KategoriEğitim-Öğretim

Türk ve Dünya Edebiyatından Roman Özetleri (FİHRİST)

001. İhtiyar Adam ve Deniz / The Old Man and The Sea (Ernest Miller Hemingway) 002. Beyaz Balina / Moby Dick (Herman Melville) 003. Mohikanlar’ın Sonu / The Last of The Mohicans (James Fenimore Cooper) 004. Tom Amca’nın Kulübesi / Uncle Tom’s Cabin (Harriet Beacher Stowe) 005. Ölü Canlar / Myortvyje Dushi (Nikolai Vassilievich Gogol) 006. Monte Kristo Kontu / Le Comte de Monte-Cristo (Alexandre...

Ankara

                                                      Yakup Kadri Karaosmanoğlu                                         27.3.1889 Kahire/MISIR – 13.12.1974 Ankara Romanın Özeti:     Selma Hanım, İstanbul’dan çeşitli güçlükler ve sıkıntılar içerisinde İnebolu’ya gelir. İnebolu’da kocası Nazif Beyle buluşur. İnebolu’dan Ankara’ya, bazen tahta kurulu hanlarda yatarak...

Düşünenlerin Düşünceleri-5

* Sürekli yeni şeyler keşfedemeyiz, ama keşfettiğimiz şeylere yeni gözlerle bakabiliriz! (Marcel Proust) * Ağaca fazla takılmayın, ormana bakın! * En zor şey, karanlık bir odada bir kara kediyi bulmaktır; özellikle odada kedi yoksa! (Konfüçyüs) * Hayatınızın başlangıcından sorumlu değilsiniz, ama finalinden sorumlu olacaksınız! (Üstün Dökmen) * Tüm sorumluluğu ele almak demek, o andan itibaren...

Eğlenceli Bilmeceler (4)

* Güllaç’ı en çok seven milletvekili kimdir?                 “İstanbul milletvekili Abdurrahman Şeref LAÇ” * Futbolcu milletvekili kimdir?                 “Samsun milletvekili Nihat KALE” * Hayatta derdi, kasaveti olmayan milletvekili kimdir?                 “Giresun milletvekili Mustafa Kemal ÇİLESİZ” * Sofraları donatan milletvekili kimdir?                 “Niğde milletvekili Naci ÇEREZCİ” *...

Eğlenceli Bilmeceler (3)

* Zengin, ama çok zengin bir adam varmış. Ve bu adam hergün bir Mercedes otomobil alırmış. Acaba niçin?                 “Belki içinden bir Coca-Cola çıkar diye!” * Bir otomobil kamyonun arkasından gidiyormuş, otomobilin önünde ne varmış?                 “Tamponu” * Balığın taze olduğu nasıl anlaşılır?                 “Nüfus kâğıdından!” * Bit en çok nerede bulunur?                 “Bitpazarında!”...

Eğlenceli Bilmeceler (2)

* Kırmızı şapkalı garsona ne denir?                 “Alagarson” * Ankara’da en çok kasap nerede bulunur?                 “Etlik’te” * Adam sıkışmış, deniz kenarına çömelip işini görmüş. O sırada karşıdan başka bir adamın geldiğini fark edince acele ile toplanıp “şeyi” kuma gömmüş, hızla oradan uzaklaşmış ama çok geçmeden parmağındaki yüzüğü de düşürdüğünün farkına varmış. Tekrar geri dönmüş ve...

Eğlenceli Bilmeceler (1)

* Bir sıfır, yolda giderken sekize rastlamış. Sıfır, sekize ne demiş?                 “Haspama bak, belini amma da sıkmış,” demiş. * Kirpi ile yılan birleşince ne olur?                 “Dikenli tel,” olur. * Kuzey Kutbu’na bir zenci inerse ne olur?                 “Çikolatalı dondurma,” olur. * Toz şeker kesme şekere ne demiş?                 “Yine zevkten dört köşe olmuşsun,” demiş. * Kesme...

Amerikan Sargısı

                                                                  Fakir Baykurt                                15.6.1929 Yeşilova/Burdur – 11.10.1999 Essen/Almanya Romanın Özeti:     Ankara’da “Aid Mission to the Government of Turkey” binasında, Türk-Amerikan dostluğunun kuvvetlendirilmesi için yapılan iki taraflı toplantıda, bir Türk köyünün pilot bölge olarak...

