KategoriBir Gizli Servis Mensubunun Anıları – ÇUVALDIZ

Ne Arap’ın Yüzü… (66)

     ZİHİNSEL YETENEKLER      Arap sanıldığından daha uyanık ve daha kurnazdır. “Leb demeden leblebiyi” derhal anlar ve sorulara hızlı yanıtlar verir. Beklenmeyen olaylarda nadiren şaşırdığı olur, ancak bu durumu hemen kavrar ve gereken yanıtı vermesi gecikmez. Kuvvetli bir hayal kurma yeteneği ve güçlü bir belleği vardır.      Araplar, öğrendiklerini muhafaza etseler de, yaratma gücü bakımından...

Ne Arap’ın Yüzü… (65)

     ARAP FATALİZMİ      Arap, her türlü söylem ve davranışlarından dolayı, yasalar önünde olduğu gibi, din ve toplum nazarında da hesap vermek zorundadır. Ancak onu, işlediği suçun yasal sonucundan çok, bu suçu işlemesine neden olan kötü şans ve kaderi ilgilendirmektedir. Geniş anlamda çevresini kontrol etmesi, amaçları doğrultusunda davranışlarına çeki düzen vermesi ve arzularına bilinçli...

Ne Arap’ın Yüzü… (64)

     ARAP’IN YAŞAM FELSEFESİ      Arap’ın hayata karşı davranışı, hayatın onun için ne ifade ettiğine göre değişir. Arapların çoğu yoksul oldukları için, hayata karşı temkinli davranırlar. Kendi kaderleri üzerinde çok az kontrole sahiptirler.Onlar için yaşam, sürekli bir mücadeledir ve elem doludur.      Gereksinim duyduğu maddeleri bile temin edemeyen Arap, çevresine düşman gözüyle bakar. Hayat...

Ne Arap’ın Yüzü… (63)

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (9)      Arapların çoğu, genellikle de kadınlar, büyü ve sihrin etkisine fazlasıyla inanırlar. Gelecek hakkında bilgi almak, bir isteklerinin yerine gelmesini sağlamak, ürünlerinin bol ve sağlıklı olmasını, bir hastalıktan kurtulunmasını ya da çocuğunun olmasını temin etmek için büyüye müracaat ederler. En çok da sevmedikleri kişilere zarar vermek için büyü...

Ne Arap’ın Yüzü… (62)

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (8)      Arap, görünmeyen yaratıklar, gizli güçler ve nesnelerle kendi iç dünyasını doldurmuştur. Doğa üstü dünya ile sürekli meşgul olur. Bütün ruhların, canlı varlıklar ve hareketsiz cisimler üzerinde faaliyet gösterdiği kanısındadır.      Ruhanî varlıklar üç ayrı çeşittir. Önce ‘Melek’ler(1) gelir. Şekilleri fevkalade güzel ve vücutları yumuşaktır...

Ne Arap’ın Yüzü… (61)

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (7)      Muska(1) kötü nazarlar için en iyi koruyucudur. Muskalara değişik isimler verilmiştir. Örneğin; “hijâp”(2) bir perdeyle korumak anlamına gelir. “Hirz” ise, kötülüklere karşı muhafaza demektir.      Muskalar, insan vücudunda, yatak köşelerinde, gardıroplarda muhafaza edilir. Muskalar saklı kaldıkları sürece daha etkilidir. Çünkü onların...

Ne Arap’ın Yüzü… (60)

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (6)      Arap, gözlerin en önemli organ olduğu kanısındadır. Onlar aracılığıyla insanlar birbirleriyle anlaşır. Gözler, cezbeden bir güzelliktir. İyi bir koruyucudur, şefkat verir. İnsanlar, önce gözleriyle birbirinin çekim sahasına girerler. Onun için gözlerin büyük bir etkileme gücü vardır.      Birisine “gözüm” diyerek hitap etmek, o kişinin, sözü...

Ne Arap’ın Yüzü… (59)

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (5)      Lanetleme(1), Arap toplumunda yaygın alışkanlıklardan biridir. Hedef alınan şahsa yönelik zarar verici ifadeleri kapsar. Lanetleme sözle yapıldığı gibi, hareketlerle de yapılabilir. Etkisi, arzuya veya anlatım tarzına göre değişir. Ayrıca, lanet okunanın kişilik yapısına göre de etkisi azalır ya da çoğalır.      En fazla tesiri olan lanet, anne ve...

Ne Arap’ın Yüzü… (58)

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (4)      Aşırı dindar kişilerin de inayetinden medet umulur. Onlarla temas edenler, sofuların kendi şahsi lütuflarını paylaşacaklarını sanırlar. Öyle ki, bazı malzemelerin kendi kendine çoğalacağı kanısındadırlar. Örneğin; evdeki zeytinyağının kendiliğinden taşmasını ve birbiri ardından diğer tenekeleri de doldurmasını beklerler.      Bütün bunların yanı...

Ne Arap’ın Yüzü… (57)

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (3)      Olayların normal seyrine göre elde edemeyeceğini anladığı herhangi bir şey için Arap “adak”a(1) başvurur. Adak, Allah’ın ismine yapılır. Adak bağışı, fakirlere, ölülere veya türbelere yönlendirilir.      Araplar, adak adamak suretiyle Allah’ın teveccühünü kazanacaklarını sanırlar. Adak, Allah’ın gereksinimini karşılamak için adanmaz. Allah’ın...

Ne Arap’ın Yüzü… (56)

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (2)      Kötülüğe neden olacağı sanılan kelime ve hareketlerden sakınılmalıdır. Örneğin; bir hastalığı veya sefaleti hatırlamanın, tekrar hastalık veya yoksulluğa neden olacağı inancı yaygındır. Bu itibarla, böylesine hassas konulara değinmemek, hem nezaket ve hem de bir inanç konusudur. Bir örnek vermek gerekirse, bir kişi dizanteriye yakalanmıştır. Bunu...

Ne Arap’ın Yüzü… (55)

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (1)      Aslında, karakter itibariyle İslami düşünce tarzına pek karıştırılmak istenmeyen İslamiyet öncesi putperest Arapların inanışlarının birçoğu, İslamiyet sonrası Arap inanç sisteminde de devam edegelmiştir. Müslüman doktrininin uygulanmasıyla bunların sadece üstü örtülmüştür o kadar.      Bu sistem içerisinde yer alan inanışlar arasında; ölümden sonra...

Ne Arap’ın Yüzü… (54)

     TOPLUM KURALLARI VE DİN (2)      Din, Arap toplumunda geniş ölçüde nezaketin kaynağıdır. Allah bilinci her yerde o kadar derine kök salmıştır ki, bazen ismi anılmadığı halde, yine de ondan himaye dilenir.      Arap mantalitesinde selamlamanın anlamı, gelecek için mutluluk ve esenlik dilemektir. “As selâmu aleykum/Barış sizinle olsun” ibaresi kadar Arap’ı rahatlatan bir başka cümle yoktur. Bu...

Ne Arap’ın Yüzü… (53)

     TOPLUM KURALLARI VE DİN (1)      Müslüman Arap, her şeyin yüce Allah’tan geldiğine inanır. Allah; her düşüncenin, her davranışın, kısacası her şeyin asıl sahibidir. Arap, bir olayla ilgili olsun ya da olmasın, her fırsatta kendini yaratanı ve yaşatanı düşünür. “Günah” kavramı her adımda Arap’ı takip eder. İddia edilenin aksine, Arap kutsal kuralları çiğnediğinden her zaman haberdardır.     ...

Ne Arap’ın Yüzü… (52)

     HAYAT GÖRÜŞÜ VE DİN      Arapları eski dönemlerden kalma âdetler büyük ölçüde etkilemekte ve toplumun büyük çoğunluğu, bazı istisnaların dışında bu âdetlere sadık kalmakta ya da öyle görünmeyi tercih etmektedir.      Örf, âdet ve gelenekler, bireyin ve bağlı bulunduğu aile grubunun davranışlarında yönlendirici bir güce sahiptir. Toplumda iyi veya kötü diye nitelendirilen her şey, aslında...

Ne Arap’ın Yüzü… (51)

     ARAPLARA YÖNELİK MİSYONERLİK FAALİYETLERİ (2)      Sözünü ettiğimiz faaliyetler tam anlamıyla kentli Müslümanlara yönelik çalışmalardır ki, kilise cemaatlerini oluşturmak, hastane, okul, sosyal ve kültürel tesisler yapmak, yardım kurumlarını faaliyete geçirmek, ticari şirketleri ve basın-yayın organlarını reklam amaçlı kullanmak gibi sayısız yol ve yöntemle kitleler, yasal sınırlar içinde...

Ne Arap’ın Yüzü… (50)

     ARAPLARA YÖNELİK MİSYONERLİK FAALİYETLERİ (1)      İslamiyet’in yaygın olduğu her yerde, özellikle Arapların yoğun yaşadığı bölgelerde, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler aynı koşullar altında yaşamışlar ve devlet mekanizmasında aynı koşullarda görev üstlenmişlerdir.      Ancak, başta Ürdün ve Lübnan olmak üzere birçok Arap ülkesinde, daha sonra bu eşitlik Müslümanların aleyhine sürekli...

Ne Arap’ın Yüzü… (49)

     ARAPLARDA SINIF SİSTEMİ (5)      Her Arap ülkesinde olduğu gibi, bu arada Ürdün’de de çok güçlü, fakat miktarı az bir üst tabaka vardır. Bu tabaka, “büyük ve asil” soydan gelmiş ailelerden oluşmuştur. Aile üyeleri birçok sahada kilit noktalarını ele geçirmişlerdir. Genellikle avukatlar, siyaset meydanında tanınmış şahsiyetler ve toplumun önde gelen lider konumundaki kişileri bu aileye...

Ne Arap’ın Yüzü… (48)

     ARAPLARDA SINIF SİSTEMİ (4)      Batılılaşma rayına oturan Arap dünyasına, sanayiinin de gelmesi gecikmemiş, dolayısıyla işçi ihtiyacı belirmiştir. Bu da çalışan yeni bir sınıfın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yeni sosyal sınıfın en fazla göze çarpan özelliği, durumundan hiç memnun olmayışıdır. Geleneksel şartlar altında bu durum ve yaşantısından memnun olmayan bir başka toplum daha mevcut...

Ne Arap’ın Yüzü… (47)

     ARAPLARDA SINIF SİSTEMİ (3)      Arap toplumunda batı kültürünü benimsemek, üst tabakada yer alan yabancı yöneticilerce ilişkiler kurmak, diğer tabakalara nazaran sosyal bir avantaj anlamına geliyordu. Zaten üst tabaka, batının parlak ve zengin görünüşüne ilk kapılanlardı. Maddi durumları, batılılarla temas ve ilişki kurmalarını kolaylaştırıyordu. Batı kültürünü kapmış üst sınıfın...

Ne Arap’ın Yüzü… (46)

     ARAPLARDA SINIF SİSTEMİ (2)      Dindeki bu aristokratik üstünlüğün yanı sıra; Arap olmayana karşı Arap olma üstünlüğü, Müslüman olmayana karşı Müslüman olma üstünlüğü ve şehirde oturanların çöl sakinlerine karşı üstünlüğü vs. gibi yeni yeni üstünlükler ortaya çıkmaya başlamıştır.      Toplumdaki bu üstünlük havası, İslam imparatorluğunun istila ettiği topraklardaki halk kitlelerinden daha...

Ne Arap’ın Yüzü… (45)

     ARAPLARDA SINIF SİSTEMİ (1)      Arap yarımadasında, birkaç ana yerleşim bölgesinde yaşayan toplulukların haricinde, birbirleriyle sıkı bağlar kuramamış bazı gruplar, ancak bir lidere olan sadakat veya aynı soydan gelmiş olmaları nedeniyle birlikte yaşayabilme başarısını göstermişlerdir. Bu gruplar ya da kabileler arasında, daha küçük üniteler, yani çadır-aileler sürekli yer almışlardır. Bir...

Ne Arap’ın Yüzü… (44)

     ARAPLARDA DEVLETÇİLİK VE HUKUK ANLAYIŞI (10)      Arap ülkelerinde halk yönetimi, aile saadeti ve koruma duygusu üzerine kurulmuştur. Başarılı hükümetler, önemli makamlara, yeterli ve yetenekli oldukları için değil, ama sadakatleri nedeniyle akraba ve arkadaşlarını yerleştirmiş olanlardır.      Halkla hükümet arasındaki ilişkiler köklü bir esasa bağlanmamıştır. Bu durum, iki açıdan...

Ne Arap’ın Yüzü… (43)

     ARAPLARDA DEVLETÇİLİK VE HUKUK ANLAYIŞI (9)      Arap ülkelerinde servet sahibi kimselerin önemli siyasi makamlara geldikleri bilinmektedir. Meclis üyelerinin ve hükümeti oluşturan bakanların büyük çoğunluğu, bu kimseler arasından seçilmişlerdir. Yerel yönetimler ise, sadece bu varlıklı kişilerden oluşmuştur denebilir.      Parlamenter rejimlerde, milletvekillerinin halk oylamasıyla...

Ne Arap’ın Yüzü… (42)

     ARAPLARDA DEVLETÇİLİK VE HUKUK ANLAYIŞI (8)      Yerleşim alanları açısından bakıldığında, Arap dünyası, çöl ve kent olmak üzere ikiye bölünmüş durumdadır. Çöl, tarih boyunca, işi sadece savaşmak ve ganimet toplamak olan kabilelerle doludur. Müslüman olmayan topluluklara din savaşı (cihad) ilan edildiğinde, halifeler tarafından bu kabileler savaşmak için görevlendirilmiştir. Savaşın sonunda...

Ne Arap’ın Yüzü… (41)

     ARAPLARDA DEVLETÇİLİK VE HUKUK ANLAYIŞI (7)      İlk Arap yönetimi, demokratik bir ruha sahipti. Ancak Bizans ve İran egemenlikleri sırasında bu idare; katı, sert ve kuralcı bir sisteme dönüşmüştür. Halifelerin dini konularla sınırlandırılmış otoriteleri, zamanla bu sınırların ötesine taşmış ve sultanların eline geçmiştir.      Abbasi halifeleri zamanında Despotizm(1) tam anlamıyla kendini...

Ne Arap’ın Yüzü… (40)

     ARAPLARDA DEVLETÇİLİK VE HUKUK ANLAYIŞI (6)      Müslüman devlet ya da din devleti kavramında belirli bazı noktalar vardır ki, bunlara değinmeden geçmemek gerekir: a) Dinî ve siyasi topluluklar arasındaki ilişki: İlk dönemlerdeki karşılıklı çıkarlar, her birinin kendi etki sahasında güç ve anlam kazanmasına neden olmuş, böylelikle her ikisi için de gerekli olan legal bir sistemin gelişmesine...

Ne Arap’ın Yüzü… (39)

     ARAPLARDA DEVLETÇİLİK VE HUKUK ANLAYIŞI (5)      Arapların yöneticilerle olan uyumsuzluğunun, Abbasiler dönemine kadar uzandığı söylenebilir. Arapların geleneksel davranışlarındaki bu temel faktör, aslında toplumda kökleşmiş olan fesatçı ruh halinden kaynaklanmaktadır.      Bir diğer faktör, yöneticilerin asırlarca süren kötü yönetimi ve zulmüdür. Halk artık, zorbalığın geçerli ya da kötü...

Ne Arap’ın Yüzü… (38)

     ARAPLARDA DEVLETÇİLİK VE HUKUK ANLAYIŞI (4)      Zaman geçtikçe, dinî teorilere dayanan bir devletle, siyasi gücü kullanan gerçek idare arasındaki zıtlık, gizlenemez bir durumu ortaya çıkarmıştır. Rüşvet ve hırsızlık, İslami kanunların uygulanmasından daha baskın çıkıyor, haksızlığı örtbas etmek için rüşvet vermek, kanun adamlarını baskı altında tutmak, çok normal bir hareket sayılıyordu...

Ne Arap’ın Yüzü… (37)

     ARAPLARDA DEVLETÇİLİK VE HUKUK ANLAYIŞI (3)      İslami sınırlar içinde demokrasiyi meydana getirme olanağı, dört esas prensip üzerine oturtulmuştur; bireysel sorumluluk, toplumsal sorumluluk, hakların genel ve eşit dağılımı ve istişare(1) yoluyla devleti yönetme. Kur’an’da yer alan bu prensipler, Hz. Muhammed’in “sünnet” ve “hadis”leri şeklinde ortaya atılmış, geleneksel örf ve âdetlerin...