KategoriEserleri

Livonya’da Bir Facia-4 (Jules Verne)

POSTA ARABASINDA        Ertesi gün, sabahın erken saatlerinde, küçük bir yazıhanenin önünde, kalkışa hazır bir posta arabası, gelecek müşterilerini bekliyor, ancak hareketine çok az bir süre kalmasına rağmen, henüz ortalıkta yolcu namına hiç kimse görünmüyordu.        Kent meydanında yer alan esnaf, dükkânlarını henüz açmamışlardı. Birbirleriyle oynaşan birkaç sokak köpeğinden ve hareket anı...

Livonya’da Bir Facia-3 (Jules Verne)

NICOLEF AİLESİ        Bu feci olayın meydana geldiği 12 Nisan 1876 tarihinden bir-iki gün önce, Livonya’nın hem başkenti, hem de en önemli kentlerinden biri sayılan Riga’da, mütevazı bir evin küçük salonunda genç bir kız, iki hatırlı konuğu ağırlıyordu.        Konuklardan biri; Riga’daki Fransız Konsolosu Mösyö Delaport, diğeri ise herkes tarafından çok sevilen ve ilmine saygı duyulan Doktor...

Livonya’da Bir Facia-2 (Jules Verne)

SLAV’A KARŞI SLAV        Kaçak mahkûmun merdiven niyetiyle tırmandığı şey, Kuzey Avrupa ülkelerinin birçoğunda olduğu gibi, Livonya’nın da hemen her yerinde görülen yel değirmenlerinden birinin uzun kanadıydı. Büyük bir şans eseri, değirmen o sırada çalışmıyordu.        Genelde buğday öğütmek amacıyla kullanılan bu değirmenlerin ilginç bir yapım tarzı vardı. Yuvarlak bir zemin üzerine oturtulmuş...

Livonya’da Bir Facia-1 (Jules Verne)

     Soygun amacıyla işlenmiş adi bir cinayetin siyasi rekabete konu edilebileceğini, bu yüzden masum insanların da başına büyük felaketlerin gelebileceğini ve sonuçta bir faciaya dönüşebileceğini hiç tahmin edebilir misiniz? AŞILAN HUDUT        Nisan ayının ilk günleri olmasına rağmen henüz erimeye başlamamış kalın kar tabakasına ve gecenin dondurucu soğuğuna karşı inatla ve azimle yürüyordu...

İdeal Bir Şehir-2000 Yılında Amıens (Jules Verne)

     İdealinizdeki bir şehrin, nasıl olması gerektiğini düşünüyorsunuz? Bu düşüncelerinizi kalemi elinize alıp bir kâğıda dökmeyi hiç denediniz mi? 129 yıl sonrası, sizin için ne ifade ediyor?        28 Şubat 1828 tarihinde, Fransa’nın Nantes şehrinde dünyaya gelen Jules Verne, hayatının büyük bölümünü, daha sonra yerleştiği Amiens’te geçirmiştir.        Eserlerinin birçoğunu burada yazmış, uzun...

Jédédıas Jamet veya Bir Mirasın Hikâyesi-3 (Jules Verne)

NASIL OLUYORDU DA, MADAM PERPÉTUE, JAMET ROMUALD TERTULLIEN’İN AKRABASI VE MÖSYÖ ROMUALD TERTULLIEN ONUN DAYISI OLUYORDU?        “Madam Jamet! Madam Jamet! Bakar mısınız, Madam Jamet geldi mi? Öyle bir olay ki! Böyle bir olay! Bunun gibi bir olay! Madam Jamet! Bu beklenmedik ölüm! Fakat bu, başımıza yağmur ve göktaşından başka bir şey yağmayan gökyüzünden bir servet yağıyor demektir! Madam Jamet...

Jededıas Jamet veya Bir Mirasın Hikâyesi-2 (Jules Verne)

MÖSYÖ JÉDÉDİAS JAMET’NİN KOLAY ÖFKELENMEDİĞİNİN VE GÜZEL JOSEPHİNE’İN KÜÇÜK PARMAKLARININ PİYANONUN TUŞLARINDA GEZİNİRKEN, GENÇ FRANCİS’E YAZI DERSLERİ VERDİĞİNİN TESBİTİDİR…        Mösyö Jamet iyi bir adamdı, ama saf bir adam değildi! Herkes gibi onun da kendine özgü bir kişiliği vardı ve tahmin edilenden daha çok düşünürdü. Doğru ve kararlı, hedefe hiç şaşmadan dümdüz yürürdü. Hezeyanlar...

