Robinsonlar Okulu-14 (Jules Verne)
Robinsonlar Okulu-14 (Jules Verne)

Robinsonlar Okulu-14 (Jules Verne)

ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
       Aradan geçen bir aylık süre zarfında, normal yaşantılarını sürdürdüler. O gün Tartelet, her nasılsa tek başına midye ve istiridye toplamaya gitmişti. Godfrey onun, dönüş yolunda olanca kuvvetiyle koştuğunu ve bir taraftan da;
       “Yamyamlar, yamyamlar! Orada… Kayıklarıyla gelmişler!” diye bağırdığını duydu.
       Bu ciddi bir durumdu. Telaş içinde;
       “Kayık dolusu vahşiler mi dedin?” diye sordu.
       “Evet! On kişi kadarlar. Birini bağlamışlar, ateş de yakmışlar… Herhalde pişirip yiyecekler!”
       Kısa sürede olay yerine vardıklarında, Godfrey’in gözleri de aynı şeyleri görüyor ve Tartelet’in hiç de abartmadığını anlıyordu.
       Gerçekten, denizin küçük bir koy oluşturduğu yerde, sahil kumlarının üzerine çekilmiş bir prao(12) duruyor, iplerle sımsıkı bağlanmış bir yerli, yine kendisi gibi vahşi görünümlü on yerlinin yaktıkları ateşe korku dolu gözlerle bakıyordu. Reisleri olduğu anlaşılan biri, bu sırada ayakta duruyor ve adamlarına, kazazedelerin anlamadığı dilde bir şeyler söylüyordu.
       Tam bu esnada, reislerinin işareti üzerine ayağa kalkan dört yerli, bir hayli direnmesine rağmen, zor kullanarak o günkü yemeklerini ateşin yanına getirdiler. Zavallı adam çırpınıyor, tepiniyor, anlaşılmaz şeyler söylüyor, ancak tüm çabaları sonuçsuz kalıyordu.
       Neredeyse, esirin kazığa bağlanıp pişirilme işlemine başlanacaktı ki, nereden geldiği anlaşılmayan bir silah sesi hepsini durdurdu. Reis boylu boyunca yerde yatıyordu. Hemen ardından gelen ikinci bir ses, bir diğer yerlinin de yıldırım çarpmış gibi kendini yere atmasına neden oldu.
       Godfrey ve ardından Tartelet, dayanamamışlar ve zavallı adamın göz göre göre pişirilip yenmesine seyirci kalamamışlardı. Vâsiler önce bir şaşkınlık anı geçirdiler. Daha sonra, vurulan arkadaşlarını da alarak kayıklarına bindiler ve çala kürek oradan uzaklaştılar.
       Bu sırada, ölümden kurtulmuş olan yerli de kendine gelmiş ve koşarak her iki adamın yanına gelip ayaklarına kapanmıştı. Zaten ıssız adada kalan her iki Robinson’un başından buna benzer bir macera geçmiyor muydu?(13)
(Çeviren: D. Yılmaz Tekin)
Alt Bilgi Notları
(12) Prao: Polinezya yerlileri tarafından kullanılan bir çeşit kayık.
(13) Daniel Defoe’nun (1660-1731) yazdığı ünlü Robenson Crusoe adlı romanında da, Crusoe’nun vahşilerin elinden kurtardığı ve sonradan “Cuma” adını verdiği yerli de, ilk kurtarıldığı anda koşmuş ve onun ayaklarına kapanmıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir