indiği bireysellik, çağdaş psikolojik taleptir. Teslimiyeti, kitleler içerisinde erimeyi vadeden otoriter sistem artık geride kaldı.
     Özgürlükçe paradigmaya gelmeliyiz. Teslimiyetçilik, militan demokrasi, farklı kültürel inanç sistemindeki insanların oluşturduğu topluluğu başarılı yönetmede yeterli olamaz. Daha önce köyünden çıkmayan, komşu kızı ile evlenen, çiftçilik yapan insanlar artık çalışıyor, yurt dışına gidiyor. Kendi kültürel kimlikleri ile kamuda var olmak istiyor. Bu toplumsal değişimi paranoid alınganlıkla tehlike gibi algılarsak çağın gerisinde kalırız; ideolojik kutuplaşma içerisinde Kore bile bizi geçer.
     Yasaları değiştirmek yeterli değildir. Zihinler de değişmelidir. Zihinsel istibdatların yıkılması çağdaşlıktır. Eleştiri ve tartışma kamu ahlakına girer. Sn. Sami Selçuk’un veciz ifadesi ile “Eleştiri ve tartışmadan vazgeçme lüksümüz yoktur. Toplum yararınadır, ödevdir. Bireysel ahlakın alanına giren bir hak değil, ödevdir. Haktan vazgeçilebilir ama ödevden vazgeçilemez!”

(Gelecek yazı: Toplumsal Güven Sorunu)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir