KategoriFıkralar

Eğlenceli Fıkralar (1)

Yaş Meselesi      Büyük bir mağazanın kasiyeri patrona çıkarak;      “Ben artık yaşlandım. Lütfen beni başka bir göreve alın,” demiş.      Patron şaşırmış;      “Niçin kızım?” diye sormuş. “Biz senin çalışmandan çok memnunuz. Hiç açık verdiğin yok!”      Kız içini çekmiş:      “Değil efendim, öyle değil! Yani, bildiğiniz gibi değil! Önceden erkek müşteriler verdiğim paraları saymadan alırlardı...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (19)

Doğanın Yengesi      Temel ormanda ağaç kesiyormuş. O sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar ve Temel’i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar… Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun’a rastlamış.      Dursun; “Ula Temel, bu ne hal böyle?” diye sormuş.      Temel de anlatmış:      “Ormanda ağaç keseydum. Pirden kalabaluk pir grup, doğanın yengesini bozmişum diye...

Hoca Bir Gün (9)

Timur’la Subaşı      Timur, Akşehir Subaşı’sını yanına çağırtıp malların defterini istemiş. Subaşı yiyiciliği ile ünlüymüş. Timur’un yanına koca bir defterle çıkagelmiş,      Timur, defterin bütün yapraklarını birer birer kopattırıp Subaşı’ya yedirmiş.      Yine aynı günlerde Timur, Hoca’yı vergi toplamakla görevlendirmiş. Hoca, vergileri topladıktan sonra, elinde bir pideyle Timur’un yanına...

Hoca Bir Gün (8)

Sizin Almaya Niyetiniz Yok      Nasreddin Hoca bir gün parasız kalmış. Bakmış evde para edecek bir şey var mı diye. Gözüne eski bir minder çarpmış. Almış minderi pazarda satmaya götürmüş.      Mindere bakanlar beğenmemiş:      “Hoca Efendi,” demişler. “Eskimiş bu minder. Beş para etmez. Satmak için boşuna çabalama. Kimse almaz bunu.”      Hoca adamlara kızmış:      “Sizin almaya niyetiniz yok...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (18)

     Yelpaze      Temel bir gün kışın ortasında oturmuş yelpazeleniyormuş. Dursun sormuş:      “Ne yapıyorsun Temel kışın ortasında yelpazeyle? Hava buz gibi zaten…”      Temel hiç bozuntuya vermemiş:      “Klimalar kışın sıcak hava üflemiyor mu?”      Dondurmacıyım      Bir gün Temel ve arkadaşları bir adada mahsur kalırlar. Onlar kurtarılmayı beklerlerken adanın yanından içinde çıplak ve...

Hoca Bir Gün (7)

AÇ GÖZLÜ      Nasreddin Hoca bir gün;      “Kim açgözlü olmadığını ispat ederse, ona eşeğimi hediye edeceğim,” diye ilan vermiş.      Bu haberi duyan biri hemen Hoca’nın yanına gelerek demiş ki:      “Bu civarda benden kanaatkâr kimse yok. Eşeğini bana ver.”      Hoca, şöyle demiş adama:      “Maalesef vermeyeceğim, çünkü açgözlü olmasaydın başkasının eşeğini almaya gelmezdin!” ACEMİ BÜLBÜL     ...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (17)

AV SEZONU      “Dursun benum bir sorunum var! Canım o işi evde hiç istemeyi, ne zaman ormana gitsam heyecanum artayi ve canum hanumumi çok çekeyi; koşa koşa eve geliyirum ama eve gelince hevesum yine kaçayi. Ormana geri doneyirum yine hevesum geliyi, doneyirum eve yine kaçayi… Senun anlayacağun ben hanuma evde bi turli yaklaşamayirum, ne yapayim sen soyle?”      “Uşağum sorun ettuğun şeye...

Hoca Bir Gün (6)

SEN BİLİYORDUN DEĞİL Mİ?      Nasreddin hocanın iki karısı varmış; biri diğerinden daha genç ve güzelmiş. Tekneyle gezintiye çıktıkları bir gün, karıları, “Hoca,” demiş, “Biz göle düşsek önce hangimizi kurtarırdın?”      Hoca yaşlı karısına dönmüş, “Hanım, sen biraz yüzme biliyordun değil mi?” demiş. HOCA’NIN HANIMI      Nasreddin hocaya dert yanıyorlar. “Yahu Hoca, senin hanım çok geziyor!”...

Bektaşinin Biri (9)

 DİLİN VARMIYOR      İmam’ın biri; “Allah gözle görülmez, kulakla duyulmaz, elle dokunulmaz, ne yerdedir ne göktedir,” diye vaaz verince, Bektaşi dayanamayıp;      “Ya… Sen şuna yok diyeceksin ama dilin varmıyor!” demiş. BU DA ALLAH’TAN      Bektaşi’nin biri, sürekli “Her ne olursa Allah’tan!” der dururmuş.      Bir gün, bir külhanbeyi, bu Bektaşi’nin ensesine okkalı bir tokat patlatmış. Sonra...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (16)

VERDİNİZ Mİ?      Temel araba sürerken kırmızı ışıkta geçmiş. Tabii bunu gören polis Temel’i durdurmuş.      “Ehliyet ve ruhsat beyfendi!” deyince, Temel;      “Verdunuzda mi isteysunuz?” demiş. GOLF      İngiliz, Fransız ve Temel gene beraberler…      İngiliz; “Golf için bir sopa, bir top ve bir delik gerekir, bende bir sopa var,” demiş.      Fransız; “Bende de bir top...

Hoca Bir Gün (5)

YA KABAK DÜŞSEYDİ      Nasreddin Hoca sıcak bir günde bir ceviz ağacının altına uzanmış dinlenirken gözü ağacın dallarındaki cevizlere takılmış. Ardından bahçedeki kabakları incelemiş. Kendi kendine söylenmiş:      “Allah’ım senin hikmetinden sual olunmaz ama bu küçücük cevizler kalın dallarda dururken, kocaman kabakları incecik dalların tutmasının hikmeti nedir? Cevizler yerde, kabaklar ağaçta...

Bektaşinin Biri (8)

 BİR EŞEK BİR ÖKÜZ      İki softa, ramazanda bedava yiyip içeriz diye bir Bektaşi köyüne misafir olurlar. Hoşbeşten sonra, içlerinden biri tuvalete gider. Bektaşi, bu softaları kontrol etmek için odada kalana sorar: “Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi var mı, yok mu?” O da kendini üstün göstermek için, “Bırak şunu, eşeğin tekidir!” cevabını verir.      Biraz sonra...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (15)

PARLAK FİKİR      Trabzonlu imamlar ile Rizeli imamlar her hafta halı saha maçı yaparlar. Nedense her defasında Rizeli imamlar kazanır. Trabzonlu imam Temel arkadaşlarına;      “Uşaklar, haçan bu maçlar boyle citmiyi…” der.      Dursun;      “Haçan napalım da…” diye sorar.      “Aklima parlak bir fiçir celdu da…”      “Eee?”      “Haçan bizim Tirabzonsiporlu Hami’ye...

Hoca Bir Gün (4)

BALTAYI KURTARALIM      Hocanın son günlerde canı ciğer çekmiş. Gündüz ciğerci çırağıyla eve ciğer gönderiyormuş. Ancak akşam eve geldiğinde sofrada yine bulgur pilavı… Bir böyle, iki böyle derken, bir akşam dayanamayıp sormuş:      “Yahu hatun, ben de nefis sahibiyim… Kaç seferdir ciğer gönderiyorum eve, akşam yine aynı yemek; ne oluyor bu ciğerlere?”      Kadın ne dese beğenirsiniz?     ...

Bektaşinin Biri (7)

 HEPSİNİ ALDATTIM      Müthiş bir fırtına patlamıştı. Yolcuların hepsi perişan durumdaydı. Bunların arasında bir de Bektaşi vardı. Baktılar, Bektaşi Allah’a yalvarıp yakarmaya başlamış; “Adını bilmediğim bir evliyaya bir koç adıyorum. Yeter ki fırtına dinsin…” diyor.      Bektaşi’nin yakarması kaptanın tuhafına gitmişti: “Hayret! Hiç adını bildiğin bir evliya yok mu...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (14)

TARTI      Temel’in eczanesine genç ve güzel bir kadın girmiş. Tartının üzerine çıkıp parayı atmış. Beğenmemiş, manto ve ceketini çıkarmış ve para atıp tekrar tartılmış. Yine canı sıkılmış. Eteğini çıkarmakta tereddüt ederken, Temel atılmış ve parayı atmış:      “Devam edin, bundan sonrası müesseseden…” TARİKAT      Temel tarikata girmek için başvurmuş. Şeyhin karşısına çıkarmışlar...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (13)

BUZDOLABI      Temel ile Dursun 15 sene sonra ilk kez görüşmüşler. Dursun, Temel’i evine davet etmiş. Dursun’un biri imam nikahlı, diğeri ise resmi iki karısı varmış. Dursun, Temel’i yedirmiş içirmiş. Akşam Temel, Dursunlar’da kalmış. Gece, Dursun’un imam nikahlı karısı Dursun’un yanına gelmiş ve şöyle demiş:      “Dursun çok istiyorum, bu gece benimle  ol!”      Dursun:...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (12)

ŞİŞLİK      Temel tarlada çalışırken çişi gelmiş, çıkarmış oraya çişini yaparken birden başlamış bağırmaya:      “Uyy… Yandum!..”      Fadime koşmuş yanına:       “Ula Temel ne oldi?”       “Ari sokti çukumi da!”      Hemen kasabaya doktora giderler. Doktor, Temel’in çukuni eline alır evire çevire incelerken, Fadime de yandan onlara bakmaktadır. Fadime...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (11)

HİÇ DEĞİŞMEMİŞSİN      Köyün hocası bir gün Temel’in yanına gelir;      “Temel, sana öldükten sonra ne olacağını söyleyeyim mi?” der.      Temel de merakla;      “Söyle hocam,” der.      Hoca başlar anlatmaya;      “Sen öleceksin, biz seni gömeceğiz. Sonra etlerin çürüyecek ot olacak. Bizim inek gelip o otları yiyecek, sonra da sindirip bir kenara yediklerini sıçacak. Ben de gelip o boka bakıp...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (10)

SİNYAL      Temel’e, “Bak bakalım arabanın sinyalleri çalışıyor mu?” diye sormuşlar.      “Çalişayi… Çalişmayi… Çalişayi… Çalişmayi…” cevabı gelmiş. ÇİRKİNLİK      Cemal, Temel’e evlenmesi için kız öneriyormuş.      “Senun yerinde olsam, o cizla çözü kapalu evlenurdum.”      Temel sormuş:      “Neden, o kadar çirkin midur?” PARANOYA      Ailesi ile yürüyerek bir yere giderken, Temel yerde...

Hoca Bir Gün (3)

ACEMİ AVCI      Hikâye bu ya, kurtlar Akşehir’e, hatta Hoca’nın mahallesine kadar iner olmuş. Hoca da kış kıyamet demeyip komşusuyla kurt avına çıkmış.      Neyse uzatmayalım, acemi avcı şansı, bir kurdu ininde kıstırmışlar. Komşusu hayvanı görmek için kafasını inin ağzından içeri sokmuş. Sokar sokmaz da ayakları halay tutar gibi zıplamaya oynamaya başlamış. Hoca, “Tamam,” diye düşünmüş, “İşte...

Bektaşinin Biri (6)

BİTSİN BU DAVA      Gelecek konuklarını nasıl ağırlayacağını kara kara düşünen Bektaşi’nin gözü, Yahudi olan komşusunun keçilerine takılmış. Keçilerden birini çaktırmadan alıp kesmiş. Durumu fark eden Yahudi;      “Kadıya gitsem… Kadı da Bektaşi de Müslüman, ben Yahudi’yim, davayı kazanamam. Hadi kazandım; Bektaşi’nin nesi var ki hakkımı alabileyim? Biz artık Allah’ın huzurunda...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (9)

ÖNLEM ALMIŞ      Cemal ile Temel askerde beraber nöbet tutarlarken, komutanları bir bakmış Cemal’in elinde bir mektup, okuyor.      “N’apıyorsunuz?” diye sormuş.      Temel:      “Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo pağa.”      “Peki Cemal’in kulaklarındaki pamuk ne?”      Temel:      “Okuduklarıni tuymasin diye!” NEREDEN NEREYE      Temel’in kızı Fadime...

Hoca Bir Gün (2)

CENAZE EVİ      Hoca’nın komşusu ölmüş. Cenaze mezarlığa götürülürken, karısı başlamış ağıt yakmaya:      Gittiğin yerin adı var      Ne tuzu var ne tadı var      Ne odun ne ocağı var      Böyle nereye gidersin?      Hoca karısına dönüp;      “Hanım,” demiş. “Galiba cenaze bizim eve geliyor! UTANCIMDAN SAKLANDIM      Nasrettin Hoca’nın evine hırsız girmiş. Girmiş girmesine de ev tam takır, kuru...

Bektaşinin Biri (5)

SEN NE İŞE YARADIN?      Hoca ile Bektaşi içki içerken yakalanırlar ve Kadı’nın huzuruna çıkarılırlar.      “Şeytana uyduk Kadı Efendi!” diyerek af dileyen Hoca’yı Kadı affetmez ve idam cezası verir.      Sıra Bektaşi’ye geldiğinde savunmasını yapar:      “Kadı Efendi, ben gayrimüslimim, bana oruç farz değildir!”      Kadı, Bektaşi’yi serbest bırakır. Bektaşi, Kadı’nın huzurundan ayrılırken...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (8)

ŞOFÖRSÜZ OTOBÜS      Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun’u aradı:      “Tursun, orada durum nasıl?”      “Hiç… Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor.”      Temel:      “O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor.” TRAFİK POLİSİ     ...

Hoca Bir Gün (1)

MİNARE      Nasreddin Hoca, daha Hoca olmadan, hatta Molla olmadan, minicik Nasreddin iken, babasıyla birlikte şehre geldiğinde minareyi görünce;      “Hey Allah’ım,” demiş. “Şu şehirlilerin işine bak! Kuyuyu ters çevirmişler!” YALANCI ŞAHİDİN EŞEĞİ      Hoca her zaman Kadı olacak değil ya, bu sefer de Kadı’nın arkadaşı olmuş. Bir gün ziyaretine gittiğinde, Kadı bir yalancı şahidin davasına...

Bektaşinin Biri (4)

BEN ÇAKTIM, ŞİMŞEK ÇAKTI      Bektaşi’nin birine sormuşlar:      “Erenler, dün gece ne iş gördün?”      Bektaşi cevap vermiş:      “Hava açıktı. Tepsiyi alıp bahçeye çıktım, derken gökyüzü bulutlandı. Ben çaktım, şimşek çaktı; ben çaktım, şimşek çaktı. Sonra ben sızmışım. O ne yaptı bilmem!” DOĞRU SÖZE NE DENİR?      Bektaşi içiyordu. Kendisine;      “Sarhoş olmaktan korkmuyor musun?” diye...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (7)

BABASINA BENZİYORMUŞ      Küçük Temel babasına “Baba, sana çok benzediğimi söylediler,” dedi. “Sen ne dedin?” diye sordu babası. “Bir şey diyemedim!” diye cevap verdi küçük Temel. “Adam çok kuvvetli ve uzun boyluydu!” SİGORTALI MISIN?      Hastanede, doktor Temel’e sordu: “Sigortalı mısın?” Temel cevap verdi: “Yok doktor bey… Trabzonluyum!” YABANCI DİL      Temel ile Dursun Sultanahmet’te...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (6)

HATIRLIYOR GİBİYİM      Padişah bir gün bir ferman yayınlayarak, o haftaki cuma namazında orada yaşayan herkesin bulunmasını zorunlu kılmış. Dört bir yana haber salınmış ve cuma vakti gelmiş. Bizim Temel dışında bütün ahali cumaya katılmış. Ertesi gün padişah sadrazamı yanına çağırıp sormuş:      “Dünkü cumaya ahaliden katılmayan var mı?      “Evet efendim, bir kişi katılmadı. O da Temel.”     ...