Jédédıas Jamet veya Bir Mirasın Hikâyesi-1 (Jules Verne)

     Jédédias Jamet’nin içindeki gizli karakteri keşfedebilmek için başından sonuna kadar okunması gereken bir öykü… Sıradan olayların arasına oturtulmuş mizah örgüsü, onu daha da okunası hale sokuyor… MÖSYÖ JÉDÉDİAS JAMET VE ONUN GÖRÜNÜŞÜ, MANEVİ YAPISI, GİYİNİŞİ, YELEĞİ VE PANTOLONUNA DAİR…        Mösyö Jédédias Jamet        Tours kentinde mülk sahibi        Mösyö,        Eski...

9672 Numaralı Piyango Bileti-20 (Jules Verne)

YİRMİNCİ BÖLÜM        Evet! Bu genç adam, Viken faciasından dört arkadaşıyla birlikte mucize eseri kurtulmuş Ole Kamp’tı!        Telegraf’ın onu bulup getirememesinin nedeni, delikanlının araştırılan sahillerde bulunmayıp, Danimarka bandıralı özel bir yelkenli tarafından kurtarıldıktan sonra memleketine doğru yola çıkarılmış olmasıydı.        Durumdan derhal haberdar edilen Sylvius Hog’un eline...

9672 Numaralı Piyango Bileti-19 (Jules Verne)

ON DOKUZUNCU BÖLÜM        Piyangonun çekildiği yer, Christiania Üniversitesi’nin büyük salonuydu. Çekiliş saat 3’te başlayacak ve üç seriye bölünmüş yüz ikramiye tek tek sahiplerini bulacaktı. Heyecan artsın diye büyük ikramiyenin çekilişi en sona bırakılmıştı.        “Morgen-Blad” Gazetesi’nin o günkü haberini herkes okumuştu. İnsanlar soğukkanlılığını korusa da, yüzünde çektiği sıkıntının gayet...

9672 Numaralı Piyango Bileti-17-18 (Jules Verne)

ON YEDİNCİ BÖLÜM        Joel ertesi sabah uyanır uyanmaz kardeşinin yanına gitti. Giyinmiş olan Hulda onu bekliyordu. Yüzünde kederli bir ifade vardı.        İki kardeş otelden ayrıldıktan sonra, sırf vakit geçirmek gayesiyle limana inmişler, açıkta demirlemiş olan gemileri seyrediyorlardı. Aralarında Bergen limanına kayıtlı birkaç gemi de vardı.        Hulda:        “Ole’m… Zavallı Ole’m!”...

9672 Numaralı Piyango Bileti-15-16 (Jules Verne)

ON BEŞİNCİ BÖLÜM        Sylvius Hog aynı akşam Dal’a dönmüş ve yokluğunda geçen önemli olayı öğrenmişti. Her iki genç de, çok sevdikleri bu mükemmel adama içlerini dökmekten başka çıkar yol bulamamışlardı.        “Ne olursa olsun bileti elden çıkarmamak lazımdı.”        “Biz o kadar parayı nereden bulabilirdik ki?”        “Benden isterdiniz… Ben de size bu parayı seve seve verir, o...

9672 Numaralı Piyango Bileti-14 (Jules Verne)

ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM        Profesörün hareketinden bu yana, Hulda’nın ve Joel’in bu iyilik meleği, ailenin bütün ümitlerini de beraberinde götürmüş ve arkasında ruhsuz, ölü bir ev bırakmıştı.        Bilete yapılan tekliflerin ardı arkası kesilmiyordu. Arttırılan en son fiyat sekiz bin dolara bir Amerikalıya aitti.        Madam Hansen bir gün ona:        “Ya sana bu bileti satmayı emredersem? Evet...

9672 Numaralı Piyango Bileti-12-13 (Jules Verne)

ON İKİNCİ BÖLÜM        Genç denizcinin sırrı bu piyango biletiydi! Viken’in batışı anında, bileti bir şişenin içine koymuş ve Hulda’ya son bir veda notu yazarak şişeyi denize atmıştı.        Sylvius Hog, aldığı habere inanmak istemiyor ve:        “Viken’in batmış olduğunu hadi kabul edelim. Fakat Ole’nin öldüğü kesin mi? Ben buna inanamıyorum.” diye düşünüyordu.        Piyango bileti Norveç halkı...

