Tarihin İlk’leri (90)

T

RADYOTELEFONUN İLK ASKERİ KULLANIMI

     ABD ordusundaki muhabere birlikleri tarafından 1908 yılında yapılan denemelerde gerçekleşti. ABD muhaberecileri, Connectıcut eyaletinde, Sandy Hook ile Bedloes Island arasındaki 18 millik mesafede radyo-telefon kullandılar. Alman malı Telefunken marka aygıt, 550 voltluk doğru akımla çalışıyordu. Radyo-telefonun savaş sırasında ilk kullanımı da, Alman askeri birlikleri tarafından 1917 yılında Batı Cephesi’nde gerçekleştirildi. Walkie-Talkie diye bilinen el telsizleri ise 1933 yılında, New Jersey eyaletinde US Signal Corps Engineering Laboratoires diye bilinen askeri tesislerde üretildi.

İLK TELEFON

     Konuşmaları açıkça aktaran ilk telefon aleti, Charles Sumner Tainter ve Alexander Graham Bell tarafından geliştirilen Radyofon adlı aygıttır. İki bilim adamı, bu aygıtla ilk başarılı denemeyi 15 Şubat 1880 günü gerçekleştirdiler. Verici, Washington’da, 13. Cadde’deki Franklin School’un tepesine konmuştu. Tainter, ahizeyi eline alarak konuşmaya başladı: “Bay Bell… Bay Bell… Beni duyabiliyorsanız, lütfen pencerenin önüne gelip şapkanızı sallayın.” Az sonra Bell, 14. Cadde’de bulunan laboratuvarının penceresine geldi. Elinde şapkası vardı. Bir an durdu, sonra sallamaya başladı.

ATLANTİK AŞIRI İLK RADYO-TELEFON KONUŞMASI

     Doğrudan ilk konuşma, ABD’nin Virginia eyaleti, Arlington kentinde bulunan American Telephone and Telegraph ile Paris arasında gerçekleştirildi. 21 Ekim 1915 günü yapılan bu görüşmede, Bay B.B. Webb, Fransız hükümetini temsil eden Yarbay Ferrie ile görüştü.

RADYO-TELEFON TAKILAN İLK DENİZ ARAÇLARI

     ABD Donanması’ndan Virginia ve Connecticut gemileridir. Aygıtların gemilere montajı De Forest Radio Telephone Co. tarafından 1907 yılının Eylül ayında yapıldı. Aynı ay içinde iki gemi birbirinden 21 mil uzaklaştırıldı ve ilk deneme yapıldı. Sonucun başarılı olması üzerine De Forest firmasına, Amiral Evans’ın filosunda bulunan 24 geminin hepsine radyo-telefon takma görevi verildi. Bu gemiler, yeni haberleşme araçlarıyla dünyanın her tarafını dolaşmaya başladılar.

İLK TREN

     Fairfield adlı, altı tekerlekli, dikey kazanlı buharlı aracın yapımı 1848 yılında, Bridges Adams tarafından Fairfields’deki atölyesinde tamamlandı, 1848 yılını 1849 yılına bağlayan kış mevsiminde Bristol and Exeter Demiryolu Şirketi’nin Tiverton hattında hizmete girdi. Saatte 40 mil hız yapabilen Fairfield, birinci mevkide 16, ikinci mevkide ise 32 yolcu taşıyabiliyordu. Birinci mevki kompartımanlarda bulunan büyük panoramik pencereler, bu konuda bir öncülük yarattı. Sekiz tekerlekli ilk dizel-elektrik treni 1913 yılında, İsviçre’de, Mallersta-Sodermanlands hattında hizmete girdi.

DEMİRYOLUNDA İLK ÖLÜM

     19 Mart 1828 günü, Stockton-Darlington demiryolu şirketinin Simpasture hattında meydana geldi. Makinist John Gillespie, kazan patlaması sonucu hayatını kaybetti. Aynı türden bir başka kaza da, 1 Temmuz günü Aycliffe sulama istasyonunda yaşandı. Bu kazada da makinist John Cree öldü. Her iki kaza[1]ya da olayda yaşamlarını yitiren makinistlerin hataları yol açmıştı. Buhar kazanlarının kapağını açmayı unutmuşlardı. Hareket halindeki bir trende meydana gelen ilk kaza ise, 15 Eylül 1830 günü, Liverpool-Manchester hattının açılışı sırasında meydana geldi ve yolcular arasında bulunan parlamenter William Huskisson, trenden düştü.

KORİDORLU İLK VAGON

1853 yılında, New York’ta Eaton and Gilbert firması tarafından Hudson River Railroad adlı demiryolu şirketi için yapıldı. 15 metre uzunluğundaki vagon, beş kompartıman ve bir tuvalete bölünmüştü ve bunların hepsi de 45 santim genişliğinde bir koridora açılıyordu.

İLK YATAKLI TREN

     Cumberland Valley adlı demiryolu şirketi, 1836 yılında Pennsylvania’da Harrisburg-Chambersburg hattında çalışan Chambersburg adlı trene ilk yataklı vagonu koydu. Vagon dört kompartımana ayrılmıştı ve her kompartımanda üç kişi yatabiliyordu. Yolculara, yastık, battaniye vs. verilmediğinden, herkes kendi giysilerine sarılarak ve ayakkabılarını çıkarmadan kıvrılıveriyordu.

