KategoriJules Verne Kulüp

Muhteşem Orınoco (Dönüşü Olmayan Nehir)-1. Cilt-6 (Jules Verne)

Altıncı Bölüm        Venezuela topraklarını boydan boya geçerken aynı zamanda onu iki eşit parçaya bölen Orinoco Nehri, büyük bir deltayla Atlas Okyanusu’na dökülür. Güney Amerika anakarasının Amazon’dan sonra en önemli nehirlerinden biridir.        Amazon Nehri’nde olduğu gibi, çevresi yağmur ormanlarıyla kaplı bulunan bu nehir, ekvatoral bölgenin(4) tüm özelliklerini taşır. Balta girmemiş...

Muhteşem Orınoco (Dönüşü Olmayan Nehir)-1. Cilt-4-5 (Jules Verne)

Dördüncü Bölüm        Asker olması ve belki de ilk kez toplum karşısına sivil elbiseyle çıkması nedeniyle başlangıçta bir hayli sıkıntılı anlar geçiren Çavuş Marcial, yanından bir saniye bile ayırmadığı genç Juan’la birlikte, başkent Bolivar’da gemi değiştirdiler ve Orinoco Nehri’nin ulaşıma müsait kesimlerinde çalışan daha küçük bir nehir vapuruna aktarma yaptılar.        Vapura adımlarını...

Muhteşem Orınoco (Dönüşü Olmayan Nehir)-1. Cilt-3 (Jules Verne)

Üçüncü Bölüm        Aslında her şey aylar önce başlamış ve Fransız ordusunda görevli Çavuş Marcial tarafından, –pek istekli olmasa da– yolculuk hazırlıklarına girişilmişti.        Çavuş Marcial, hazırlıkları tamamlamaya çalıştığı süre içinde kendi kendine kaç defa;        “Bu deliyi böyle bir maceraya atılmaktan vazgeçirmeliyim… Ama nasıl?” diye sormasına, “Son derece tehlikeli olan bu...

Muhteşem Orınoco (Dönüşü Olmayan Nehir)-1. Cilt-2 (Jules Verne)

İkinci Bölüm        Böylesine sıcak tartışmaların yaşandığı saatlerde, Atlas Okyanusu’nun koyu lacivert sularını yararak Venezuela kıyılarına yaklaşmakta olan bir yolcu gemisinin güvertesinde; biri çok genç, diğeri ise orta yaşlı iki kişinin dudaklarından da hemen hemen aynı cümleler dökülüyordu.        Yaşlısı, genç olanına;        “Bir kez daha söylüyorum,” diyordu. “Bu çılgın yolculuğa neden...

Muhteşem Orınoco (Dönüşü Olmayan Nehir)-1. Cilt-1 (Jules Verne)

     Yıllar önce sessiz sedasız kaybolan babasını aramak ve bulmak uğruna, Güney Amerika ormanlarında büyük bir maceraya atılan genç bir kızın(!) karşılaştığı güçlüklerin hikâyesi. Bu hikâyede; Orinoco Nehri’nin vahşi sularında kaderleri kesişen üç grup insanın başından geçenler anlatılmakta… “Umut Papazı” sonunda bu insanların umudu olabilecek mi? Birinci Bölüm        Takvimler 1893 yılını...

Frrıtt-Flacc (Doktor Trıfulgas)-7 (Jules Verne)

YEDİNCİ BÖLÜM        Ertesi gün, artık bir ölüden başka bir şey olmayan Doktor Trifulgas’ın cesedi, “altı-dört” eve gelenler tarafından bulundu ve bir tabuta konularak o güne kadar çok kimseleri gönderdiği Luktrop kent mezarlığına, yine onların arkasından olmak üzere büyük bir törenle gömüldü.        Doğrusunu söylemek gerekirse, Doktor Trifulgas’ın başına nelerin geldiği ve onun ölümüne neyin...

Frrıtt-Flacc (Doktor Trıfulgas)-6 (Jules Verne)

ALTINCI BÖLÜM        İhtiyar kadın tarafından gösterilen evin yarım kilometre kadar yakınına kadar gelmiş olmasına rağmen, karanlık içinde hâlâ ışıklı bir noktadan başka bir şey seçilemiyordu.        Zorlukla görülebilen bu ışık; ölmekte olan ve belki de çoktan ölmüş bulunan bir hastanın lambasından geliyordu. İhtiyar kadın, patlama anında ortadan yok olmadan önce bu ışığı ona göstermemiş miydi...

Frrıtt-Flacc (Doktor Trıfulgas)-5 (Jules Verne)

BEŞİNCİ BÖLÜM        Ortalıkta, yağmurla rüzgârın birbirine karıştığı çok fena, çok sert bir hava vardı. Sainte-Philifiléne Kilisesi’nin çanı, ne zamandır fırtınanın şiddetinden dolayı çalmaya başlamıştı. Bu durumu, pek hayra alâmet bir olay olarak görmemek gerekirdi.        Fakat hiçbir önemi yoktu… Çünkü Doktor Trifulgas batıl inançlara bağlı bir insan değildi.        Doğrusunu söylemek...

Frrıtt-Flacc (Doktor Trıfulgas)-4 (Jules Verne)

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM        Yağmur yağmaya, rüzgâr esmeye devam ediyordu. Çok geçmeden bir ses daha duyuldu.        Tak! Tak! Tak!        Fırtınanın uğultusuna, bu sefer daha azimli bir elle vurulan kapı tokmağının sesi karışmıştı.        Uyumakta olan Doktor Trifulgas sıçrayarak uyandı. Keyfi iyice kaçmıştı. Sinirli bir şekilde yatağından atlayarak pencereye yürüdü.        Mandalın açılmasıyla...

Frrıtt Flacc (Doktor Trıfulgas)-3 (Jules Verne)

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM        Doktor Trifulgas, doğası gereği sert ve haşin karakterli bir adamdı. Peşin olarak ödenmesini istediği vizite ücretinden başka hiçbir şeye önem vermiyordu.        “Altı-dört” evde birlikte oturduğu buldokla İspanyol karışımı yaşlı köpeği Hurzof da, en az efendisi kadar haşin ve huysuz bir yaratıktı. Fakir kimselere karşı hiç de iyi davranılmayan bu evin kapısı sadece zengin...

Frrıtt Flacc (Doktor Trıfulgas)-2 (Jules Verne)

İKİNCİ BÖLÜM        Akşam olmuş ve yüzünü gün boyu hiç göstermemiş güneş yeni batmıştı. O sırada, Messagliére Sokağı’nın sol köşesinde bulunan “altı-dört”lük binanın daracık kapısı çekingen bir vuruşla çalındı.        Tak!        Eğer Luktrop içinde konforlu ev bulunduğu kabul edilseydi, kapısı çalınan bu ev en konforlu evlerden biri olabilirdi.        Aynı şekilde, yılda birkaç bin fretzer(3)...

Frrıtt-Flacc (Doktor Trifulgas)-1 (Jules Verne)

     Hayali bir ülkenin, yine hayali bir kasabasının tek doktoruydu Doktor Trifulgas. Sahip olduğu bilime dahi itimadı olmayan doktorun tek düşüncesi çok, daha çok para kazanmaktı. Ancak yağmurun ve rüzgârın ortalığı tarumar ettiği, kilise çanlarının korkuyu çağrıştırdığı bir gece, doktorun kapısını çalan gizemli bir el, onun bu tutkusuna son vermek için ilk adımı attı ve doktoru kaçınılmaz sona...

Livonya’da Bir Facia-15-16 (Jules Verne)

BİR MEZAR ÜZERİNDE İTİRAF        Peki… Cinayet kimin tarafından işlenmişti? Bu çirkin olayın gerçek suçlusu kimdi?        Çok geçmeden, Hâkim Kerstorf’un, şöminenin külleri arasında bulduğu yırtık paraların, sonradan oraya konulmuş olabileceği ihtimaline dayanarak derinleştirdiği soruşturma sonucunda, hancı Kroff’un üzerinde toplanan şüpheler sonuç verdi ve olay kısa sürede aydınlatıldı...

Livonya’da Bir Facia-14 (Jules Verne)

PEŞPEŞE MEYDANA GELEN OLAYLAR        On sekiz bin ruble tutarındaki banka borcunun vade tarihinden bir gün önce, ortalığın yeni yeni aydınlanmaya başladığı erken bir saatte, evinden sessizce ayrıldığı belirlenen Profesör Dimitri Nicolef’in cesedi, öğleye doğru kent dışında bir yerde köylüler tarafından bulundu. Ceset bir hendek içindeydi. Göğsünün üzerinde, kalbine saplı bir bıçak duruyor ve bu...

Livonya’da Bir Facia-13 (Jules Verne)

İKİNCİ ARAŞTIRMA        Gelişen yeni durum nedeniyle Hâkim Kerstorf, bir kez daha ‘Kırık Haç’ hanına giderek, hancı Kroff’la konuşmak ve geçen zaman süresince değişen hususları yeniden gözden geçirerek değerlendirmek istedi. Konu hakkında yapacağı detaylı incelemeler, vereceği kararı belki de önemli derecede etkileyecekti.        Hancı Kroff’la gerçekleştirilen bu ikinci konuşmada; ilkinden...

Livonya’da Bir Facia-12 (Jules Verne)

VLADİMİR YANOF        Evet! Hiç beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan bu genç adam, Parnu Nehri’nin soğuk sularında, buz kütleleri arasında sıkışarak öldüğü sanılan Sibirya kaçağı Avukat Vladimir Yanof’tan başkası değildi. Büyük bir şans eseri, hiç yara almadan ve Onbaşı Eck’in müfrezesine görünmeden kurtulmayı başarmış ve akşamın karanlığından yararlanarak kent içinde ıssız bir yerde saklanabilme...

Livonya’da Bir Facia-11 (Jules Verne)

HALK KARŞISINDA        İşte, Livonya’daki Slav halkın Cermen asıllılara karşı ‘Belediye Başkanı’ olarak aday gösterdikleri mükemmel insan Profesör Dimitri Nicolef’in durumu buydu ve görüldüğü kadarıyla hiç de iç açıcı bir manzara sergilemiyordu.        Tek rakibi olan Banker Frank Johausen bile, onun böyle bir olaya adının karışabileceğine ihtimal vermiyordu. Ancak, siyasi rakibi olması...

Livonya’da Bir Facia-10 (Jules Verne)

SORGU        Profesör Dimitri Nicolef, aynı günün akşamı, gece yarısından sonra evine döndü ve kısa süren bir uyku dönemini müteakip, sabah kahvaltısını hazırlamaya çalışan kızının yanına gelerek;        “Günaydın kızım,” dedi.        “Günaydın babacığım. Bizi bir hayli meraklandırdın. Hani, nereye ve niçin gittiğini bilememek?”        “Haklısın yavrucuğum, bazı mühim ve özel işlerim vardı. Onun...

Livonya’da Bir Facia-9 (Jules Verne)

DORPAT ÜNİVERSİTESİ’NDE        Jean Nicolef’in yatılı okuduğu Dorpat Üniversitesi’nin bahçesinde, beş-altı öğrenciden oluşan bir grup dolaşıyor, aralarında geçen konuşmalardan, sömestr döneminin sonuna yaklaşıldığı şu günlerde yemekli bir partiyle kutlanacak olan üniversite bayramından söz ettikleri anlaşılıyordu.        Tek tip üniforma giymiş, uzun çizmeli, belleri meşinden yapılmış kalın birer...

Livonya’da Bir Facia-8 (Jules Verne)

İHBAR        Komisyon üyeleri, aynı günün akşamı Riga’ya geri döndüler. Doktor Hamine, meydana gelen feci olay hakkında hem bilgi vermek, hem de iki gündür göremediği arkadaşı Profesör Dimitri’yi ziyaret etmek amacıyla onun evine uğradığında; dostunun, geçen süre zarfında Riga’dan ayrıldığını, ayrılırken de hiç kimseye bir şey söylemediğini öğrendi.  Sadece kızı İlka’ya, birkaç gün sonra...

Livonya’da Bir Facia-7 (Jules Verne)

POLİS ARAŞTIRMASI        Banka memuru Poch’un öldürüldüğü haberi henüz her tarafa yayılmamış olsa da, resmi makamlarca duyulduğu ve cinayet hakkında derhal bir soruşturma açılması gerektiği bilinen bir gerçekti.        Binbaşı Verder, hemen bir soruşturma komisyonu oluşturmuş ve cinayetten haberdar edilen Banker Frank Johausen’i de yanına alarak, hep birlikte derhal olay yerine hareket etmişti...

Livonya’da Bir Facia-6 (Jules Verne)

SLAVLAR VE CERMENLER        14 Nisan tarihinde, Rusya’nın Baltık eyaletleri bölge valisi General Gorkov; yine kendisi gibi bir Slav olan yüksek emniyet amiri Albay Raguenof’la birlikte oturmuş günün önemli meselelerini konuşuyorlardı. Konu dönüyor dolaşıyor, bir süre sonra yapılacak belediye başkanlığı seçimlerine geliyordu. O esnada kapı nöbetçisi, az önce gelen bir habercinin albayla görüşmek...

Livonya’da Bir Facia-5 (Jules Verne)

”KIRIK HAÇ” HANI        Hancı Kroff, babasından miras kalan “Kırık Haç” hanını yıllardır tek başına işleten Cermen kökenli biriydi. Müşterilerinin çoğunluğunu civarda çalışan ormancılar, oduncular, madenciler ve köylüler oluşturuyordu. Bu yüzden han, görünüş itibariyle, bir konaklama yerinden ziyade bir meyhaneyi andırmaktaydı.        Kroff’un güçlü kuvvetli bir yapısı, iri ve yağlı bir vücudu...