9672 Numaralı Piyango Bileti-11 (Jules Verne)

ON BİRİNCİ BÖLÜM        Bay Hog şimdi artık her şeyi biliyor, Hansen ailesine sıkıntı veren olayı öğrenmiş bulunuyordu. Kendi kendine:        “Oysaki ben mutlu ve hayat dolu insanların yanında bulunduğumu sanıyordum,” diye düşünüyordu.        Onlara:        “Ole’nin bindiği gemi Viken’in armatörleri kim?” diye sordu.        “Help kardeşler!”        “Bergen’deki Help kardeşler mi?” ama ben onları...

9672 Numaralı Piyango Bileti-9-10 (Jules Verne)

DOKUZUNCU BÖLÜM        Sylvius Hog aslen Christianialı(2) idi. O yalnız Norveç’in başkentinde tanınan, sevilen ve saygı ile karşılanan bir adam değildi. Onu bütün memleket, bütün Norveç halkı tanıyor ve seviyordu. Hukuk profesörü olmasının yanı sıra, Storthing’in(3) de en önemli üyelerinden biriydi. Meslekî bilgisi, geniş çevresi, doğruluk ve dürüstlüğe olan inancı ve insancıl yapısıyla herkesin...

9672 Numaralı Piyango Bileti-8 (Jules Verne)

SEKİZİNCİ BÖLÜM        Ertesi gün sabah erkenden her ikisi de handan ayrıldılar. İki saatlik rahat bir yürüyüşten sonra, üç yüz metre yükseklikten dökülen şelalenin yanına vardılar. Üstünde sarı çiçekler bitmiş bir tümseğin üzerine oturdular.        Bir süre sonra şelalenin tepe kısmında, kayalıklar arasında oturan bir adamı fark ettiler. Buradan bakıldığında bölgenin geniş bir manzarasının yanı...

9672 Numaralı Piyango Bileti-6-7 (Jules Verne)

ALTINCI BÖLÜM        “Madam Hansen’in hanı burası mı?”        “Evet efendim!”        “Madam Hansen burada mı?”        “Evet efendim!”        Yolcu içeri girdi ve yanmakta olan şöminenin karşısına geçip ısınmaya başladı. Altmış yaşlarında görünüyordu. Sıska ve öne eğik bir vücudu, orta uzunlukta bir boyu, fazla kemikli ve tüysüz bir yüzü, sivri burnu ve iri bir gözlüğün ardından bakan ufacık...

9672 Numaralı Piyango Bileti-4-5 (Jules Verne)

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM        Ole Kamp denize açılmadan önce, yaşamını Dal köyünde sürdüren genç bir delikanlıydı. Hulda’nın kalbine girmiş olmasında hiçbir fevkaladelik yoktu. Joel onun hakkında çok iyi duygular besliyor, kız kardeşinin memleket içinde bundan daha mükemmel, sevimli, candan, sıcakkanlı ve dürüst bir gen bulamayacağını düşünüyordu. Madam Hansen’in de farklı düşünmediğini öğrendiğinde, iki...

9672 Numaralı Piyango Bileti-2-3 (Jules Verne)

İKİNCİ BÖLÜM        Dal köyü, tek tük evlerden ibaret küçük bir köydür. Civardaki tepelere çıkıldığında Telemark’ın geniş manzarası, seyredenlere müthiş bir güzellik sunar. Evler, dağlar ve çağıldayarak akan sular… Bölgeye gelen gezginler Mjös Gölü ile Tinn Gölü arasında uzanan Vestfjordall vadisini, dünyanın en güzel şelalelerinden biri olan Rjukan şelalesini, Maan Nehri kıyılarını ve...

9672 Numaralı Piyango Bileti-1 (Jules Verne)

     Nişanlısının denizde kaybolmasından önce gönderdiği piyango biletine çıkan büyük ikramiye… Önce mutsuzluk, sonra sürpriz gelişmelerle devam eden güzel bir inanç ve sevgi öyküsü… BİRİNCİ BÖLÜM        “Ben herhangi bir yolcunun geleceğini sanmıyorum anne. Hem gelse bile odalarımız hazırdır.”        “Kardeşin dönmedi mi? Bana, döneceğini söylemişti.”        “Hayır anne! Joel bir...

2890’da Bir Amerikalı Gazetecisinin Günü (Jules Verne)

     İçinde bulunduğunuz yılın 1000 yıl sonrasını düşünebilir misiniz? Geleceğinizi oluşturacak olan buluşları, yeni yaşam tarzlarını, ortaya çıkacak yeni oluşumları bugünden hayalleyebilir misiniz? Hayallediklerinizi birtakım verilerle destekleyip olabilirliğini şimdiden kanıtlayabilir misiniz?        Tarih 25 Temmuz 2890… Earth-Herald gazetesinin çoktan bir dünya egemenine dönüşmüş...

