YazarSevgi

Yeşil Çetu Kuşu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zengin mi zengin bir tüccarın üç kızı varmış. Bu tüccar, bir gün uzak bir şehre gidecekmiş. Kızlarını karşısına alıp onlardan ne istediklerini sormuş. Büyük kız; – Ah benim canım babam! Bana öyle bir elbiselik al ki, göz görmedik, makas kesmedik atlas kumaş olsun, demiş. Ortanca kız; – Benim isteğim de prenseslere lâyık püsküllü boncuklu bir...

Miniklere Minik Masallar (12)

MİNE’NİN KUZUSU:      Mine’nin minicik bir kuzusu vardı. Mine kuzusunu çok severdi. Babası bir gün Mine’ye;      “Bak Mineciğim,” dedi. Minik kuzun artık annesinin yanına gitmelidir. Kırlarda diğer kuzularla birlikte otlamalıdır. Taze otlar yiyerek güçlenmelidir. Onu, kırlarda kuzuları otlatan çobanın yanına götüreceğim.”      Mine, babasının bi isteğini üzülerek kabul etti.      Babası, minik...

Miniklere Minik Masallar (11)

İKİ AYI YAVRUSU:      Boncuk’la Kıvırcık, iki küçük ayı yavrusuydu.      İki kardeş birbirlerini çok severlerdi. Her zaman birlikte oynarlardı. En çok, evlerinin yakınında bulunan derede oynamayı severlerdi.      Bir gün dere kıyısında bir ağaç kütüğü gördüler. Hemen kütüğün üstüne çıktılar.      Boncuk bir ağaç dalı aldı. Onu kürek gibi kullanarak kütüğü kıyıdan ayırdı.      Boncuk’la Kıvırcık...

Türk ve Dünya Mutfağı (Alfabetik Dizinli Fihrist)

       Sitemizin bu bölümünde; TÜRK ve DÜNYA MUTFAĞI’ndan özenle seçilmiş Çorba, Et-Sebze-Zeytinyağlı Yemek, Balık, Salata, Pilav, Makarna, Hamur İşleri, Yumurta, Meze, Tatlı, Pasta, Komposto, Reçel, Sos, Turşu, Soğuk ve Sıcak İçecek ve Kokteyl tariflerinin yanı sıra, Anadolu’muzun ve dünyanın değişik bölgelerinden derlenmiş Yöresel Yemek Tarifleri de yer alacaktır. Yayınlanacak olan tarifler...

Şambalı Tatlısı

Malzemesi: 2,5 su bardağı irmik 1 paket karbonat 1 su bardağı toz şeker 1 su bardağı yoğurt Badem Şerbeti İçin: 3 su bardağı su 3 su bardağı toz şeker ½ limonun suyu Hazırlanışı: Şerbeti için bir tencereye su ve toz şekeri koyun. Kısık ateşte arada bir karıştırarak kaynatın. Limon suyunu katın. 5 dakika daha kaynatın. Soğumaya bırakın. Diğer tüm malzemeleri bir kaba alıp çırpın. Yağlı tepsiye...

Mantarlı Pilav

Malzemesi: 2 su bardağı pirinç 3 su bardağı su ½ kg mantar 2 yemek kaşığı dolmalık fıstık 1 adet kuru soğan 1 tutam toz şeker Tuz, karabiber Zeytinyağı 1 adet limonun suyu ½ demet dereotu Hazırlanışı: Tencereye 2 su bardağı su koyup kaynatın. Mantarları dilimleyin. Limon suyunu ve mantarları kaynayan suya ekleyin. 5 dakika haşlayın. Mantarları sudan çıkarın. Yağsız tavada ve hızlı ateşte suyunu...

Kabak Oturtma

Malzemesi: 4 adet kabak 2 adet kuru soğan 300 gram kıyma 4 adet sivri biber 1 adet domates 1 tatlı kaşığı salça 5 diş sarımsak ½ çay bardağı sıvı yağ ½ demet maydanoz Tuz ve karabiber Hazırlanışı: Kabakları soyup dilimleyin. Tencereye alın. Üzerini geçecek kadar su koyup haşlayın. Kabakları başka bir tencereye alıp düzgün bir şekilde dizin. Haşlama suyunu üzerine gezdirin. Kuru soğan ve kıymayı...

Dünya Güzeli

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında bir Padişah ile bir de Lala’sı yaşarmış. Bunların hiç çocukları olmazmış. Padişah, bir gün Lala’sına demiş ki; – Lala, seninle gidip derdimize derman bulalım.      Atlarına binmişler, yola çıkmışlar. Bir müddet gittikten sonra bir su kenarına gelmişler. Lala; – Burada bir kahvaltı yapalım, demiş.      Su kenarına...

Miniklere Minik Masallar (10)

DÖRT MİNİK KÖPEK:      Minnoş, Maviş, Bobi ve Boncuk dört minik köpek yavrusuydu.      Her yere birlikte giderler, birlikte oynarlardı.      Havanın güzel olduğu bir gün evden çıktılar. Hepsi çok sevinçliydi. Koşup zıplıyorlardı.      Koşa koşa ormana gittiler. Orada sincap kardeşi gördüler. Sincap kardeş bir dala çıkmış şarkı söylüyordu.      Minikler, sincabın şarkısına uyarak dans ettiler...

Miniklere Minik Masallar (9)

ÜÇ MİNİK KEÇİ:      Bir sabah anne keçi, üç yavrusunu karşısına aldı. Onlara;      “Yavrularım size yiyecek bulmaya gidiyorum. Ben gidince evden dışarıya çıkmayın. Sakın kurda kapıyı açmayın. Onu kalın sesinden ve siyah pençelerinden kolayca tanıyabilirsiniz,” dedi.      Yavrular annelerine söz verdiler. Kurt gelirse kapıyı açmayacaklardı.      Anne keçi uzaklaşınca kurt eve yanaştı. Kapıyı...

Robinson Crusoe (35)

      Otuz Beşinci Bölüm (Çin’de Bir Gezinti… İngiltere’ye Dönüş)      Hareket etmeden evvel, memlekette üç dört gezinti yapmak zevkini kendimize çok görmemenin yerinde olacağına hükmettik. On günlük bir yolculuktan sonra Nankin’e geldik; burası hakikaten görülmek zahmetine değer bir şehirdi.. Burada bir milyon insan oturuyormuş, buna ben pek inanmadım ya, neyse… Yalnız şehir gayetle...

Robinson Crusoe (34)

      Otuz Dördüncü Bölüm (Çin’e Hareket; Koşenşin’de Bir Macera)      Hindistan’a doğru yolumuza devanı ettik; İngiliz papazını orada bıraktık, biz de birkaç gün kaldıktan sonra, Çin’e hareket ettik. Bu uzun yolculuk esnasında, aşağıda anlatacağım hadiseden başka başımızdan kayda değer bir şey geçmedi.      Koşenşin sahillerine vardığımız zaman, gemimizi kaldırmaya yetecek kadar suyu olan...

Robinson Crusoe (33)

      Otuz Üçüncü Bölüm (Sadık Cuma’m Ölüyor)      Yarım saat kadar sonra, geminin arka tarafına ordu halinde ilerlediler; maksatlarını bir türlü sezemiyorduk. Yeter derecede yaklaşınca, bunların eski dostlarım, yani evvelce de kapıştığım vahşiler olduğunu güçlük çekmeden tamdım.      Bir dakika sonra, gemimizin bir yanma tamamıyla dikey oluncaya kadar uzaklaştılar, sonra birden küreklere...

Yazılan Yazı Bozulmaz

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında bir ülkede bir Padişah yaşarmış. Yaşarmış da, bu Padişah’ın hiç çocuğu yokmuş. Tek derdi buymuş. Bu dert onu; vicdansız, zalim, hain bir kişi yapmış. Hiç kimseye acımaz, herkese kötülük yapar, iyilik yapmaktan sakınırmış. Bu derde artık dayanamaz olmuş. Ülkesindeki bütün hacıları, hocaları, ermişleri toplamış. Çocuğunun olması için...

Robinson Crusoe (32)

      Otuz İkinci Bölüm (Brezilya’da Bir Mola… Deniz Savaşı)      Ertesi gün, ada halkını beş pare topla selâmladıktan sonra, yelken açtık ve rahat bir yolculuktan sonra, deniz savaşı hariç, kayda değer bir şeye rastlamadan Brezilya’nın Azizler körfezine geldik.      Yelkenleri açıp yola çıktıktan üç gün sonraydı; deniz sakindi; doğuya doğru şiddetli bir akıntı olduğu için, rotamızın...

