KategoriBir Şair Bir Şiir

Cemal Süreya (San – Ama Senin – Ülke)

(San) Kırmızı bir kuştur soluğum Kumral göklerinde saçlarının Seni kucağıma alıyorum Tarifsiz uzuyor bacakların  Kırmızı bir at oluyor soluğum Yüzümün yanmasından anlıyorum Yoksuluz gecelerimiz çok kısa Dörtnala sevişmek lazım.  (Ama Senin) Daha nen olayım isterdin, Onursuzunum senin  (Ülke) Saat Çini vurdu birden: p i r i n ç ç ç Ben gittim bembeyaz uykusuzluktan Kasketimi eğip üstüne acılarımın...

Edip Cansever (Adını Funda Oteli Koy)

Adını funda oteli koy
Aklından gelip geçen bir yazın
Ve akşam güneşlerinde orda burda
Bir deniz kıyısında, eski bir yıkıntıda
İnce ince gezinen turuncu adamların. 
Adını funda oteli koy
Sevdamızın da adını
Ayakları dibinde günbatımının. 
Ve ağzında binlerce güneşin tadı
Dilinin ucunda yalnızca kendi adın. 
Çünkü sevdikçe beni sen kendini tanıdın.

Turgut Uyar (Kesiksiz Övgü)

Esmer güzeli Neclâ’nın baktıkça ‘bayıldım’ dediği gökyüzü
İşte ben bunu mutlak yazmalıyım dedim
Karanlıkta dünyayı bir bir hatırlamak
Ben yeter dedikçe şehirlerin güzelleşmesi
Bir anda kendi kendime bulduğum mutlu gerçek
Bir kadın var beni onun iki eli iki gözü kurtarır yaşamamakta
Öyle hoşlanırım ki onunla yatmaktan utanırım artık
Sabahları acıkmayı ondan öğrendim

Ümit Yaşar Oğuzcan (Çigan Gözler)

Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde Kirpiklerinde keman bebeklerinde gitar.  İç ürperten sesin her gece odama dolar Bir buğu yükselircesine göğe kadehten Nasıl başım döner nasıl mest olurum bilsen Ağlarım saçlarında gün doğuncaya kadar  Mutluluk bir ateştir uzaklarda yaktığın Ki binlerce yay çekilircesine...

Atilla İlhan (Üçüncü Şahsın Şiiri)

gözlerin gözlerime değince felâketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım felâketim olurdu ağlardım  ne vakit maçkadan geçsem limanda hep gemiler olurdu ağaçlar kuş gibi gülerdi bir rüzgâr aklımı alırdı sessizce bir cigara yakardın parmaklarımın ucunu yakardın...

Gülten Akın (Yorgun Sevi)

Susarak, iki komşu gibi güne değerek Asıl söyleneceklerin üstünden aşarak Sevdiğim Ayrı ayrı uzakta, yan yana Birbirimizi derinden gözlediğimiz yazlarda ve üstünkörü baktığımız kentlerde Güllerin güllerimiz Hüzünlerimse hüzünlerimiz değil Bir deli kuzgun gibiyim yaşlı teleğimle Göğü siliyorum duraksamadan Yorgunluktan değil, öyle sanıyorum Yalnızlıktandır Hızla dökülüyor tüyüm teleğim Orda öyle...

Hilmi Yavuz (Hayal Hanım)

Yeşil imgeli kız! İlkyazım! hangi harf gül, hangi dal dize? Bu büyük ağaçtan her ikimize kalan hangimizdik… ey hayal hanım?  Yeşil imgeli kız! Biz size yazılı sevdalar sunduktu ve döne döne uçurumlar gibi şiirler…  Şiirlerle örselenmiş yüzü ve kalbi güllere belenmiş biriydim ben… ve hangimize doğru akar suydum, ey hayal hanım?  Yeşil imgeli kız! ilkyazım! hangi harf gül, hangi...

