Yılmaz Tekin

Gezsem görsem dünyayı, yol yol olsa yüreğim. Elimde demir asa, sırtımda aba gömleğim…

Y

                                                                Dağların Haşmeti

Son Yazılar

DECAMERON-57 (Elli İkinci Hikâye)

D

     Crispina’ya çok itibar eden papa Bonifaçius mühim bir iş için Floransa’ya bir elçi göndermişti. Elçiler, Geri’ nin evine inmişlerdi. Elçiler her sabah, Cisti’nin fırınının bulunduğu Marya kilisesinin önünden geçerlerdi. Gerçi, Cisti’ye kader, aşağılık bir sanat vermişse de, servet toplama bakımından yaver olmuştu. Onun için hayat tarzını değiştirmeden, pek güzel bir...

İzmir Körfezi’nde

İ

     “İşin en garibi,” diyordu. “Her gece, tam gece yarısında bağırmalarıydı. Bu saatte niye bağırırlardı bilmiyorum. Bizler limandaydık, onlar da iskelede, gece yarısı başlarlardı bağırmaya. Susturmak için projektör tutardık üstlerine. Bu her seferinde işe yaradı. Projektörü üstlerinde bir aşağı bir yukarı iki üç kez dolaştırdık mı susarlardı. Bir kez iskelede görevli subay bendim, yanıma bir...

Keloğlan İle Vezirin Oğlu

K

     Bir zaman varmış, bir zaman yokmuş. Şehir kenarında küçük bir evcikte 15-16 yaşında Keloğlan adlı oğlanla bir dul kadın yaşarmış. Bu dul kadının da mal olarak bir kazı varmış.      O, bu kazı satmak için oğlunu pazara yollar.      “Var oğlum, bu kazı pazarda sat, belki parası bu gün yeterli olur.” der.      Keloğlan anasının dediği gibi kazı pazara alıp gider. Pazara gelir. Satıcılar...

Çoban ve Yavru Kurtlar

Ç

       Çobanın biri dağda sürüsünü otlatırken iki tane yavru kurt bulmuş. Sahipsiz olduklarını görünce acımış, “En iyisi bunları alıp besleyeyim. Onları öyle iyi yetiştiririm ki, büyüdükleri zaman benim sürümü beklerler. Hem de böylece sahipsiz kalmazlar,” demiş.        Yavru kurtları alıp eve getirmiş. Onları temizlemiş, yiyecek vermiş ve beslemeye başlamış.        Kurtlar biraz büyüyüp...

Gölgesiyle Övünen Kurt

G

       Öğleden sonra güneşin batacağı saatler yaklaştıkça gölgeler uzar.        Yine böyle bir öğle sonrası, ormanda gezintiye çıkan kurt, bir ara kendi gölgesini görünce;        “Benim boyum ne kadar da uzun. Aslandan korkmam için hiçbir neden yok. Aslında ormanlar kralı olmak bana yakışır!” demiş.        O sırada oradan geçen aslan, kurdun bu sözlerini duyunca hemen onun üzerine atlayıp onu...

Koyun Sürüsü İle Çoban

K

       Çoban, koyunları alıp otlatmaya götürmüş.        Yolda bir kurtla karşılaşmış. Çoban kurdu görünce telaşlanmış. Dikkatle onu izlemeye başlamış. Ancak kurt hiçbir şey yapmıyor, sakin sakin sürünün yanından gidiyormuş.        Çoban bakmış ki kurt hiçbir kötülük yapmıyor, koyunlara dokunmaya niyeti yok, kendi kendine; “Bu iyi bir kurt, düşmana hiç benzemiyor. Koyunlarımı ona bırakayım da ben...

Avcı İle Keklik

A

       Keklik avlayıp satarak geçinen bir adam varmış. Bu adam yakaladığı ilk kekliği hiç satmıyormuş. Çünkü onu kafeste saklıyor, ava gittiği zaman yanında götürüyormuş. Keklik ötmeye başlayınca diğer keklikler onun sesini duyup geliyorlarmış. Böylece avcı rahatlıkla onları yakalıyormuş.        Bir gün adamın evine dostları konuk gelmiş. Ancak evde yemek yokmuş. O da kendisine yardımcı olan...

Tavuk, Yılan ve Kırlangıç

T

       Bir tavuk, bir köşeye gizlenmiş olan birkaç tane yumurta görmüş. Zavallı yumurtalar sahipsiz kalmışlar. Olgunlaşıp yumurtadan çıkabilmeleri için yardım edeyim, diye düşünmüş ve üzerlerine yatmış.        Kısa bir süre sonra yumurtaların kabukları çatlamış ve içinden yılan yavruları çıkmış. Tavuk şaşkın şaşkın yılanlara bakarken, oradan geçen bir kırlangıç tavuğa seslenmiş:      “Tavuk...

Kadınlarda Saç Nakli

K

     Her 5 kadından birinin hormon değişiklikleri, menopoz ve yaşlılıktan dolayı bir derecede saç kaybına uğradıkları bilinir. Kadınlar genellikle fark edilmeyen ince saç kaybına uğrar, erkekler gibi çok belli olmaz. Bazılarında daha fazla saç kaybına neden olur. Böyle insanlar için saç nakli uygun olabilmektedir. Çünkü mini-greft incelmiş bölgelere uygulanan sıkıştırma tekniğidir. Bu tekniğin...

Tarihin Bilinmeyenleri (Anna ve Kral Gerçek mi, Yoksa Hayal Ürünü mü?)

T

     Holywood onu romantik bir kadın kahraman olarak canlandırdı. Yoksa sadece dikkat çekmek için yalanlar kıvıran biri miydi?      İlk önceleri buna inanmak istemedik. Yoksa Anna Leonowens, Kral ve Ben’in kahramanı, tapılası Deborah Kerr ve heyecanlı Jodie Foster’ın canlandırdığı, Siyam kralını ehlileştiren inatçı mürebbiye Anna ahlaksız bir yalancı mıydı? Gerçekler ve uydurmacalar...

DECAMERON-56 (Elli Birinci Hikâye)

D

     Birkaç yıl önce aramızda ismi saklanamayacak kadar meziyetlere sahip bir kadın vardı. Adı Horetta idi. Gerispina’nın karısıydı. Bir gün, köyde otururken yemeğe birçok bayan ve şövalye davet etmiş, sonra, onlarla başka bir çiftliğe doğru yürüyüşe çıkmıştı. Yol epeyce uzun olduğu için, gençlerden biri, bayan Horetta’ya “Yolu kısaltmak için en güzel hikâyelerden birisini anlatmak...

Suat Vardal (Nisan)

S

çık direnme gücüm atalarımın çevik kemiklerinden yağlı laz kamalarından delice tutkulardan süzül alnıma değ in oradan yüreğime sürt dur oramda bulaş korunmasız kır çiçeklerinden! sarı papatya göbeği pul pul üremeleri vazolarda biter sanır kimisi baharın ta kendisidir oysa ölümsüzdür papatya çürüktür günlük yaşam kokar bulaşır sevdiklerin de kurtulmaz şaşar kalırsın aydınlık biriysen sevincin...

Afşar Timuçin (Bu Bizim Şiirimizdir)

A

Bir suyun akışına dalar gibi kalıyoruz O zaman gün sızıyor saçaklardan ince ince Biz birbirimizi karşılıksız sevmeye başlayınca Birlikte bir kirazı dişler gibi oluyoruz Uzun bir kervan gibiyiz güneşte ağır ağır Aydınlığı iki ayrı sevinç gibi yaşıyoruz İki ayrı sevinci bir bütünde eriterek Şurada otursak mı yürüsek mi biraz daha Ötelere uzanmadan köşeyi bile dönmeden Birkaç yüzyıl sonraki bir...

Kanatlı Okla Vurulan Kuş

K

Bir kuş
Kanatlı bir okla vurulmuş.
Can çekişirken biçare
Şöyle dert yanmış kadere:
— Olur mu bu, kuş kendi kendini vurur mu?
Ah zalim insanoğulları,
Bu ölüm araçlarını
Bizim kanatlarımızla uçurtmanız
Ne kötü bir şaka, ama gülmeyin:
Sizin başınıza gelen de budur çok kez:
Unutmayın hikâyesini Yafes’in:
Oğullarının bir yarısı
Öbür yarısının baş belası.