Düşünenlerin Düşünceleri-4

* Fırtınalardan korkmuyorum, çünkü gemimin yelkenini nasıl kullanacağımı biliyorum! (Louisa May Alcott) * Tek başına olmak, yalnız kalmayı bilmektir! (Uche Kottur) * En yükseklerde uçurabileceğiniz uçurtmalar hayallerinizdir! * Kendi öykümüzün kahramanıyız! (Mary McCarthy) * Yükselme dürtüsünü hissettiğinizde, sürünmeye asla razı olamazsınız! (Helen Keller) * Tüm kalbiyle ağlamayı bilmeyen, tüm...

Alagün Çocukları

                                                                     Nezihe Meriç                                               1923 Gemlik/Bursa – 18.8.2009 İstanbul Romanın Özeti:     Yazar bir gün sarı saçlı, mavi gözlü, sevimli bir çocukla karşılaşır. Hayali geniş, akıllı, duygulu, konuşkan bir çocuktur bu. Adı Ali’dir. Tanışırlar. Yazar pek hoşlanır ondan. Kendi çocukluğuna benzetir...

Düşünenlerin Düşünceleri-3

* Nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yok! * Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur, ona öğretin; Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın; Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ondan sakının; Bilen ve bildiğini bilen liderdir, onu takip edin! (Çin atasözü) * Hırs içinde yaşarsanız, etrafınız da hırs dolar! * İşinize yaratıcılığınızı katmanız...

Düşünenlerin Düşünceleri-2

* Düşünme zor iştir. Muhtemelen bu nedenle çok az kişi düşünür! (Henry Ford) * Kuş bakışı bakmak güzeldir, fakat kuş gibi bakmamak kaydıyla! (Şeyh Sadi) * Hayal kurabilirsiniz, Bu hayali gerçekleştirebilirsiniz. Her şeyin bir fareyle başladığını asla unutmayın! (Walt Disney) * Hiç düş kırıklığına uğramayanlar, hiç umut beslememiş olanlardır! (Bernard Shaw) * Hayatımız, yaptığımız tercihlerin...

Düşünenlerin Düşünceleri-1

* İnsanlar hayalleriyle yaşarlar ve biraz yaşamaya başlayınca tüm hayallerini kaybederler (Voltaire) * Olmamız gereken şeyi, olduğumuz gibi kalarak olamayız! (Max de Pree) * Hayat, biz başka şeyler planlamakla meşgulken olagelen şeylerdir! (John Lennon) * Bütün dünya sizsiniz, yine de başka bir şey var sanmaya devam ediyorsunuz! (Hsijeh-Feng) * Dünya sizin için bir şaheser olsun ve dünyaya...

Ağrı Dağı Efsanesi

                                                                     Yaşar Kemal                                     6.10.1923 Gökçedam/Osmaniye – 28.2.1915 İstanbul Romanın Özeti:     Ağrı Dağı’nın yamacında dört bin iki yüz metrede Küp Gölü diye harman büyüklüğünde bir göl vardır. Gölün kendine özgü maviliği hiçbir suda görülmez. Her yıl karların erimesiyle bu gölün çevresinde rengârenk...

Anadolu’dan Yerel Atasözleri (1)

* Acı acıya, su sancıya! * Aç köpek fırın damı söker! * Açlığını, bilen yere bildir! * Adama dayanma erir, ağaca dayanma çürür! * Ağaç devrileceği zaman bütün maymunlar kaçışır! * Ağır taşı köşeye koyarlar! * Ağız yemeyince yüz utanmaz! * Aile ile onsa, fare onar! * Akarsu çukurunu kendi kazar! * Akıl olmayınca başta, ne kuruda ne yaşta! * Akıllı düşününceye kadar, deli oğlunun evlendirir! *...

Afrodit Buhurdanında Bir Kadın

                                                                       Reşat Enis                                           1.6.1909 Fatih- İstanbul – 10.1.1984 İstanbul Romanın Özeti:     Zonguldak’ta bir nüfus memurunun oğlu olan, küçük yaşta annesini, on yedi yaşında da babasını kaybeden Osman; bir süre İstanbul’da zengin, fakat yozlaşmış bir akraba evinde barınır, okula gider, bir...

Acımak

                                                             Reşat Nuri Güntekin                                    25.10.1889 İstanbul – 7.12.1956 Londra, İNGİLTERE Romanın Özeti:     Zehra adında bir öğretmen acımasız bir karaktere sahiptir. Öğrencilerine hiç hoşgörülü davranmamakta, en ufak hatalarında bile onları cezalandırmaktadır. Bu yüzden Zehra Hanım ile Maarif Müdürü arasında tartışmalar...

Folklorumuzdan; Deyimler (Z Harfi)

Zahmet çekmek: Sıkıntı, güçlük, yorgunluk ve eziyetlere katlanmak.”Senin adam olman için az zahmet çekmedim ben.” Zahmete sokmak: Birine sıkıntı, güçlük ve yorgunluk vermek; masraf ettirmek.”Adamcağızı durup dururken zahmete sokmuşsunuz.” Zaman kazanmak: Birini oyalayarak ihtiyacı olduğu zamanı mümkün olduğunca uzatmaya çalışmak. Zaman kollamak: 1. Uygun bir fırsat beklemek. 2. Bir işin sırasını...

Folklorumuzdan; Deyimler (Y Harfi)

Ya Allah deyip (atılmak): Cenab-ı Hak`a sığınarak (atılmak).”Ya Allah deyip düşmanın üzerine atıldı.” Yabana atmak: Önem vermemek, önemsiz görüp dikkate almamak, üzerinde durmamak.”Babanın sözlerini sakın yabana atayım deme.” Yabancılık çekmek: Bir iş ya da çevrede yabancı olmaktan dolayı ortaya çıkan zorlukların etkisinde kalmak.”Ona hiç yabancılık çektirmedi.” Ya bu deveyi gütmeli, ya bu...

Folklorumuzdan; Deyimler (V Harfi)

Vadesi gelmek (yetmek): 1. Ömrü sona ermek, eceli gelmek, ölmek. 2. Süresi dolmak, ödeme zamanı gelmek.”Vadesi geldi geçiyor ama senet sahibi hâlâ ortalıkta görünmüyor.” Vakit geçirmek: Oyalanmak, bazı şeylerle meşgul olarak zamanın geçmesini sağlamak.”Top oynayarak vakit geçirebiliriz sanırım.” Vakit kazanmak: 1. Karşı tarafı oyalayarak zamanı uzatmak. 2. Bir şeye ayrılan ya da harcanan zamanı...

Folklorumuzdan; Deyimler (Ü Harfi)

Üç aşağı beş yukarı: Az bir farkla, az fazla ya da az eksik olmak üzere, yaklaşık olarak.”Üç aşağı beş yukarı anlaşırız, merak etme.” Üç buçuk atmak: Çok korkmak, korku içinde olmak, istenmeyen bir durum olacak diye korkup durmak. Üçe beşe bakmamak: Alışverişte fiyat konusunda küçük farkları önemsememek, almak ya da satmak konusunda cimri davranmamak.”İstediğini üçe beşe bakma, mutlaka al.” Üç...

Folklorumuzdan; Deyimler (U Harfi)

Ucu dokunmak: Bir işten biri zarar görür olmak, söylenen bir söz birine zarar vermek.”O çubuğu kıracağım fakat ucu sana dokunacak diye kıramıyorum.” Ucunu kaçırmak: Çıkmaza girmek, denetimi elinden kaçırmak.”İşin ucunu kaçırdın, oldu mu ya?” Ucu ortası belli olmamak: Bir işe, söze nereden başlanacağı kestirilememek. Ucunda bir şey olmak: Bir şeyde gizli bir amaç bulunmak.”Bu davranışının ucunda...

Folklorumuzdan; Deyimler (T Harfi)

Tabana kuvvet: “Binecek bir şey yok, yayan gitmekten başka çare de kalmadı” anlamında kullanılır.”Haydi kalkın bakalım, tabana kuvvet!” Tabanları kaldırmak: Çok hızlı yürümeye ya da çok hızlı koşarak kaçmaya başlamak.”Polislerin geldiğini görünce tabanları kaldırdı.” Tabanları yağlamak: 1. Uzak bir yere yayan olarak gitmek için hazırlanmak. 2. Hızlıca koşarak kaçmak. Taban tabana zıt: Birbirinin...

Doktor Jıvago

                                                                  Boris Pasternak 10.2.1890 Moskova, RUSYA – 30.5.1960 Moskova, RUSYA Romanın Özeti:      Moskovalı zengin bir iş adamının oğlu olan Yuri Jivago, 1889’da doğmuştur. On yaşında iken annesi ölür, birkaç yıl sonra da parasını kaybeden babası intihar eder. Yuri’nin, kültürlü ve duygulu bir aile olan Gromeko’lann yanında...

Folklorumuzdan; Deyimler (Ş Harfi)

Şad olmak: Sevinmek, mutlu olmak.”Seni gördük, şad olduk.” Şafak atmak: Aniden önemli bir durumla karşı karşıya kaldığını anlamak, bu sebeple tedirgin olmak.”Onu yanımdan kovunca bende şafak attı.” Şafak sökmek: Güneşin doğmaya başlamasıyla gece karınlığının yavaş yavaş kaybolup ortalık aydınlanmaya başlamak.”Şafak sökmeye başlayınca yola çıkmaya karar verdiler.” Şaha kalkmak: 1. Atın ön...

Folklorumuzdan; Deyimler (S Harfi)

Saat bu saat: Ele geçen fırsatı kullanmanın tam zamanı, en iyi, en elverişli an bu andır. Saati saatine uymamak: Bir kimsenin durumu, huyu sık sık değişir olmak.”Ona güvenemem, çünkü saati saatine uymaz.” Sabaha çıkamamak: Sabahtan önce ölmek, sabaha kadar yaşayamamak.”Hastanın durumu ağır, sabaha çıkacağını sanmıyorum.” Sabahı etmek (veya bulmak): Sabahlamak, bir sebeple sabaha kadar uyumamak...

Folklorumuzdan; Deyimler (R Harfi)

Rafa kaldırmak (koymak): Bir iş üzerinde artık durmamak, o işi kenara itmek, ihmal etmek.”Bizim dosyayı yine rafa kaldırmışlar.” Rahat durmamak: Yaramazlık etmek, kımıldayıp durmak.”Rahat durmadın, beni zor durumda bıraktın.” Rahatına bakmak: Hiçbir şeye aldırış etmeden rahatını sağlamaya çalışmak.”Boş ver, rahatına bak, sen mi düzelteceksin diyenlerden nefret ederim.” Rahatlık (rahat)...

Dişi Kedi

                                                         Sidonie-Gabrielle Colette                 28.1.1873 Saint-Sauveur –en-Puisaye, FRANSA – 3.8.1954 Paris, FRANSA Romanın Özeti:      Paris yakınındaki Neuilly’de, büyük bahçesi içinde bir köşk vardır. Burada Alain adında bir genç, annesi ve dişi kedisiyle birlikte oturmaktadır. Saha adlı kedi, bu evin gözbebeğidir: Bahçede ve evde...

Folklorumuzdan; Deyimler (P Harfi)

Pabucu dama atılmak: Kendisinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek, değer ve itibarını kaybetmek.”Yeni bir elektrikçi aldılar, desene Murat`ın pabucu dama atıldı.” Pabucunu ters giydirmek: Güç bir duruma düşürerek telâşlandırmak, bu telâşla kaçmasına sebep olmak.”El oğlu bu, adama pabucunu ters giydirir, tetikte olmalı insan.” Pabuç bırakmamak: Yılmamak, korkmayıp yapacağından vazgeçmemek...

Folklorumuzdan; Deyimler (Ö Harfi)

Öbür (öteki) dünya: Ahiret, insanların öldükten sonra gidecekleri ve ebedî olarak kalacakları âlem.”Öteki dünyada inşallah yüzümüz güler.” Öç almak: Yapılan bir kötülüğün acısını aynı derecede bir kötülük yaparak çıkarmak.”Öç alma fikrinden vazgeçirmeliyiz onu.” Ödü patlamak: Ani bir olay sebebiyle çok korkmak.”Fareden ödüm kopar.” Öküzün altında buzağı aramak: Kimi sebepler, bahaneler uydurarak...