KategoriKeloğlan Masalları

Keloğlanın Başına Gelenler

     Bir varmış bir yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış…      Soğan salkındı geldi, pilav ballandı geldi, helva yıllandı geldi…      Soğan sarımsaktan acı, pilav başların tacı, herle aşı fukara harcı…      Derelerden yel gibi, tepelerden sel gibi, ödünç alınmış un gibi…      Gezdim tozdum bir de dönüp kaktım ki, bir çuval boyu yol gitmişim…...

Keloğlan İle Vezirin Oğlu

     Bir zaman varmış, bir zaman yokmuş. Şehir kenarında küçük bir evcikte 15-16 yaşında Keloğlan adlı oğlanla bir dul kadın yaşarmış. Bu dul kadının da mal olarak bir kazı varmış.      O, bu kazı satmak için oğlunu pazara yollar.      “Var oğlum, bu kazı pazarda sat, belki parası bu gün yeterli olur.” der.      Keloğlan anasının dediği gibi kazı pazara alıp gider. Pazara gelir. Satıcılar...

Keloğlan İle Padişahın Kızı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Keloğlan keleş oğlan, sevmesi beleş oğlan; saçsız olarak dünyaya gelmiş. Anası oğlunu her akşam uyuturken, ‘ kel oğlum, keleş oğlum, aklından saçları dökülen zeki oğlum’ diye severmiş. Bütün köy halkı, keloğlanın her durum için üretebildiği fikirlerinden çok etkilenirmiş. Ne zaman zorda kalsalar, ‘Hım, bunu halledebilecek tek kişi; keloğlan’dır’ derlermiş...

Bulgaristan’dan Bir Keloğlan Masalı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Keloğlan, kelliğine kelmiş, hem bu yetmezmiş gibi, bir de tembelmiş. Verileni kenara koymaz, yer içer, yan gelip yatarmış. Çalışmasını diledikleri zaman da: “Bir abam var atarım, nerede olsa yatarım,” dermiş. Abasını atmış, istediği gibi yatmış, seneler geçmiş, anası, babası bu koskoca oğlanı doyuramaz hale gelmişler ve bir gün ona: – Ah oğul, vah oğul...

Keloğlan İle Balık

     Bir varmış, bir yokmuş…      Günlerden bir gün Keloğlan odun kesmek için ormanın yolunu tutar. Giderken “İmdat, beni kurtarın!” diye bir ses duyar. Sağına bakar soluna bakar kimseyi göremez. Aynı sesi tekrar duyar. Bakınırken bir de ne görsün! Toprağın üstünde bir balık; “İmdaat beni kurtarın!” diye bağırıyor. Meğerse balığı sudan çıkarmışlar. Kendini suya atacak birisi duysun diye...

Keloğlan İle Orman Perileri

     Bir varmış, bir yokmuş…      Küçük ve şirin bir köyde, yeşilliklerin bol, ormanların çok olduğu bir yerde anne ile oğul yaşarmış. Küçük yaşta babası ölen bu çocuk annesini çok severmiş. Babası ona Keloğlan ismini vermiş. Keloğlan annesiyle birlikte tarlada çalışır ve boş zamanlarında arkadaşlarıyla oynarmış. Yine günlerden bir gün annesine yardım ettikten sonra arkadaşlarıyla oynamak...

Keloğlan İle Değirmenci

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, keçiler berber iken, kuzular kasap iken… Uzak ülkelerin birinde keloğlan ve zavallı anacığı, çok şiddetli bir geçim sıkıntısı içinde hayat mücadelesi veriyorlarmış. Bir kuru ekmek, bir parça peynirle günlerce idare ederlermiş. Komşularına göre, tarlaları çok azmış hem de verimsizmiş. Üstelik senelerin birinde...

