Yılmaz Tekin

Gezsem görsem dünyayı, yol yol olsa yüreğim. Elimde demir asa, sırtımda aba gömleğim…

Y

                                                        Liu Baojun (Neşe Kaynağı)

Son Yazılar

Sait Faik Abasıyanık (O ve Ben)

S

Sana koşuyorum bir vapurun içinden Ölmemek, delirmemek için… Yaşamak; bütün âdetlerden uzak Yaşamak… Hayır değil, değil sıcak; Dudaklarının hâtırası; Değil saçlarının kokusu Hiçbiri değil. Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerde Ben onsuz edemem. Eli elimin içinde olmalı, Gözlerine bakmalıyım, Sesini işitmeliyim. Beraber yemek yemeliyiz. Ara sıra gülmeliyiz. Yapamam, onsuz...

Yaşar Nabi Nayır (10’ar Mısra)

Y

Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam, Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak. Gözlerine yavaşça, yavaşça doldu akşam… Göklerin ateşini kalbime boşaltarak Benim içimde yaktı sanki gurubu akşam. Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam. Gündüzden, gürültüden ve kâinattan ırak, Akşamı seyredeyim bakışlarında bırak, Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam, Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca...

İz Bırakan Geziler (New York Sokakları)

İ

     Kadın olmak niye iyiymiş, biliyor musunuz? Kadınların sırtında kıl çıkmazmış da ondan…      Otobüs duraklarındaki reklam öyle diyor. Neyin reklamı? Oxygen.com      Daha başka niye iyiymiş kadın olmak? Kadınlar Cankurtaran sandallarına önce alınırlarmış… Oxygen.com      Bir binanın boş duvarlarına koskoca bir soru işareti konulmuş. Uzun süre de durmuş o soru işareti orada. Günün birinde...

Tarihin İlk’leri (10)

T

     İlk Jet Havayolu Servisi      Jet yolcu uçaklarını servise koyan ilk havayolu şirketi BOAC’tır. BOAC’ın “Havilland Comet” türü jet yolcu uçağı, 2-3 Mayıs 1952’de, Londra ile Johannesburg arasındaki 6 bin 724 millik mesafeyi 23 saat 34 dakikada uçtu.      Atlantik’i aşan ilk jet yolcu uçakları ise, Londra-New York seferini yapan BOAC Havayolları’na...

Devin Kızı

D

     Bir varmış, bir yokmuş…      Evvel zaman içinde kalbur saman içinde… Pireler berber iken, develer tellâl iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken; bir Padişah’ın bir kızı varmış.      Kız, bir gün rüyasında görüyor ki, altından bir oda… Altından duvarlar, altın eşik, altın leğen altın ibrik… Altın leğen babasının elinde, altın ibrik ile kızın eline su...

Demokrıtos ve Hemşerileri

D

Cahil halk kafası ne kötü şey! Ne saygısız, ne haksız yollara gider, Kendini bilmeden ne sersemlikler eder. Perdeli gözlerle bakar dünyaya, Kendi ölçüsüne sokar herkesi. Demokritos bu kafadan payını almış; Hemşerileri diye çıkarmış adını. Zaten kim peygamber olmuş Kendi memleketinde? Beyinsizlerin yediği naneye bakın: Koca Demokritos aklını yitirmiş de Onlar bulmuş. Olmaz demeyin, öyle olmuş...

Çoban ve Kral

Ç

Hayatımızı bölüşen iki şeytan var; Aklın düşmanıdır bu şeytanlar. Ben onları yenen yürek görmedim; Kim bunlar, adları ne diye sorarsanız, Biri sevgidir derim, Öteki yükselme tutkusu. Bu ikincisinin daha geniştir yurdu: Sevgiyi de içine alır çünkü. Örnek gösterirdim buna da, Ama bugün anlatmak istediğim şey başka. Bir kral, sarayına bir çobanı getirmiş. Yaşadığımız günlerde değil Eski güzel...

