KategoriEfsaneler

Okyanusun Çalkalanması (Bir Hint Efsanesi)

“Şeytanlar tanrıların ağabeyleri idiler ve kardeşlerinin hi­lekârlıkarı ile yenildiler.“ Mahabharata, iii. 33. 60.       Altın çağında, daha dünya genç iken, ne tanrılar ne de onların üvey kardeşleri olan şeytanlar ölümsüzdüler. Diğer yaratıklar gibi, onlar da yaşlanmaya ve ölüme mahkûmdu­lar. Bu, onların ortadan kaldırılmaya karar verdikleri doğala­rındaki bir özellik idi. Bu yüzden, Meru...

Kösedağ ve Dikilen Taşlar (Bir Sivas Efsanesi)

    Sivas’ın 80 km doğusunda Zara-Suşehri ilçeleri arasında yer alan Kösedağ, koynundaki efsanelerle adını aldığı savaşın hatıralarını taşımaktadır.Halkın inanışına göre bu savaşta esir düşen Köse Süleyman, bir Selçuklu komutanıdır ve mezarı Kösedağ’ın zirvesinde bulunmaktadır. Tarihi belgelerde adı geçmemesine rağmen halk Köse Süleyman’ın beraberinde az sayıda askerle...

Ankara Adı İle İlgili Söylenceler

     Ankara ve çevresinin tarihi, zamanımızdan üç bin yıl ötelere, tarih öncesi çağlara kadar uzanır. Hititler, Frigler, Galat’lar, Bizans’lılar, en sonunda da Selçuklu ve Osmanlı Türkleriyle Ankara, devir devir yüzyılları kucaklar. Ama, Ankara’yı Ankara yapan, onu bugünkü ününe kavuşturan Atatürk olmuştur. Ankara, Cumhuriyetten sonra bir “Atatürk kenti” dir.     ...

Nuh’un Gemisi (Bir Tufan Efsanesi)

     Peygamber Nuh zamanında insanlar doğru yoldan saptılar. Allah’ın buyruklarını yerine getirmediler. Nuh’un uyarılarını dinlemediler. Putlara tapmaya, her türlü kötülüğü yapmaya başladılar. Nuh, bütün çabasına rağmen kavmini doğru yola getiremeyince Allah’tan yardım diledi.      Kötüleri, kâfirleri yok etmesini istedi.      Allah bu dileği kabul ederek, bir tufan olayı ile (karaları suya...

Kızlar Sinisi Anlatıları (Bir İmranlı-SİVAS Efsanesi)

    İmranlı, Sivas’ın kuzeydoğusunda olup, il merkezine 106 km uzaklıktadır. Doğusunda Erzincan iline bağlı Refahiye ve İliç ilçeleri, batısında Zara, kuzeyinde Suşehri, güneyinde ise Divriği ilçesi bulunmaktadır. İmranlı’da bulunan bir yer olan Kızıldağ’da efsaneye göre taş kesilen insanlar bulunmaktadır.      Bu efsanenin iki rivayeti vardır. İlk anlatı şöyledir:      Bir...

Kaplumbağa Efsanesi

     Evveller evvel iken, develer tellal iken bir adam vardı. Zengin olmak için yanıp tutuşurdu. Hilecilik, ayrık otu gibi içinde çiçeklenmiş,  aldatma hırsı yılan gibi kafasında çöreklenmişti. Araştırmış, aldatmaya en uygun ticaretin tahıl işi olduğunu anlamıştı. Elini kolunu sıvayıp tahıl tüccarlığına başlamıştı. İki ölçek yaptırmıştı. Birisi, hükümetin ölçüsünden büyük, öbürü de küçüktü.     ...

Pamukkale (Bir Denizli Efsanesi)

     Oduncu güzelinin öyküsünü yüzlerce yıldır insanlar birbirlerine anlatırlarmış. Ben de geleneği bozmayayım; sizlere bu kısa ama çok güzel öyküyü anlatıvereyim:      Çok çok eskiden Çökelez Dağı eteklerinde yaşayan, odunculukla geçinen fakir bir aile varmış. Bu ailenin kızı, o kadar çirkinmiş ki, erkek çocuk anneleri onu görünce yollarını değiştiriyormuş. Fakirliği, genç kızın umurunda bile...

Sakar Öküz (Bir Kösedağ Efsanesi)

     Kendisi başlı başına bir efsane olan Kösedağ’ın yaylarından biri olan Sakaröküz yaylası için şu efsane anlatılır:      Yayladan inme zamanıdır. Eşyalar, peynirler, yağlar toplanıp hazırlıklar tamamlanır. Yayladan inecek köylülerden birinin bir deri bir kemik kalmış bir öküzü vardır. Köylü gidilecek yola bakar ve hayvanının yolda başına bela olacağını düşünerek orada bırakmaya karar...

Tilki Höyük (Bir Kangal Efsanesi)

     Efsaneye göre zamanında bu köye ilk yerleşen adam, üç kızı ve karısıyla yalnız başına yaşar ve çiftçilikle geçinirmiş.      Tarladan döndüğü bir ilkbahar günü kızlarıyla karısını, derenin kenarında ağlaşırken görmüş. Dövüne dövüne ağlayan karısına ve kızlarına ağlamalarının sebebini sormuş. Büyük kız hıçkırarak anlatmaya başlamış.      “Ben kocaya varırsam, çocuğum olursa, yürümeye başlarsa...

Kız-Oğlan Taşı (Bir Şarkışla Efsanesi)

     Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Cemel köyünde “Kız-Oğlan Taşı” ya da “Kız-Oğlan Mezarı” denilen bir yer vardır. Halk, buranın oluşumuyla ilgili şöyle bir efsaneyi iki farklı yorumla anlatmaktadır.      Birinci anlatım şu şekildedir:      Eski zamanlarda Şarkışla’nın varlıklı ailelerinden birinin, Bedir adında güzeller güzeli bir kızı varmış. Bir delikanlı...

Dikilitaş-Ejderha-Kardeşler Tepesi (Üç Sivas Efsanesi)

       Dikilitaş Efsanesi        Sivas’ın Çelebiler köyünde iki tane yan yana duran beyaz kaya vardır. Bu kayaların oluşumu hakkında yöre halkı şöyle bir efsane anlatmak­tadır:        Birbirini çok seven iki genç vardır. Bütün çabalara rağmen kızın ailesi, gençlerin evlilik isteklerini onaylamaz ve oğlan en son çare olarak kızı kaçır­maya karar verir. Kaçan gençlerin haberi köyde tez...

Demircili/Imbriogon Kome (Bir Silifke Efsanesi)

     Çok eski zamanlarda, Silifke’yi yöneten gayrimüslim bir Tekfur varmış ki, bu Tekfur kadınlara düşkünlüğü ile ün salmış. Silifke’de, şehrin içinde dolaşırken, karşılaştığı ve güzelliğinin cazibesine kapıldığı bir kadına âşık olmuş. Onu kendisine eş edinmek istemiş.       Fakat kadının evli ve bir Müslüman Türkmen demircinin hanımı olduğunu öğrenmiş. Demircinin karısını elde etmek...

Kızkulesi Efsaneleri (Dört İstanbul Efsanesi)

     İstanbul’un ünlü ve en eski kulelerinden biri de Kız Kulesi’dir. Harem-Salacak kıyısına yakın bir yerde, deniz üzerindeki bir kayalığa, M.Ö. 410 yılında, Atinalı kumandan Alkibiyades tarafından yaptırılmıştır. Bu kule ile Karadeniz’den gelen gemiler kontrol altında tutuluyordu. Daha sonra kule bir kale halini aldı. Türkler İstanbul’u alınca onu tekrar kule haline getirdiler. Bir yangın...

Ağlayan Kaya (Bir Manisa Efsanesi)

     Manisa’daki Ağlayan Kaya’nın Kral Tantalos’un kızı Niobe olduğuna inanılır… Efsaneye göre Niobe’nin çocuklarının çokluğu Tanrıça Leto’yu kıskandırır. Leto, çocukları Apollon ve Artemis’ten Niobe’nin cezalandırılmasını ister.      Onlar da Niobe’nin çocuklarını öldürür. 12 çocuğunu kaybeden Niobe büyük bir acıya kapılır. Tanrıların başı...

Hazar Baba/Hamile Dağ (Bir Elazığ Efsanesi)

     Çok eskilerde buralarda yaşayan hamile bir kadın varmış. Dönem kıtlık dönemi olduğu için, kadın bir köye gittiğinde mis gibi ekmek kokuları çarpmış burnuna. Dayanamamış oradaki evlerden ekmek istemiş, ama çok cimri olan bu köy halkı ekmek vermemiş. Bunun üzerine kadın elini evlerin eşiğine koyup “İnşallah bu köy su keser, ben de taş keserim!” diye beddua edince Allah duasını...

Karahayıt (Bir Denizli Efsanesi)

Çok eski zamanlarda, güzeller güzeli bir genç kız, gönlünü köyün çobanına kaptırmış. Ama talihsizlik bu ya, köyün beyinin oğlunun da kızda gözü varmış. Evlilik hazırlığına başlayan kız, bir gün atına binmiş çobana yemek götürürken, yolda beyin oğlunun atıyla ona yaklaştığını görmüş. Kız başına gelecekleri anlamış, çobandan başka birine yâr olmamak için de Tanrı’ya yakarmış: ‘Tanrım...

Süt Kalesi (Bir Harput Efsanesi)

       Harput’un simgesi olan bu kalenin efsanesi şöyle anlatılır:        Çok eski zamanlarda bu topraklarda çok zengin bir hükümdar hüküm sürermiş. Koyun ve keçileri öyle bolmuş ki sütlerini tüm halka dağıtır yine bitiremezmiş.        Hükümdar Harput’un en yüksek ucuna bir kale yaptırmaya karar verir ama şans bu ya kıtlık olur. İçmeye su zor bulunur. Bunun üzerine kaleyi yapmaya...

Yaban Gülüm (Bir Çingene Efsanesi)

     Antik çağlarda Ege kıyılarında, çok sayıda Yunan uygarlığı vardı. Bunlardan biri de İzmir yakınlarında idi. Bu uygarlık adını bir Çingene efsanesinden almıştı.      Rivayete göre Ege kıyılarında dünya çingenelerinin başı olan, bir büyük çeri yaşardı. Bu çerinin aşiretinde adı dillere destan olan bir kız vardı. Bütün çingene kızları gibi sıradan bir güzelliği olmasına rağmen, çok güzel...

Kızlar Sinisi (Bir Sivas Efsanesi)

     Kızılırmak, Kızıldağ’dan doğar. Kızıldağ’da ‘Beş Gözeler’ denilen su kaynağının yakınlarında, peri bacalarına benzeyen kayalıklar vardır. Halk arasında buranın adı ‘Kızlar Sinisi’dir. Efsaneye göre çok eski zamanlarda bir gelin alayı, Kızıldağ yamaçlarından geçerken eşkıya hücumuna uğrar. Eşkıya düzlükteki yolu kestiği için, düğün alayı Kızıldağ’a...

Gelin Geldi (Bir Erzurum Efsanesi)

     Erzurum yöresine ait bu efsanenin adı ” Gelin Geldi ” efsanesidir. Efsane gerçekten etkileyicidir.      Çevredeki köylerden birinde güzel bir kız varmış. Bu kıza komşu köylerden bir delikanlı âşık olur. Kızın da gönlü delikanlıdadır. Durumlarını ailelerine açarlar. Bu iki gencin evlendirilmesine karar verilir. Fakat araya delikanlının askerliği girer. Kız ile delikanlı murat alıp...

Yabalı Dede (Bir Düzce-Çilimli Efsanesi)

     Mezarı, Düzce ilinin Çilimli ilçesine bağlı Yukarı Karaköy’de bulunan Yabalı Dede namı ile tanınan Mehmet Efendi’nin Pehlivanlar sülalesinden olduğu ve Türk-Rus (93) Harbi’ne iştirak ettiği bilinmektedir. Efsaneye göre; rençber evladı imiş; çiftçilikle meşgul iken, harman zamanı yabası ile tınaz savururken, sap yığınlarının arkasına dolanıp bir anda 93 Harbi’ne iştirak eden bir nefer...

Efteni Gölü (Düzce Efsaneleri)

     Efteni Gölü Adının Efsanesi      Efteni Gölü’nün adını bir Bizans kraliçesi olan Eftelya’dan aldığı söylenmektedir. Anlatıma göre; Bizans ordusu savaştan dönerken gölün kıyısındaki bir alanda konaklamış. Yolda Prenses Eftelya’nın ellerinde ve yüzünde yaralar çıkmış. Göl kıyısında banyo yapan prensesin yaraları ertesi sabah iyileşmeye, cildi güzelleşmeye başlamış. Bunu gören Bizans İmparatoru...

Denizkızı (Bir Akçakoca Efsanesi)

     Deniz kıyısında kurulmuş, denizin hayatı belirlediği bir yerleşim olur da deniz söylencesi olmaz mı? Elbette Akçakoca’nın da söylencesi var. Akçakoca’nın Denizkızı söylencesi gibi…      Akçakocalı bir aile deniz kıyısındaki tarlalarına açma yapıp soğan dikermiş. İyi de ürün alırlarmış. Çocukları Ali doğmuş aynı berekete ek. İlkbahar gelince soğanlar baş vermiş. Kadın bebeği Ali’yi de alıp...

Şahitler Kayası (Bir Afyonkarahisar Efsanesi)

     Vaktiyle Afyon’a yakın köylerin birisinde iki adam arasında bir toprak kavgası varmış.      Genç bir adam, babasından kalma toprağın elinden aldığını ileri sürerek komşusundan davacı olmuş. Duruşmada Savcıya şunları anlatmış:      “Savcı bey bu adam baba malı toprağımın üstüne oturdu. Babam ben küçükken öldü. Kimimiz kimsemiz yoktu. Tarlama sahip çıkamadım. On beş yıl önce bu adam tarlaya...

Yeriding Pütkeni (Yerin Yaratılışı Efsanesi)

     Herşeyden önce su vardı. Yer, ay, gök, güneş yoktu. Tanrı (Kuday) ile Kişi vardı. İkisi de birer kara kaz gibi su üzerinde uçuyorlardı.      Tanrı bir şey düşünmüyordu. Kişi, yel çıkarıp suyu dalgalandırdı; Tanrı’nın yüzüne su sıçrattı. Bunu yapınca da kendisinin Tanrı’dan güçlü olduğunu sandı; daha yüksekte uçmak istedi. Ama uçamadı; suya düşüp dibe battı. Boğulmak üzereydi. “Bana yardım et...

Yaratılış Efsanesi (Eski Türk Efsaneleri-2)

     Gök yoktu, yer yoktu. Yalnızca, sonu olmayan bir deniz vardı. Tanrı Ülgen (Aakay, Kurbustan), bu denizin üzerinde uçuyordu. Konacak sert bir yer arıyordu, bulamıyordu. Böyle uçarken gönlüne doğdu. Bir ses, “Önündeki nesneyi yakala,” diye fısıldadı. Ülgen, bu fısıltıyı yineledi. Ellerini öne doğru uzattı. O sırada su yüzüne bir taş çıkmıştı. Ülgen, taşı yakaladı, üzerine kondu. Taşın üstünde...

Eski Türk Yaratılış Efsaneleri

       Orta Asya’da yaşayan Türk toplulukları arasında dünya ve insanın yaratılışı hakkında birçok efsane saptanmıştır. Bu efsaneler yakın çağlarda derlendikleri için İslamlık, Hıristiyanlık, Budizm, Manihaizm gibi dinlerden etkiler taşımaktadırlar. Ancak bunlar genel yapısıyla erken dönem Türk mitolojisinin izlerinin görüldüğü önemli ürünlerdir.        Bundan sonraki bölümlerde Altay Türkleri’ne...

Kız Kalesi Efsanesi (Bir Silifke Efsanesi)

     İçel yöresinde yaşayan krallardan biri, bir kız çocuğu olsun diye gece gündüz tanrıya yakarmaktadır. Sonunda kralın dileği yerine gelir ve bir kız çocuğu olur. Kız büyüdükçe güzelleşir, yaptığı iyilik ve yardımları ile herkesin sevgisini kazanır.      Günlerden bir gün kralın oturduğu yere bir falcı gelir. Kral falcıyı sarayına çağırır ve kızının geleceği hakkında falcıdan bilgi ister. Fakat...

Karacadağ (Bir Diyarbakır Efsanesi)

     Etrafı tarihi surlarla kaplı Diyarbakır’a Urfa istikametinden gidenler Karacadağ’dan geçerler. Karacadağ o yörenin en yüksek yerlerinden biridir. Taşları kapkaradır. Toprağı bile siyaha yakındır.      Bu dağa neden Karacadağ denildiği ve taşlarının renginin kara olduğu sorulduğunda yörede şu efsaneyi anlatırlar:      Diyarbakır Beyi’nin çok güzel bir kızı varmış. Bey’in kızının güzelliği...

Balıkesir Efsaneleri

       Tarihçilere göre Balıkesir adı, Bizans imparatoru Hadrianus’un av partilerinde kullanmak için yaptırdığı Paleo Kastro (Eski Hisar) sözcüğünden kaynaklanmaktadır. Tarihî bir gerçekliği de bulunan bu ad, daha sonra halk etimolojisi sayesinde değişik rivayet ve yorumlara da konu teşkil etmiştir. Biz bu rivayetlerden birkaçını kısaca anlatmak istiyoruz.        Balıkesir adı daha çok bal...