KategoriFıkralar

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (33)

AV SEZONU      “Dursun benum bir sorunum var! Canım o işi evde hiç istemeyi, ne zaman ormana gitsam heyecanum artayi ve canum hanumumi çok çekeyi; koşa koşa eve geliyirum ama eve gelince hevesum yine kaçayi. Ormana geri doneyirum yine hevesum geliyi, doneyirum eve yine kaçayi… Senun anlayacağun ben hanuma evde bi turli yaklaşamayirum, ne yapayim sen soyle?”      “Uşağum sorun ettuğun şeye...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (32)

TEMEL VE MAYMUN      Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylık ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Nihayet beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel’in ilk işi; kendisine sıkı...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (31)

N’OLDİ?      Temel ölmüş. Mezar taşında şunlar yazılıymış:      “Öleceğim dedum dedum inanmadunuz… N’oldi?” SİYAH VE BEYAZ      Temel ile İdris bir gün iki tane at almışlar. Ancak bir tane ahırları varmış. İki atı da aynı ahıra koymuşlar. Temel demiş ki:      “Yav İdrus, biz ha punlari kariştiriruk. Pen penumkinin yelesini kesayum daa!”      “Haçan temamdur,” diyor İdris.      Aradan...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (30)

BUZDOLABI      Temel ile Dursun 15 sene sonra ilk kez görüşmüşler. Dursun, Temel’i evine davet etmiş. Dursun’un biri imam nikahlı, diğeri ise resmi iki karısı varmış. Dursun, Temel’i yedirmiş içirmiş. Akşam Temel, Dursunlar’da kalmış. Gece, Dursun’un imam nikahlı karısı Dursun’un yanına gelmiş ve şöyle demiş:      “Dursun çok istiyorum, bu gece benimle  ol!”      Dursun:...

Temel, Dursun ve Fadime’den Fıkralar (29)

DİLE BENDEN NE DİLERSEN      Temel, Dursun’a arabasının öyküsünü anlatıyordu :      “Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve ‘Benden ne istersen alabilirsin,’ dedi. “Ben de arabasını aldım.”...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (28)

Sinyal      Temel’e, “Bak bakalım arabanın sinyalleri çalışıyor mu?” diye sormuşlar.      “Çalişayi… Çalişmayi… Çalişayi… Çalişmayi…” cevabı gelmiş. Çirkinlik      Cemal, Temel’e evlenmesi için kız öneriyormuş.      “Senun yerinde olsam, o cizla çözü kapalu evlenurdum.”      Temel sormuş:      “Neden, o kadar çirkin midur?” Paranoya      Ailesi ile yürüyerek bir yere giderken, Temel yerde...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (27)

Şoförsüz Otobüs      Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun’u aradı:      “Tursun, orada durum nasıl?”      “Hiç… Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor.”      Temel:      “O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor.” Trafik Polisi     ...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (26)

Bir şey demezmiş      Temel’in yanında bir Amerikalı işe başlamış. Zamanla çat pat Türkçe konuşmayı öğrenmiş. Bir gün Temel’le birlikte parkta dolaşırken oradaki ağaçlardan birini göstererek Temel’e sormuş:      “Biz buna ‘Tree’ deriz, siz ne dersiniz?”      Temel gayet sakin cevap vermiş:      “Valla piz pişey demeyruz; yanından öylece geçup gideyruz!” İkinci ölüm nedeni      Temel ölmüş. Öteki...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (25)

Tek Atışta      İki yaşlı Karadenizli köy kahvesinde otururken yirmi bir pare top atışı sesi duyulur. İki yaşlı birbirine ne olduğunu sorar, ama işin içinden çıkamazlar. Yoldan geçen bir genci çevirip ona sorarlar:      “Ha bu sesler nedir?”      Genç;      “Bugün komşu devlet başkanı geldi de onun için top atılıyor,” diye cevap verince, canları sıkılmış vaziyette geri dönerler.      “Şu işe bak...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (24)

İlk Günden      Dursun bir gün Amerika’ya çalışmaya gitmiş. Aylardan sonra köyündeki arkadaşı Temel’e bir mektup yazmış; “Sevgili Temel, buranın taşı toprağı para, her yerden para fışkırıyor!”      Temel bu mektup üzerine ilk uçağa binmiş ve Amerika’ya gitmiş. Havaalanında iner inmez terminalin girişinde yerde bir 100 dolar görmüş. “İlk günden de işe başlanmaz...

Eğlenceli Fıkralar (7)

İşler Ters Giderse      Bir akşam işinden yorgun argın evine dönen adam, evinin çatısında bir goril görünce ne yapacağını şaşırdı. Biraz düşündükten sonra eve girip telefon rehberini karıştırmaya başladı. Rehberde, gördüğüne çok sevindiği bir ilanla karşılaştı:      “Gorilleriniz özenle yakalanır ve size teslim edilir!”      Adam hiç beklemeden telefon etti ve adresini vererek goril avcısını...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (23)

İlk Günden      Dursun bir gün Amerika’ya çalışmaya gitmiş. Aylardan sonra köyündeki arkadaşı Temel’e bir mektup yazmış; “Sevgili Temel, buranın taşı toprağı para, her yerden para fışkırıyor!”      Temel bu mektup üzerine ilk uçağa binmiş ve Amerika’ya gitmiş. Havaalanında iner inmez terminalin girişinde yerde bir 100 dolar görmüş. “İlk günden de işe başlanmaz...

Eğlenceli Fıkralar (6)

Kadı Efendi tos!      Eskiden bir Kadı Efendi varmış. Ceza olarak hapis ve paraya hükmetmez, yalnız suçu tahakkuk edince suçluyu iki mübaşire tutturur, geri geri gittikten sonra hızla koşarak kafasıyla herifin karnına tos atarmış. Halk, Kadı Efendi’nin bu tutumundan şikâyetçi olmuş; Vali Paşa’ya dilekçe yazmışlar. Vali Paşa, Kadı’ya ihtar etmiş. Kadı ise, Vali Paşa’yı bir gün mahkemeye davet...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (22)

Temel’in Amerika Keyfi      Temel ve Dursun bir gün ellerinde sazla Amerika’ya giderler. Epey dolaştıktan sonra yorulurlar ve uyurlar. Sabah kalktıklarında etraflarında bir sürü Kızılderili görürler, çok korkarlar. Temel Dursun’a; “Dur bunlar hayatta saz görmemiştir. Bir saz çalayım da kaçsınlar!” der. Temel’in sazı çalmasıyla birlikte Kızılderililer hızla kaçarlar. Dursun; “Vay, sen bunları...

Eğlenceli Fıkralar (5)

Manzara      Uçağa binmiş, ilgili memur tarafından yakın bir ilgiyle karşılanmıştı. Basık tavanın altında etrafına bakınıyor ve nereye oturacağı konusunda henüz bir karara varmamış görünüyordu. Memur sordu:      “Pencerenin yanına mı oturmak istersiniz, efendim, yoksa ortaya oturup hostesleri mi seyretmeyi tercih edersiniz?” Yüksek sesle      Otomobilli adam yaşlı bir yolcunun yanında durdu ve...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (21)

Uyanmasın      Temel ile Fadime baleye gitmiş. Program bitip eve döndüklerinde Fadime bale gösterisini evdekilere anlatmış:      “İçeri girduk, koltuklara oturduk. Temel hemen uyumaya başladı. Oyuna çıkan karilar, Temel uyanmasın diye parmak uçlarına basaydi…” Dışarıda Okutayi      Temel’in çocuğunu sokakta ders çalışırken görenler Temel’e sebebini sormuşlar. Temel de cevap vermiş:      “Herkes...

Eğlenceli Fıkralar (3)

Yanlışlık      Üç sarhoş tren istasyonuna gelmişlerdi. Üçü de sallanıyordu.      Tren kalkmak üzereydi. Onlar toparlanıncaya kadar kalktı. İstasyon memuru ikisini zor bindirebildi. Geri kalan üçüncüsüne dönerek;      “Talihin yokmuş,” dedi. “Artık bundan sonraki trenle gidersin.”      Üçüncü sarhoş kendini toparlayarak:      “Kimin talihinden bahsediyorsun? Trene bindirdiğin iki arkadaşım beni...

Nasreddin Hoca Fıkraları İlk Olarak Nasıl Derlendi?

     Nasreddin Hoca hikâyeleri ilk olarak ne zaman, nasıl derlenmiştir? Bu çok önemli konu üzerinde durmak gerekir. Bizim araştırmalarımıza göre, Nasreddin Hoca, öldükten sonra çabuk unutulmamış, aksine çok daha yaygın şöhret haline gelmiş, bir süre sonra da dilden dile dolaşan hikâyeleri yazılı hale getirilmiştir. Şöyle ki, Paris’teki Bibliothéque Nationale’da Türkçe yazmalar arasında beş-on...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (20)

Havada Kalacağız      Temel, Londra’ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta her şey normal iken, birden pilotun sesi duyulmuş:      “Sayın yolcular; uçağımızdaki 4 motordan bir tanesi bozuldu ama biz 3 motorla da rahat iniş yapabiliriz!”      Neyse herkes rahatlamış. Ancak 15 dakika sonra bir anons daha duyulmuş:      “Sayın yolcular; maalesef bir motorumuz daha bozuldu ama...

Hoca Bir Gün (10)

     Kaybolan İğneyi Nerede Aramalı?      Hoca bir duvarın dibinde çömelmiş, yerde bir şey arar gibi bakınıyormuş. Oradan geçen biri;      “Hocam ne arıyorsun?” diye sormuş.      “İğneyi yitirdim de onu arıyorum,” demiş Hoca.      “Nerede yitirdiniz iğneyi?”      “Samanlıkta.”      “O zaman niye samanlıkta aramıyorsunuz?”      Nasreddin Hoca;      “Orası çok karanlıktı,” demiş.      Hiç     ...

Eğlenceli Fıkralar (2)

Yaka Numarası      Adamın biri doktora gitmiş:      “Geceleri pek bir şeyim yok ama gündüzleri çalıştığım yere gittiğimde, yüzümü kan basıyor, nefes alamıyorum, kıpkırmızı kesiliyorum,” demiş.      Doktor; “Soyunun bakalım,” demiş. “Uzanıverin şuraya, bir bakalım neyiniz varmış?”      Uzun bir muayeneden sonra doktor, açıklamış teşhisini:      “Karaciğeriniz tam yapamıyor işlevini; ameliyat şart...

Eğlenceli Fıkralar (1)

Yaş Meselesi      Büyük bir mağazanın kasiyeri patrona çıkarak;      “Ben artık yaşlandım. Lütfen beni başka bir göreve alın,” demiş.      Patron şaşırmış;      “Niçin kızım?” diye sormuş. “Biz senin çalışmandan çok memnunuz. Hiç açık verdiğin yok!”      Kız içini çekmiş:      “Değil efendim, öyle değil! Yani, bildiğiniz gibi değil! Önceden erkek müşteriler verdiğim paraları saymadan alırlardı...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (19)

Doğanın Yengesi      Temel ormanda ağaç kesiyormuş. O sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar ve Temel’i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar… Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun’a rastlamış.      Dursun; “Ula Temel, bu ne hal böyle?” diye sormuş.      Temel de anlatmış:      “Ormanda ağaç keseydum. Pirden kalabaluk pir grup, doğanın yengesini bozmişum diye...

Hoca Bir Gün (9)

Timur’la Subaşı      Timur, Akşehir Subaşı’sını yanına çağırtıp malların defterini istemiş. Subaşı yiyiciliği ile ünlüymüş. Timur’un yanına koca bir defterle çıkagelmiş,      Timur, defterin bütün yapraklarını birer birer kopattırıp Subaşı’ya yedirmiş.      Yine aynı günlerde Timur, Hoca’yı vergi toplamakla görevlendirmiş. Hoca, vergileri topladıktan sonra, elinde bir pideyle Timur’un yanına...

Hoca Bir Gün (8)

Sizin Almaya Niyetiniz Yok      Nasreddin Hoca bir gün parasız kalmış. Bakmış evde para edecek bir şey var mı diye. Gözüne eski bir minder çarpmış. Almış minderi pazarda satmaya götürmüş.      Mindere bakanlar beğenmemiş:      “Hoca Efendi,” demişler. “Eskimiş bu minder. Beş para etmez. Satmak için boşuna çabalama. Kimse almaz bunu.”      Hoca adamlara kızmış:      “Sizin almaya niyetiniz yok...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (18)

     Yelpaze      Temel bir gün kışın ortasında oturmuş yelpazeleniyormuş. Dursun sormuş:      “Ne yapıyorsun Temel kışın ortasında yelpazeyle? Hava buz gibi zaten…”      Temel hiç bozuntuya vermemiş:      “Klimalar kışın sıcak hava üflemiyor mu?”      Dondurmacıyım      Bir gün Temel ve arkadaşları bir adada mahsur kalırlar. Onlar kurtarılmayı beklerlerken adanın yanından içinde çıplak ve...

Hoca Bir Gün (7)

AÇ GÖZLÜ      Nasreddin Hoca bir gün;      “Kim açgözlü olmadığını ispat ederse, ona eşeğimi hediye edeceğim,” diye ilan vermiş.      Bu haberi duyan biri hemen Hoca’nın yanına gelerek demiş ki:      “Bu civarda benden kanaatkâr kimse yok. Eşeğini bana ver.”      Hoca, şöyle demiş adama:      “Maalesef vermeyeceğim, çünkü açgözlü olmasaydın başkasının eşeğini almaya gelmezdin!” ACEMİ BÜLBÜL     ...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (17)

AV SEZONU      “Dursun benum bir sorunum var! Canım o işi evde hiç istemeyi, ne zaman ormana gitsam heyecanum artayi ve canum hanumumi çok çekeyi; koşa koşa eve geliyirum ama eve gelince hevesum yine kaçayi. Ormana geri doneyirum yine hevesum geliyi, doneyirum eve yine kaçayi… Senun anlayacağun ben hanuma evde bi turli yaklaşamayirum, ne yapayim sen soyle?”      “Uşağum sorun ettuğun şeye...

Hoca Bir Gün (6)

SEN BİLİYORDUN DEĞİL Mİ?      Nasreddin hocanın iki karısı varmış; biri diğerinden daha genç ve güzelmiş. Tekneyle gezintiye çıktıkları bir gün, karıları, “Hoca,” demiş, “Biz göle düşsek önce hangimizi kurtarırdın?”      Hoca yaşlı karısına dönmüş, “Hanım, sen biraz yüzme biliyordun değil mi?” demiş. HOCA’NIN HANIMI      Nasreddin hocaya dert yanıyorlar. “Yahu Hoca, senin hanım çok geziyor!”...

Bektaşinin Biri (9)

 DİLİN VARMIYOR      İmam’ın biri; “Allah gözle görülmez, kulakla duyulmaz, elle dokunulmaz, ne yerdedir ne göktedir,” diye vaaz verince, Bektaşi dayanamayıp;      “Ya… Sen şuna yok diyeceksin ama dilin varmıyor!” demiş. BU DA ALLAH’TAN      Bektaşi’nin biri, sürekli “Her ne olursa Allah’tan!” der dururmuş.      Bir gün, bir külhanbeyi, bu Bektaşi’nin ensesine okkalı bir tokat patlatmış. Sonra...