Akıl Satan Deli

A

Delilere hiç yanaşma daha iyi; Sözümü dinlersen iyi edersin, Akılsızdan kaçmaktır aklın işi, Boş kafadan ne düşünce beklersin? Nesi var ki sana versin? Çarşıda pazarda deliler vardır, Kral bile konuşmaktan hoşlanır; Neden derseniz, deliler Sağ sol dinlemez veriştirirler; Kepaze ederler bizden iyi, Kötüleri, ahmakları, gülünç züppeleri. Delinin biri, köşe başlarında Akıl satıyormuş bağıra çağıra...

İlk Sudanlı Haremağası Zenci Savvap’ın Öyküsü

İ

     Bilirsiniz ki, ey kardeşlerim, esir tacirleri beni tutup Bağdat’a getirdikleri zaman ancak beş yaşındaydım. Beni saray içindeki sahip-ül-seyf/kılıç taşıyan birine sattılar. Bu zatın, o zamanlar üç yaşında olan küçük bir kızı vardı. Ben bu kız ile birlikte yetiştirildim. Küçük kızı eğlendirirken, tüm ev halkının da neşe kaynağı olurdum! Onun için tuhaf danslar yapıyor, bildiğim...

Ama Otuz Sekizinci Gece Olunca

A

     AMA OTUZ SEKİZİNCİ GECE OLUNCA      Söze başlamış:      Ey bahtı güzel şahım, işittim ki, Sudanlı kölelerden biri, hadım edilişlerinin öykülerini birbirlerine anlatmalarını önerince, feneri ve gereçleri taşıyan zenci Savvap, ilk sözü almış ve “önce benim anlatmamı ister misiniz?” diye sormuş. Öteki ikisi, “Tabii, hemen anlat bakalım!” demişler.      Bunun üzerine...

DECAMERON-98 (Doksan Üçüncü Hikâye)

D

     Cattajo civarında Natan isimli asil ve çok zengin bir adam vardı. Bilhassa yol durağında bir çiftliği vardı ki yolcular çok faydalanırlardı. Oraya yolcular için bir köşk yaptırmış ve onu en güzel eşyalarla döşemişti. Bir çok da hizmetçi ve uşak almıştı. Böylece yolcular güzelce ağırlanırdı.      Natan’ın iyi şöhreti her yana yayılmıştı. Bu şöhreti işitenlerden birisi de Mitridanes idi...

Türk ve Dünya Edebiyatından Roman Özetleri (FİHRİST)

T

001. İhtiyar Adam ve Deniz / The Old Man and The Sea (Ernest Miller Hemingway) 002. Beyaz Balina / Moby Dick (Herman Melville) 003. Mohikanlar’ın Sonu / The Last of The Mohicans (James Fenimore Cooper) 004. Tom Amca’nın Kulübesi / Uncle Tom’s Cabin (Harriet Beacher Stowe) 005. Ölü Canlar / Myortvyje Dushi (Nikolai Vassilievich Gogol) 006. Monte Kristo Kontu / Le Comte de Monte-Cristo (Alexandre...

Dudaktan Kalbe

D

                                                              Reşat Nuri Güntekin                                     25 Kasım 1889, İstanbul – 7 Aralık 1956, Londra Romanın Özeti:     Saip Paşa, İzmir’in tanıdığı, sevdiği bir kimsedir. Zaman zaman da Belediye Başkanlığına seçilir. Bir yeğeni vardır: Hüseyin Kenan. Dayısının zoruyla mühendis çıkmıştır. Çocukluğunu Bozkaya bağlarında geçiren...

Romanın Toplumsal Etkisi-Kaynak Kitap (11)

R

     ZAMAN ÇİZELGESİ (AFRİKA-KENYA)  1886-1890 İngilizlerin Kenya’ya yönelik hareketleri başlar; 1902’de batıda, 1908’de güneyde ve 1918’de kuzeyde yeni bölgeler kazanılır. 1902 Çok sayıda Avrupalı aile Kenya’ya gider ve yerel arazileri devralır; yerlileri çiftliklerinde zorla çalıştırıp emeklerini sömürmeye başlar. 1914 Danimarkalı yazar Isak Dinesen, kocasıyla Kenya’ya taşınır ve 1931 yılına...

İstanbul Efsaneleri-9 (Ayasofya’daki Tabutun Sırrı)

İ

     Ayasofya’ya ilk girişte, üstleri tonozlarla örtülü dokuz bölümlü ve kapalı bir dış nartekste bulursunuz kendinizi. Bu dış narteksten beş kapılı iç nartekse geçilir. Bu kapının üzerinde, uzunlamasına üçgen biçimli, madeni bir tabut vardır. Veya efsaneye göre, bunun bir tabut olduğu söylenir. Tabuta veya her ne ise dikkatle bakıldığında, üzerinde iki delik görülür. Bunun da bir efsanesi...

Psikolojik Savaş (2)

P

GİRİŞ      İnsan psikolojisinde, hâkim olma arzusu hep olmuştur. Kontrolü elinde tutmak isteyen kişi veya kişiler, ahlâki sınırlar içinde veya dışında kalarak bunu devam ettirmeye çalışırlar. Egemen olma duygusu evrensel bir duygudur. Bu duyguyu adil ve doğru yönetebilmek, tarihte çok az liderde gerçekleşmiştir., ister ailede, ister şirket yönetiminde, isterse ülke yönetiminde olsun bazı...

İstihbarat Sohbetleri (2)

İ

İSTİHBARATIN GELİŞİMİ      M.Ö 500 yıllarında meşhur Çinli komutan ve filozof Sun Tzu “Savaş Sanatı” adlı kitabında casusluk faaliyetinin fevkalade önemli olduğunu bariz bir şekilde vurgulamıştır. Sun Tzu’ya göre; bilge hükümdarlarla iyi bir komutanın kolaylıkla savaş kazanıp zafere ulaşması istihbarata bağlıdır. Bu istihbarat ruh çağırmakla gelmez, tecrübe veya hesaplamayla da üretilmez...

Dönüş

D

                                                                    Cengiz Dağcı                          9 Mart 1919, Gurzuf, Kırım – 22 Eylül 2011, Londra, İngiltere Romanın Özeti:     Olayları, yine yazarın anayurdu Kırım’da başlayan romanda Niyazi, Petersburg Üniversitesi’ni bitirmesine iki yıl kalmıştır ki, yazın, bu yılların parasını sağlamak için, doğduğu yer olan Gurzuf...

Romanın Toplumsal Etkisi – Kaynak Kitap (10)

R

0002. God dies by the Nile (Mawt al-rajul alwa-hi d’ala ‘l-ard)/Tanrı Nil Kıyısında Öldü                Neval el Saddavi (Mısır, 1974)                Tanrı Nil Kıyısında Öldü; selefleri Kral Faruk ile Cemal Abdülnasır dönemlerinin totaliter zulüm yıllarının ardından, Mısır’ın yaşantısında daha kalıcı ve daha olumlu değişiklikler yapmış bir adamın, Enver el-Sedat’ın siyasi yönetimi sırasında...

İki Serüvenci ve Tılsım

İ

Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez. Herakles ne yollardan geçmiş, geçmeyen bilmez. Bu tanrıdan daha zor işler görmüş birine Ne masallarda rastladım, ne tarihlerde. Ama alın size bir kahraman ki Bulup eski zaman tılsımlarından birini Kondurmuş başına devlet kuşunu Masal ülkelerinin birinde. Bir şövalye ve yol arkadaşı Bir direk görmüşler bir gün Ve üstünde şöyle bir yazı: “Ey serüven...

Tunalı Köylü

T

Görünüşüne aldanmamalı kimsenin İyi bir öğüttür bu, yeni değilse de. Fare yavrusunun yanılgısıyla da Doğrulamak istediğim buydu benim. Bugün de Sokrates Baba’yı Ve Ezop’u öne sürebilirim, Bir de Tuna kıyılarından bir köylüyü. Marcus Aurelius çizmiştir Sadık bir portresini bu köylünün. Ötekileri herkes bilir; Köylüye gelince şöyle bir insan düşünün: Tepeden tırnağa kıllar içinde Bir...

