KategoriDünyanın En Güzel Masalları

Küçük Şehzade ve Zümrüd-ü Anka Kuşu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal iken, sinek berber iken, katır çalgıcı, eşek köçek iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken üç tane erkek çocuğu olan bir padişah varmış. Bu padişahın bir de dillere destan bahçesi varmış ama bu bahçeye gel zaman git zaman bir Dev dadanmış. Dev hem bahçeye durmadan zarar veriyormuş hem de...

Uçar Leyli

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir padişahın çok sevdiği bir atı varmış. Bir gün bu at hastalanmış, bütün doktorlar gelmişler, bunu muayene etmişler ama derdine hiçbir çare bulamamışlar. Nihayet bir doktor, “Bütün memleketteki ahalinin hepsi eteklerine birer avuç ot doldursunlar, at kalkıp da hangisinin eteğinden ot yerse ona âşık olmuş demektir,” demiş.      Bütün memleketin ahalisi...

Kara Yılan

     Bir varmış, bir yokmuş…      Padişahla karısının bir türlü çocuğu olmuyormuş, ne yapmışlarsa bir türlü bir çocuk sahibi olamamışlar. Bir gün yaşlı, uzun sakalları olan beyaz bir adam saraya konuk gelmiş, padişah adamı çok sevip akşam yemeğine alıkoymuş.      Yemekten sonra sakallı ihtiyar:      “Galiba sizin meyveniz yok,” demiş. Padişah hemen atılmış;      “Her meyveden var, ne...

Bıyık Balta ve Şehzade

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde bir Padişah varmış. Büyük başın büyük derdi olur derler. Bu padişahın da bir derdi varmış. Şu geçici hayat zehir olmuş kendine, şu darı dünya zindan mı zindan olmuş padişaha. Ne dersiniz, ne idi bu padişahın derdi acaba? Kendinizi hiç yormayın ben söyleyivereyim.      Padişahın...

Doğan İle Ulu Kişi

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir zamanlar, her duası kabul olan, herkes tarafından sevilen, güvenilen, hayvanların dahi sözünü dinlediği ulu bir kişi varmış. Bu iyi kalpli, merhametli adamın bir de karısı varmış. Ne yazık ki, karısı lüks düşkünüymüş. Her şeyin en lüksüne, en güzeline sahip olmak istiyormuş, bunun için de kocasına her istediğini yaptırmak istiyormuş. Karısı bir gün...

Kimsesiz Çoban

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bundan yıllarca önce, köyün birinde yetim bir çoban yaşarmış. Anası, babası, kimi kimsesi yokmuş. Sabahları gün ağarırken kalkar, ekmeğini, soğanını, peynirini, kavalını torbasına koyar, koyunlarını evinin yanındaki ağıldan çıkarır, eline sopasını alır, köpeği Karabaş’ la birlikte erkenden yola çıkarmış. Çimenin, çayırın bol olduğu yerlerde koyunları...

Dağlar Padişahının Oğlu İle Ovalar Beyinin Kızı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Dağlar Padişahının kırk yaşından sonra bir oğlu olmuş. Bu çocuk, gece demez gündüz demez ağlar dururmuş. Karısı bıkmış usanmış bunun elinden. Bir gün yine emzirip beslemiş. Ama çocuk dilli düdük gibi ötüp duruyormuş...

Sihirli Nar

     Bir zamanlar, bir padişah, oğullarını sınamak ve onları hayata hazırlamak için bir deney yapmak istedi. Vezirleri ile danışarak bu isteğini gerçekleştirmek için bir plan hazırlamıştı.      Padişahın üç oğlu vardı: Şehzade Mehmet, Şehzade Selim ve Şehzade Murat. Bir gün onları çağırdı ve düşüncesini açıkladı. Padişahın istediği şu idi; oğullarından her biri değişik bir ülkeye gidecek ve...

Altın Bülbül

     Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde kalbur saman içinde, deve tellâl iken, horozlar berber iken; bir padişah varmış. Bu padişah, her tarafı camdan bir cami yaptırmış. Bir Cuma günü namazdan çıkarken, eli yüzü pak, aksakallı bir ihtiyar görmüş. İhtiyar Padişah’a demiş ki:      “Padişahım, eğer Kafdağı’nın ardındaki Altın Bülbülü getirir camiin bitişiğine koyarsan, eserin tamamlanır,”...

Akıllı Çoban

     Eski çağlarda Şahımerdan isimli bir han yaşarmış. Han, bir gün bütün halkı toplamış ve onlara şöyle bir vazife vermiş: – Şu soruların cevabını en kısa zamanda bulun: Doğu ile batının arası kaç günlük yoldur? Allah, şu anda ne yapıyor? Bu iki sorunun cevabını üç gün içinde bulamazsanız hepinizin boynunu vururum!      Hanın fermanına uymak lâzım, yoksa sonunda ölüm var. Ahali, üç gün...

Herkes Aslına Çeker

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zamanın birinde küçücük bir devlet varmış. Küçük bir devletmiş ama insanları pek şirinmiş. Irmakları, dereleri, ağaçları, çiçekleri her şeyi küçücükmüş bu devletin, hem de pek güzelmiş. İşte bu devletin bir de padişahı varmış. Sarayında oturur, hiç usanmadan düşünür dururmuş. Artık dayanamayacak hale gelmiş. Vezirlerini çağırmış yanına: – Zaman kaybetmeden...

Kaybolan Hazineler

     Bir varmış, bir yokmuş…      Uzun uzun zaman önce; belki bin yıl, belki iki bin yıl önce bir padişah varmış. Bu padişah çok uzak memleketlerin birisinde yaşıyormuş. Bu ülke öyle uzakmış ki, oraya varmak için yüz tane dağ, elli tane ova, beş yüz tane de ırmak geçmek gerekiyormuş.      Bir gün ülkenin padişahı veziri ile beraber şehri dolaşmaya çıkmış. Herkes kendi işiyle ilgileniyor...

Nar Tanesi

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir padişahın bir kızı varmış; adı da Nar Tanesi imiş. Bu kız o kadar güzelmiş ki, dün­yada bir eşi daha yokmuş. Padişahın karısı, bir Arap’a her gün giderek: – Ay mı güzel, ben mi güzelim, sen mi güzelsin? diye sorarmış. Arap da: – Hepsi de güzel, dermiş. Kadın, kapıyı kapatarak çıkar gidermiş.      Bir gün, Nar Tanesi sarayda gezerken, Arap kızı görmüş ve...

İyi Bir Çocuk

     Bir varmış, bir yokmuş…      Uzak memleketlerin birisinde tahtına düşkün, zengin mi zengin bir padişah yaşarmış. Adil olmasına adilmiş ama burnu kanasa bütün ülkeyi ayağa kaldırırmış.      Bir gün öyle hastalanmış, öyle hastalanmış ki; ayağa kalkamaz, sarayının bahçelerinde zevkle gezinemez olmuş. Ülkede ne kadar iyi doktor varsa çağırmışlar. Ne kadar ilaç varsa denemişler, ama bir...

Sedef Kız

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir padişah varmış; padişahın da üç oğlu, bir kızı varmış. Babaları dünyayı verseler vermez, tacından tahtından üstün tutarmış onları. Analarının gözünde de oğulları oğul balından tatlı, kızları da kaymak çalıyormuş ya balın üstüne, balına...

Sultan Kızı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer çalgıcı, pireler yorgancı iken; bereketli topraklara sahip bir ülkenin iyi kalpli ve cesur bir padişahı varmış. Bu ülkede varlar var, yoklar yok imiş. Her şeyin en güzelini bulmak hiç de zor değilmiş.      Padişah’ın birbirinden güzel dokuz tane güzel prenses kızı varmış. Padişah iyi kalpli olduğu kadar da...

Yasemenim

     Bir varmış, bir yokmuş…      Çok söylemesi günah, az söylemesi sevapmış. Memleketin birinde, bir padişahın üç oğlu varmış. Bu oğlanların her biri, birer gün olmak üzere halkın arasında gezermiş. Bazı günler de kılık değiştirip evlerin pencerelerinin önünde durup halkı dinlerlermiş.      Bir gün sıra padişahın küçük oğluna gelmiş. Hem nöbet geziyor hem de halkı dinlemeye çalışıyormuş...

Düzenci Kadın

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında, memleketin birinde yaşlı bir kadın yaşarmış. Çok düzenci biri olduğu için ona; “Düzenci Kadın” derlermiş.      Bu kadın bir hastalanmış bir hastalanmış ki, sormayın. Kendi de çok üzülmüş; “Eğer bu hastalıktan iyi olur da ayağa kalkarsam; ant olsun ki, üç düzen düzeceğim,” diye kendine söz vermiş.      Bir zaman sonra...

Berri Hala

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir ülkede bir padişah yaşarmış. Bu padişahın üç kızı varmış. Evvel zamanda, kızları evlendirirken ok atarlarmış. Ok nereye, kimin kapısına düşerse, kızı muhakkak ona verirlermiş. O zaman gelenekler böyleymiş.      Padişahın kızları büyümüş, yetişmiş, evlenme zamanları gelmiş. Padişah emir vermiş, büyük kızın okunu attırmış. Ok gitmiş, bir vezirin kapısına...

Ana, Ali Kız

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Az söylemesi sevap, çok söylemesi günahmış. Develer tellâl iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir yerde bir köy varmış.      Bu köyde iki kardeş yaşarmış. Gel zaman git zaman bu kardeşler evlenmişler. Büyük olanın beş oğlu, küçük olanın da beş kızı olmuş. Taş ufağı değil ya adam ufağı; bu...

Padişah Kızı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zamanında bir padişah varmış. Bir gün kızı; – Baba seni el içine çıkaran anam, demiş. Bu, padişahın zoruna gitmiş. – Ya kızım! Beni el içine çıkaran anan mı? – Evet!      Padişah tellâl bağırtmış ki; “Nerede ekmeğini yiyemez, çarığını giyemez varsa bana bildirin!” demiş. – Padişahım, filan sokakta, Tembel Mehmet isminde...

Kurbağa Gelin

     Bir vardı, bir yoktu…      Bir padişahla üç oğlu vardı. Padişah üç oğlunu da okutup, en iyi şekilde yetiştirmişti. Bir gün oğullarını başına topladı ve dedi ki; – Oğullarım, benim son vazifem sizi evlendirmek olacak. Sağken düğününüzü yapayım, yuvanızı kurayım da, üstümde borç kalmasın. Fakat seçme işini kendiniz yapacaksınız. Başımızı alıp uzak bir yere, bir dağ başına çıkacağız...

Göğbaldır

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zamanın birinde bir padişahın kırk tane oğlu vardı. En küçüğünün adı Göğbaldır idi.      Bunlar büyüyor. Büyüyorlar ama evlenmiyorlar. Vezir-vüzera toplanıyor, Padişaha diyorlar ki: – Senin uşakların neye evlenmiyor; everelim.      Bunun üzerine padişah, uşaklarını başına topluyor. – Oğlum, hep büyüdünüz, sizi everelim deyince, Göğbaldır diyor...

Çember Has Güzel

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zaman zaman içinde, kalbur saman içinde… Deve tellâl iken, eşek berber iken, serçe pehlivan iken… Kurbağa baş yoluyordu… Kör balta ile var varanın, sür sürenin, destursuz bağa girenin, hali budur padişahım…      Zamanın birinde, bir adamın üç kızı vardı. En büyük kız bir gün dedi ki: – Padişah padişah olsa da, beni alsa. Ona...

Altı Kardaş

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu darıdan çokmuş. Köyün birinde bir evde; bir anne, bir baba, altı tane de çocukları varmış. Çocukların üçü kız, üçü de oğlanmış.      Bunların babaları hastalanmış. Ölmeden önce onlara vasiyette bulunmuş. Oğullarına demiş ki; – Kapıma dünürcü olarak kim gelirse kızlarımı ona verin.      Derken babaları ölmüş. Günlerden sonra...

Ahmet İle Zeynep

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde… Develer tellâl iken pireler berber iken, vaktin birinde bir köy varmış. Bu köyde bakkallık yapan biri yaşarmış. Bunun da bir oğlu varmış, adı Ahmet.      Bakkal, günün birinde ölmüş. Dükkânı, Ahmet çalıştırmaya başlamış. Bir zaman geçmiş, oğlan artık iyice büyümüş, yetişkin bir delikanlı olmuş. Bir gün annesi;...

Yedi Peçeli

     Bir varmış, bir yokmuş…      Memleketin birinde zengin bir adam varmış. Bu adamın da bir karısıyla bir de kızı varmış. Bunlar kimseye ihtiyaç duymadan kendi hallerinde yaşarlarmış. Evde başka çocuk olmadığı için kızın, evde bir dediği iki olmazmış. Kız, Bir gün pencerenin kenarında oturmuş, geleni gideni seyrederken camın önündeki saksıdan bir taş parçası alıp fırlatmış. O sırada...

Kırk Tay Anası

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellâl iken pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir Padişah varmış. Bu Padişah’ın üç oğlu varmış. Padişah; “Ölmeden önce oğullarımın muradını göreyim,” diyormuş. Fakat oğullarını kendi şanslarının yardımıyla evlendirecekmiş.      Padişah’ın sarayı bir...

Yeşil Çetu Kuşu

     Bir varmış, bir yokmuş…      Zengin mi zengin bir tüccarın üç kızı varmış. Bu tüccar, bir gün uzak bir şehre gidecekmiş. Kızlarını karşısına alıp onlardan ne istediklerini sormuş. Büyük kız; – Ah benim canım babam! Bana öyle bir elbiselik al ki, göz görmedik, makas kesmedik atlas kumaş olsun, demiş. Ortanca kız; – Benim isteğim de prenseslere lâyık püsküllü boncuklu bir...

Dünya Güzeli

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vakti zamanında bir Padişah ile bir de Lala’sı yaşarmış. Bunların hiç çocukları olmazmış. Padişah, bir gün Lala’sına demiş ki; – Lala, seninle gidip derdimize derman bulalım.      Atlarına binmişler, yola çıkmışlar. Bir müddet gittikten sonra bir su kenarına gelmişler. Lala; – Burada bir kahvaltı yapalım, demiş.      Su kenarına...