Yüzen Şehir-8 (Jules Verne)
Yüzen Şehir-8 (Jules Verne)

Yüzen Şehir-8 (Jules Verne)

SEKİZİNCİ BÖLÜM
       Çarşambayı perşembeye bağlayan gece, deniz birdenbire fenalaştı. Ranzamın içinde yatarken bile sarsılıyor, ellerim ve dizlerimle yatağın kenarlarına tutunuyordum. Kamarama bitişik ufak salondan korkunç sesler duyuyordum. Eşyalar yerlerde yuvarlanıyor, masa ve sandalyeler birbirine çarpıyordu. Ahşap kaplamaların çatırtısı, bölmelerin gıcırtısı kulaklarıma kadar geliyordu. Çatal, kaşık, bıçak gibi şeyler, dolaplardan yerlere dökülüyordu.
       Sabahın altısında, uykusuz geçen bir geceden sonra kalktım. Bir elimle ranzaya tutunarak, diğer elimle giyinmeye çalıştım. Bir yere dayanmadan ayakta durabilmenin olanağı yoktu. Kamaramdan dışarı çıktım. Darmadağın olmuş eşyalar arasından geçerek merdiven başına geldim. Merdivenleri, sürekli geri yuvarlanmak korkusuyla, emekleyerek çıktım.
       Baş-kıç hareketi o kadar hissedilmiyor olsa da, yalpa dayanılmaz bir haldeydi. Ayakta durmak imkânsızdı. Köprü üstündeki vardiya(13) kaptanı, salıncakta sallanıyormuş gibi görünüyordu.
       Kaptan köprüsüne doğru ilerlemeye çalışırken, ayaklarıma doğru biri yuvarlandı. Baktım, bu adam Doktor Dean Pitferge’di.
       “Gayet iyi… Hatta mükemmel!” dedi. “Geminin yalpasından oluşan yay açıklığı 40 dereceyi buluyor ki, bunun 20 derecesi ufuk hattının üstünde, 20 derecesi de altında. Geminin dengesi iyi, ama yolcuların dengesi bozuk!”
       Onun ayağa kalkmasına yardım ettim.
       “Bu kadarla bitmiş olsa iyi, biraz sonra bir felâketle karşılaşacağız,” diye yine laf attı.
       “Ciddi söylüyorsanız, gemiye neden bindiniz o halde?” diye sordum.
       “Durumumdan şikâyetçi değilim. Sabır ve metanetle felâket saatini bekliyorum,” diyerek beni yanıtladı.
       Doktor, acaba benimle alay mı ediyordu.
       “Kötü kuruntularınızı neye dayandırdığınızı bilemiyorum. Ancak, izninizle şunu belirtmeliyim ki, Great-Eastern’ün bugüne kadarki tüm seferleri güzel geçmiştir. Bu seferinin de güzel geçeceğine eminim,” dedim.
       Doktor;
       “Bunun hiç önemi yok,” diye devam etti. “Gemilerin de alınyazısı vardır. Kaderinin çizdiği son ne ise, bundan kaçamayacaktır.”
(Çeviren: D. Yılmaz Tekin)
Alt Bilgi Notları:
(13) Vardiya: Gemilerde belirli saatler arasında tutulan nöbet hizmeti, mürettebatın nöbetleşe çalışma düzeni.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir