KategoriJules Verne Kulüp

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-23 (Jules Verne)

ZAMBEZİ ŞELALESİ        İngiliz ve Rus bilim adamlarının oluşturduğu ekip, uzun ama rahat bir yolculuktan sonra Nisan ayının başlarında, Zambezi Nehri üzerindeki Viktorya Şelalelerine(15) varmış bulunuyordu.        Toplam olarak on sekiz ay süren ve bir şelaleden başlayıp, bir diğerinde biten bu yolculuk, görevin başarılmasıyla tamamlanmıştı. Bulunan netice; ortalama ısının 61 fahrenhayt(16)...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-22 (Jules Verne)

NICOLAS PALANDER’İN HİDDETİ        Artık Makololo tehlikesi kalmadığından, gölün sakin sularında ilerleyen gemi içindeki heyet elemanları, kaç ayın yorgunluğunu çıkarırcasına kendilerini dinlenmeye bıraktılar. Bütün çalışmalar defterlere yazılmış, görev tamamlanmıştı.        Karşı sahile çıkıldığında, sekiz gün önce dağa gönderilen ekiple buluşuldu ve hemen ormanlık bir bölgenin kenarında kamp...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-19-20-21 (Jules Verne)

YA İŞİ BİTİRMEK YA DA ÖLMEK        Altıncı ve son aşama bitirilmek üzereydi. Son nirengi noktası, kuzeyde bulunan Ngami Gölü’nün hemen yakınında yükselen Skorzef Dağı’nın tepesine dikilecekti.        Albay Everest;        “Bu çalışma sonucunda, görevimiz tamamlanmış olacak… Hepinize, verimli çalışmalarınız için teşekkür ediyorum arkadaşlar,” dedi.        Tam bu sırada, Skorzef Dağı’nın...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-16-17 (Jules Verne)

MUHTELİF OLAYLAR        İngilizler hemen ertesi günü, sabah erkenden kasabadan ayrıldılar. Ruslar da kendi yollarına devam ettiler. Buşiman İngilizlerle kalmış, avcı arkadaşı Murray’dan ayrılmamıştı. Yine onunla birlikte avlanıyordu…        Yine bu av günlerinden birinde Mokum, uzaktaki bir karaltıyı işaret ederek;        “Bay Murray, bakın bir ‘Şükuru’!”(10) dedi.        Murray;       ...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-13-14-15 (Jules Verne)

ATEŞİN YARDIMIYLA        Çalışmalar gece-gündüz devam ederken, 1 Ağustos tarihinde bu kez önleri büyük bir ağaçlık tarafından kesildi. Burası, meşhur “Ravuma Ormanı” idi. Grup şefleri, ormanın sağından ya da solundan geçilsin diye her zamanki tartışmalarına başladılar. Bu gereksiz tartışma akşam karanlığına kadar devam ettiyse de, hiçbir netice alınamadı.        Aslında bu o kadar da önemli bir...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Macerası-11-12 (Jules Verne)

NICOLAS PALANDER’İN KAYBOLMASI        Ölçüm çalışmaları birbirinden uzakta bulunan iki grup tarafından yeniden başlatıldıysa da, iki gün sonra Bay Palander’in ortadan kaybolmasıyla yeni bir boyut kazandı. Rus ekibi telaş içindeydi. Bu nedenle çalışmalara bir süreliğine ara verildi.        Mokum dalgın bilgini suçluyor ve;        “Yine hesaplarına dalıp, bu kez bir yerlerde kendini unutmuştur...

Üç İngiliz’li Üç Rus’un Afrika Maceraları-9-10 (Jules Verne)

BİR KRAAL        Her iki grup, 25 Nisan’a kadar ayrı ayrı üçgenler üzerinde çalıştı ve nihayetinde ilk aşama tamamlandı. İkinci aşama için kamp kurdukları yer ise; çevre uzunluğu 20 metreyi bulan dev gibi bir Baobab ağacı(4) oldu. Bu muazzam ağacın dallarına, küçük bir köy halkını yerleştirmek mümkündü. İkinci aşamanın ölçüm ve hesap işlemlerine bu ağaçtan başlanacaktı.        Ertesi gün sabah...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-7-8 (Jules Verne)

BİR ÜÇGENİN TEMELİ        Derhal kamp kurma emri verildi. Ardından, üzerinde milli bayrakların dalgalandığı Rus ile İngiliz mahallelerinden oluşan küçük bir köy kuruldu. Ekip şefleri, her nedense böyle bir ayrımı uygun görmüş olacaklardı. Yerleşme işleminin tamamlanmasından sonra, zaman geçirilmeden çalışmalara başlanma kararı alındı.        Ancak Albay Everest ile Mathieu Strux, daha işin...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-5-6 (Jules Verne)

BİR HOTANTO KASABASI        Son bir kez daha hazırlıkların gözden geçirilmesinden sonra, 1 Şubat günü “Kraliçe ve Çar” vapuru yola çıkmış bulunuyordu. İlk hedefi; Oranj’ın en büyük kollarından biri sayılan Kuruman Nehri’ne girmek ve Doktor Livingstone’un 1840 yılında oradan hareket edip, bütün Orta Afrika’yı dolaştığı Lattaku köyüne varmaktı. Burada yeni hazırlıkla yapılacak ve daha büyük bir...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-3-4 (Jules Verne)

BİR TAŞIMA TARZI        Artık nehir kıyısından ayrılıp, kampa dönmeleri gerekiyordu. Akıntının etkisiyle su üzerinde hafif hafif sallanan vapurun, nasıl olup da karada yol alacağına bir türlü akıl erdiremeyen Mokum, şaşkın şaşkın ona bakıyordu. Hâlbuki kolayca sökülüp tekrar monte edilebilen tarzda imal edilmiş “Kraliçe ve Çar” isimli küçük nehir vapuru, hazırda bekletilen öküz arabaları ve yerli...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-1-2 (Jules Verne)

     Bir boylam derecesini ölçmek için görevlendirilmiş altı gökbilimcinin, usta bir Buşiman avcısının rehberliğinde, güney Afrika’da geçirdikleri macera dolu günler… Kalahari Çölü’nün ıssız doğasında karşılaşılan güçlükler, vahşi hayvanlar ve tehlikeli yerliler… ORANJ NEHRİ KIYILARINDA        1854 yılının 27 Ocak günü, açık ve güneşli bir havada, bölge yerlilerinin “Gariep” adını...

Zacharıus Usta-5 (Jules Verne)

ÖLÜM SAATİ        Zacharius Usta ne olmuş, nereye gitmişti?        Genç kız;        “Babamın defterlerine bakalım… Belki orada bir şeyler bulabiliriz,” dedi.        İşte, aradıkları şey orada, masanın üzerindeydi. Bu defterde, tek bir ismin üzeri işaret edilmemiş bulunuyordu. Bu isim, hâlâ kendisine iade edilmeyen ve Evionaz civarındaki Andernat Şatosu’nda oturan Senyör Pittonacio’ya çok...

Zacharıus Usta-4 (Jules Verne)

SEN-PİYER KİLİSESİ        Herkes için merakla beklenilen gün nihayet geldi ve kilise ağzına kadar doldu. Pazar ayini için gelenler, onun kilise kapısını geçtiğini görünce, tuhaf bir korku hissi ile geri çekildiler ve yolu onlara açtılar.        Sonunda ayin başladı ve herkesin katıldığı iman yüklü duygularla devam etti. Ancak, herkesin eğilip dua ettiği sırada, Zacharius Usta’nın hâlâ hareketsiz...

Zacharıus Usta-3 (Jules Verne)

GARİP BİR ZİYARET        Saatlerde meydana gelen bu hastalık(!), Cenevre’nin her yerinde duyulmuştu. Her ne kadar, Zacharius Usta’nın sanatına olan büyük saygı devam ediyorsa da, durduktan sonra bir türlü çalışmayan saatleri geri getirenlerin ardı arkası kesilmiyordu.        Ober Tün, elinden geldiğince, bozuk saatlerle meşgul oluyor, onları tamire çalışıyor, ancak hiç birinde başarılı olamıyordu...

Zacharıus Usta-2 (Jules Verne)

SANATKÂR GURURU        Herkes için sıkıntılı geçen o gecenin sabahında, Zacharius Usta, sanki hiçbir şey olmamış gibi kendini işine vermiş bulunuyordu. Ober, yanına geldiği zaman, onu gülümseyen bir çehre ile karşıladı ve hatırını sorarak ona iltifat etti.        “İnşallah yüksek bir adam olursun Ober!” dedi. “Yetenekli ve bilgili bir kişi, karşılığında insanlardan hep saygı görür.”        Ober;...

Zacharıus Usta-1 (Jules Verne)

     Yaşamın sırrını ve sürekliliğini, imal ettiği saatlerin çark ve yaylarında bulan bir saatçi ustasının şeytanla yaptığı anlaşma… İnsan kendini yaratıcının yerine koyabilir ya da kurulu düzenin şartlarını zorlayabilir mi? BİR KIŞ GECESİ        Zacharius Usta; Leman Gölü’nden çıktıktan sonra içinden geçtiği Cenevre kentini ikiye ayıran Rhone Nehri’nin yatağına gelişigüzel tarzda atılmış...

Doktor Ox’un Bir Fantezisi-16-17 (Jules Verne)

SÜKÛNETE DÖNÜŞ        Peki, ama ne olmuştu? Bu korkunç patlama neden meydana gelmişti? En önemlisi, Doktor Ox bu tecrübesiyle neyi ispat etmeye çalışmıştı?        Doktor Ox, hiçbir ücret talep etmeden şehrin aydınlatılması işine talip olurken, hidroksit gazının kullanılacağını öne sürmüş ve gerçekten kurmuş olduğu fabrikada, hidrojen ve oksijen gazlarını, suyun ayrıştırılması yöntemiyle ve...

Doktor Ox’un Bir Fantezisi-14-15 (Jules Verne)

HER ŞEY O KADAR DEĞİŞTİ Kİ, KİKANDON HALKI, OKUYUCULAR VE HATTÂ YAZAR BİLE ACELE BİR NETİCE BEKLİYOR        Ertesi gün, yani harekâttan bir gün önce, şehrin en yetkili amiri sıfatıyla, Belediye Başkanı Van Trikas tarafından kaleme alınmış resmî bir ilan-ı harp yazısı, kır bekçisi aracılığıyla Virgamen makamlarına gönderilmiş fakat birkaç saat sonra yırtılmış bir şekilde geri getirilmişti...

Doktor Ox’un Bir Fantezisi-12-13 (Jules Verne)

İJEN’İN, DOKTOR OX TARAFINDAN ŞİDDETLE REDDEDİLEN BİR TEKLİFİ        Bütün bu hazırlıklar yapılırken, uzun süredir ortalıkta gözükmeyen ve hattâ fabrika binasından dışarı çıkmayan Doktor Ox’la asistanı İjen arasında şöyle bir konuşma geçiyordu:        “Ne dersiniz üstat? Denememizin başarıyla sonuçlandığını gördük. Bütün Kikandon halkı galeyan halinde! Artık fazla aşırıya kaçmadan vanaları...

Doktor Ox’un Bir Fantezisi-10-11 (Jules Verne)

SALGIN HASTALIĞIN BÜTÜN ŞEHRİ İSTİLA ETMESİ VE YAPTIĞI ETKİLER        Şehrin aydınlatma işi tamamlanmış, her tarafa direkler dikilmişti. Bütün sokak lambaları akşamları yakılıyor, ücretsiz gelen bu hizmetten faydalanmak isteyen birçok Kikandonlu, evlerine de bu tesisatı çektirmiş bulunuyordu.        Ancak takip eden günlerde, halkın tabiat, karakter ve alışkanlıklarının da, yavaş yavaş değiştiği...

Doktor Ox’un Bir Fantezisi-7-8-9 (Jules Verne)

ANDANTELERİN ALLERGO VE ALLERGOLARIN VIVACE OLUŞU        O gün, tüm biletler satılmış, şehir tiyatrosu tamamen dolmuştu. Perdenin açılış saati yaklaştığında, seyirciler arasında, her zamankinin aksine büyük bir sabırsızlık hüküm sürüyor, bakışlar sabitleşiyor, soluklar sıklaşıyordu. Bu durum, orkestra elemanlarında daha fazla hissediliyor, sahnenin hidroksit gazıyla parlayan ışıkları altında...

Doktor Ox’un Bir Fantezisi-5-6 (Jules Verne)

BELEDİYE REİSİ İLE MÜŞAVİRİN DOKTOR OX’U ZİYARETLERİ        Kikandon resmî ve sivil tüm halkını yerinden oynatacak deneyin ne olduğunu, henüz hiç kimse bilmiyor, zaten yapıları gereği, bilmesine de olanak bulunmuyordu. Onlar, günlük yaşantıları içinde yaptıkları iki üç basit şeyle mutlu olabilen ve bundan daha fazlasının kendilerini rahatsız etmesini istemeyen sakin, uyumlu, ılımlı...

Doktor Ox’un Bir Fantezisi-3-4 (Jules Verne)

KOMİSER PASOF’UN GÜRÜLTÜLÜ GELİŞİ        Evet! Kapı kuvvetli bir şekilde çalınıyor, hayır çalınmıyor, yumruklanıyordu. Meydana gelen korkunç gürültünün ardından, kendilerine pek yabancı olmayan bir kişinin sesi duyuldu:        “Mösyö Van Trikas! Açınız, çabuk açınız… Mösyö Van Trikas!”        İnanılacak gibi değildi. 1513 yılında, şehrin yaygaracı İspanyollar tarafından zapt edildiği...

Doktor Ox’un Bir Fantezisi-1-2 (Jules Verne)

     Sakin ve iyi huylu bir kasaba halkı, acaba Doktor Ox’un fantezilerine cevap verecek ve bütünüyle bir değişim geçirecek mi? Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Bitkileri, hayvanları ve insanları acaba nasıl bir son bekliyor? EN MÜKEMMEL HARİTALAR ÜZERİNDE BİLE KÜÇÜK KİKANDON ŞEHRİNİ ARAMAK NEDEN FAYDASIZDIR?        Bana, Belçika’nın batı Flandr bölgesinde bulunan küçük Kikandon şehrini...

Jean-Marıe Cabıdoulın’in Hikâyeleri/Büyük Deniz Yılanı-15 (Jules Verne)

ON BEŞİNCİ BÖLÜM        Bankize çarpma anında hiç kimse yaralanmamıştı. Ancak geminin de elle tutulacak bir tarafı kalmamış, tamamen parçalanmış ve kırılıp dağılmıştı.        Dışarıda eksi yirmi santigrat dereceyi bulan korkunç bir soğuk hüküm sürüyor ve ufak serpintiler halinde sürekli kar yağıyordu.        Saint-Enoch’un görünüşü berbattı! Bu durumda, mevcut koşullar göz önüne alınacak olursa...

Jean-Marıe Cabıdoulın’in Hikâyeleri/Büyük Deniz Yılanı-14 (Jules Verne)

ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM        Saint-Enoch, müthiş bir gücün etkisi altında hareket ediyor ve koyu karanlık bir gecede bilinmeyen bir yöne doğru sürükleniyordu. O sırada değil denize parakete(46) atmanın, güverte üzerinde üç beş adım yürümenin bile olanağı yoktu. Bu nedenle gemiciler, mevcut kamaralara sığınmaktan başka bir şey yapamadılar.        Herkes korku içinde bekleşiyordu. Dışarıdan birtakım...

Jean-Marıe Cabıdoulın’in Hikâyeleri/Büyük Deniz Yılanı-13 (Jules Verne)

ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM        Kazazede İngilizler derhal mevcut kamaralara birer ikişer yerleştirildiler ve gereksinimleri giderildi.        Kaptan Bourcart, bir süre sonra yemek ve toplantı salonu olarak kullanılan büyük kamaraya Kaptan King’i davet ederek duyduğu üzüntüyü gayet nazik bir dille anlattı. Evet… Repton mürettebatı ile zaman zaman sorunları olmuştu, ancak şu anda geçmişte yaşanılan...

Jean-Marıe Cabıdoulın’in Hikâyeleri/Büyük Deniz Yılanı-12 (Jules Verne)

ON İKİNCİ BÖLÜM        İlk anda açıklanamayan birtakım gelişmeler olsa da, Saint-Enoch’un muhtemel bir yeraltı yükseltisinin üzerine oturduğu tahmin edilebilirdi. Ortalıkta herhangi bir hasar göze çarpmıyor, gemi sağlam görünüyordu. Her iki ambarda da su sızması mevcut değildi. Fıçıların dengesini bozacak herhangi bir hareket de oluşmamıştı.        Yapılan iskandillerde(45), geminin uzak...

Jean-Marıe Cabıdoulın’in Hikâyeleri/Büyük Deniz Yılanı-11 (Jules Verne)

ON BİRİNCİ BÖLÜM        Şimdi rakip gruplar arasında korkunç bir yarış başlamıştı. Her iki tarafın tayfaları, kürekleri var güçleriyle çekiyorlar, kayıkların burun kısmında ayakta durmakta zorlanan zıpkıncılar ise pür dikkat tetikte bekliyorlardı.        Bir ara balinanın, sanki önünün kesileceğini anlamış gibi, birdenbire durduğu ve kararsız bir tavırla olduğu yerde dönmeye başladığı görüldü...

Jean-Marıe Cabıdoulın’in Hikâyeleri/Büyük Deniz Yılanı-10 (Jules Verne)

ONUNCU BÖLÜM        Saint-Enoch, 10 Ekim sabahı demir alarak bulunduğu yerden hareket etti ve yavaş yavaş açık denize çıktı. Ne tesadüf ki, İngiliz gemisi Repton da aynı saatlerde hareket etmiş ve yaklaşık iki mil kadar geride seyrettikten sonra kuzeydoğu yönüne dümen kırmıştı. Bu rota onların, Bering Boğazı’na ya da daha yukarıdaki enlem derecelerine çıkacaklarını akla getiriyordu.        İlk...