KategoriMiniklere Minik Masalları

Miniklere Minik Masallar (8)

GÜRÜLTÜCÜ ÇOCUK        Bir varmış, bir yokmuş…        Gürültücü çocuğu hiç kimse sevmezdi. Çünkü o kadar gürültü yapardı ki, yer yerinden oynardı. Hele yürürken çıkardığı sesler dayanılacak gibi değildi. O sokağa çıktığı zaman herkes evine koşar, kapıyı pencereyi sıkı sıkı örterdi.        Bir gün, annesi gürültücü çocuğu ekmek almaya gönderdi.        Gürültücü doğru fırına gidip bağırdı:       ...

Miniklere Minik Masallar (7)

BOBO İLE YOGO MASALI      Bobo adında bir yavru ayı ile Yogo adında bir porsuk arkadaş olmuşlardı. Onlar bir ormanın kıyısında yaşıyorlardı. Her ikisi de birbirini çok seviyordu.      Bir gün birlikte dolaşırlarken bir top buldular. Top, plastikten yapılmıştı. Görünüşü çok güzeldi. Dört renkliydi; sarı, kırmızı, mavi ve pembe.      Bobo ile Yogo birlikte oynamayı çok seviyorlardı. Oynadıkları yer...

Miniklere Minik Masallar (6)

     YARAMAZ KİRAZ MASALI      Bir zamanlar dünyanın en büyük şatosunda bir kız yaşıyormuş. Bu kız meyveden başka bir şey yemezmiş; en çok da kiraz, çilek, portakal ve şeftali yermiş. Ama annesi bundan hiç memnun değilmiş. Kiraz ve çileği çok sevdiği için yemeye kıyamazmış.      Kirazın küçük bir kızı varmış. Bu kız o kadar haylazmış ki, meyvelerin şefi şeftaliyi çok kızdırırmış. Bıçağı alıp hep...

Miniklere Minik Masallar (5)

KURDUN AĞZINDAN “KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ” MASALI      “Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok kuşkulu bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu tuhaf kıyafetleri giymek? Bir süre dikkatle izledim bu tuhaf kızı. Elindeki üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu? Yanına...

Miniklere Minik Masallar (4)

ÇIT KIRILDIM ÇİLEK MASALI      Bir şekerle bir biber varmış; yani bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, nerelerde, derelerde kim varmış ki buralarda? Uzun atlamaya gerek yok, bizim yeşil başlı ördek şuralarda…      Topraklar ülkesinde, yeşil yaprakların arasında, canı çok kıymetli, çıt kırıldım bir çilek varmış. Bütün ailesi gibi toprağın üstünde yaşarmış. Gerçi o...

Miniklere Minik Masallar (3)

ALTIN BİLEZİK      Eski devirlerde bir âdet vardı. Sanatçılar gezip, öğrenmek için memleketi adım adım dolaşırlardı. Şarkılar söyler, hanlarda yatarlardı. Her şeyi öğrenir, her şeyi sorar, bilgilerine bilgi katarlardı.      Böyle birkaç adam aylardan beri dağ tepe dolaşıp, neşe içinde bir hana varmışlar akşamüzeri… Hepsi birden kapıdan girmek istemişler içeri; ama ne yazık ki, kapı pek...

Miniklere Minik Masallar (2)

AÇGÖZLÜ KEDİ MASALI      Uzun zaman önce, uzak bir ülkede çok yoksul bir nine yaşardı. Bu ninenin bir de kedisi vardı. Kedi o kadar uyuşuktu ki, patisini bile kaldırmaya üşenir, bu yoksul kadının verdiği yemeklerle gününü gün ederdi. Günler böyle geçip giderken, bizim Miskin Kedi, iyice zayıflamış, çelimsizleşmişti. Bir gün evin kapısında otururken kocaman bir kediyle karşılaştı. Doğrusu kediden...

Miniklere Minik Masallar (1)

AĞLAYAN DOMUZ MASALI      Dokuzun biri, çayırdaki koyunların arasına karışmış.      Sessizce onlarla birlikte otluyormuş. Derken çoban yakalayıvermiş onu; bacağından sürüyüp götürmeye başlamış. Domuzda bir feryat, bir figan!      Koyunlar çileden çıkmış sonunda;      “Niçin öyle etinden et koparılıyormuş gibi bağırıyorsun?” demişler. “Bizi de tutup tutup götürüyorlar, sesimiz hiç çıkıyor mu?”...