Afşar Timuçin (Değişim)

Çocuk ders çalışıyor görünüşte Sayfaları yavaş yavaş çeviriyor Çocuk deniz çalışıyor gerçekte Gözlerini ufuklara dikiyor Durup durup adını anıyor Aşkın sözlüğünü ezberlemekte Bütün nöbetçilerle yarışıyor Gözleriyle gelişini beklemekte  Biz şimdi aşk öğrenelim İnsan dersi sonra da öğreniyor Yüzyıllık kitaplarda bilgi kendi malınız Haritadan şehirler kaçmıyor ya Sevinmek yaşarlığa dokunmaktır Atlı...

Turgay Fişekçi (Asmaların Dansı)

Yağmurlu günlerde seviş benimle Kuşlar çinko damı gagalarken Tenimin kokusunu değiştiren yağmurlarda  Sıcak öğle sonlarında seviş benimle Buhurlar tüterken tenimden Yanan toprağın buğusu soluğumken  Bahar günleri dere boylarında seviş benimle Kestane saçlarında kelebekler asılıyken Yaz geceleri kurumuş dere yataklarında Sıcak kumlar yatağımız, söğütler çatımız, duvarımızken  Ne olursa olsun...

Ümit Yaşar Oğuzcan (Unutamıyorum)

Unut demek kolay gel bana sor bir de Unutamıyorum işte unutamıyorum Bir şey var şuramda beni kahreden Şuramda tam yüreğimin üstünde Çakılı duran bir şey var Elimde değil söküp atamıyorum  Dalıp dalıp gidiyor gözlerim derinlere Kimi görsem biraz sana benziyor Seni hatırlatıyor şu bulut şu gökyüzü Şu kayalıkları döven deniz Şu hüzünlü melodi şu napoliten şarkı Bir zamanlar beraber dinlediğimiz ...

Cemal Süreya (Balzamin)

Sen el kadar bir kadınsındır
Sabahlara kadar beyaz ve kirpikli
Bazı ağaçlara kapı komşu
Bazı çiçeklerin andırdığı
İş bu kadarla bitse iyi
Bir insan edinmişsindir kendine
Bir şarkı edinmişsindir, bir umut
Güzelsindir de oldukça, çocuksundur da
Saçlarınla beraber penceredeyken
Besbelli arandığından haberli
Gemiler eskirken, deniz eskirken limanda
Sevgili

Edip Cansever (Yerçekimli Karanfil)

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde Oysaki seninle güzel olmak var Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.  Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel O başkası yok mu bir yanındakine veriyor Derken karanfil elden ele.  Görüyorsun ya bir sevdayı...

Atilla İlhan (Pia)

ne olur kim olduğunu bilsem pia’nın ellerini bir tutsam ölsem böyle uzak uzak seslenmese ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese otelleri bomboş bulmasam içlenip buzlu bir kadeh gibi buğulanıp buğulanıp durmasam ne olur sabaha karşı rıhtımda çocuklar pia’yı görseler bana haber salsalar bilsem içimi büsbütün yıldız basar bir hançer gibi çıkıp giderdim  ben bir şehre...

A. Kadir (Çile)

Sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi,
ben burda en büyük çileyi doldurayım,
ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç, sana muhtaç.
Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur,
ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım.

Metin Eloğlu (Değerleme)

Bu aşk senden önce hürriyete yöneldi
Gecenin ortasında sen sımsıcak bir kadın
İçinde sen varken geceler dile geldi
Barışa yöneldi umudu darmadağın
Onları özlemek belki senden güzeldi
Çünkü sen ancak onlarla vardın
Hayatın mavişliği onlarla vardı.

Ümit Yaşar Oğuzcan (Bir Gün)

Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa Bir sıcacık duyarsan üşüyen ellerinde Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa Bil ki seni düşünüyorum  Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, açıl Örtün karanlıkları masmavi denizlerde Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde Bil ki seni bekliyorum  Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak...

Atilla İlhan (Maria Missakian)

yüksekkaldırım’da bir akşam maria missakian’ı düşündüm eğer kendimi bıraksam yağmur olabilirdim yağardım kasım’da bir çınar olurdum yaprak yaprak dökülürdüm kalbimi sıkı tutmasam  döküp saçıp boşaltsam içimde yükselen şiiri kaldırımlara döküp harcasam gözleri balıkçıl gözleri dudaklarında tutup rüzgârı maria missakian adında biri gelse göğsüne kapansam  gece gölgesine sokulsam...

