YazarSevgi

Don Kişot (18)

     On Sekizinci Bölüm (Don Kişot Dulcinee’ye kavuşuyor)      Ortalık aydınlanırken Don Kişot Sanço’yu sarstı: — Hey dostum, diye bağırıyordu, ne var bu kadar uyuyacak! Biz buraya kıyamete kadar uyumaya mı geldik? Prenses Dulcinee aşkına gözlerini aç.      Köylü: — Ne oluyoruz! Siz misiniz Senyör? diye içini çekti. — Ne o, dünkü vaadini unuttun mu? Prenses Dulcinee’yi Toboso...

Resimli Masallar -25. Çirkin Ördek Yavrusu

     Bir zamanlar, etrafı sazlıklarla çevrili bir gölde bir anne ördek yaşarmış. Anne ördek o günlerde çok heyecanlıymış. Çünkü yumurtalarından minik ördek yavruları çıkmak üzereymiş.      Derken bir gün yumurtaların kabukları çatlamış ve birbirinden sevimli ördek yavruları yumurtalardan çıkmışlar. Yalnız bir yumurtanın kabuğu çatlamamış. Anne ördek “Neden hâlâ yumurtadan çıkmadı?” diyerek...

İlahi Düğün

       Bir vardı, bir yoktu…        Fakir bir köylü çocuğu bir gün kilisede papazın şöyle konuştuğuna tanık oldu. “Cennete gitmek isteyen hep doğru yolda gitmelidir!”        Bunun üzerine oğlan yola çıktı ama hep dosdoğru yürüdü, hiçbir yere sapmadan; dere tepe hep dümdüz gitti. Sonunda yolu büyük bir şehre düştü. Oradaki bir kilisede bir ayin gerçekleştiriliyordu. Bu...

Bilmece

       Bir varmış, bir yokmuş…        Bir zamanlar bir prens varmış. Bir gün bütün dünyayı dolaşmaya heveslenerek yola çıkmış. Yanına sadece uşağını almış.        Derken yolu büyük bir ormana düşmüş. Ama akşam olunca bir han bulamadığı için nerede yatacağını bilememişti. Tam o sırada ufacık bir eve doğru yürüyen bir kız gördü. Yanına yaklaştığında onun oldukça genç ve güzel olduğunu fark...

Ölüm Elçileri

       Bir varmış, bir yokmuş…        Vaktiyle bir dev ana yoldan giderken tanımadığı bir adam ona, “Dur! Bir adım daha atayım deme!” diye seslendi.        “Ne? İki parmağımın arasında ezebileceğim bir cüce benim nasıl yolumu keser! Kimsin sen? Kimsin ki, böyle küstahça konuşuyorsun?” dedi dev.        “Ben Azrail’im!” diye cevap verdi adam...

Şah’ın Oğlu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’tan sonra hiç kimse yokmuş. Bir padişah varmış, çocuğu olmuyormuş. Çok çalıştıktan sonra ve birçok ilaçtan, çarenin ardından Allah ona bir oğlan vermiş. Padişah oğlunu çok severmiş, onun geleceğini öğrenmek istiyormuş.      Bütün müneccimleri sarayına çağırmış, nice remil ustası usturlap attıktan sonra derler:      “Şehzade büyüyüp reşit bir genç...

Don Kişot (17)

     On Yedinci Bölüm (Don Kişot yine kaçıyor)      Bir sabah Sanço, Don Kişot’u yatağından kalkmış buldu ve sevinçle bağırdı: — Gözlerimiz aydın! Siz iyi oldunuz ha sayın şövalyem!      Don Kişot cevap verdi: — Çok şükür kendimi yirmi yaşındaki kadar genç ve dinç buluyorum. Yeni maceralara gitmeye hazırım. — Artık Senyör ne kadar mesudum. Bir an evvel adama kavuşmak için yanıp tutuşuyorum...

Çocuğun Gelişiminde Babanın Rolü

       Baba olmak, öncelikle bir erkeğin kalbinde ve zihninde bir çocuğa yer açmakla başlar. Hamilelik boyunca da baba adayı annenin yanında ve yakınında bulunarak baba olmaya ısınır. Bebek, yaşamının ilk dönemlerinde anne ile bir bütün olarak başka birinin varlığına kapalı, iki kişilik bir dünya içindedir. Başlangıçta annenin dikkati ve zihni sürekli bebeği ile meşguldür ve bu yakın ilişki bebek...

