Yüzen Şehir-17 (Jules Verne)
Yüzen Şehir-17 (Jules Verne)

Yüzen Şehir-17 (Jules Verne)

ON YEDİNCİ BÖLÜM
       Deniz, pazartesiyi salıya bağlayan gece, çok şiddetli bir hal aldı. Bölmeler tekrar gıcırdamaya, eşya denkleri salon içinde yuvarlanmaya başladı. Sabahın 7’sinde güverteye çıktığım vakit yağmur yağıyordu.
       İkinci kaptanın küçük gözleri, bu şiddetli hava içinde memnuniyetten pırıl pırıl parlıyordu. Demek ki, bu adam böyle havaları seviyor ve gemi onun arzu ve zevkine göre iri dalgalar arasında sallanıp duruyordu.
       Saat 10’da, sancak baş omuzluğundan, rüzgârı arkasına almış üç direkli bir yelkenlinin görüldüğü bildirildiyse de, geminin milliyetini öğrenmek mümkün olamadı.
       Öğleden sonra saat 2’de, sis iyice yoğunlaştı. Kaptanlarla tayfalar, çevreyi çok dikkatli bir şekilde gözlüyorlardı. Ancak, bu kadar koyu bir siste gözcülük yapmanın hiç faydası yoktu. Nitekim saat 3’e doğru, bir başka geminin fark edilmesi üzerine, Great-Eastern yolunu değiştirdi, çatışmaya imkân verilmedi.
       Gözcü tayfanın verdiği işaret, kampana çalmak suretiyle olmuştu. Kampanaya düzenli aralıklarla tek vuruş, pruvada gemi var demekti. İki vuruş, geminin sancakta, üç vuruş iskelede olduğunu bildiriyordu. Dümende bulunan görevli de, kampana vuruşlarına göre hareket ederek gemiyi görünmez bir kazadan koruyordu.
       Rüzgâr, o gün akşama kadar devam etti. Bunun aksine, geminin sallantısında bir yavaşlama oldu. Güverte kaptanlarından biri, bunu artık sakin sulara girmekte olduğumuz şeklinde yorumladı.
(Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir