KategoriFıkralar

Eğlenceli Fıkralar (10)

Bir de siz deneyin      Adamın otomobili sarp yokuşun başında stop etti. Adam arabasını çalıştırmak için uğraşıyordu. Arkadaki arabanın şoförü de durmadan kornaya basıyordu. Adam arabasından dışarı çıkıp arkadaki arabanın yanına gitti ve şoföre şöyle dedi:      “Bir de siz deneyin benim arabayı çalıştırmayı. Ben sizin yerinize kornaya basmaya devam ederim!” Ojesi kurumamış      Irza geçme...

Eğlenceli Fıkralar (9)

Halim Kalmadı!      Genç bir sanatçı adayı kız, doktoruna telefon açıp randevusuna gelemeyeceğini söyledi. Doktor sordu:      “Neden, çok mu hastasınız?”      “Yoo… Hasta değilim. Yalnız bugün, bir prodüktöre gidip ufak bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira sorununu tartıştık. Kısacası doktor bey, bir kez daha soyunacak halim kalmadı!” Ne Olurdu…...

Hoca Bir Gün (14)

HANİ KIYAMET KOPACAKTI?      Nasreddin Hoca’nın sürmeli mi sürmeli, şeker mi şeker bir kuzusu varmış. Eşi dostu, ölümlü dünya muhabbetiyle Hocayı kandırıp kuzuyu afiyetle yemeyi kafaya koymuşlar. Bir gün toplanıp Hoca’ya: – Hocam, demişler, yiyelim artık şu kuzuyu, yarın kıyamet kopacak!      Hoca gönülsüz isteksiz, biraz da çaresiz kuzuyu alıp arkadaşlarıyla ırmak kenarına gitmiş. Yüzmüşler...

Eğlenceli Fıkralar (8)

Karının adı neydi?      Orta yaşlı iki İngiliz centilmeni, yıllar sonra yolda karşılaşmışlar. Okul döneminden samimi arkadaşmışlar. Geçmiş yılları anmak için bir bara girip sohbete koyulmuşlar. “Hatırlar mısın, gençliğimizde uslanmaz birer çapkındık. Sonra ben evlendim, ya sen?”      “Ben de evlendim.”      “Çapkındım ama evlenmeden önce karımla hiç yatmadım… Ya sen?”      “Bilmem…...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (34)

ARABAM KAPIDA      Temel bir kitabevine girmiş; tezgâhtara, “Bana bir roman lazum…” demiş. Tezgâhtar sormuş: “Efendim, ağır mı olsun, yoksa hafif mi?” Temel cevap vermiş: “Fark etmez da… Nasul olsa arabam kapinun önünde…” KADINLAR İÇİNDİR      Temel, istasyonda çok sıkışınca, gözü hiçbir şeyi görmez olup kadınlar tuvaletine yönelmiş. Oralarda gezinen Dursun, onu görüp önünü...

Hoca Bir Gün (13)

HIRSIZA BİLE AĞZIMI AÇMAM      Nasreddin Hoca çocuklan baş göz edip yuvadan uçurunca kalmışlar mı bir Ayvaz bir Köroğlu. İncir çekirdeğinden kapı mandalına kadar her meselede karısıyla hırlı gürlü olmuşlar. Bir gün kuyudan su çekme işinde inatlaşmışlar. Sen getirirdin, ben getirmezdim tartışması söz orucuna gelmiş dayanmış. Söz orucu dediysem hani, bildiğiniz oruç değil, basbayağı bahis. Kim...

Hoca Bir Gün (12)

EL ELİN EŞEĞİNİ…      Hoca’nın komşularından biri eşeğini kaybetmiş. Çevresine birikenlere dönüp yalvarmış adam: – Ne olur, demiş. Hep beraber arayıp ta bulalım şu eşeği. “Olur” demişler. Herkes bir yana dağılmış. Hoca da karşı yamaca doğru ilerlemiş. Türkü çağıra çağıra yürüyor, sağına soluna bakınıyormuş. Tanıdık biri çıkmış karşısına; – Hocam, demiş. Sorması ayıp ama ne...

Hoca Bir Gün (11)

SANATIN YARISI      Nasreddin Hoca çocukken onu bir terzinin yanına çırak olarak vermişler. Aradan altı yedi ay geçmiş. Bir gün anacığı oğluna;      “Anlat bakalım,” demiş. “Bu kadar aydır gidip geliyorsun, ne öğrendin ustandan?”      Küçük Nasreddin kocaman gözlerini anasına dikip;      “Anam,” diye cevap vermiş. “Dualarının bereketiyle terzilik sanatının yarısını öğrendim. Artık dikilmiş...

Bektaşinin Biri (3)

BİTSİN BU DAVA      Gelecek konuklarını nasıl ağırlayacağını kara kara düşünen Bektaşi’nin gözü, Yahudi olan komşusunun keçilerine takılmış. Keçilerden birini çaktırmadan alıp kesmiş. Durumu fark eden Yahudi;      “Kadıya gitsem… Kadı da Bektaşi de Müslüman, ben Yahudi’yim, davayı kazanamam. Hadi kazandım; Bektaşi’nin nesi var ki hakkımı alabileyim? Biz artık Allah’ın huzurunda...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (33)

AV SEZONU      “Dursun benum bir sorunum var! Canım o işi evde hiç istemeyi, ne zaman ormana gitsam heyecanum artayi ve canum hanumumi çok çekeyi; koşa koşa eve geliyirum ama eve gelince hevesum yine kaçayi. Ormana geri doneyirum yine hevesum geliyi, doneyirum eve yine kaçayi… Senun anlayacağun ben hanuma evde bi turli yaklaşamayirum, ne yapayim sen soyle?”      “Uşağum sorun ettuğun şeye...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (32)

TEMEL VE MAYMUN      Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylık ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Nihayet beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel’in ilk işi; kendisine sıkı...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (31)

N’OLDİ?      Temel ölmüş. Mezar taşında şunlar yazılıymış:      “Öleceğim dedum dedum inanmadunuz… N’oldi?” SİYAH VE BEYAZ      Temel ile İdris bir gün iki tane at almışlar. Ancak bir tane ahırları varmış. İki atı da aynı ahıra koymuşlar. Temel demiş ki:      “Yav İdrus, biz ha punlari kariştiriruk. Pen penumkinin yelesini kesayum daa!”      “Haçan temamdur,” diyor İdris.      Aradan...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (30)

BUZDOLABI      Temel ile Dursun 15 sene sonra ilk kez görüşmüşler. Dursun, Temel’i evine davet etmiş. Dursun’un biri imam nikahlı, diğeri ise resmi iki karısı varmış. Dursun, Temel’i yedirmiş içirmiş. Akşam Temel, Dursunlar’da kalmış. Gece, Dursun’un imam nikahlı karısı Dursun’un yanına gelmiş ve şöyle demiş:      “Dursun çok istiyorum, bu gece benimle  ol!”      Dursun:...

Temel, Dursun ve Fadime’den Fıkralar (29)

DİLE BENDEN NE DİLERSEN      Temel, Dursun’a arabasının öyküsünü anlatıyordu :      “Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve ‘Benden ne istersen alabilirsin,’ dedi. “Ben de arabasını aldım.”...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (28)

Sinyal      Temel’e, “Bak bakalım arabanın sinyalleri çalışıyor mu?” diye sormuşlar.      “Çalişayi… Çalişmayi… Çalişayi… Çalişmayi…” cevabı gelmiş. Çirkinlik      Cemal, Temel’e evlenmesi için kız öneriyormuş.      “Senun yerinde olsam, o cizla çözü kapalu evlenurdum.”      Temel sormuş:      “Neden, o kadar çirkin midur?” Paranoya      Ailesi ile yürüyerek bir yere giderken, Temel yerde...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (27)

Şoförsüz Otobüs      Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun’u aradı:      “Tursun, orada durum nasıl?”      “Hiç… Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor.”      Temel:      “O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor.” Trafik Polisi     ...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (26)

Bir şey demezmiş      Temel’in yanında bir Amerikalı işe başlamış. Zamanla çat pat Türkçe konuşmayı öğrenmiş. Bir gün Temel’le birlikte parkta dolaşırken oradaki ağaçlardan birini göstererek Temel’e sormuş:      “Biz buna ‘Tree’ deriz, siz ne dersiniz?”      Temel gayet sakin cevap vermiş:      “Valla piz pişey demeyruz; yanından öylece geçup gideyruz!” İkinci ölüm nedeni      Temel ölmüş. Öteki...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (25)

Tek Atışta      İki yaşlı Karadenizli köy kahvesinde otururken yirmi bir pare top atışı sesi duyulur. İki yaşlı birbirine ne olduğunu sorar, ama işin içinden çıkamazlar. Yoldan geçen bir genci çevirip ona sorarlar:      “Ha bu sesler nedir?”      Genç;      “Bugün komşu devlet başkanı geldi de onun için top atılıyor,” diye cevap verince, canları sıkılmış vaziyette geri dönerler.      “Şu işe bak...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (24)

İlk Günden      Dursun bir gün Amerika’ya çalışmaya gitmiş. Aylardan sonra köyündeki arkadaşı Temel’e bir mektup yazmış; “Sevgili Temel, buranın taşı toprağı para, her yerden para fışkırıyor!”      Temel bu mektup üzerine ilk uçağa binmiş ve Amerika’ya gitmiş. Havaalanında iner inmez terminalin girişinde yerde bir 100 dolar görmüş. “İlk günden de işe başlanmaz...

Eğlenceli Fıkralar (7)

İşler Ters Giderse      Bir akşam işinden yorgun argın evine dönen adam, evinin çatısında bir goril görünce ne yapacağını şaşırdı. Biraz düşündükten sonra eve girip telefon rehberini karıştırmaya başladı. Rehberde, gördüğüne çok sevindiği bir ilanla karşılaştı:      “Gorilleriniz özenle yakalanır ve size teslim edilir!”      Adam hiç beklemeden telefon etti ve adresini vererek goril avcısını...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (23)

İlk Günden      Dursun bir gün Amerika’ya çalışmaya gitmiş. Aylardan sonra köyündeki arkadaşı Temel’e bir mektup yazmış; “Sevgili Temel, buranın taşı toprağı para, her yerden para fışkırıyor!”      Temel bu mektup üzerine ilk uçağa binmiş ve Amerika’ya gitmiş. Havaalanında iner inmez terminalin girişinde yerde bir 100 dolar görmüş. “İlk günden de işe başlanmaz...

Eğlenceli Fıkralar (6)

Kadı Efendi tos!      Eskiden bir Kadı Efendi varmış. Ceza olarak hapis ve paraya hükmetmez, yalnız suçu tahakkuk edince suçluyu iki mübaşire tutturur, geri geri gittikten sonra hızla koşarak kafasıyla herifin karnına tos atarmış. Halk, Kadı Efendi’nin bu tutumundan şikâyetçi olmuş; Vali Paşa’ya dilekçe yazmışlar. Vali Paşa, Kadı’ya ihtar etmiş. Kadı ise, Vali Paşa’yı bir gün mahkemeye davet...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (22)

Temel’in Amerika Keyfi      Temel ve Dursun bir gün ellerinde sazla Amerika’ya giderler. Epey dolaştıktan sonra yorulurlar ve uyurlar. Sabah kalktıklarında etraflarında bir sürü Kızılderili görürler, çok korkarlar. Temel Dursun’a; “Dur bunlar hayatta saz görmemiştir. Bir saz çalayım da kaçsınlar!” der. Temel’in sazı çalmasıyla birlikte Kızılderililer hızla kaçarlar. Dursun; “Vay, sen bunları...

Eğlenceli Fıkralar (5)

Manzara      Uçağa binmiş, ilgili memur tarafından yakın bir ilgiyle karşılanmıştı. Basık tavanın altında etrafına bakınıyor ve nereye oturacağı konusunda henüz bir karara varmamış görünüyordu. Memur sordu:      “Pencerenin yanına mı oturmak istersiniz, efendim, yoksa ortaya oturup hostesleri mi seyretmeyi tercih edersiniz?” Yüksek sesle      Otomobilli adam yaşlı bir yolcunun yanında durdu ve...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (21)

Uyanmasın      Temel ile Fadime baleye gitmiş. Program bitip eve döndüklerinde Fadime bale gösterisini evdekilere anlatmış:      “İçeri girduk, koltuklara oturduk. Temel hemen uyumaya başladı. Oyuna çıkan karilar, Temel uyanmasın diye parmak uçlarına basaydi…” Dışarıda Okutayi      Temel’in çocuğunu sokakta ders çalışırken görenler Temel’e sebebini sormuşlar. Temel de cevap vermiş:      “Herkes...

Eğlenceli Fıkralar (3)

Yanlışlık      Üç sarhoş tren istasyonuna gelmişlerdi. Üçü de sallanıyordu.      Tren kalkmak üzereydi. Onlar toparlanıncaya kadar kalktı. İstasyon memuru ikisini zor bindirebildi. Geri kalan üçüncüsüne dönerek;      “Talihin yokmuş,” dedi. “Artık bundan sonraki trenle gidersin.”      Üçüncü sarhoş kendini toparlayarak:      “Kimin talihinden bahsediyorsun? Trene bindirdiğin iki arkadaşım beni...

Nasreddin Hoca Fıkraları İlk Olarak Nasıl Derlendi?

     Nasreddin Hoca hikâyeleri ilk olarak ne zaman, nasıl derlenmiştir? Bu çok önemli konu üzerinde durmak gerekir. Bizim araştırmalarımıza göre, Nasreddin Hoca, öldükten sonra çabuk unutulmamış, aksine çok daha yaygın şöhret haline gelmiş, bir süre sonra da dilden dile dolaşan hikâyeleri yazılı hale getirilmiştir. Şöyle ki, Paris’teki Bibliothéque Nationale’da Türkçe yazmalar arasında beş-on...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (20)

Havada Kalacağız      Temel, Londra’ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta her şey normal iken, birden pilotun sesi duyulmuş:      “Sayın yolcular; uçağımızdaki 4 motordan bir tanesi bozuldu ama biz 3 motorla da rahat iniş yapabiliriz!”      Neyse herkes rahatlamış. Ancak 15 dakika sonra bir anons daha duyulmuş:      “Sayın yolcular; maalesef bir motorumuz daha bozuldu ama...

Hoca Bir Gün (10)

     Kaybolan İğneyi Nerede Aramalı?      Hoca bir duvarın dibinde çömelmiş, yerde bir şey arar gibi bakınıyormuş. Oradan geçen biri;      “Hocam ne arıyorsun?” diye sormuş.      “İğneyi yitirdim de onu arıyorum,” demiş Hoca.      “Nerede yitirdiniz iğneyi?”      “Samanlıkta.”      “O zaman niye samanlıkta aramıyorsunuz?”      Nasreddin Hoca;      “Orası çok karanlıktı,” demiş.      Hiç     ...

Eğlenceli Fıkralar (2)

Yaka Numarası      Adamın biri doktora gitmiş:      “Geceleri pek bir şeyim yok ama gündüzleri çalıştığım yere gittiğimde, yüzümü kan basıyor, nefes alamıyorum, kıpkırmızı kesiliyorum,” demiş.      Doktor; “Soyunun bakalım,” demiş. “Uzanıverin şuraya, bir bakalım neyiniz varmış?”      Uzun bir muayeneden sonra doktor, açıklamış teşhisini:      “Karaciğeriniz tam yapamıyor işlevini; ameliyat şart...