KategoriDünyanın En Güzel Masalları

İyi Bir Çocuk

     Bir varmış, bir yokmuş…      Uzak memleketlerin birisinde tahtına düşkün, zengin mi zengin bir padişah yaşarmış. Adil olmasına adilmiş ama burnu kanasa bütün ülkeyi ayağa kaldırırmış.      Bir gün öyle hastalanmış, öyle hastalanmış ki; ayağa kalkamaz, sarayının bahçelerinde zevkle gezinemez olmuş. Ülkede ne kadar iyi doktor varsa çağırmışlar. Ne kadar ilaç varsa denemişler, ama bir...

Sedef Kız

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir padişah varmış; padişahın da üç oğlu, bir kızı varmış. Babaları dünyayı verseler vermez, tacından tahtından üstün tutarmış onları. Analarının gözünde de oğulları oğul balından tatlı, kızları da kaymak çalıyormuş ya balın üstüne, balına...

Sultan Kızı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer çalgıcı, pireler yorgancı iken; bereketli topraklara sahip bir ülkenin iyi kalpli ve cesur bir padişahı varmış. Bu ülkede varlar var, yoklar yok imiş. Her şeyin en güzelini bulmak hiç de zor değilmiş.      Padişah’ın birbirinden güzel dokuz tane güzel prenses kızı varmış. Padişah iyi kalpli olduğu kadar da...

Yasemenim

     Bir varmış, bir yokmuş…      Çok söylemesi günah, az söylemesi sevapmış. Memleketin birinde, bir padişahın üç oğlu varmış. Bu oğlanların her biri, birer gün olmak üzere halkın arasında gezermiş. Bazı günler de kılık değiştirip evlerin pencerelerinin önünde durup halkı dinlerlermiş.      Bir gün sıra padişahın küçük oğluna gelmiş. Hem nöbet geziyor hem de halkı dinlemeye çalışıyormuş...

Düzenci Kadın

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında, memleketin birinde yaşlı bir kadın yaşarmış. Çok düzenci biri olduğu için ona; “Düzenci Kadın” derlermiş.      Bu kadın bir hastalanmış bir hastalanmış ki, sormayın. Kendi de çok üzülmüş; “Eğer bu hastalıktan iyi olur da ayağa kalkarsam; ant olsun ki, üç düzen düzeceğim,” diye kendine söz vermiş.      Bir zaman sonra...

Berri Hala

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir ülkede bir padişah yaşarmış. Bu padişahın üç kızı varmış. Evvel zamanda, kızları evlendirirken ok atarlarmış. Ok nereye, kimin kapısına düşerse, kızı muhakkak ona verirlermiş. O zaman gelenekler böyleymiş.      Padişahın kızları büyümüş, yetişmiş, evlenme zamanları gelmiş. Padişah emir vermiş, büyük kızın okunu attırmış. Ok gitmiş, bir vezirin kapısına...

Ana, Ali Kız

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Az söylemesi sevap, çok söylemesi günahmış. Develer tellâl iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir yerde bir köy varmış.      Bu köyde iki kardeş yaşarmış. Gel zaman git zaman bu kardeşler evlenmişler. Büyük olanın beş oğlu, küçük olanın da beş kızı olmuş. Taş ufağı değil ya adam ufağı; bu...

Padişah Kızı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zamanında bir padişah varmış. Bir gün kızı; – Baba seni el içine çıkaran anam, demiş. Bu, padişahın zoruna gitmiş. – Ya kızım! Beni el içine çıkaran anan mı? – Evet!      Padişah tellâl bağırtmış ki; “Nerede ekmeğini yiyemez, çarığını giyemez varsa bana bildirin!” demiş. – Padişahım, filan sokakta, Tembel Mehmet isminde...

Kurbağa Gelin

     Bir vardı, bir yoktu…      Bir padişahla üç oğlu vardı. Padişah üç oğlunu da okutup, en iyi şekilde yetiştirmişti. Bir gün oğullarını başına topladı ve dedi ki; – Oğullarım, benim son vazifem sizi evlendirmek olacak. Sağken düğününüzü yapayım, yuvanızı kurayım da, üstümde borç kalmasın. Fakat seçme işini kendiniz yapacaksınız. Başımızı alıp uzak bir yere, bir dağ başına çıkacağız...

Göğbaldır

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zamanın birinde bir padişahın kırk tane oğlu vardı. En küçüğünün adı Göğbaldır idi.      Bunlar büyüyor. Büyüyorlar ama evlenmiyorlar. Vezir-vüzera toplanıyor, Padişaha diyorlar ki: – Senin uşakların neye evlenmiyor; everelim.      Bunun üzerine padişah, uşaklarını başına topluyor. – Oğlum, hep büyüdünüz, sizi everelim deyince, Göğbaldır diyor...

Çember Has Güzel

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zaman zaman içinde, kalbur saman içinde… Deve tellâl iken, eşek berber iken, serçe pehlivan iken… Kurbağa baş yoluyordu… Kör balta ile var varanın, sür sürenin, destursuz bağa girenin, hali budur padişahım…      Zamanın birinde, bir adamın üç kızı vardı. En büyük kız bir gün dedi ki: – Padişah padişah olsa da, beni alsa. Ona...

Altı Kardaş

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu darıdan çokmuş. Köyün birinde bir evde; bir anne, bir baba, altı tane de çocukları varmış. Çocukların üçü kız, üçü de oğlanmış.      Bunların babaları hastalanmış. Ölmeden önce onlara vasiyette bulunmuş. Oğullarına demiş ki; – Kapıma dünürcü olarak kim gelirse kızlarımı ona verin.      Derken babaları ölmüş. Günlerden sonra...

Ahmet İle Zeynep

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde… Develer tellâl iken pireler berber iken, vaktin birinde bir köy varmış. Bu köyde bakkallık yapan biri yaşarmış. Bunun da bir oğlu varmış, adı Ahmet.      Bakkal, günün birinde ölmüş. Dükkânı, Ahmet çalıştırmaya başlamış. Bir zaman geçmiş, oğlan artık iyice büyümüş, yetişkin bir delikanlı olmuş. Bir gün annesi;...

Yedi Peçeli

     Bir varmış, bir yokmuş…      Memleketin birinde zengin bir adam varmış. Bu adamın da bir karısıyla bir de kızı varmış. Bunlar kimseye ihtiyaç duymadan kendi hallerinde yaşarlarmış. Evde başka çocuk olmadığı için kızın, evde bir dediği iki olmazmış. Kız, Bir gün pencerenin kenarında oturmuş, geleni gideni seyrederken camın önündeki saksıdan bir taş parçası alıp fırlatmış. O sırada...

Kırk Tay Anası

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellâl iken pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir Padişah varmış. Bu Padişah’ın üç oğlu varmış. Padişah; “Ölmeden önce oğullarımın muradını göreyim,” diyormuş. Fakat oğullarını kendi şanslarının yardımıyla evlendirecekmiş.      Padişah’ın sarayı bir...

Yeşil Çetu Kuşu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zengin mi zengin bir tüccarın üç kızı varmış. Bu tüccar, bir gün uzak bir şehre gidecekmiş. Kızlarını karşısına alıp onlardan ne istediklerini sormuş. Büyük kız; – Ah benim canım babam! Bana öyle bir elbiselik al ki, göz görmedik, makas kesmedik atlas kumaş olsun, demiş. Ortanca kız; – Benim isteğim de prenseslere lâyık püsküllü boncuklu bir...

Dünya Güzeli

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında bir Padişah ile bir de Lala’sı yaşarmış. Bunların hiç çocukları olmazmış. Padişah, bir gün Lala’sına demiş ki; – Lala, seninle gidip derdimize derman bulalım.      Atlarına binmişler, yola çıkmışlar. Bir müddet gittikten sonra bir su kenarına gelmişler. Lala; – Burada bir kahvaltı yapalım, demiş.      Su kenarına...

Yazılan Yazı Bozulmaz

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında bir ülkede bir Padişah yaşarmış. Yaşarmış da, bu Padişah’ın hiç çocuğu yokmuş. Tek derdi buymuş. Bu dert onu; vicdansız, zalim, hain bir kişi yapmış. Hiç kimseye acımaz, herkese kötülük yapar, iyilik yapmaktan sakınırmış. Bu derde artık dayanamaz olmuş. Ülkesindeki bütün hacıları, hocaları, ermişleri toplamış. Çocuğunun olması için...

Has Bahçenin Gülleri

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında ülkenin birinde bir Padişah varmış. Bu Padişah’ın da üç kızı varmış. Bir gün ülkede harp ilan edilmiş. Padişah savaşa giderken, üç yetişkin kızını nereye bırakacağını düşünüp çok üzülmüş. Ancak ne yapsın memleket davası, mecbur gidecek… Üç kızına ayrı ayrı birer ev yaptırmış. Dadılarını da yanlarına vermiş. Gidip Has...

Süpürgeci Emmi

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış. Bir padişahın iki kızı varmış. Bu padişah kızlarını gelin etmiş. Biri fakir yere düşmüş, biri zengin yere düşmüş. Bu kızlardan fakir yere düşenin doğumu gelmiş. Doğum yapacakmış ama evde yakacak yokmuş. Buz gibi bir ev… Kış ortası… Gelin kıvranıp duruyor, yakacak yok… Kocasına demiş ki: –...

Kusmuk

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Vakti zamanın birinde, bir padişahla gayet güzel, üç tane kızı varmış. Bunlara, hiç kimse dünür olmazmış. Bu da, Padişah’ın ağırına gidiyormuş. Bir gün saraya bir çingene gelmiş. Padişah çingeneyi içeri almış. Çingeneye demiş ki: – Benim kızlarımın hiç bahtı açılmıyor. Bu ne demektir? Ben bir padişah olayım da, kimse...

Şahşah Paşa

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel şamarı içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken, eski hamam içinde… Deve tellâl iken, pire berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, beşik devrildi… Anam kaptı maşayı, dolandım durdum dört köşeyi… Neyse anahtar deliğinden zorla kaçtım. Az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim, altı ay bir güz gittim. Bir de...

Perilerin Padişahı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zamanlarda bir Padişah’ın bir kızı varmış. Bu kız on dört yaşına girmiş. Günlerden bir gün has bahçede, havuz başında oturmuş, gergef işlerken parmağındaki yüzüğü çıkarmış, gergefin üstüne koymuş. Öteden bir güvercin gelmiş, yüzüğü kapmış gitmiş. Kız da bu güvercine bin can ile âşık olmuş.      Kız ertesi gün yine bahçede gergef işlerken, bu...

Saf Mehmet

     Bir varmış, bir yokmuş…      Genç ve saf Mehmet’in bir anası varmış. Analı oğullu bir de inekleri varmış. Akşam sabah süt sağar; satarlarmış, yerler içerlermiş. Bir gün inekleri ölünce bunlar ortada aç susuz kalmışlar. Aç kaldıktan sonra Mehmet; – Ana ben sana ekmek parası kazanmak için bırakıp diyar-ı gurbete gideceğim, demiş. Anası; – Haydi oğul, Allah işini rast...

Of Dede

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zamanın birinde fakir bir balıkçı varmış. Bu balıkçı deniz kıyısında karısı, kızlarıyla yaşarmış. Bunlar balıkların birazını yer birazını da satarlarmış.      Balıkçı, bir gün büyük kızının nasibine niyet edip balığa çıkmış. Fakat hiçbir şey tutamamış. İkinci gün, ortanca kızın nasibine niyet etmiş, balığa çıkmış. Yine bir şey bulamamış. Üçüncü gün de küçük...

Kilitli Bey

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir zamanda, bir adamın üç kızı varmış. Ama çok fakirlermiş. Adam çok ihtiyarlamış. Artık iş görüp de çocuklarını beslemekten aciz kalmış. O zamanda böyle fakir olanlar çocuklarını gidip köle diye satarlarmış. Adam, bir gün düşünmüş ki; “Büyük kızı satayım da onun parası bitene kadar geçinirim. Ondan sonra da ortanca kızı satarım. Sonunda da küçük...

Korkak Adam

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında bir karı-koca varmış. Bunlardan evin erkeği çok korkakmış. Hem karısından hem de karanlıktan çok korkarmış. Bu adam, her gece helaya gideceği zaman karısını uyandırır öyle gidermiş. Çünkü hela evin dışındaymış.      Kadın kocasının bu halinden usanmış. Kocası bir gece yine helaya gidecekmiş. Karısını uyandırmış. Kadın da kocası helaya girer...

Gençlikte Gelen Zulüm

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Develer tellâl, pireler bakkal, keçiler berberken, ben annemle babamın beşiklerini tıngır mıngır sallarken… Annem kaptı maşayı, babam kaptı dolmayı… Kaç kaçmaz mısın, kaç kaçmaz mısın? Sen de olsan kaçmaz mısın? Gittim gittim… Az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim… Konarak göçerek...

İsimsiz Şehzade

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Çok demesi günahmış, az demesi sevapmış.      Zamanın birinde bir anne ile üç tane de kızı varmış. Bu kadın, yün eğirir, ip bükermiş. Kızlar da bu ipleri satarak evin geçimini temin ederlermiş. Bir gün büyük kız, pazara ip satmaya gitmiş. İpi satmış, üç-beş kuruş para almış. Eve dönerken kasabın önünden geçmiş. Kasapta asılı...

Kumral Zaman

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında iki padişah varmış. Bunlardan birinin; “Kumral Zaman” adında bir oğlu, öbürünün de; “Peder Sultan” adında bir kızı varmış. Bunların evlenme çağı gelmiş. Oğlanın babası, kıza dünür olmuş. Kızın babası da bir şartla kabul etmiş: “Kızımı dışarı vermem, oğlunu iç güveysi alırım,” demiş. Kumral Zaman bu şartı...