KategoriDünyanın En Güzel Masalları

Şerbet Dolu Cam Bardak

     Bir varmış, bir yokmuş…      Develer tellâl iken pireler berber iken, ben anamın beşiğini tangur tungur sallar iken… Anam kaptı maşayı, dolandırdı bin bir köşeyi…      Derken, vakti zamanında bir Derya Padişahı ile bir de Peri Padişahı varmış. Peri Padişahı’nın hiç çocuğu olmuyormuş. Peri Padişahı bu derdine bir çare bulmak için köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir...

Kırmızı İnek

     Bir varmış, bir yokmuş…      Eski devirlerde kendi halinde bir aile varmış. Bu ailenin bir oğlu ile iki kızı varmış. Kızlardan biri evlatlıkmış. Evlatlık olanın adı Fatma’ymış.      Bu ailenin bir de kırmızı bir ineği varmış. Kızlar, her gün kırmızı ineklerini otlatmaya götürürlermiş. Anneleri de her gün bunların azığını ellerine verir yola gönderirmiş. Kendi kızına güzel güzel...

Devin Kızı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde… Pireler berber iken, develer tellâl iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken; bir Padişah’ın bir kızı varmış.      Kız, bir gün rüyasında görüyor ki, altından bir oda… Altından duvarlar, altın eşik, altın leğen altın ibrik… Altın leğen babasının elinde, altın ibrik ile kızın eline su...

Padişahın Yedi Oğlu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir padişahın yedi oğlu varmış. Padişah, zevk sefa içinde olduğu için oğullarını unutmuş. Bu oğlanlar büyümüş, evlenme çağına gelmiş. Oğlanların en küçüğü yirmi beş yaşındaymış. Bir gün oğulların yedisi de toplanmış.      Büyük oğlan; – Kardeşlerim, bizler evlenip murat alamadık. Babamız bizi unuttu. Bari yaşı...

Hasırcı Kız

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, ben anamın beşiğinde tıngır mıngır sallanırken bir baba dev ile bir de karısı varmış. Bu kadının her çocuğu olmasında, dev onu koymazmış ki yaşasın. Ne zaman bir çocuğu olsa onu muhakkak yermiş.      Baba dev, bir gün askere gidiyor. Karısı da bir kız çocuğu doğuruyor. Dev, karısının hamile olduğunu da bilmiyor. Devin...

Seksenlikle Doksanlık

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Anam eşikte iken, babam beşikte iken; anam ağlar anamı sallardım, babam ağlar babamı sallardım. Hey gidi günler hey! Ne günlerdi o günler! Pire bineğim, balık yedeğim idi. Kambur felek topuzum, sivrisinek kopuzumdu. Bir martinim vardı ayranla doldurur, şerbetle yağlar, asardım. Bir “Dumm” dedi mi, yedi...

Kırk Bir Kızla Kırk Bir Bezirgan

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir zamanlar büyük bir ülke varmış. Bu ülkenin de bir padişahı varmış. Bu Padişah’ın hepsi birbirinden güzel, hepsi birbirinden akıllı tam kırk tane de kızı varmış. Bu kızların kendileri kadar güzel bir de Terzibaşıları varmış.      Bu kızlar her gün kendi aralarında eğlenirlermiş. Akıllarına gelen her şeyi yaparlarmış. Fakat yaptıklarını babalarının...

Kara Köpek

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir karı koca varmış. Bunların hiç çocuğu olmuyormuş. Buna çok üzülüyorlarmış.      Kadın, bir gün Allah’a dua etmiş, adakta bulunmuş; – Allah’ım bana bir çocuk ver. Bu çocuk eğer kız olursa, köpek bile istese ona vereceğim, demiş.      Aradan bir zaman geçmiş, kadının bir kızı olmuş. Kız, büyümüş, serpilmiş, güzelleşmiş, gelinlik çağına gelmiş...

Sığır Çobanının Oğlu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Köyün birinde sığırcılık yapan bir adam yaşarmış. Bu adam çok fakirmiş. İşi gücü köyün sığırlarını yaymakmış.      Gel zaman git zaman, bu adam hastalanmış. Öleceğini anlamış. Karısına; – Şu dediklerimi unutma! Bizim bir oğlumuz var. Eğer ben ölürsem, aman ha aman köyün sığırlarını alıp yaymasın. Alıp yayarsa da filanca dağa hiç götürmesin, diye tembih...

Hayattayken Duymak İstemediğini Ölünce Duymak Zorunda Kalan Kral

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir Kral vardı. Hüküm sürmekte olduğu ülkesi, Vakvak Adası’ndan daha da ötedeydi. Bir yaz gecesi aya baktığında içinden ‘Sen aşağıya in, ben senin yerine geçeyim; bak insanları nasıl büyülerim o za­man!’ demek geldi.      Babasının ölümünden sonra taç giyen bu Kral henüz çok gençti. Ama bir yılandan daha akıllı, bir...

Resimli Masallar – 29. Dürüst Oduncu

     Evvel zaman içinde bir ormanın kenarında küçük bir köy varmış. Bu köyün erkekleri ormanda odun keser, sonra kestikleri odunları satarak geçimlerini sağlarlarmış. Bu odunculardan birisi köyün en dürüst oduncusu imiş. Hiç yalan söylemez, kendi kazandığından başkasında gözü olmazmış.      Bir gün, bu dürüst oduncu odun kesmeye ormana gitmiş. Baltasını bir ağacın dibine bırakıp başlamış...

Resimli Masallar – 28. Tilki İle Keçi

     Kurnaz tilkinin biri yaşadığı ormanda gezintiye çıkmış. Hem yürüyor hem de çeşit çeşit kurnazlıklar düşünüyormuş. Kuyruğunu sallaya sallaya gezinirken bir anda neye uğradığını şaşırmış. Adımını atmasıyla birlikte kendisini bir kuyunun içerisinde buluvermiş. Bir hoplamış, iki zıplamış, kuyudan çıkamamış. Bakmış olacak gibi değil kuyruğunu kıvırıp oturmaya başlamış. “En iyisi birisinin gelip...

Resimli Masallar – 27. Yoksul Ayakkabıcı

     Geçmiş zamanların birinde yaşlı bir adam ve karısı eski bir kulübede yaşarlarmış. Yaşlı adam kulübesinin bir odasında ayakkabı yaparak geçimini sağlarmış.      Bir gün ayakkabıcı, yaptığı ayakkabıları satarak kazandığı paraya deri almış. Aldığı deri ancak bir ayakkabı yapılacak büyüklükteymiş. Deriyi masasının üzerine bırakmış. Sonra kapısını kapatıp odasına çekilmiş.      Sabah olduğunda...

Resimli Masallar – 26. Prenses ve Çirkin Kurbağa

     Evvel zaman içinde bir prenses varmış. Bu prensesin en sevdiği oyun, altın topuyla sarayın bahçesinde oynamakmış.      Bir gün yine altın topunu alarak bahçeye çıkmış. Altın topu “hop hop” diye atıp tutarak oynamaya başlamış. Prenses sarayın bahçesinde bulunan küçük bir gölün kıyısına varmış. Burada oturarak altın topuyla oynamaya devam etmiş.      İşte tam bu sırada havaya attığı topunu...

Yılan, Adam ve Tilkinin Pazarlığı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken, pireler berber iken, bir gün adamın biri, nedendir bilinmez düşmüş yollara. Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. O sanmış ki çok gitmiş, meğer bir arpa boyu yol gitmiş. Yürümekten yorulunca bir incir ağacının altına oturmuş. Epey de acıkmış. Hemen bir ateş yakıp karnını doyurmuş. Karnı da doyunca...

Resimli Masallar -25. Çirkin Ördek Yavrusu

     Bir zamanlar, etrafı sazlıklarla çevrili bir gölde bir anne ördek yaşarmış. Anne ördek o günlerde çok heyecanlıymış. Çünkü yumurtalarından minik ördek yavruları çıkmak üzereymiş.      Derken bir gün yumurtaların kabukları çatlamış ve birbirinden sevimli ördek yavruları yumurtalardan çıkmışlar. Yalnız bir yumurtanın kabuğu çatlamamış. Anne ördek “Neden hâlâ yumurtadan çıkmadı?” diyerek...

Resimli Masallar – 24. Yaban Kuğuları

     Bir varmış bir yokmuş. Ülkenin birinde bir kral yaşarmış. Bu kralın onbir oğlu bir de kızı varmış. Bir gün kralın karısı ölmüş. Kral ve çocuklar Kraliçe’nin ölümüne son derece üzülmüşler. Gel zaman git zaman kral yeniden evlenmiş. Kralın yeni eşi, aslında kötü kalpli bir büyücüymüş. Çocukları da hiç mi hiç sevmiyormuş. Krala sürekli çocukların çok yaramaz olduğundan bahseder onları saraydan...

Resimli Masallar – 23. Kaplumbağa İle Tavşan

     Ormanda tavşan hoplaya zıplaya geziniyormuş. Bu tavşan gördüğü bütün komşularına ne kadar hızlı olduğundan bahseder, kimsenin onu geçemeyeceğini söylermiş. Tavşan gerçekten de güçlü ayaklarıyla hızlı koşarmış.      Komşuları ise tavşanın bu şekilde böbürlenmesinden hoşlanmazlarmış. Ama hiçbirisi de onunla yarışmaya yanaşmazmış. Tavşanın her yerde “Ben çok hızlıyım, beni kimse geçemez!” diye...

Küçük Kar Tanesinin Yolculuğu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde uzak, çok uzak bir diyarda… Zamanın birinde yerin herhangi bir toprağından çok yükseklerde doğa annesinin kar gününde, minik bir kar tanesi hüzünle süzüldü gökyüzünden.      O yaşlı kar tanesi; “Şehirlerde uzun yaşamaz!” demişti genç kar taneleri için. “Düştüğünde yere beton bir kaldırımda hemen eriyiverirsin; ezile basıla...

Resimli Masallar – 22. Kurnaz Tilki ve Akıllı Leylek

     Ormanların en kurnaz hayvanı tilkidir. Bir ormanda, bu kurnaz tilkilerden birisi dolaşıyormuş. Türlü türlü kurnazlıklar düşünüyormuş. Kuyruğunu sallaya sallaya “Ne yapsam ne etsem?” diye söyleniyormuş. Bir süre kırlarda boş boş gezinmiş.      “Dalga geçebileceğim birilerini bulsam da biraz eğlensem,” diye sağa sola bakınmış. Bu sırada tepede uçan uzun gagalı, uzun bacaklı, akıllı leyleği...

Resimli Masallar – 21. Bremen Mızıkacıları

     Bir zamanlar Bremen kentinin yakınlarında bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte türlü türlü hayvanlar yaşarmış. Tavuklar, kuzular, inekler, kazlar ve bir de eşek varmış. Eşek çiftliğin en çalışkan hayvanıymış. Gel zaman git zaman eşek ihtiyarlamış. Eskisi gibi çalışamaz olmuş. Çiftlik sahibi de artık işe yaramıyor diyerek, onu satmak istemiş. Eşeği almak isteyen bir adam çıkagelmiş. Gelen adamı...

Resimli Masallar – 20. İki İnatçı Keçi

     İki inatçı keçi kırlara otlamaya gitmişler. Her taraf yemyeşil taptaze çimenlerle doluymuş. Keçiler otlaya otlaya ırmağın kenarına kadar gelmişler. Keçilerden biri ırmağın bir yakasında, diğeri öbür yakasında otlamaktaymış. Derken ikisi de ırmağın üzerindeki köprünün ortasına doğru ilerlemişler.      İki keçi, köprüde burun buruna gelmişler. Keçilerden biri yol istemiş:      “Yol ver de...

Resimli Masallar – 19. Arslan İle Fare

     Ormanlar kralı arslan bir gün ormanda ava çıkmış. Gün boyu dolaşmış. Yiyecek hiçbir şey bulamamış. Karnı da oldukça acıkmış. Kendi kendine homurdanmış:      “Bu gün aç yatacağım herhalde!” demiş.      Arslan homurdana homurdana yürüyedursun, karşısına sevimli bir fare çıkıvermiş. Sevimli fareyi gören arslan üzerine atılıp yakalamış. Sevimli fare çok korkmuş. Arslana yalvarmaya başlamış:     ...

Resimli Masallar – 18. Ağustos Böceği ve Karınca

     Çiçeklerin en güzel, güneşin en ışıltılı olduğu günlerde, bir yandan müzik sesi gelirken, bir yandan da çalışan karıncaların yorgun nefesleri duyulurmuş.      Bu müzik, yazın bütün güzel günlerini tembellik ederek, bir yaprağın üzerinde bacak bacak üstüne atmış keman çalmaktan başka bir iş yapmayan tembeller tembeli Ağustos Böceği’ne aitmiş. Herkese gülücükler dağıtıp, neşeli tavırlarıyla...

Ebu Hasan’ın Hikâyesi

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir fellahın iki öküzü varmış. Bir gün, fellah öküzlerini otlatırken, bir tanesi elinden kaçmış. Fellah kaçan öküzü kovalamış, ama yakalayamadan dönmüş. Giderken elindeki bıçağı sallayıp demiş ki; “Bak, Öküz,” demiş. “Seni yarın burada görürsem, bu bıçakla keserim.”      Öküz fellahın bu lafına hiç aldırmadan, koşup gitmiş. Sonunda yeşil otların büyüdüğü bir...

Dipsiz Kuyu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir ülkenin yaşlı bir padişahı varmış. Bunun iki de geçimsiz oğlu varmış. Padişah ölüm döşeğinde yatarken oğulları taht kavgasına düşmüşler. Bir gün padişah oğullarını çağırıp;      “Ne duruyorsunuz? Gidip derdime bir çare arayın,” demiş.      Bunun üzerine iki kardeş düşmüşler yola… Az gitmişler uz gitmişler… Yorulup bir kuyunun başında konaklamışlar.      Yiyip...

Resimli Masallar – 17. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

     Bir varmış bir yokmuş. Ülkenin birinde bir kral yaşarmış. Bu kralın dünyalar güzeli bir kızı ve çok sevdiği bir karısı varmış. Kral ve ailesi ülkelerini adaletle yönetir, ülkelerinde mutluluğun hüküm sürmesini sağlarlarmış. Kralın dünyalar güzeli kızının adı Pamuk Prenses’miş.      Bir gün kraliçe ölmüş. Pamuk Prenses ve kral buna çok üzülmüşler. Aradan bir zaman geçmiş ve kral yeniden...

Resimli Masallar-16. Hansel ve Gratel

     Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde bir ormanda küçük bir kulübe varmış. Bu kulübede, ormancı, karısı ve iki çocuğuyla birlikte yaşarmış. Çocukların adı Hansel ve Gratelmiş.      Günlerden bir gün oduncunun karısı ölmüş. Oduncu, bir süre sonra yeniden evlenmiş. Yeni karısı geldiği günden itibaren çocuklara çok kötü davranmaya başlamış. Sürekli onları azarlıyor, babaları gelene kadar...

Resimli Masallar-15. Sihirli Fasulyeler

     Bir varmış bir yokmuş…      Eski zamanların birinde, eski bir kulübede yaşlı bir kadın ve oğlu yaşarmış. Bunların geçimini sağlayan bir de inekleri varmış. İnekleri bir zaman sonra sütten kesilmiş. Annesi oğluna;      “Oğlum, ineğimiz artık süt vermez oldu. Yarın sabahtan onu kasabaya götür, pazarda sat, karşılığında da yiyecek birşeyler al,” diye tembih etmiş.      Sabah olunca, çocuk...

Resimli Masallar-14. Güzel ve Çirkin

     Bir varmış bir yokmuş…      Uzak kentlerin birinde varlıklı bir adam yaşarmış. Bu adamın üç kızı varmış. Kızlarının en küçüklerinin adı Güzel’miş. Güzel, adı gibi güzel bir kızmış. İyi kalpli, insanlara yardım etmeyi seven, kimseyi kırmak istemeyen bir kızmış aynı zamanda. Ablaları ise kendilerini beğenmiş, şımarık kızlarmış.      Gel zaman git zaman varlıklı bir tüccar olan babaları...