365 YÖNTEM; C. Başkaları Hakkında (Değişime Açık Olmak-2)

Bir Sözleşme Düzenleyin        Küçük davranış değişiklikleri evinizi daha olumlu bir yer haline getirirse, niçin aile başarısını ve gelecek hedeflerini belgeleyen küçük bir kutlama düzenlenmesin? Hep birlikte bir sözleşme yapın ve birlikte olabileceğinizin en iyisini olma hedefini koyun. “… ailesinin bireyleri olarak bizler ailemizin mümkün olduğu kadar sevecen ve saygılı hale gelmesi...

Yaşlı Şloyme

     Bizim şehir küçük de olsa, sakinlerinin sayısı az da olsa ve hatta buradan ayrılmadan altmış yıl yaşamış da olsa, bu Şloyme’nin kim ve nasıl biri olduğunu herkes söyleyemezdi. Bunun nedeni, onu yalnızca gereksiz ve göze batmayan bir eşyayı unutur gibi unutmuş olmalarıydı. Yaşlı Şloyme de böyle bir eşyaydı işte.      Seksen altı yaşındaydı. Gözlerinde her zaman yaşlar vardı. Yüzü...

Ejderha

     Dondurucu Petersburg yanıyor ve çalkalanıyordu. Hava açıktı: Sisli perdenin arkasında görünmeyenler, sarı ve kırmızı sütunlar, külahlar ve gri kafesler gıcırdayarak, ayak uçlarının üzerinde sürüklenerek gidiyorlardı. Buz gibi kızgın güneş sisin içinde solda, sağda ve yukarıda. Aşağıda ise yanan evin üzerinde bir güvercin… Ejderha kılığındaki insanlar, sisli hayal dünyasından yeryüzüne...

365 YÖNTEM; c. Başkaları Hakkında (Değişime Açık Olmak-1)

       DEĞİŞİME AÇIK OLMAK        Yaşamak, değişmeyi ve gelişmeyi içerir. Eğer aile içinde değişimi, canlılığı tanımlayan şey olarak görürsek, çocuklarımızın zihninde değişimin beklenen bir hayat serüveni olduğu tohumunu atmış oluruz. O zaman değişim, günlük hayatın heyecan verici bir parçası, kural gibi kolayca kabul edilebilir bir şey haline gelir. Bu nedenle bir daha hayatın bir sürprizi...

Don Kişot (15)

     On Beşinci Bölüm (Don Kişot ile hayaletler)      Ovada iki saatten beri yürüyorlardı ki, karşıdan eşeğe binmiş bir adamın geldiğini gördüler. Sanço Panza kendi boz eşeğini aklına getirmeden eşekli bir insan göremez olmuştu. Uzaktan bir çingene sandığı bu adamı görünce yine yüreği kalktı.      Biraz daha sonra eşeği de, adamı da tanıyınca büyük bir hayrete düştü. Adam haydut Gines de...

Dantelci Nastya

     Geceleyin Ala-Tau dağlarında fırtına uğultuyla patlak vermişti. Gürültüden korkan, büyük, yeşil çayır çekirgesi askerî hastanenin penceresine zıplamış, dantel perde üzerinde oturuyordu. Yaralı teğmen Rudnev ranzada oturmuş, uzun uzun çekirgeye ve perdeye bakıyordu. Perdenin üzerinde açmış gül ve ibikli küçük horoz desenleri, keskin sesli mavi yıldırımlarda yanıp sönüyordu.      Sabah olmuştu...

365 YÖNTEM; C. Başkaları Hakkında (İşbirliği-2)

       Aile Bahçesi        Eğer bir parça toprağınız varsa, burayı birlikte güzel bir bahçe haline getirebilirsiniz. Herkes bir parçayı alsın ve buraya istediği çiçek veya sebzeyi eksin. Renkli bitki kataloglarına veya fotoğraflarına bakmak, çocuklara hangi bitkiyi dikecekleri konusunda karar vermede yardımcı olur. Böylece bahçe düzenlemesi bittiğinde genel görünümün nasıl olacağı hakkında da bir...

Dört Sanatkâr Kardeş

       Bir varmış, bir yokmuş…        Bir adamın dört oğlu vardı; bu çocuklar büyüyünce onlara, “Sevgili çocuklarım, artık başınızın çaresine bakma zamanı geldi, bundan sonra size verebileceğim bir şey yok; dünyaya açılın, bir meslek öğrenin ve geçinmenin yoluna bakın!” dedi.        Dört kardeş, babalarıyla vedalaştıktan sonra bastonlarını alarak yola çıktılar. Bir süre...

Resimli Masallar – 24. Yaban Kuğuları

     Bir varmış bir yokmuş. Ülkenin birinde bir kral yaşarmış. Bu kralın onbir oğlu bir de kızı varmış. Bir gün kralın karısı ölmüş. Kral ve çocuklar Kraliçe’nin ölümüne son derece üzülmüşler. Gel zaman git zaman kral yeniden evlenmiş. Kralın yeni eşi, aslında kötü kalpli bir büyücüymüş. Çocukları da hiç mi hiç sevmiyormuş. Krala sürekli çocukların çok yaramaz olduğundan bahseder onları saraydan...

Yaşlı Kızın Talihi

     Bir varmış, bir yokmuş…      İki kız kurusu varmış. Issız bir yerde, küçük bir kulübede yaşıyorlarmış. Küçük olanın adı Maria’ymış ve 105 yaşındaymış. Büyüğün ise Eleniou. Bir gün Eleniou ot toplamak için evden çıkmış. Biraz kıt akıllı olan Maria tüm elbiseleri yakmış, tabakları çanakları kırmış. Eleniou eve dönüp manzarayı görünce kardeşine sormuş:      “Elbiselerimize ne oldu Maria?”...

Don Kişot (14)

     On Dördüncü Bölüm (Prenses Micomicona’nın Başından Geçenler)      Ovaya indikleri zaman Don Kişot atını prensesin katırına yaklaştırdı ve ona başından geçenleri anlatmasını rica etti: — Sizin şerefinize ve aşkınıza çok büyük bir şeyler yapmak isterim; çünkü sizin pek yüksek bir kadın olduğunuzu görüyorum. Fakat çok kolay anlarsınız ki düşmanlarınızla savaşabilmem için başınızdan geçen bütün...

365 YÖNTEM; C. Başkaları Hakkında (İşbirliği-1)

       İŞBİRLİĞİ        Ailenin gücü kısmen hazır bir ekip olmasından kaynaklanır. Anne-babaların ve antrenörlerin çoğunun bildiği gibi, zor olan takım ruhunu ve ortak bir amaç için birlikte çalışma isteğini yaratmaktır. Çocuk ilk önce aile içinde başkalarıyla geçinmeyi, birlikte bir şey yapmayı, paylaşmayı ve her zaman ilgi odağı olmamayı yaşar. Hepimiz bireysel ihtiyaçlarımızı grubun...

Don Kişot (13)

     On Üçüncü Bölüm (Prenses Micomicona’nın Gelişi)      Papaz ikinci günün akşamına doğru hana döndü. Yanında bir dişi katıra binmiş güzel çehreli ve kibar kıyafetli bir kız vardı. O güne kadar adı Dorothee idi, fakat papaz ile berberin sayesinde büyük Micomicon kraliçesi, çok asîl ve çok güzel prenses Micomicona olarak hana ayak bastı.      Sanço onu görünce hayretten ağzı açık kaldı...

Don Kıyısında

     Kızıl Ordu’ya çağrılanlar akın akın ilçe merkezindeki alana akıyor; tümünün yanlarında uğurlamaya gelen aileleri var. Yedi-sekiz yaşlarında iki çocuk el ele tutuşmuş önüm sıra yürüyorlar. Anne-babaları yanımdan geçiyor sonra. Adam diri, görünüşüne bakılırsa bir traktör sürücüsü, üstünde özenle yamalanmış mavi tulumu ve temiz bir gömleği var. Karısı esmer, genç bir kadın, dudakları sımsıkı...