Avda On Saat-10-11 (Jules Verne)

ONUNCU BÖLÜM        Jandarmanın uzaklaşmasının ardından, zorlu bir yürüyüşten sonra hana vardım ve posta arabasına kalkmadan yetişebildim. Avcı arkadaşlarım henüz ortalıkta gözükmüyorlardı. Onların, çantalarını dolduran bir tek bıldırcın ile tek bir kekliğin sayısını arttırmak için hâlâ dolaştıklarından hiç şüphe etmiyordum…        Bugün benim için unutulmayacak bir gün olmuştu. Ben belki...

Avda On Saat-9 (Jules Verne)

DOKUZUNCU BÖLÜM        Birden durdum… Kalbim hızla çarpmaya başlamıştı. Önümde, fundalık içerisinde hareket eden mutlaka bir şeyler vardı.        Gerçekten, bodur çalılıkların arkasında, koyu siyahımsı bir şey, kıpkırmızı olmuş gözbebekleriyle bana bakıyor, gözüme oldukça büyük, kıllı ve tüylü bir hayvan gibi görünüyordu. Bunun bir tavşankulağı mı, yoksa bir sülün kuyruğu mu olduğunu pek...

Avda On Saat-7-8 (Jules Verne)

YEDİNCİ BÖLÜM        Öğle yemeği niyetine, birkaç lokma bir şeyler yemiş ve yaşlı bir karaağacın altında kısa süren bir istirahatten sonra yeniden dolaşmaya başlamıştık. Çünkü arkadaşlarımın dediklerine göre; “hakiki bir avcının, ümidini hiçbir zaman kaybetmemesi, moralini bozmaması ve sabırlı olması…” gerekiyordu.        İlk hareket noktamızdan bu yana, toplam olarak on beş kilometre yol...

Avda On Saat-6 (Jules Verne)

ALTINCI BÖLÜM        Önümüzde uzanan küçük koruluktan, duydukları bu patlama sesi üzerine merak içinde fırlayan av arkadaşlarımdan bana ilk seslenen Maksimon oldu;        “Ateş ettiniz galiba?”        “Yani… Evet, ateş ettim.”        “Bir keklik miydi?”        “Evet, hem de iri bir keklikti.”        Sözlerime inanmadığı açıkça belli olan Maksimon, tüfeğinin namlusuyla boş çantama dokunarak;...

Avda On Saat-4-5 (Jules Verne)

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM        Ağustos ayının son gecesini,  Hérissart kasabasındaki eski bir han odasında hep birlikte geçirdik. Yataklarda sürü halinde gezinen tahtakuruları ile sahipleriyle birlikte yatan köpeklerin sert kaşınmaları yüzünden sık sık yer değiştirmek zorunda kalan besili pirelerin arasında geçirdiğim uykusuz bir gecenin sabahında -ki, sandalyede kestirmeyi tercih etmiştim- erkenden...

Avda On Saat-3 (Jules Verne)

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM        Av mevsiminin açılacağı büyük günün(1) öncesinde, Pikardiya vilayetinin Hérissart bölgesindeki özel bir av sahasına hareket etmek üzere, köpekler hariç, posta arabasında tam sekiz kişiydik. Köpeklerin sayısı, hatırladığım kadarıyla bizden fazlaydı. Düşünebiliyor musunuz, bacaklarımızın arasında havlayan, hırlayan, birbirini ısıran bir düzine köpek…        Ben ve...

Avda On Saat-1-2 (Jules Verne)

     Daha önce hiç yaşamadığımız bir av macerasına davet edilseniz ve bu arada avlanmaktan ziyade nasıl büyük avcı ve atıcı olduklarından bahseden bir grubun arasına katılsanız, ardından sakarlıklar ve bazı ufak kazalar peş peşe gelmeye başlasa… Ne yaparsınız? BİRİNCİ BÖLÜM        Avlanmayı da avcıları da hiç sevmem!        Bu duygum; o insanların, yemeden önce zavallı hayvanları kendi...

Martın Paz-10 (Jules Verne)

ONUNCU BÖLÜM        Martin Paz; babası Sambo’nun, Sarah’ı ne amaçla kaçırdığını ve nereye götürdüğünü bilmiyor, ona yetişmek ve sevdiği kızı onun intikamından kurtarmak istiyordu. Ortalık biraz yatıştıktan sonra, en iyi atlar hazırlandı ve derhal hareket edildi.        Genç yerli, geçeceği yerleri ve aşacağı dağları gayet iyi tanıyordu. Önce, Pasifik kıyılarına paralel uzanan yüksek And Dağları...