Keloğlan İle Altın Bülbül

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellâl iken, horozlar berber iken bir padişah varmış. Bu padişah, her tarafı camdan bir cami yaptırmış. Bir cuma günü namazdan çıkarken, eli yüzü pak, aksakallı bir ihtiyar görmüş. İhtiyar, Padişah’a demiş ki:      “Padişahım, eğer Kafdağı’nın ardındaki Altın Bülbül’ü getirir de camiin bitişiğine koyarsan...

Keloğlan Padişah Oluyor

     Bir zaman varmış, bir zaman yokmuş, bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan kendi köylerinden uzak bir köyün zengininin yanında ırgat olur. Üç yıl çalışır ve ırgatlığı için çok az para alır. Zenginle hesap kestikten sonra köyüne dönmek ister. Zengin, Keloğlan’ın çok iyi çalıştığını bildiği için işten çıkarmak istemez. Fakat Keloğlan oldukça fazla yalvardığından onu işten çıkarmaya mecbur olur...

Keloğlan İle Köse Değirmenci

   Bir varmış, bir yokmuş… Allah’ın kulu çokmuş. Çok yemesi, yok demesi günahmış.    Evvel zaman içinde, memleketin birinde, bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlana babası, ölüm döşeğinde, boyu kısa köselerle alışveriş etmemesini, yola da, işe de koşulmamasını vasiyet etmiş. Günlerden bir gün, bu Keloğlan, eşeğine iki tay, bir kile buğday yüklemiş, değirmenin yolunu tutmuş. Yamaçtan aşağı, suyun...

Keloğlan İle Ese ve Köse

     Bir varmış, bir yokmuş…      Günlerden bir gün, köyün birinde kel bir oğlanla fakir anacığı mutlu mesut yaşarlarmış. Keloğlan bütün gün köydeki arkadaşlarıyla oyun oynar, onlara türlü türlü masallar anlatır, arada birilerinin koyununu keçisini otlatır, eline geçen parayla annesiyle beraber yarı aç yarı tok geçinip giderler, hallerine her zaman şükrederlermiş. Anası bir gün Keloğlan’ı...

Keloğlan İle Sihirli Tas

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak ülkelerin birinde yaşayan bir Keloğlan varmış. Yoksul ve ihtiyar anası, bu biricik oğlunu “Keloğlum, keleş oğlum,” diye severmiş.      Günlerden bir gün Keloğlan annesinden izin alıp balık tutmaya gitmiş. “Belki bir kaç balık yakalarım. Anacığımla pişirir, yeriz. Aç karnımızı doyururuz,” diye düşünmüş. Irmağın...

Keloğlan İle Kör Bakır

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, balıklar ağaçlarda yüzer iken, Keloğlan’ın mahallesinde Kör Bakır adında biri yaşarmış. Kör Bakır, pinti, huysuz, dedikoducu, düzenbaz, madrabaz, hokkabaz birisiymiş. Bencil mi bencil, suratsız mı, suratsızmış. Fitnede, fesatlıkta, fücurlukta ondan iyisi yokmuş.      Sürekli çocuklara...

Çoban Keloğlan

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde Keloğlan ile annesi, babasının yaylada yaptığı çobanlıkla geçinirlermiş.      Günlerden bir gün dağda koyunları otlatırken, babasının yolunu eşkıyalar keser. Birkaç koyun isterler. Keloğlan’ın babası da; “Bu koyunlar bana emanet” der vermez. Eşkıyalar zorlayınca Keloğlan’ın babası karşı koyar. Bunun üzerine eşkıyalar, onu yakalayıp...

Keloğlan İle Sihirli Kuş

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir masal ülkesinde Gülyüz derler, gül yüzlü, güler yüzlü bir kız varmış. Gülyüz, bir padişah kızıymış. Bir gün gergefini kurmuş, nakış üstüne nakış işliyormuş has bahçede. Derken, görülmemiş güzellikte, gerdanı kınalı, gözleri zümrüt, gagası mercan bir kuş gelmiş, gergefin üstüne konmuş. Gözlerini kızın gözlerine dikmiş, başlamış içli bir ezgiyle ötmeye…...

Keloğlan Açıl Sofram Açıl

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok yoksul bir kadın varmış. Öyle yoksul, öyle yoksulmuş ki, bir tek kel oğulcuğuna bile gereği gibi bakamazmış. Keloğlan da, inadına, hiçbir şeye aldırış etmeyen bir insanmış.      Günün birinde, Keloğlan’ın annesi oğluna seslenmiş:      “Hadi Keloğlan, al şu darıları değirmene götür, öğüt de getir, ekmek yapayım da...

Keloğlan Cengiz Han’ın Hazinesi

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir Keloğlan varmış. İş bulup çalışmaz, gezer dururmuş. Yolda gördüğü kedileri, köpekleri kovalarmış. Sincaplara taş atar, ördeklerin peşinden bağırır, onların kaçışlarına bakarak eğlenirmiş.      Keloğlan bir gün methini çok duyduğu Cengiz Han’ın Hazinesi’ni bulmak üzere yola çıkmış. Eşek sırtında Konya’ya gelmiş. Oradan bir kervana katılarak, İran...

Keloğlan Sıtma Savaşı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Eski zamanlarda bir ülkenin padişahının yüz tane çocuğu varmış. Bu çocukların ellisi oğlan, ellisi kızmış. Padişah, oğlanlar büyüdükçe onları değişik şehirlere Sancak Beyi olarak göndermiş. Kızlarını ise, sevdikleri gençlerle evlendirmiş. Sadece biri, evlenmeye yanaşmamış. Bu da padişahın kızlarının en güzeli olan en küçük kızıymış. Bütün taliplerini geri...

Keloğlan İle Sazı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bizim bilmediğimiz çok eski olmayan zamanların birinde, köylerden şirin mi şirin bir köyde, yaşamakta olan ailelerden biri de Keloğlan ile anasıymış.      Fakirlik adeta yazgılarıymış. Onca yıl, anası bu fakirlikten kurtulmak için çok uğraşmış, ama bir türlü kurtulamamış. Keloğlan ise ne mi yaparmış?      Birkaç keçi ile bir de eşeği varmış. İşte her gün...

Keloğlan İle Cinler Padişahı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Eski zamanlarda bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan, gece gündüz demez çalışırmış. Gene de anasıyla birlikte yoksulluk içinde yaşarmış. Kazandığı para ancak bir ekmek almaya yetermiş, kimi zaman ona da yetmezmiş. Öylesine yoksullarmış ki, komşuları bile onların yoksulluklarına dayanamazlarmış. Günlerden bir gün, iyi yürekli bir komşusu; “Al bu iple baltayı...

Keloğlan İle Dağ Aslanı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zamanda Keloğlan’la anası varmış. Keloğlan küçükken çalışmayı sevmezmiş, büyüdükçe çalışmayı sevmemeye devam etmiş. Evde yatar uyurmuş, tarlaya gitse uyurmuş. Bir gün anası Keloğlan’a kızmış;      ”Oğlum, on koyunumuz var, bari onları götür otlasınlar. Bir işe yara!” demiş.      Bunun üzerine Keloğlan anasının sözünü dinlemiş, koyunları alıp dağa...

Keloğlan Dağlar Padişahı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan zamanla büyüyüp gelişmiş. 20 yaşına girmiş. Boylu poslu, mert, yiğit biriymiş, ama çalışmayı sevmez, boş gezenin boş kalfası misali koca boyuyla gezer dururmuş. Garip anacığı çalış, para kazan dedikçe, para benim neyime, değme ana keyfime, yazık olur emeğime, et doldur tabağıma, dermiş.      Günlerden bir gün Keloğlan...