Yarasayla İki Gelincik

Y

Yarasa dediğimiz kuşun ne idüğü Pek belli değildir bilirsiniz: Kimine göre faregillerdendir, Kimine göre kuşgillerdendir bu hemşehrimiz. Bir yarasa dalmış bir gün, tepesi üstü Bir gelinciğin yuvasına. Farelere diş bileyen gelincik Yürümüş üstüne hemen haklamak için: — Sen ha, demiş; ne suratla gelirsin evime? Az mı kötülük etti Senin soyun sopun benim milletime? Fare değil misin sen? Ben de...

İki Boğa Bir Kurbağa

İ

İki boğa cenge tutuşmuş Hangisinin olacak diye İnek Hanım ve çayır çimen… Bir kurbağa vakvak eder dururmuş Boğalar dövüşürken. — Nen var kardeş? demiş Vakvak milletinden biri. — Ne olacak? Baksana, demiş bizimki; Bu kavga bitti mi ne olacak? Yenilen boğa çayırdan kovulacak! Kovuldu mu ne ot bulacak, ne çiçek. O zaman bizim bataklığa gelecek, Sazları kasıp kavurmaya. Yandı ayağının altında...

Kurt Tilkiye Karşı, Maymun da Yargıç

K

Kurt, malımı çaldılar diye tutturmuş, Tilkiye yüklemiş suçu: Hem sabıkalı çünkü, hem de komşusu! Çıkmışlar yargıcın önüne, Yargıç da kim? Maymun. Avukat tutmamış hiçbiri, İki tarafın da çenesi kuvvetli. Laftan öyle arapsaçına dönmüş ki iş Yargıçlar Tanrısı Themis bile Böyle karışık dava görmemiş. Maymunun başı dertte: Hangisine hak versin? İkisi de hinoğluhin. O buna yüklenmiş, bu ona, Bir...

Sıçanların Oturumu

S

Bir kedi varmış, adı Karabela, Duman attırıyormuş sıçanlara. Öylesine kırmış geçirmiş ki Gözlerden kaybolmuş sıçan milleti. Sağ kalanların her biri bir delikte, Açlıktan tahtaları kemirmekte. Karabela kedi olmaktan çıkmış, Şeytanın ta kendisi olmuş gözlerinde. Derken Karabela, günün birinde, Sıçan koklamaktan bıkmış, Kaldırmış kuyruğu, çıkmış sokağa, Bir dişi kedi aramaya. Hemen de bulmuş...

365 YÖNTEM; G. Birlikte Eğlenmek (Gelenekler-3)

3

Geleneksel Mahalle Temizliği        Herkes yeni bir şey başlatabilir. Eğer yeteri kadar tekrarlanırsa, bir gelenek haline gelebilir. Bugün aileniz yollardaki, parklardaki, nehir yataklarındaki ya da öteki kamu alanlarındaki çöpleri toplayarak bu yıllık mahalle temizliği geleneğini başlatabilir. Sakın moraliniz bozulmasın, bu düşündüğünüzden de kolay olacaktır. Temizlenmesi gereken bir yeri ve...

İstihbarat Notları (PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-41)

İ

     İspanyol ve Türk Öğrencilerin Gözünden Etnik Ayrılıkçı Terörün Sosyolojik Anatomisi      (41) Türk ve İspanyol Öğrenciler Tarafından Verilen Cevapların Karşılaştırılması      Ankette yer alan 21. soru olan “Ülkemizdeki terörün sona erdirilmesinde; Ülkemizin emniyet güçlerinin doğru kullanıldığını düşünüyorum ve bu kuruma güvenim tamdır.” yargısına Türk ve İspanyol öğrencilerin katılım...

Ne Arap’ın Yüzü… (27)

N

     TERBİYE VE GÖRGÜ KURALLARINDAKİ FARKLILIK      Araplar, birbirini ziyaret etmeyi çok severler. Aldıkları terbiye, karşısındaki şahsın hal ve hatırını sormadan asıl konuya girmelerini önler. Bu nazik davranış, genellikle birbirlerinin sağlığını, iş durumunu vs. sormakla başlar. Ziyaretin asıl amacına yönelik direkte soru yöneltmek doğru değildir. Konuya girmek için, uygun bir ortam...