Kin ve Sevgi

Savaşta ağaçlar, insanlar gibidir, her birinin kendi yazgıları vardır. Topçumuzun ateşi altında yanıp yıkılmış kocaman geniş ormanlar görmüştüm. Geçenlerde köyün birinden sürülüp çıkarılan Almanlar bir ormana çektiler güçlerini. Teslim olmayıp orada tutunmayı planladılar, ama ölüm ağaçlarla birlikte tırpanlayıp yıktı onları. Alman asker ölüleri devrilmiş çam tomrukları altında yatıyordu. Lime...

Robinson Crusoe (31)

      Otuz Birinci Bölüm (Robinson’un mükellef ziyafeti)      Sevinç ve heyecanla karşılanan bu sözlerimden sonra, hepsini ertesi gün için yemeğe davet ettim; onlara kelimenin tam manasıyla nefis bir ziyafet çektim. Bu ziyafeti hazırlamak için, geminin aşçısıyla yamağını adaya indirmiştim. Gemiden altı parça sığır, dört parça domuz eti, Punç yapmak için kocaman porselen bir kap, on şişe kırmızı...

Has Bahçenin Gülleri

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında ülkenin birinde bir Padişah varmış. Bu Padişah’ın da üç kızı varmış. Bir gün ülkede harp ilan edilmiş. Padişah savaşa giderken, üç yetişkin kızını nereye bırakacağını düşünüp çok üzülmüş. Ancak ne yapsın memleket davası, mecbur gidecek… Üç kızına ayrı ayrı birer ev yaptırmış. Dadılarını da yanlarına vermiş. Gidip Has...

Robinson Crusoe (29)

      Yirmi Dokuzuncu Bölüm (Robinson ziyaret ettiği adasında yirmi beş gün kalıyor)      Adamı 10 Nisan 1695’te bulabildim; yerini çok güçlükle keşfedebildim; vaktiyle adaya, Brezilya’ya bakan güney-doğu tarafından girmiş, yine aynı taraftan çıkmıştım; fakat o sırada kıta ile ada arasında yol aldığımız için, üstelik elimizde bu sahilleri gösteren bir harita olmadığı gibi, adayı tanımama...

Süpürgeci Emmi

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış. Bir padişahın iki kızı varmış. Bu padişah kızlarını gelin etmiş. Biri fakir yere düşmüş, biri zengin yere düşmüş. Bu kızlardan fakir yere düşenin doğumu gelmiş. Doğum yapacakmış ama evde yakacak yokmuş. Buz gibi bir ev… Kış ortası… Gelin kıvranıp duruyor, yakacak yok… Kocasına demiş ki: –...

Çilekli Pasta

Malzemesi (4 kişilik): Hamuru İçin: 2 yumurta 1,5 su bardağı tam buğday unu 1 su bardağı yarım yağlı süt ½ su bardağı su ½ çay kaşığı tuz Sosu İçin: 500 gr çilek 40 gr bitkisel tatlandırıcı 1 adet limon 4 yemek kaşığı Labne peyniri (light) Hazırlanışı: Çilekli sos için, 1 limonun suyunu ve 40 gr bitkisel tatlandırıcıyı ekleyerek tüm çilekleri karıştırıcıdan geçirin ve koyulaşana kadar pişirin...

Sebzeli Pilav (New Orleans Usulü)

Malzemesi: 1 çay bardağı portakal suyu 450 gr haşlanmış Amerikan pirinci 1 çorba kaşığı soya yağı 1 çorba kaşığı soya sosu 1 çay kaşığı İspanyol şarabı 1 çay kaşığı taze zencefil 1 çorba kaşığı portakal kabuğu rendesi 1 diş sarımsak 250 gr kemiksiz, doğranmış tavukgöğsü 125 gr taze, karışık sebze 2 çorba kaşığı mısır unu 2 çorba kaşığı çekilmiş ceviz içi Hazırlanışı: Cam bir kâsenin içinde...

Pirinçli Şirin Balık

Malzemesi: 225 gr Amerikan pirinci 150 gr beyaz balık eti 200 gr su 1 çay kaşığı tuz 1 baş ince kıyılmış soğan 10 çay kaşığı margarin 1 adet haşlanmış yumurta 2 çorba kaşığı bezelye İnce kıyılmış maydanoz 1 adet yumurta Hazırlanışı: Hazırlayacağınız hamuru balık şeklinde kesin. Üzerine çırpılmış yumurta sürün. Folyo kâğıdı ile üzerini örtün. 220 derece ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirin. Bir...