365 YÖNTEM; C. Başkaları Hakkında (Saygı-2)

Umumi Yerlerde Sessizlik        Çocuklarınızdan susmalarını istediğinizde bu her zaman pek kolay değildir. Bir olayı prova etmek üzere hep birlikte aşağıdaki oyunu oynayın. Yakınlarda bir doktor ya da dişçi muayenehanesine veya bir kütüphaneye gideceksiniz ya da yaşlıları ziyaret edeceksiniz veya ailece bir restoranda yemek yiyeceksiniz. Yukarıdaki durumlardan birini seçin ve mahsusçuktan olay...

Don Kişot (12)

     On İkinci Bölüm (Sanço, Papaz İle Berbere Rastlıyor)      Sanço Panza, efendisinin deliliklerine pek fazla aldırmayıp ovaya indi. Az sonra Toboso’nun yolunu tutmuş ve bir zaman sonra kendisine heyecanlı bir altı okka oyunu oynatmış oldukları hanın yanına varmıştı. Sanço burayı görünce pek memnun olmadı çünkü hizmetçi Maritorne’dan başka buradaki bütün insanlara kin bağlamıştı. Avlu...

Resimli Masallar – 23. Kaplumbağa İle Tavşan

     Ormanda tavşan hoplaya zıplaya geziniyormuş. Bu tavşan gördüğü bütün komşularına ne kadar hızlı olduğundan bahseder, kimsenin onu geçemeyeceğini söylermiş. Tavşan gerçekten de güçlü ayaklarıyla hızlı koşarmış.      Komşuları ise tavşanın bu şekilde böbürlenmesinden hoşlanmazlarmış. Ama hiçbirisi de onunla yarışmaya yanaşmazmış. Tavşanın her yerde “Ben çok hızlıyım, beni kimse geçemez!” diye...

Kirpi

     Latin dili öğretmeni İyeronim Vassianoviç Predteçenski, yaz tatili için başkentten ayrıldı ve kayınvalidesi, eşi ve yetişkin kızıyla yaptığı uzun ve üzücü konuşmalardan sonra Petersburg taraflarındaki küçük dairesinden yazlık yerlerin en uzak köşesine, Sıritsa kasabasına tüm yaz için gitti.      Yaşamında ilk kez, camekânlı balkonu, turp, havuç, dereotu ve benzeri sebzelerin ekilmiş olması...

Küçük Kar Tanesinin Yolculuğu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde uzak, çok uzak bir diyarda… Zamanın birinde yerin herhangi bir toprağından çok yükseklerde doğa annesinin kar gününde, minik bir kar tanesi hüzünle süzüldü gökyüzünden.      O yaşlı kar tanesi; “Şehirlerde uzun yaşamaz!” demişti genç kar taneleri için. “Düştüğünde yere beton bir kaldırımda hemen eriyiverirsin; ezile basıla...

Yaşlı Anne

       Bir varmış, bir yokmuş…        Bir zamanlar büyük bir şehirde yaşlı bir anne yaşıyordu. Akşamları tek başına odasında oturup önce kocasını, sonra iki küçük çocuğunu, tüm akrabalarını ve son olarak arkadaşını nasıl kaybettiğini, nasıl yapayalnız kaldığını düşünüyordu. Hele hele iki oğlunu kaybedişi ona çok dokunmuştu. Öylece düşüncelere dalmışken kilisenin sabah ayinine çağıran çan...

Yahudi’nin Zoru

       Bir varmış, bir yokmuş…        Bir zamanlar zengin bir adam vardı; seyisi sabah erkenden kalkar, akşam saatlerine kadar hakkıyla çalışırdı ve en zor işlerin altından kalkardı. Hiçbir zaman şikayette bulunmazdı, her şeyi hoş görürdü ve hep neşeliydi.        Bu seyis bir yıl böyle çalıştıktan sonra efendisi ona hak ettiği ücreti vermeyip aklından şöyle geçirdi:        “Ona para...

Tilki İle At

       Bir vardı, bir yoktu…        Bir çiftçinin çok sadık bir atı vardı. Ancak hayvan iyice yaşlanmıştı ve artık iş göremiyordu. Sahibi ona yem vermek istemedi ve “Sana ihtiyacım yok artık. Aslında iyiliğini istiyorum. Eğer bir aslanı buraya getirebilecek güçteysen burada kalabilirsin. Ama şimdi çık git ahırımdan!” dedi.        At çok üzüldü. Kötü hava koşullarından korunmak...