A. Kadir (Dağ Başında)

Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, rüzgârlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak. Benim güzelim, benim ceylan bakışlım, benim kafamın ateşi, yüreğimdeki. Mümkün mü şu anda rüzgâr olmak, kuş olmak, şu anda üç dört portakal almak, getirmek sana, sana tuzlu badem, kabak çekirdeği.  Şu anda hiçbir şey mümkün değil. Şu anda her şeyden ayrı, her...

Ahmet Necdet (Seni Sevmek)

seni sevmek seni tükenmek mi biraz kırılıp dökülmek mi yoksa gökyüzünün bittiği yerde hep seninle beslenen o sensiz saatlerde yangın yerine dönmek mi biraz  bilirsin aşka benzer yıkıntıdır bu güneşi düşman sayıp geceyle unutulan gün ışıdı mı karanlıkta tutulan yıkıntısız bir aşkı yaşamanın umudu  intihar gibi bir şey bir ben’de yanmak için belki de bir cinayet kanda uyanmak için bir kere...

Afşar Timuçin (Denizin Beklediği)

Seni sevmek mor denizlerdi biraz Ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen Umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen Seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz  Seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü Seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan Ve sığınıp ılık kıyı kentlerine biraz akşam Seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü  Varılırdı daha saydam günlere isteseler İsteseler yalnızlık giremezdi evlere...

Haydar Ergülen (Beni Aşka Terk Ettiğin İçin Seviyorum Seni)

bir sır-çocuksun, yalnızca aşk açık sende, ne sen kalıyorsun ne o, aşktan başka biri yok, gel, aşk istediği için varsın, ne onu kurtarıyorsun ne kendini, aşktan başka biri yok, git, aşk istediği için yoksun  ayrılıktan değil, taşıdığı saflıktan konuşursun; ayrılık sana dönmektir, yeniden bana ruhumuz öpüşür ya, başkasındayken ağzımız, gövde gözaltındadır, oysa ruhumuz sereserpe seni senden beni...

Ahmet Erhan (Sevgili)

Çiçekler vardı derilmeyi bekleyen O uçsuz bucaksız kırlarda. Gökyüzünde ay, bakacak göz arardı. Bir dut ağacı vardı, yüce Hiçbir çocuğun üstüne tırmanmadığı. Testiyi unutmuştuk pencerenin önünde İçi su doluydu, soğumuştu. Masanın üstünde bir dilim ekmek Isırılıp bırakılmıştı. Denizin kıyısında bir mavi tekne Bir başına salınıyordu. Gökyüzü vardı derin, Toprak göz alabildiğince…  Sonra sen...

Ahmet Telli (Gidersen Yıkılır Bu Kent)

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adreslerdeydik, kimliksizdik belki sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı üşür müydük nar çiçekleri ürperirken  Gidersen kim sular fesleğenleri kuşlar nereye sığınır akşam olunca  Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor...

Refik Durbaş (Yağmurun Altında)

Senin yüzündü terkedilmiş iskelede yağmurun altında, unutmadım  Görüşe hasret bir yıldızın yüzü  Senin ellerindi otobüs durağında yağmurun altında, unutmadım  Suyun yarasını sarmaya hükümlü  Senin gözlerindi gidilmez istasyonda yağmurun altında, unutmadım  Yerin ve göğün ve suyun yüzüne, ki hep senin baktığın gibi bakmıştım  Niye, niçin, ne zaman mı bakmıştım  Unutmam unutmam bir daha hiç...

Cemal Süreya (Aşk)

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı  Oysa kalbim işte şuracıkta...

Metin Eloğlu (Uyan)

Hadi uyan Günışığı çilemeye başladı başucunda Denizler bir mavilik edindi günden Seher yeline uyup kuşlar tüneğinden uçtu Bu türküyü dinlemeyecek misin  Hadi uyan Aydınlığa çık da çil gözlerin ışısın İlkyazlar sıcağı biriksin yüreğine Yoksul olsan da uyan Garip olsan da uyan Madem ki güzelsin, güzeli yaşatmak için Madem ki iyisin, iyiliği yaşatmak için Madem ki umutlusun; umudu yaşatmak için Hadi...