İLK DİZEL LOKOMOTİF

     Prusya-Hessen Devlet Demiryolları için 1912 yılında üretildi. Lokomotifin şasisi ve konstrüksiyonu, Berlin’deki Borsig AG firması tarafından üretildi. 4 silindirli, V tipi 2 zamanlı motoru ise İsviçre’nin Winterthur kentinde Gebr. Sulzer tesislerinde yapıldı. İlk denemesinde başarılı sonuç vermedi ve servise konmadı. Düzenli olarak seferlere başlayan ilk dizel lokomotif ise, İsviçre’de yapıldı ve 1921 yılında Tunus Demiryolları tarafından işletmeye alındı.

İLK ELEKTRİKLİ LOKOMOTİF

     Elektrikle çalışacak ilk lokomotifin planları, Washington’da Prof. Charles Page tarafından çizildi. Baltimore-Ohio Demiryolları Şirketi, bu lokomotifin ilk denemesini 1939 yılında Washington ile Bladensburg arasında yaptı.

İLK GEZİNTİ TRENİ

     Garnhirk and Glasgow Demiryolu Şirketi tarafından 1834 yılında hizmete sunuldu. Düzenlenen gezinti seferleri ile ilgili olarak şu ilan yayınlandı: “Buharlı vagonlar günde dört kez Townhead’den yola çıkarak Gartsherrie’ye gidiyor. Yolculardan, kapalı yerler için adam başına 9 peni, açık sahanlıklar içinse 6 peni alınıyor. 16 mil boyunca, ucuz, sağlıklı ve son derece neşeli bir iki saat yaşanıyor.”

     Belirli bir olay için tek seferlik tren gezisi ise 7-8 Ağustos 1839 günü yapıldı. Whitby Pickering Demiryolu Şirketi, bir kilise yaptırma derneğinin yararına, Whitby halkını Gromont pazarına götürdü. 1841 yılında ise ilk pazar gezisi düzenlendi. Newcastle and Carlisle Demiryolu Şirketi, ilk pazar gezisini o yılın 29 Ağustos günü yapacağını duyurdu. Gezinin yapılacağı haftanın başında Rahip W.C.Burns, Newcastle caddelerine şu pankartları astı: “PAZAR AYİNİNDEN KAÇANLARA ÖDÜL. Charlisle Demiryolu Şirketi, Tanrı’nın kutsal gününde isteyen herkesi 7 şilin 6 peni karşılığında büyük bir rahatlık ve güven içinde cehenneme götürüyor. Ve bunun adına da ‘zevk gezisi’ diyor!”

İLK LOKOMOTİF

     Richard Trevithick adlı mühendis tarafından yapıldı ve 6 Şubat 1804 günü Galler’de Merthyr Tydfil yakınlarındaki Penydarren demiryolunda denendi. Trevithick, bu ilk lokomotifi, bir buharlı presten yararlanarak yaptı. Bu trenle yolculuk eden ilk yolcular ise, aynı zamanda trenle seyahat eden ilk insanlardı. Samuel Homfray ve Richard Crawshay adlı demir ustaları ile hükümeti temsil eden Anthony Hill’dir. 20 Şubat 1804 günü, bu üç yolcu Pennydarren ile Abercynon arasında 10 mil yol aldılar. Bindikleri araç, lokomotifin dingil genişliğiyle aynı dingil genişliğine sahip bir arabaydı. İki gün sonra, Homfray, Anthony Hill ile bir iddiaya girdi. Konu, Trevithick’in lokomotifinin, 5 vagona yüklenecek 10 ton demiri taşıyıp taşıyamayacağı idi. Trevithick’in lokomotifi bu işi başardı ve Homfray 500 şilin kazandı. Buharlı lokomotiflerle ilk düzenli yolcu taşımacılığı 6 Mayıs 1830 günü, bir gün önce yapımı tamamlanan Canterburry-Whitstable hattında başladı. 4 millik mesafede karşılıklı 10 sefer yapılıyordu ve her sefer 35 ile 40 dakika arasında tamamlanıyordu.

İLK VAGON-RESTORAN

     Self-servis olarak 1863 yılında, Philadelphia’da, Wilmington-Baltimore Demiryolu’nda hizmete kondu. İkiye bölünen vagonun bir yanı, sigara salonu, diğer yanı ise büfe olarak kullanılıyordu. Hazır yiyecekler, buhar kutuları içinde sıcak tutuluyordu. Büfe bölümünde oturma yeri olmadığından yolcular yemeklerini ya burada ayakta yiyorlar ya da sigara salonuna geçerek karınlarını orada doyuruyorlardı. Yolcuların yemeklerini oturarak yedikleri ve trende görevli aşçı tarafından taze olarak hazırlanan yemeklerin servis yapıldığı ilk modern vagon-restoran ise, 1867 yılında Kanada’nın Great Western Demiryolları’nca hizmete girdi. Ayın zamanda yataklı bölümü de olan “President” adlı trenin restoranı, yolcuların büyük ilgisini görüyordu. Şirketin kurucusu George Pullman da, hiçbir şeyin aksamaması için son derece titiz davranıyordu. President’le yolculuk eden Westward by Rail adlı kitabın yazarı W.F.Rae, 1869 yılının Eylül ayında tanıdığı bu vagon-restoranı şöyle anlatıyordu: “Bir kere, çok geniş bir seçme şansınız vardı. Beş çeşit ekmek, dört çeşit soğuk et, altı tür sıcak yemek, yedi ayrı türde pişirilebilen taze yumurta, bütün mevsim meyveleri ve sebzeleri… Yemeğinizi, bir ucu vagonun kenarına sabitleştirilmiş masanıza getiriyorlar. Saatte 30 mil hızla giden bir trende böylesine bir konforla sabah kahvaltısını yapabilmek, öğle ve akşam yemekleri yiyebilmek gerçekten mucize!’

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz