KategoriEfsaneler

Abgar ve Kutsal Mendil (Bir Şanlıurfa Efsanesi)

     Abgar Efsanesine göre; V. Abgar Ukkama ilk Hıristiyan kraldır. Hz. İsa’nın tebliğinden hemen sonra Hıristiyanlığı kabul etmiş ve kendi halkına da benimsetmiştir. Bu konu ile ilgili efsane şöyledir:      Edessa kralı V. Abgar Ukkama, o sıralar cüzzam hastalığına yakalanmış ve bundan dolayı oldukça ıstırap çekiyordu. Kral, Hz. İsa’nın hastaları iyileştirdiğini duymuştu. Ancak çok hasta...

Çekirge Sultan (Bir Bursa Efsanesi)

     Çekirge Sultan fakir bir adamdır. Sultan unvanı sonradan kendisine verilmiştir. Sabahtan akşama kadar hamam kapısının önünde bekler sadaka dilenirdi.      Günün birinde hamamda kadınlardan biri küpelerini kaybeder. Bütün hamam telaşla kadının küpelerini arar.  Çekirge Sultan kadına, “Yıkandığın kurnanın yanında ufak bir delik var, dökülen saçlarına sarılı olarak küpelerin orada durmaktadır,”...

Emir Sultan (Bir Bursa Efsanesi)

     Yıldırım Beyazıt savaşa gider. Emir Sultan, Yıldırım Beyazıt’ın damadı olduğu için Bursa dan ayrılmaz. Bu duruma Yıldırım Beyazıt’ın karısı ve Emir Sultan’ın kızı çok içerlenir. Emir Sultan’a, “ Sana yakışıyor mu? Babam harp meydanında savaşıyor, sen buradasın!” Emir Sultan da, “Hanım bizim harbe gidecek zamanımız henüz gelmedi. Allah kısmet eder izin verirse o zaman da gelecek,”der...

Kura Suyu Üzerindeki Uğuz Taşı (Bir Ardahan Efsanesi)

     Ahıska-Nekeleye köyü ile Hırtıs arasında, Ardahan’dan gelen Kura (Kür) suyunun üzerinde Uğuz taşı denen iki kapı boyunda bir kesme taş vardır.      Uğuzlar’dan iki kardeş, o koca kaya gibi taşı bir taş ocağından keserek buraya köprü kurmak için getirirler. Bunlar taşı kesip Kura’nın kıyısına koyduktan sonra öğle yemeği için evlerine giderler. Bu sırada Uğuzlar’a göre...

Ölüdeniz Efsanesi (Bir Fethiye Efsanesi)

     Ölüdeniz, adı gibi durgun bir göl gibidir.  Denizin en dalgalı günlerinde bile  Belceğiz kıyıları dalgalarla boğuşurken, Ölüdeniz‘de çırpıntı bile olmamaktadır. Ölüdeniz adı verilen koya, denizden dar bir boğazla girilmektedir. Boğazın iki yanındaki sarp yamaçlar çam ağaçlarıyla kaplıdır. Bu yüzden görülmesi oldukça güçtür. Açık denizden doksan derecelik bir dönemeçle ak bir kumsala varılır...

Hısn-i Mansur Kalesi (Bir Adıyaman Efsanesi)

     Hısn-i Mansur (Hüsn-ü Mansûr), Adıyaman’ın eski isimlerinden biridir. Kaynaklarda VII. yüzyılda buraya gelen Emevî komutanlarından Kays kabilesine mensup Mansur Ca’vene’ye izafetle bu ismin verildiği rivayet edilmekte ise de, başka bir rivayete göre bu ismin Abbasi Halifesi Ebu Cafer El Mansur’un adından gelmektedir. Zamanla halk arasında telaffuz şeklinin de değişmesiyle bu şehrin ismi...

Sarı Ana (Bir Marmaris Efsanesi)

     Sarı Ana, Marmaris’te yaşayan Hak katında nazı geçer bir ulu kişidir. İyiliğiyle hoşgörüsüyle herkesin çevresindekilerin sevgisini kazanmıştır.      Günün birinde Kanuni Sultan Süleyman, Rodos seferi için Marmaris’e gelir. “Kentin Ulu’su kimdir? Kimin duasını talep edelim?” diye sorar.      Sarı Ana’yı söylerler. Yanına varır elini öper. Sarı Ana bir tek sarı ineğiyle bütün orduyu doyurur...

Karakoyun Deresi ve Hızmalı Köprü Efsanesi (Şanlıurfa)

     Yüzyıllarca önce kentin güneydoğusunda yoksul bir ana-oğul yaşamaktadır. Oğul, Kasarcı Çayı’nda kasarcılık yapmaktadır. Günün birinde yöreye gelen bir derviş, birkaç gün delikanlıyı izledikten sonra; “Oğlum seni izledim. Görüyorum ki, çalışkan, dürüst bir insansın. Anladığıma göre dardasınız. Yakında ülkeme döneceğim, orası varlıklı bir yerdir. İstersen sen de benimle gel,” der. Delikanlı...

Hasan Dede İle Ali Baba (Bir Aksaray Efsanesi)

     Hasan Dede, günümüzde Hasan Dağı denilen yerde tek başına yaşamaktadır. Aksaraylı Ali Baba adlı dervişle arkadaş olmuştur. Ali Baba bir hamamda külhancılık yapmaktadır.      Bir gün Ali Baba, Hasan Dede’yi ziyarete gider. Mendilinde bir avuç kor vardır. Sohbetleri süresince kor için için yanar. Mendile bir şey olmaz. Başka bir gün de Hasan Dede, Ali Baba’yı ziyarete gider...

Prometheus Efsanesi (Bir Aydın Efsanesi)

     İda dağında oturan eski tanrılardan önce başka tanrılar egemenmiş dünyamıza. Bunlardan bazıları devler (Titanlar) bazıları ise Okyanus (Okeanus), gökyüzü (Uranus) ve toprak (Gaia) gibi çok güçlü tanrılarmış.      Daha sonraları Zeus ve arkadaşları Titanlarla savaşıp onları dünyadan kovmuşlar. Bu büyük savaştan önce iki titan, Klymene ve İapetos evlenmiş,  dört çocuk sahibi olmuş. Hepsi...

Bir Niğde/Bor Efsanesi

     Zamanın birinde, bir ülkede güzeller güzeli bir prenses yaşamakta, halk da bu prensesi çok sevmektedir. Günün birinde prenses hastalanır. Hekimler derdine çare bulamaz ve işe periler karışır ama onlar da çaresiz kalır. Prenses her gün biraz daha erimekte herkes bu duruma çok üzülmektedir.      Günün birinde saraya bir gezgin gelir. Prensesin hastalığını duymuştur. Odaya girip prensesi...

Zembil Satan (Bir Diyarbakır/Silvan Efsanesi)

     Silvan Kalesi’nin kuzey tarafında bir tepe teşkil eden enkaz arasındaki burcun adına halk “Zembilfüroş” burcu demektedirler ve bu burcun bir  efsanesi vardır.      Vaktiyle Silvan kale burçlarının birinde yaşayan  ve geçimini zembil satmakla temin eden evli bir adam varmış. Çok güzel huylu, melek gibi bir adammış. Şehrin sokaklarını gezerek zembil satmakta iken bir gün hükümdarın karısına...

Alaybeyi Efsanesi (Bir Ankara/Güdül Efsanesi)

     Şimdilerde Ankara’nın Güdül ilçesine bağlı şirin bir beldedir Yeşilöz…      Beldenin Dikmen mevkiinde kale kalıntıları bulunmaktadır. İşte bu kale efsanesi odur ki, alaybeyinin hüküm sürdüğü kaledir.      Çok çok evvelden, koca çınarlar tohumken, bu yöreden bir adam askere gider. Yıllarca dönmez, unutulur oralarda. Ama padişahın sağ kolu olur ve alaybeyi unvanını alır. Başarısından dolayı...

Eğri Göl (Bir Antalya Efsanesi)

     Torosların zirvesinde Eğri Göl adında bir göl vardır Bu gölümüzle ilgili şöyle bir efsane anlatılmaktadır:      Vaktiyle güzeller güzeli bir kızla, yiğit mi yiğit yakışıklı bir genç varmış. Bu gençler, birbirlerine sevdalanmışlar. Babalarının söz kesmesinden sonra da beklemeye başlamışlar. Olacak ya, gün gelmiş delikanlıyı askere çağırmışlar. Evlenip muratlarına eremeden araya ayrılık...

Yedi Eşik Yedi Beşik (Bir Artvin Efsanesi)

     Zapor/Zığapor (Taşkıran) köyünün Çarmanet ile Sepagara mezraları arasında bir boğaz vardır. Bu boğazdaki dereden sel gelmesin diye köylüler her yıl kurban keserlermiş. Bu kurban kesme işi de sırayla olur, her yıl bir ev kurbanını kesermiş.      Sıra, yalnız yaşayan yaşlı bir kadına gelince, kadın “Ben kurban kesmeyeceğim,” demiş. Köylüler kadını ikna etmeye çalıştıkça kadın kesmemekte inat...

Efteni Gölü (Bir Düzce Efsanesi)

      Günün birinde Olympos tanrılarının en büyüğü Zeus’un aklına esmiş… Nasıl esmiş, “Varıp şu ölümlülerin arasına nicedir halleri bir göreyim!” demiş.      Almış Hermes’i de yanına, ikisi de insan görünümü ile Olympos’tan inmişler ve yeryüzüne bir eve gelmişler. Çalmışlar kapıyı; “Yolunu yitirmiş iki garip ademiz, açar mısınız kapınızı? Alır mısınız bizi içeriye, konuk olarak… Tanrılar...

Yılanlı Mağara (Bir Hemşin Efsanesi)

      Şimdi size anlatacaklarımın benzerlerini duymuşsunuzdur, hatta bir çoğunuz bunlar sadece masal deyip geçiştirmişsinizdir ama inanın bu anlatacaklarım masal değil bizzat yaşanan bir olay, bir hikaye, gerçek bir efsane…      Yıllar önce yakışıklı bir genç kapalı çarşıda çalışırken Ermeni bir kıza âşık olur, birbirlerini çok severler . Agop’un  torunları olduğunu söyleyen genç kız ...

Van Gölü Canavarı

     Van Gölü Canavarı, Van ve Bitlis illeri arasında yer alan Van Gölü içinde yaşadığı ileri sürülen efsanevi bir yaratıktır. 1993 yılına dek adından hiç söz edilmeyen varlığını, bugüne dek gördüğünü iddia eden 1000’in üzerinde kişi vardır. Ama yapılan araştırmalar göldeki ilk canavar vakasının 1889 yılında yaşandığını aktarıyor. Dönemin İstanbul’da yayın yapan Saadet gazetesinin, 28...

Peribacaları Efsanesi (Bir Nevşehir Efsanesi)

     Bir zamanlar yer ile gök arasındaki büyük dünyamızda başları yüksek dağlara denk olan korkunç devler yaşarmış. İnsanlar bu devlerden çok korkar ve onları kızdırmamaya dikkat edermiş. Bu korkunç devlerin gönlünü hoş tutup kızdırmamak için ülkenin yüksek dağlarına çıkar, oradaki sunaklara hediyeler bırakıp kurbanlar keserlermiş. Yılın belirli günlerinde de bu dağların doruklarındaki sunaklarda...

Tekelioğlu Efsanesi (Bir Burdur Efsanesi)

– Biz, başıbozuk zeybek takımına kız vermeyiz, gitsin kısmetini başka yerden arasın, derler.      Bu sözler, Burdur yaylalarının korkusuz mert zeybeği Tekelioğlu’nun gururunu incitir, gönlünü yaralar. Üstelik bey kızı da kendisini sevmektedir. Bu umutsuz aşk, böyle sürüp giderken, bir haber ulaşır Tekelioğlu’na. Bey kızı, komşu beylerden birine verilmiş, Burdur’da anlı-şanlı düğünler...

Üç Kardeşler (Bir Muş Efsanesi)

     Zamanın birinde bir baba ile üç oğlu varmış. Gel zaman git zaman, baba ölünce oğulları babalarından kalan malları bölüşmüşler. Büyük ile ortanca oğlan, küçük kardeşleri İdris’e otuz koyunun sadece beşini vermişler. İdris bu duruma çok içerlemiş ve ağabeylerinden intikam almaya ant içmiş.      Kendi payına düşen koyunları alan İdris, ertesi sabah sahipsiz bir koyun sürüsü görmüş ve...

Anavarza (Bir Adana Efsanesi)

     Vaktiyle Anavarza, yiğit insanların ve güzel kızların yaşadığı büyük bir şehirmiş. Kent ve kale, dıştan gelecek tehlikelere karşı koyabilecek durumdaymış. O zamanlarda şehirde yaşayan taş ustaları, taştan oymalarla evleri ve meydanları süsler, insana şaşkınlık verecek, hayranlık duyulası eserler yaratırlarmış.      Gündüzleri, halk kentten çıkar, tarlada-bayırda işini görür, akşam olduğunda...

Pilavtepe (Bir Karabük Efsanesi)

     Bu efsane Pilavtepe ile ilgili olarak anlatılır.      Zamanın birinde bir çoban bu tepede sürüsünü otlatıyormuş. Tepede suyun olmayışından dolayı hem çoban hem de sürüsü susuzluğa mahkum olmuşlar. Çoban çaresiz Allah’a yalvarmış; içinden, suyu bulabildiği takdirde iki koç kurban edeceğini söylemiş. Tam bunları düşünürken tepenin zirvesinden iki taşın arasından suyun aktığını görmüş. Zor...

Karacadağ Efsanesi

     Etrafı tarihi surlarla kaplı Diyarbakır’a Urfa istikametinden gidenler Karacadağ’dan geçerler. Karacadağ o yörenin en yüksek yerlerinden biridir. Taşları kapkaradır. Toprağı bile siyaha yakındır.      Bu dağa neden Karacadağ denildiği ve taşlarının renginin kara olduğu sorulduğunda yörede şu efsaneyi anlatırlar:      Diyarbakır Beyi’nin çok güzel bir kızı varmış. Bey’in kızının güzelliği...

Elti Hatun (Bir Tunceli Efsanesi)

     Tunceli ili Mazgirt ilçesi merkezinde bulunan Elti Hatun Türbesi 14. yüzyıl eseri bir kümbettir. İçinde ikisi büyük , bir tanesi de küçük olmak üzere birbirine yapışık üç tane mezar bulunur.      Mazgirt ilçesi ve yöresi uzun süre Akkoyunlular’ın idaresinde kalmıştır. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın yanında bulunan kız kardeşi Elti Hatun hastalanır. Artık öleceğini tahmin eden kadın ...

Sultan Hıdır Efsanesi (Bir Tunceli Efsanesi)

     Rivayet edilir ki, bugünkü Pertek ilçesine bağlı Merkez Dorutay köyü yakınlarında yaşlı bir zat yaşarmış. O tarihlerde bunların, buraların kumandanı olan Alâeddin Paşa ordusu ile birlikte buraların denetimini yaparken akşam olur ve Dorutay köyü yakınlarındaki Sultan Gölü mevkiinde geceyi geçirmeye karar verir. Çadırlar kurulur, yerleşme başlar. O sırada Sultan Alâeddin’in yanına gelen...

Seyyid Kureyş İle Baba Mansur (Bir Tunceli Efsanesi)

     Baba Mansur bugünkü Tunceli’nin Mazgirt ilçesine bağlı Muhundu köyünde bir ev inşaatına  başlamıştır. Fakat kimsesi olmadığından, tek başına evini yapmak mecburiyetinde kalır. Durum, Seyyid Kureyş’e ayan olur ve yardıma koşar. Baba Mansur’un ikamet ettiği Muhundu köyü ile Seyyid Kureyş’in ikamet ettiği Zeve köyü arası dört saatlik yoldur.      Seyyid Kureyş, yola çıktığı vakit “Kızıl Yılan”...

Meryem Ana-Sümela Manastırı Efsanesi

     Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı Altındere Köyü yakınlarında Hristiyanlarca önemli bir manastır bulunmaktadır. Yunanca adı Panagia Sumela (Παναγία Σουμελά) veya Theotokos Sumela’dır. Panagia “Meryem Ana” demektir ve aynı zamanda manastırın yakınlarındaki derenin de adıdır.      Sümela kelimesinin doğuşuna yani etimolojisine baktığımızda şöyle bir rivayet vardır:      Karadenizli...

Taş Gelin (Bir Tokat/Erbaa Efsanesi)

     Erbaa’nın Yaylacık dağına yakın bir köyünden Kazova’nın bir köyüne, çok güzel, sevimli, ahlaklı, saygılı bir kız gelin verilir. Beyi çok sevecen, olgun, efendi biriymiş. Fakat kayınvalidesi, kayınbiraderleri pek fena imişler. Geline iyi davranmamışlar.      Gelin sabırla onlarla iyi geçinmiş, kendini sevdirmeye çalışmış. Mutlu yuvası varmış. Fakat gönlü sıla hasretiyle yanmaktaymış, çünkü...

Barbaros Yolu (Bir Tekirdağ Efsanesi)

     Tekirdağ’a bağlı, deniz kenarında bir köy olan Barbaros’da bir bey yaşarmış. Barbaros Beyi’nin dünyalar güzeli bir kızı varmış. Kızı gören Tekirdağ Beyi’nin oğlu Barbaros Beyi’nin kızına gönlünü kaptırmış. Babasına kıza âşık olduğunu ve onu istemesini rica etmiş. Barbaros Beyi, Tekirdağ Beyi’ne kızını bir şartla vereceğini söylemiş. Bu şartta, Tekirdağ’dan Barbaros’a kadar denizin hemen...