Çaylak, Kral ve Avcı

Ç

Bir avcı diri diri yakalamış Nuh kadar yaşlı bir çaylağı. Krala hediye etmeyi düşünmüş Bu binde bir ele geçer yaratığı. Avcı: Çoban armağanı, diyerek Kuşu krala sunacağı sırada, Bu masal eğer uydurma değilse, Çaylak elinden fırlayıvererek, Dosdoğru Haşmetlinin burnuna gitmiş Ve batırıp pençesini kenetlemiş. — Ne! Kralın burnuna ha? — Evet kralın! — Başında taç, elinde asa yok muymuş? — Olsa ne...

DECAMERON-97 (Doksan İkinci Hikâye)

D

     Chino gururlu oluşuyla ve haydutluklarıyla ünlü idi. Bu yüzden Siena’dan sürülmüştü. Kont Santafiyore’nin bir düşmanı olarak, Roma’dan o havaliye kim gelirse, yardımcılarına soydururdu.       Bu sırada papalık tahtında Sekizinci Bonifaçyus bulunuyordu. Kendisi o zamanın en zengin baş papazı sayılan Kligni tarafından ziyaret edilmişti. Papaz, Roma’da midesini bozmuştu...

Mudanya Tarihinde Bir Gezinti (Bursa)

M

     Çok küçük bir çocukken Mudanya’nın bir Avrupa kenti olduğunu düşünür; ses ahengi pek hoşuma giden bu kente gitmeyi hayal ederdim, bir kaçış diyarıydı burası. Bir şeyi ne kadar isterseniz olur derler ya, zapt edilemez bir yaşa gelip kendi başıma gezilere çıkmaya başladığımda, her nedense anımsadım Mudanya’yı ve bir hafta sonu atlayıp feribota, şöyle bir uzanıverdim hayalimdeki kente…...

Herkesin İçtiği Su

H

     Bir varmış, bir yokmuş…      Ling-Yu, gayet akıllı, ihtiyar bir Çin imparatoru idi. O kadar yükselmeyi severdi ki, halkın geçmiş ile hiçbir ilgisi kalmamasını temin için büyük Çin’in eski kitaplarını, eski kütüphanelerini yaktırmıştı. Çinliler adeta onun yüceliğine bile inanır gibi oluyorlardı. Diyorlardı ki, “Ling-Yu, dünyada tanrının dehasından bir numunedir!”      Kavga, gürültü çıkıp...

Çocuklarda Göz Sağlığı

Ç

     ŞAŞILIK:      Doğuştan olan kaymalar genellikle gözlük gerektirmeyen erken dönemde 6 ay-2 yaş arası ameliyat olması gereken kaymalar olarak nitelendirilir. Bebeklerin göz kaymalarında genellikle tek bir göz kaydığı için, göz tembelliği oluşuyor. Beyin çift görmeyi engelleyebilmek için bir gözden gelen görüntüyü iptal ediyor. Böylece gözlerden biri diğerine göre, daha az görmeye başlıyor...

Psikolojik Savaş (1)

P

PSİKOLOJİK SAVAŞIN ÖNEMİ      Bireylerin ve toplumların kavgalarının altında yatan psikolojik boyut hep merak ve ilgi alanımız olmuştur.      General Eisenhower, II. Dünya Savaşı’ndan sonra, “Askerî bilimlerde yaşadığımız en büyük değişim, psikolojik savaşın belirli ve tesirli bir silah olarak gelişmesidir” demiştir. Eisenhower savaş öncesi ocak başı sohbetleri düzenleyerek Amerikan toplumunu...

İstihbarat Sohbetleri (1)

İ

İSTİHBARATIN ÖNEMİ      İstihbarat, kelime anlamı itibariyle, Arapça “istihbar” kelimesinin çoğulu olarak; haberler veya yeni öğrenilen bilgiler, kısacası haber alma demektir.      Teknik olarak istihbarat ise, muhtelif imkân ve araçları kullanarak herhangi bir konuda enformatik materyal temini ve temin edilen bilgilerin ham halden kurtarılarak işlenmesi, kıymetlendirilmesi ve yorumlanarak...