Hoca Bir Gün (2)

H

CENAZE EVİ      Hoca’nın komşusu ölmüş. Cenaze mezarlığa götürülürken, karısı başlamış ağıt yakmaya:      Gittiğin yerin adı var      Ne tuzu var ne tadı var      Ne odun ne ocağı var      Böyle nereye gidersin?      Hoca karısına dönüp;      “Hanım,” demiş. “Galiba cenaze bizim eve geliyor! UTANCIMDAN SAKLANDIM      Nasrettin Hoca’nın evine hırsız girmiş. Girmiş girmesine de ev tam takır, kuru...

Bektaşinin Biri (5)

B

SEN NE İŞE YARADIN?      Hoca ile Bektaşi içki içerken yakalanırlar ve Kadı’nın huzuruna çıkarılırlar.      “Şeytana uyduk Kadı Efendi!” diyerek af dileyen Hoca’yı Kadı affetmez ve idam cezası verir.      Sıra Bektaşi’ye geldiğinde savunmasını yapar:      “Kadı Efendi, ben gayrimüslimim, bana oruç farz değildir!”      Kadı, Bektaşi’yi serbest bırakır. Bektaşi, Kadı’nın huzurundan ayrılırken...

Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (8)

T

ŞOFÖRSÜZ OTOBÜS      Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun’u aradı:      “Tursun, orada durum nasıl?”      “Hiç… Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor.”      Temel:      “O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor.” TRAFİK POLİSİ     ...

Çizmeler

Ç

     Piyano ayar ustası Murkin, kulakları pamukla tıkalı, burnuna enfiye tütünü tepmiş, tıraşlı yüzü sapsarı bir halde, kaldığı pansiyon odasından koridora fırladı; teneke tıngırtısını andıran çatlak sesiyle bağırmaya başladı: – Semyon! Koridor nöbetçisi!      Adamın korkulu yüzüne bakınca geceleyin üzerine duvar yıkıldığını ya da odasında hortlak gördüğünü sanırdınız.      Koridor...

Tarihin Bilinmeyenleri (Polonya Fıkrası Değil)

T

     İngilizlerin Ultra projesiyle ilgili az bilinen bir gerçek de, işin önemli kısmının İngilizler yerine Polonyalılar tarafından yapılmış olmasıdır. 1930’lar boyunca Polonya hükümetinin Almanlar hakkında haklı sayılabilecek karanlık görüşleri vardı ve Marian Rejewski, Jerzy Rûzycki ve Henryk Zygalski’yi Enigma şifresini kırmak üzere görevlendirdiler. Ekip, eski moda yöntemler...

DECAMERON-55 (Kavga)

D

     Altıncı gün, Eliza’nın yönetimi altında, nükte veya bir şaka ile bir tehlikeden kurtulma konusunda hikâyeler anlatılacaktır. Her zamanki toplanma saatinde kraliçe bütün üyeleri çağırır.      Üyeler, çağlayanın civarında oturmuşlardı. Kraliçe hikâyelere başlanmasını emretmişti. Bu esnada beklenmedik bir durum ortaya çıktı. Mutfakta bir gürültü işitilmişti. Kraliçe kâhyayı çağırarak...

İstihbarat Notları (PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-40)

İ

     İspanyol ve Türk Öğrencilerin Gözünden Etnik Ayrılıkçı Terörün Sosyolojik Anatomisi      (40) Türk ve İspanyol Öğrenciler Tarafından Verilen Cevapların Karşılaştırılması      Ankette yer alan 20. soru olan “Ülkemizdeki terörün sona erdirilmesinde; Ülkemizin istihbarat teşkilâtının doğru politikalar izlediğini düşünüyorum ve bu kuruma güvenim tamdır.” yargısına Türk ve İspanyol öğrencilerin...

Ne Arap’ın Yüzü… (26)

N

     TOPLUM İLİŞKİLERİ      Arap toplumu, asırlar boyu çok sayıda yabancı ırk ve ulusla temas ettiği ve kültürlerinin etkisinde kaldığı için, bu ilişkiler onun doğal yaşantısı haline gelmiştir. Bu nedenle, sıradan bir Arap’ın, diğer toplumlara uyumu çok kolay koşullarda gerçekleşmektedir.      Arap, biraz zorlamakla kimliğini, hatta kişiliğini değiştirebilir. Bir Asyalı ile doğulu, bir Avrupalı...