Livonya’da Bir Facia-4 (Jules Verne)

POSTA ARABASINDA        Ertesi gün, sabahın erken saatlerinde, küçük bir yazıhanenin önünde, kalkışa hazır bir posta arabası, gelecek müşterilerini bekliyor, ancak hareketine çok az bir süre kalmasına rağmen, henüz ortalıkta yolcu namına hiç kimse görünmüyordu.        Kent meydanında yer alan esnaf, dükkânlarını henüz açmamışlardı. Birbirleriyle oynaşan birkaç sokak köpeğinden ve hareket anı...

Livonya’da Bir Facia-3 (Jules Verne)

NICOLEF AİLESİ        Bu feci olayın meydana geldiği 12 Nisan 1876 tarihinden bir-iki gün önce, Livonya’nın hem başkenti, hem de en önemli kentlerinden biri sayılan Riga’da, mütevazı bir evin küçük salonunda genç bir kız, iki hatırlı konuğu ağırlıyordu.        Konuklardan biri; Riga’daki Fransız Konsolosu Mösyö Delaport, diğeri ise herkes tarafından çok sevilen ve ilmine saygı duyulan Doktor...

Livonya’da Bir Facia-2 (Jules Verne)

SLAV’A KARŞI SLAV        Kaçak mahkûmun merdiven niyetiyle tırmandığı şey, Kuzey Avrupa ülkelerinin birçoğunda olduğu gibi, Livonya’nın da hemen her yerinde görülen yel değirmenlerinden birinin uzun kanadıydı. Büyük bir şans eseri, değirmen o sırada çalışmıyordu.        Genelde buğday öğütmek amacıyla kullanılan bu değirmenlerin ilginç bir yapım tarzı vardı. Yuvarlak bir zemin üzerine oturtulmuş...

Livonya’da Bir Facia-1 (Jules Verne)

     Soygun amacıyla işlenmiş adi bir cinayetin siyasi rekabete konu edilebileceğini, bu yüzden masum insanların da başına büyük felaketlerin gelebileceğini ve sonuçta bir faciaya dönüşebileceğini hiç tahmin edebilir misiniz? AŞILAN HUDUT        Nisan ayının ilk günleri olmasına rağmen henüz erimeye başlamamış kalın kar tabakasına ve gecenin dondurucu soğuğuna karşı inatla ve azimle yürüyordu...

İdeal Bir Şehir-2000 Yılında Amıens (Jules Verne)

     İdealinizdeki bir şehrin, nasıl olması gerektiğini düşünüyorsunuz? Bu düşüncelerinizi kalemi elinize alıp bir kâğıda dökmeyi hiç denediniz mi? 129 yıl sonrası, sizin için ne ifade ediyor?        28 Şubat 1828 tarihinde, Fransa’nın Nantes şehrinde dünyaya gelen Jules Verne, hayatının büyük bölümünü, daha sonra yerleştiği Amiens’te geçirmiştir.        Eserlerinin birçoğunu burada yazmış, uzun...

Jédédıas Jamet veya Bir Mirasın Hikâyesi-3 (Jules Verne)

NASIL OLUYORDU DA, MADAM PERPÉTUE, JAMET ROMUALD TERTULLIEN’İN AKRABASI VE MÖSYÖ ROMUALD TERTULLIEN ONUN DAYISI OLUYORDU?        “Madam Jamet! Madam Jamet! Bakar mısınız, Madam Jamet geldi mi? Öyle bir olay ki! Böyle bir olay! Bunun gibi bir olay! Madam Jamet! Bu beklenmedik ölüm! Fakat bu, başımıza yağmur ve göktaşından başka bir şey yağmayan gökyüzünden bir servet yağıyor demektir! Madam Jamet...

Jededıas Jamet veya Bir Mirasın Hikâyesi-2 (Jules Verne)

MÖSYÖ JÉDÉDİAS JAMET’NİN KOLAY ÖFKELENMEDİĞİNİN VE GÜZEL JOSEPHİNE’İN KÜÇÜK PARMAKLARININ PİYANONUN TUŞLARINDA GEZİNİRKEN, GENÇ FRANCİS’E YAZI DERSLERİ VERDİĞİNİN TESBİTİDİR…        Mösyö Jamet iyi bir adamdı, ama saf bir adam değildi! Herkes gibi onun da kendine özgü bir kişiliği vardı ve tahmin edilenden daha çok düşünürdü. Doğru ve kararlı, hedefe hiç şaşmadan dümdüz yürürdü. Hezeyanlar...