Pirinçli Elma Tatlısı

Malzemesi: 250 GR Amerikan pirinci 250 gr süt 2 paket vanilya 4 yumurta 8 yemek kaşığı şeker 1 kg elma 1 su bardağı krema Vanilya şekeri 2 yemek kaşığı fındık Hazırlanışı: Amerikan pirincini bir miktar tuzla birlikte 250 gr su ile yaklaşık 5 dakika boyunca kaynatın. Sonra süt ve vanilya ilave ederek 15 dakika daha kaynatın. Yumurtaları 6 yemek kaşığı şekerle birlikte karıştırın ve pirincin...

Pirinçli Lahana

Malzemesi (4 kişilik): 2 paket taze mantar 1 adet lahana 75 gr salam 1 baş soğan 2 yemek kaşığı beyaz şarap 250 gr Amerikan pirinci 4 yemek kaşığı kızarmış soğan Yeterli miktarda tuz, kimyon, biber. Hazırlanışı: Mantarları suda yumuşatın. Lahanayı dörde bölün, dış yapraklarını çıkarın. Varsa yaprakların üzerinde kalan damarları ayıklayın. Kalan kısmı ince şeritler halinde doğrayın. Salam ve...

Tavuk Şiş

Malzemesi (4 kişilik): 750 gr tavuk göğüs (ince şerit olarak doğranmış) Sivri biber ya da çarliston biber (bir parmak kalınlığında dilimlenmiş) 1 kg küçük patates Marine Malzemesi: ½ su bardağı soya sosu ¼ su bardağı su 3 yemek kaşığı şeker 1/3 su bardağı kıyılmış taze soğan 2 yemek kaşığı sıvı yağ 1 diş doğranmış sarımsak 1 çay kaşığı zencefil Hazırlanışı: Soya sosu, su, şeker, taze soğan, sıvı...

Provence Çorbası

Malzemesi (4 kişilik): 2 adet yeşil biber 1 adet patlıcan 200 gram kereviz veya bayır turpu 2 adet büyük baş soğan 4 adet domates 2 diş sarımsak 1 kahve kaşığı zeytinyağı ½ çay kaşığı safran 1 çay kaşığı tuz ½ çay kaşığı karabiber ½ çay kaşığı kekik ¼ çay kaşığı fesleğen 1 demet maydanoz (ince doğranmış) Hazırlanışı: Sebzeler (patlıcan, soğanlar, kereviz ve bayır turpu) iyice yıkanıp soyulduktan...

Robinson Crusoe (28)

      Yirmi Sekizinci Bölüm (Bir Gemi Yangını)      Bu seyahatim, şimdiye kadar yapmış olduğum deniz yolculuklarının hepsinden daha iyi geçti. Bundan dolayı adadaki insanların ne halde olduklarım merak eden okuyucularıma, bir iki ehemmiyetsiz hâdiseyi anlatmakla, sabırlarını tüketecek değilim; yalnız anlatılmaya değer bir kazadan bahsedeceğim.      20 Şubat gecesi, nöbet bekleyen bir tayfa koşa...

Kusmuk

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Vakti zamanın birinde, bir padişahla gayet güzel, üç tane kızı varmış. Bunlara, hiç kimse dünür olmazmış. Bu da, Padişah’ın ağırına gidiyormuş. Bir gün saraya bir çingene gelmiş. Padişah çingeneyi içeri almış. Çingeneye demiş ki: – Benim kızlarımın hiç bahtı açılmıyor. Bu ne demektir? Ben bir padişah olayım da, kimse...

Robınson Crusoe (27)

     Yirmi Yedinci Bölüm (Yedi sene sonra Robinson uzun bir yolculuğa çıkıyor)      Londra’ya gelince, evvelce bahsettiğim o iyi kalpli ihtiyar dul kadına, kendisini rahat rahat geçindirecek bir gelir sağladım ve otuz beş senelik yorgunluklara ve işitilmedik felâketlere mal olan bir istirahatin ve zenginliğin tadını çıkarmaya başladım.      Yedi sene tembel tembel oturmuş ve gayet geçkin...