Zamanı Nasıl Yapılandırabiliriz?
Zamanı Nasıl Yapılandırabiliriz?

Zamanı Nasıl Yapılandırabiliriz?

     Temel ihtiyaçlarımızdan biri, temas ve varlığımızın kabul görmesi ise, diğer bir temel ihtiyacımız da zamanı yapılandırmaktır. Zamanın yapılanmadığı durumlarda kendimizi boşlukta hissederiz. Bir kimse uyanık olduğu sürede “zamanı” altı yoldan birini kullanarak yapılandırabilir:
     Zamanı yapılandırmanın en pasif şekli yalnız kalma ve çevre ilişkilerinde geri çekilme şeklinde olur. Bu sürede kişi başkalarıyla iletişimde olmaz. Hepimizin, ister kişisel bakım için olsun, ister yorgun bir günün sonunda dinlenme veya kimseyle konuşmadan düşünme fırsatı bulmak için olsun, yalnız kalmaya ihtiyacı vardır. Ancak, zamanın çoğunu geri çekilme şekliyle yapılandıran kişi, çevre ilişkilerinden uzaklaşacağından insanın diğer temel ihtiyacı olan temas iletisinden yoksun kalmış olur. Bu durumda sosyalleşmenin sağladığı başkalarından geribildirim alma şansını da yitirir.
     Tören veya ritüeller olarak adlandırılan bir başka tür zamanı yapılandırma şekli ise, kültürlerin kendi özelliklerini korumasını sağlar. Bayram ziyaretleri, günlük haberleşme, selamlaşma, yemek ve ziyaret ritüelleri gibi tekrarlanan kültürel kalıplar ve kişisel alışkanlıklar bu grupta yer alır. İnsanların fazla derine inmeden, yüzeysel temas kurarak zamanı yapılandırmaları vakit geçirme olarak adlandırılır. Hatta zamanı bu şekilde kullanmaya “vakit öldürmek” deriz. Maça gitmek, modadan, trafik sorunlarından konuşmak ve dedikodu, zamanı bu türde yapılandırmaya örneklerdir. Burada, çevrede başka insanlarla birlikte olabilirsiniz ama ben-sen ilişkisinde doyum yeterli seviyede olmayabilir.
     Etkinlik, insanların ortak bir amaca dönük birlikte çalışarak zaman kullanması anlamına gelir. Etkinlikte bir başkasıyla kendimizin dışında bir konu etrafından etkileşimde kalırız, bu nedenle kişisel temas doyumu azdır.
     Psikolojik oyunlar bir tür bilinç dışı zamanı yapılandırma şeklidir. Psikolojik oyunlar bilinçli yapılan manipülasyonlar değildir. Farkında olmadan kendimize veya bir başka kişiye hazırladığımız tuzağa düşüp, kendimiz veya başkaları hakkında yerleşmiş bir düşünceyi konfirme etme özelliğini taşır. Tekrar tekrar yaşadığımız ve sonunda bize aşina gelen olumsuz bir duyguyu yaşatan olayların temelinde, zamanı psikolojik oyunlarla yapılandırma alışkanlığı vardır. Zamanı yapılandırmanın en olumsuz şekli olmasına rağmen yaşama belirginlik getirdiği için herkes yer yer farkında olmadan psikolojik oyunları kullanır. Ne zaman “ben biliyordum bunun böyle olacağını” dersek, o durumda psikolojik bir oyundan söz etmek mümkündür.
     Samimiyet en doyurucu zamanı yapılandırma şeklidir. Samimiyet, kişinin duygu ve düşüncelerini açıkça ifade edebilmesi ve bu doğallık içinde zamanı yapılandırması anlamına gelir. Samimiyet risklidir ve reddedilme, anlaşılmama olasılığı vardır. Ama bunun aksine psikolojik anlamda doyumu en yüksek olan zamanı yapılandırma şeklidir. Riskine rağmen samimiyete inananlar zamanı bu şekilde kullanmayı tercih ederler. Samimiyetten uzak kalanlar ise zamanı daha çok vakit geçirme ve psikolojik oyunlarla geçirmek durumunda kalırlar.
     Gündelik yaşamda zamanı yapılandırma şekillerinin hepsini gözlemek mümkündür. Bazı insanlar zamanını daha çok etkinlikle, bazıları ise vakit geçirme ile yapılandırabilir. Herkesin kendine göre geliştirmiş olduğu zamanı kullanma birleşimi vardır. Ayrıca herkesin kendine özgü yapılandırmayı sürdürebilmesi için uygun partnere ihtiyacı vardır. Samimiyetten hoşlananlar samimiyeti yaşayabilecek kişileri bulurken, psikolojik oyunlardan hoşlananlar oyunlarını tamamlayacak kişileri bulurlar.
     Gün içinde zamanımızı yapılandırırken çevremizdeki insanlarla iletişim ve paylaşımın sürebilmesi, kişiler arasında zamanı yapılandırmaktaki uzlaşmayla yakından ilgilidir. Birisi “geyik muhabbeti” yaparak zamanı değerlendirmek isterken, diğeri iş odaklı zamanı etkinlikle değerlendiriyorsa iletişim aksar. Biri samimiyet duygusuna dayanan bir tutum ve davranış içindeyken, karşısındaki psikolojik oyunların içindeyse yine farklı zamanı yapılandırma şekilleri iletişimi etkiler.
     Zamanınızı yapılandırmada bu altı türü hangi orantıda kullanıyorsunuz? Günlük enerjinizin yüzde kaçı nerede, nasıl harcanıyor? Bir günü bir pasta olarak düşünürseniz, zamanınızı yapılandırmadaki dilimlerin büyüklüğü veya küçüklüğü nasıl olurdu? Daha dengeli bir yaşam için zamanınızı farklı yapılandırmayı düşünür müydünüz?
     Konu ne olursa olsun, değişim ancak sizin isteğinizle başlar. 

(Sevgi Şen)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir