Tarihin İlk’leri (93)
Tarihin İlk’leri (93)

Tarihin İlk’leri (93)

OTOMOBİL SAHİBİ İLK SARAYLI
     Osmanlı Prenslerinden Sultan Osman’dır. 1888 yılında, Leipsic Zeitung gazetesinde, Magnus Volk’s firmasının deneme niteliğinde çıkardığı elektrikli otomobillerle ilgili bir haber okuyan Sultan Osman, bu arabadan bir tane almaya karar verdi. Aynı yılın 4 Temmuz günü İstanbul’dan İngiltere’ye şu telgraf gönderildi: “Brighton Electric Railway Şirketi Müdürlüğü’ne Brighton, İngiltere, Leipsic gazetesinde, elektrikli arabanızın bir resmini gördük. Bu arabadan nereden ve nasıl temin edebileceğimizi ve fiyatını bildirmenizi rica ederim. Sultan Osman Hazretleri’nin baş mabeyincisi.”
     İlk telgrafın alınmasından iki gün sonra da Volk şirketine şu yıldırım telgraf geldi: “En kısa zamanda ve en ivedi yoldan adresime bir elektrikli araba göndermenizi rica ederim. Ücreti, Osmanlı Bankası’ndaki hesabımdan ödenecektir. Osman.”
     Sultan Osman, herhangi bir gecikmeden endişelenmiş olmalı ki, kısa bir süre sonra bir telgraf daha çektirdi: “Fiyatının hiç önemi yok. Arabayı en kısa zamanda gönderin.” İngiltere’de dış satımı yapılmak üzere üretilen ilk otomobil olan bu arabaya ilişkin olarak satışından 20 yıl sonra Brighton Herald gazetesinde şu satırlar çıktı: “Arabanın gövdesi, Brighton’da Bay Peck’ in işliğinde yapıldı. Bay Volk da motorunu tamamlayarak bizzat kendisi yerleştirdi. Dört tekerlekli olan aracın öndeki iki tekerleği, dönüşü kolaylaştırmak amacıyla birbirine daha yakın olarak yapılmıştı. Arabanın karoseri tamamen ceviz kaplamaydı ve alın kısmında Osmanlı İmparatorluğu’nun tuğrası vardı. İçine dört kişinin rahatça oturabildiği bu otomobil, aküsünün bir şarjıyla altı saat yol alabiliyor ve saatte 10 mil hız yapabiliyordu. Toplam ağırlığı ise 500 kiloyu biraz aşıyordu. Akümülatörler, iki koltuğun altına yerleştirilmişti. Motor, küçük bir düğmeye basarak çalıştırılabiliyordu. Sürücünün ayağının hemen altında da güçlü bir fren pedalı vardı.”
     Benzinle çalışan bir araba kullanan ilk saraylı ise, Fas Sultanı’dır.
ÎLK SARAYLI PİLOT
     İspanya Kralı Don Alfonso’nun kuzeni Don Alfonso, İspanyol Ordusu’nda teğmen rütbesiyle görev yaparken, Fransa’ya geldi ve Mourmelon kentinde, Antoinette marka uçakların kullanımını öğrendi. Kendisine brövesi, 23 Ekim 1910 günü verildi. Prens Alfonso, İspanya’nın ikinci pilot ve ilk askeri havacısıdır. 1913 yılında İspanya-Fas Savaşı sırasında Lohner tipi uçaklara kumanda ederek, ilk aktif görevini yaptı. 1921 yılında, İspanya Hava Kuvvetleri Komutanlığına getirildi. 1980’li yılların başında, Prens Alfonso, kendi uçağıyla hâlâ uçuyordu.
KAUÇUĞA İLİŞKİN İLK NOT
     İspanyol yazarı Pietro Martyre d’Anhiera’nın 1530 yılında kaleme aldığı “De Orbo Novo” adlı kitapta bulundu. Yazar, Azteklerin oynadığı bir oyunu tanımlarken, kitabında şu satırlara yer veriyordu: “Oyun sırasında kullandıkları topu, bir ağacın özsuyundan yapıyorlar. Bu top, yere çarptığı zaman sıçrıyor ve havaya fırlıyor.”
İLK KAUÇUK BALON
     1824 yılında Profesör Michael Faraday tarafından üretildi. Faraday, bu balonlardan Londra’da, Royal Intitution’da yaptığı hidrojenle ilgili deneylerde yararlanıyordu. O yıl, “Quarterly Journal of Science” dergisinde yayınlanan bir makalesinde, “Kauçuk son derece esnek bir madde. Ondan elde edilen balonlar, içlerine hava üflendiğinde, iyice şeffaflaşıncaya kadar genişleyip şişiyorlar ve içlerine hidrojen doldurulunca hafifleyip havaya uçuyorlar” diye yazıyordu. Faraday, balonlarını yapmak için iki kauçuk tabakasını üst üste koyuyor, sonra da kenarlarını yapıştırıyordu.
     Oyuncak balonlar ise, kauçuk maddeler üreticisi Thomas Hancock tarafından 1825 yılında piyasaya sunuldu. Hancock, balon yapmak için çocuklara bir set satıyordu. Bu setin içinde, kauçuk eriyiği ile dolu bir şişe ve bir de şırınga vardı. Çocuklar, şırıngaya çektikleri kauçuğu, hava ile iğnenin ucundan püskürterek küçük baloncuklar uçuruyorlardı. Modern balonların ilk örnekleri olan vulkanize kauçuk balonlar ise, Londralı oyuncakçı J.G. Ingram tarafından 1847 yılında yapıldı.
İLK KAUÇUK KÖPÜĞÜ
     Kaçuk köpüğünden üretilen ilk aygıt, 1929’da Birmingham’da, Dunlop tesislerinde üretilen bir elektrikli mikserin alt haznesidir. Kauçuktan köpük elde edilmesi ve bunun değerlendirilmesi düşüncesi, E.A. Murphy’ye aittir. Bu düşünceyi geliştiren Dunlop’un bilim adamlarından W.H. Chapman, elektrikli mikserler için kauçuk köpüğünden hazne yapmayı başardı. Satışa çıkarılan kauçuk köpüğünden yapılmış ilk ürün ise, yine Dunlop tarafından yapılan motosiklet oturma yerleridir. Bu oturma yerleri, 1931′ yılında sınırlı bir miktarda üretilmişti. Ertesi yıl, Dunlop firması, Londra’da çalışan 300 otobüsün oturma yerleri ile Avon’daki Shakespeare Memorial Tiyatrosu’nun koltuklarını kauçuk köpüğü ile kapladı.
İLK JİLET
     King Camp Gillette tarafından 2 Aralık 1901 günü patenti alındı. Aslında Gillette’e bu fikri, patronu William Painter vermişti. Bir gün ona gelerek, “Neden şöyle bir kere kullanıldıktan sonra atılabilecek bir şey yapmıyorsun? Öyle bir şey bul ki, müşteri tekrar almak zorunda kalsın!” dedi. Gillette, bu öneriyi 1895 yılma kadar hiç önemsemedi. O yıl, bir gün aynanın önünde durup yüzüne bakarken, usturanın yerini alabilecek bir şey yapmak fikri geldi. Derhal çelik üreticileriyle temaslara başladı. Ama, konuştuğu bütün ustalar, ona yeterince ince, yeterince düzgün, yeterince keskin ve yeterince ucuz bir kesici çelik yapmanın olanaksız olduğunu söylediler. Bir gün (28 Eylül 1901) Boston’da William Nickerson adlı bir teknisyene rastladı ve öteki bütün ustaların sıraladıkları güçlüklerin üstesinden birlikte geldiler. 1903 yılında, jilet üretimi başladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir