KategoriEfsaneler

Uzun Kızlar Efsanesi (Bir Ordu Efsanesi)

     Yüzlerce yıl önce Mesudiye yöresinde üç Türkmen kardeş yaşarmış. Bu kardeşler, kış mevsiminde Mesudiye yöresinin kuytu ve sıcak yerlerinde, yaz mevsiminde de yüksek yaylalarında yaşamlarını sürdürürlermiş. Her üç kardeşin de sürülerce koyunları ve yüzlerce atları varmış.      Karababa, Karaaslan ve Eriçok adındaki bu üç kardeş, çanlı kelekli koyunları, yağız at sürüleriyle mutlu bir şekilde...

Güllü Baba Efsanesi (Bir Niğde Efsanesi)

     Selçuklu Sultanı bir doğu seferine çıkar. Mevsim kış olduğundan yollar kapanır, ordu Küllüce köyü adı verilen yerde kalır. Askerler soğuktan ve açlıktan kırılmak üzeredir. Tipi biraz azalınca Sultan, karşıda bir kulübe görür. Atını sürer, kapıyı çalar. İçeride ak sakallı , nur yüzlü bir Türkmen kocası, ocakta çorba kaynatmaktadır.      Sultan daha kendini tanıtmadan yaşlı adam konuşmaya...

Deliklikaya Efsanesi (Bir Artvin Efsanesi)

     Eski Kral Yolu güzergâhının Barh (Balcılı) köyü içinden geçtiği söylenir. Bu güzergâhta, “Deliklikaya” denilen bir yer vardır.      Efsaneye göre, Kral askerleriyle beraber bu yoldan geçerken, büyük bir kaya kütlesinin üzerlerine doğru düşmekte olduğunu görünce, “Dur mübarek taş! Askerim altında kalacak!” deyip, eli ile kayanın düşmesini engeller. Kral ve askerleri geçene kadar da düşmez...

Narlıgöl Efsanesi (Bir Aksaray Efsanesi)

     Aksaray’a çok yakın bir yerde, Gülağaç’ın Sofular Kasabası’nda birbirlerini çok severek evlenmiş bir çift ve onların yeni doğmuş bebekleri, küçük, yoksul bir evde yaşarlarmış.      Zaman gelmiş ve genç koca karısını ve bebeğini bırakıp askere gitmek zorunda kalmış. Zaman geçmiş, kış bastırmış. Fırtınalı bir günde köyün girişinde uzun beyaz sakallı, bastonlu, yaşlı bir adam belirmiş. Bitkin...

Uzun Mehmet (Bir Zonguldak Efsanesi)

    Sanayi devriminden sonra önem kazanan kömür; Osmanlı padişahı II. Mahmut’un “Memalik-i Şahane dahilinde siyah taşın taharrisi” adlı fermanıyla ülke ve il gündemine girmiştir.      Karadeniz Ereğli’nin Kestaneci Köyü’nden olan Uzun Mehmet askerlik iznini kullanmak üzere köyüne gelir. Askerdeyken gördüğü kömürü yöresinde aramaya başlar. Buğday öğütmek için gittiği değirmenin (Köesağzı mevkii...

Kaybolan Nehir Efsanesi (Bir Bayburt Efsanesi)

     Bayburt ilinin Maden bucağına bağlı Taht köyünde, kuzey ve güney istikametinde uzanan pek çok tarihi kalıntılar vardır. Bu kalıntılar anlaşıldığına göre bir kilise ve pek çok eve aittir. Bu kalıntıları gezmek bir saat zaman almaktadır. Bunlardan kuzeydekilere Gobdat, güneydekilere ise Hörsenk adı verilir. Bu adların vaktiyle kurulu olan mahallelere ait olduğu söylenir. Hörsenk ile yine o...

Pir Cemal Abdal (Bir Karabük Efsanesi)

     Delikan Köyü’nde oturan Pir Cemal Abdal, Peri Suyu kıyısına gelir ve biraz uzakta olan asma köprüye gitmeyip cüppesini çıkararak suyun üzerine atar. Cüppeye binerek karşıya geçer. Bu sırada Bağin Kalesi Beyi’nin kızı sarayının penceresinden bu olayı görür. Hayretler içinde kalan bey kızı koşarak olayı babasına anlatır. Bey hemen adamlarını göndererek  Cemal Abdal’ı yakalatır ve sarayına...

Tekfur Kızı Eleni Efsanesi (Bir Yalova Efsanesi)

     İstanbul Tekfuru Yanko’nun kızı Eleni iyileşmez bir hastalığa yakalanır. Hekimler, bilginler, Tekfura gelerek kızının iyileşmeyeceğini söylemişler. Tekfur buna çok üzülür.      Günden güne çirkinleşen, zayıflayan güzel Eleni de insanlardan sürekli kaçar, günlerce tek başına odasına kapanır. Tekfur, kızının da isteği üzerine Eleni’yi Termal’e yollar ve orada insanlardan uzak ölümü beklemeye...

Malhan Hazinesi (Bir Bitlis Efsanesi)

     Bayındır Han zamanında Ahlat’ta fakir bir aileye mensup bir ana ile oğlu yaşarmış. Bu ailenin geçimini, çobanlık yapan oğul sağlarmış. Bir gün Ahlat’ın meydanlık mezarlığı semtinde hayvanlarını yaydıktan sonra vakit de öğle olduğundan, yemeğe oturmuş. Yemeğini yedikten sonra eline aldığı bir küçük ağaç parçasıyla vakit geçsin diye toprağı eşelemeye başlamış.      Toprağı eşerken ufak bir...

Pxharmat Efsanesi (Eski Bir Kafkas Efsanesi)

     “Tanrı sana iyi şeyler söyletsin, mutlu yaşayasın, kötülükler uzakta, iyilikler seninle olsun” demelerini, söylemelerini ne yapacaksın?! İyi kulak ver, gözlerini aç, şimdi sizlere muhteşem bir efsane anlatacağım.      Vaktiyle şu karşıda görülen buz dağları şimdikinden çok daha yüksek olduğu zamanlarda, tepelerinde şimdiki gibi karlar ve buzlar yokken, çeşitli çiçeklerle mis kokulu otlar...

İki Yollu Minare (Bir Batman Efsanesi)

     Sultan Süleyman bin Turan Şah Eyyubi’nin hükümdarlığı döneminde yapılan Sultan Süleyman Camii minaresi, daha inşaat halinde iken usta ile kalfa arasında inşaat tekniği açısından bir anlaşmazlık çıkar. Minarenin henüz dikdörtgen kaidesi yapılmakta iken usta ile kalfa arasında başlayan bu tatlı çekişme, kalfanın usta tarafından kovulmasıyla son bulur. Bu olay kalfanın çok zoruna gider. Ancak...

Orkide Efsanesi (Bir Kahramanmaraş Efsanesi)

     Dünyanın eşi benzeri olmayan Kahramanmaraş’ın Geben yaylasına, daha bahar mevsimi başlamadan da evvel, adı Orkis olan, beyaz kadife tenli, zarif bir prenses gelirmiş. Orkis, yaylanın eteklerindeki köy ahalisinin gözleri uykuya banınca, uçar adımlarla Geben’in gökyüzüne en yakın dağındaki yalçın kayalıklarına koşarmış. Oturdu mu etekleri dağı kaplar, upuzun saçlarının eşsiz kokusu bütün...

İki Bacı Efsanesi (Bir Ağrı Efsanesi)

     Ağrı Dağı’nın bulunduğu yer bir zamanlar ovaymış. Burada yaşayan bir köylünün iki kızı varmış. Bir gün bu iki kardeş odun toplamaya gitmişler. Yeterince odun topladıktan sonra , abla odun dengini küçük kardeşin sırtına yüklemiş ve yola koyulmuşlar. Biraz gidince yorulan ve beli ağrıyan küçük kız ablasına; – Belim çok ağrıdı abla, ne olur biraz da sen taşı diye seslenmiş.      Ablası...

Nilüfer Hatun (Bir Bilecik Efsanesi)

     Nilüfer Hatun bir Tekfur kızıydı. Bilecik Tekfuru’nun oğluna nişanlıydı ama gönlünü Orhan Gazi’ye kaptırmıştı. Söğüt, Bilecik’in bir ilçesidir. Bu küçük ilçe Osmanlı Beyliğine başkentlik etti. Üç kıtaya hükmeden büyük Osmanlı İmparatorluğu Söğüt’ün koynunda doğdu. Türkler’in Anadolu’da kurdukları Selçuklu Devleti, varlığını iki yüz yıl sürdürdükten sonra, doğudan gelen Moğol akınlarıyla...

Kara Diken ya da Sirbent Efsanesi (Bir Ağrı Efsanesi)

     Denir ki, Süphan Dağı’nın eteğine kurulmuş Patnos kentinde bir zamanlar bir koca ağa, ağanın güzelliği dillere destan Haco (Hacer) adında  bir kızı varmış. Hacer’in güzelliği dillerde… Her delikanlının gönlü Hacer’de; O nun gönlü ise çobanları Sirbent’teymiş..      Sirbent ile Hacer’in sevgisi yıllarca gizli kalır. Sevgi bu, günün birinde anlaşılır. Aşk söylentileri dilden kulağa çabuk...

Kızlar Kayası Efsanesi (Bir Yozgat Efsanesi)

     Çekerek’ten Zile’ye giderken Çekerek Irmağı’nın yanında Cenevizler döneminde yapılmış yüksek ve sivri bir kayanın üzerinden ırmak yönüne doğru ve toprak altında yaklaşık iki yüz merdivenle inilen bir kaya vardır. Söylentiye göre; kayanın doğusundaki yüksek tepeye yerleşenler ırmaktan su almak için bu merdivenleri yapmışlardır.      Bir Rum beyinin hasta kızı için bu merdivenleri yaptırdığı...

Hodul Baba (Bir Karaman Efsanesi)

     Zamanın birinde, Larende beldesinde (Karaman) üç çocuklu bir aile yaşarmış. Evin büyük oğlu ve ortanca oğlu ticaretle uğraşırmış. Büyük oğlan ayakkabıcı, ortanca oğlan ise alavereyle uğraşırmış. Evin küçük oğlu olan, Hodul ise kendini batıni ilime vermiş, gündüzleri Karadağ’da hayvanların bakımıyla uğraşır, geceleri ise zahiri ilimle uğraşan bir erenmiş.      Hodul, yazları devamlı...

Demirci Dede Efsanesi (Bir Zonguldak Efsanesi)

     Zonguldak’ta Demirci Dede adlı bir ziyaret vardır. Buna ilişkin söylence ise şöyledir:      Bir zamanlar, Çeştepe Köyü’nde yaşlı, çalışkan bir demirci yaşamaktadır ve köyün tek demircisidir. Kimsenin işini geri çevirmek istemez. Geç saatlere kadar çalışır, herkesin işini görür.      Günün birinde dükkana gelenler Demirci Dede’yi göremezler. Merak edip evine varırlar; Demirci Dede ölüm...

Sarıkaya Kaplıcaları (Bir Yozgat Efsanesi)

     Kayseri’de oturan Roma Krallarından birinin kızı amansız bir hastalığa yakalanır. Kral, kızını birçok hekime götürür, tedavisi için her şeyi yapar. Ama güzelliği dillere destan bu kızın derdine çare bulunamaz.      Kızın hastalığı gün geçtikçe ilerlemektedir; kız artık yürüyemez bir haldedir. Ayakları tutmamaktadır, dizleri küt olmuştur. Bugünkü adıyla kızın hastalığı romatizmadır. O...

Balıkesir’in Adıyla İlgili Efsaneler

     Balıkesir adı daha çok bal, balık, kesir ve hisar kelimeleri üzerinde yapılan oynamalarla izah edilmektedir.      Bir rivayete göre Balıkesir’in adı eskiden Balık Hisar şeklindeymiş. Buradaki balık sözü Eski Türkçe‘de şehir, kale veya saray anlamı taşımaktaymış. Kale Şehri anlamını veren bu rivayete göre bu ad, XI. yüzyıldan sonra kullanılmaz olmuştur. Gerçekten de Orta Asya’da Beşbalık...

Sarıkız Efsanesi (Bir Edremit Efsanesi)

     Edremit Körfezi’nin kuzeyinde, doğudan batıya bir sıradağ uzanır. Kaz Dağı denir adına. Ünlü mü ünlüdür, hem de güzeller güzeli bir dağdır.      Yeryüzündeki ilk güzellik yarışmasının Kaz Dağı’nda yapıldığını biliyor muydunuz? Bu yarışmanın tek seçici üyesi, Çanakkale Boğazı’nın girişinde yer alan Truva Kenti kralının oğlu Paris’ti. Babası onu Kaz Dağı’na kaz sürülerini otlatsın diye...

Ali İle Kezban (Bir Uşak Efsanesi)

     Bir zamanlar Uşak’ta yaşayan zengin bir Bey ve bu beyin Kezban adında bir kızı vardır.      Çobanlık yapan Ali, dağ eteklerinde sürü güderken bir gün Kezban’ı görür. Çoban Ali ondan sonra Kezban’a vurulur. Kezban da Ali’yi çok sever. Ali yıllarca sevdasını saklar durur. Artık dayanamaz hale gelir. – Var git ana Kezban’ı babasından iste, der. Annesi oğlunu...

Gölbaşı Efsanesi (Bir Adıyaman Efsanesi)

     Bir gün Hızır Aleyhisselam dilenci kılığında Gölbaşı’na gelerek köy köy dolaşmış. Fakat gece gündüz dolaşmasına rağmen O’nun yüzüne bakan ve O’na  yardım eden kimse olmamış. Bunun üzerine köyün dışına doğru ilerlemiş. Sonra köyün çıkışında eski  bir ev görmüş ve o evin kapısını çalmış. Pencereden bir kadın çıkmış. Kadına çok aç olduğunu ve köyden kimsenin kendisine bir ekmek vermediğini...

Kınık Türkleri (Bir Osmaniye Efsanesi)

     Çukurova’da üç büyük şehir vardır. Bunlar batı Çukurova’da Mersin, orta Çukurova’da Adana ve doğu Çukurova’da Osmaniye’dir.      Osmaniye; Ceyhan Nehri, Hamıs Çayı ve Karaçay’ın kenarında kurulmuş olması nedeniyle sulak, bu suların Toros Dağları’ndan sürükleyerek getirdiği verimli topraklar nedeniyle bitek, Çukurova’nın doğuya açılan yolu üzerinde bulunması...

Kadınanalar Efsanesi (Bir Afyonkarahisar Efsanesi)

     Konya’dan kaçıp Karahisar’a yerleşen Alaeddin Keykubad bin Feramuz’un kızları Melek Peyker, Naime Gevher ve Asiye sultanlar kısa sürede kent halkı ile kaynaşıp, buranın yaşamına alışmakta gecikmezler.      O dönemde kent halkı büyük bir su sıkıntısı yaşamaktadır. Halkın büyük çoğunluğu kuyu suyu içerken, Kışlacık köyü yakınlarından üstü açık bir kanalla şehre getirilen su ise yeterli...

Ali Göl Efsanesi (Bir Kahramanmaraş Efsanesi)

     Nurhak dağlarının zirvesinde yer alan krater gölü, yörede Ali Göl olarak anılır. Göle Ali adını veren yöre halkı, bu ismi bir efsaneye dayandırır.      Efsaneye göre; yörede yaşayan Ali adlı çoban, beyin kızına sevdalanır, kız da çobanı sevmektedir. Bey, çobanı yanına çağırtır ve  Nurhak Dağlarında bir kış geçirirse kızını ona vereceğini söyler. Çoban, atını alıp dağa çıkar, günümüzde Ali...

Yediyaman Efsanesi (Bir Adıyaman Efsanesi)

     Çok eski zamanlarda bu kentte oturan ve putlara tapan bir babayla yedi oğlu vardır. Bu yedi kardeş, putlara tapan babalarının dini inancını kabullenmediklerinden, bir gün babaları ava çıktığında putları kırarlar.      Babaları, av dönüşü putlarını oğullarının kırıldığını görünce onları birer birer öldürür.      Halk, yiğitlikleri ve mertlikleri nedeniyle, kahraman gözüyle baktığı bu...

Ejderha Efsanesi (Bir Bayburt Efsanesi)

     Doğu Anadolu’yu kuzeye bağlayan en önemli yol Erzurum-Trabzon transit yoludur. Kış aylarındaki kar fırtınaları ile tanınan Kop ve Zigana geçitleri gibi zorlu tepelerden geçen bu yol ayrıca tabii güzellikleriyle de dikkati çekmektedir. Yol üzerinde ki sakin yerleşme merkezleri gelip geçenlerin hafızalarında unutulmayacak izler bırakacak yurt köşeleridir.      Bayburt’u Gümüşhane’ye bağlayan...

İğneci Baba Efsanesi (Bir Amasya Efsanesi)

     İğneci Baba ile kardeş olan Serçoban, Amasya merkeze bağlı Karasenir Köyü’ne yerleşir. Çobanlık ile geçimini sağlayan, hal ve hareketleri, ibadetinin sadeliği ile tanınır.      Serçoban, bir gün Amasya’da ayakkabıcılıkla geçimini sağlayan ağabeyi İğneci Baba’yı ziyarete gelir. Beraberinde de koyunlarından sağdığı sütü bir mendiline çıkılayıp hediye olarak getirir. Amacı, kendi mendiline...

Serçoban Efsanesi (Bir Amasya Efsanesi)

     Serçoban, Amasya merkezdeki Kocacık Çarşısı’nda türbesi bulunan İğneci Baba ile kardeştir. İğneci Baba ayakkabı tamiri, kardeşi Serçoban ise çobanlık yapar.      Serçoban, bir gün dağda sürülerini otlatırken kaçan oğlağı yakalamak ister. Serçoban kovalar, oğlak kaçar, iyice yorulan Serçoban, “Seni yakaladığımda keseceğim!” der. Sonunda yakaladığı oğlağı sözünü yerine getirmek için tam kesmek...