Kayıkçı Keloğlan

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde bir padişahın iki çocuğu varmış. Bunlardan biri oğlan, biri de dünyalar kadar güzel bir kızmış. Padişah, çocuklarını her şeyden çok sever, onların her istediğini yerine getirirmiş.      Bir gün padişah şöyle düşünmüş; “Ben oğlum üzülmesin, sıkılmasın diye onun hiçbir şeyine karışmadım. Halbuki bir gün öldüğüm zaman memleketin idaresi ona...

Keloğlan İle Vefasız Arkadaşı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Hem de Allah’ın kulu çok­muş, bu kullardan biri de herkesin adını sanını işittiği bizim ünlü Keloğlan’mış.      Keloğlan’ın bir arkadaşı varmış, adı Hüsem imiş. Yedikleri içtikleri bir gidermiş. Çok samimi imişler.      Böyle imiş ama Hüsem aşırı derecede kıskanç ruhlu biriymiş. Bir gözünü diğer gözünden kıskanırmış ve çok da çekemez bir yapısı...

Keloğlan İle Devler

     Bir varmış, bir yokmuş…      Eski zamanların birinde, bir nine ile oğlu varmış. Kafası kel olduğundan, herkes o oğlana Keloğlan dermiş.      Keloğlan, keyfine çok düşkünmüş, sabah erkenden kalkar, akşamlara kadar sinek avlar, fare kovalar, daha güneş batar batmaz, uyuz kediler gibi ocak başına büzülürmüş. İş güç ne yaparmış, ne de severmiş.      Yaşlı annesi, oğlunun bu miskin, bu...

Keloğlan İle Köpeği

       Bir varmış, bir yokmuş…        Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir Keloğlan varmış. Bizim Keloğlan bir gün gazete okurken gözüne bir haber ilişmiş. Haberde; yarın bedava evcil köpek verilecek diye yazıyormuş. Keloğlan gitmek istemiş. Anasına gazete haberini göstermiş. Anası, “Ne yapacaksın köpeği a keleş oğlum?” diyerek geçiştirmek istemiş, ama Keloğlan anasının bu sözüne...

Keloğlan İle Kırmızı Taş

       Bir varmış, bir yokmuş…        Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak bir ülkede Keloğlan ve annesi yaşarmış. Annesi onu çok sever, “Kel oğlum keleş oğlum, canımın içi oğlum; büyü de anana bak, anan yaşlanıyor a oğlum,” dermiş. Anası böyle söyledikçe Keloğlan hoplar zıplar, şımarır, “A benim canım anam, gözümün nuru anam; hele sen bir yaşlan, Keloğlan sana bakar anam,” diye...

Keloğlan İle Hamamcı

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kadıncağızın bir oğlu varmış. Herkes bu çocuğu keloğlan diye çağırırmış. Bu ana oğul çok fakir imişler. Yalnız çok sayıda tavukları olduğundan bunların yumurtasını satarak geçinip giderlermiş.      Bir gün tavuklar yumurtlamamış, kadın da oğluna tavuklardan birini satarak ekmek almasını söylemiş. Keloğlan...

Keloğlan İle Macun

     Vaktin birinde bir keloğlan varmış. Onun bir de kocamış bir anası varmış. Anası bu oğlanı hangi işe verse durmazmış.      Bir gün keloğlan padişahın kızını görür, ona âşık olur. Anasına gelir, “Ana git bana padişahın kızını iste,” der.      Anası da, “Oğlum senin beş paran yok, hem bir işte güçte değilsin. Senin gibi bir kele padişah kızını verir mi hiç?” der.      O da; “Elbet verecek. Sen...

Keloğlan İle Çilli Tavuk

       Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak ülkelerden birinde bir keloğlan yaşarmış. Keloğlan kelmiş, keleşmiş ama özellikleri pek bir güzelmiş. İnsanlarla ilgilenir, arkadaşlarına iyi davranır, hayvanları sever, fakat çalışmaktan pek hoşlanmazmış. Anası ona ne zaman bir iş buyursa bir bahane uydurur, anası kızınca da oraya buraya saklanır dururmuş.       ...