EtiketDünya ülkelerinden öyküler

Benzersiz Bir Hava Fişeği

B

     Kralın oğlu evleniyor diye ülke çapında şenlikler yapılıyordu. Güvey bütün yıl gelini beklemiş, gelin de sonunda gelmişti. Kendisi bir Rus prensesiydi; ta Finlandiya’dan beri altı Rengeyiğinin çektiği bir kızakla gelmişti. Kızak kocaman altın bir kuğu kuşu biçimindeydi, kanatlarının arasında da prensesin kendisi vardı. Uzun kakım kürkü ta ayaklarına varıyor, başını da küçük, gümüş...

Candan Dost

C

     Bir sabah yaşlı Su Faresi başını deliğinden çıkardı. Pırıl pırıl boncuk gibi gözleri, dimdik kurşuni bıyıkları vardı, kuyruğu da upuzun kara bir lastik parçası gibiydi. Küçücük ördekler havuzda yüzüyor, tıpkı sarı kanaryalara benziyorlardı. Kıpkırmızı bacaklı, duru beyaz anneleri onlara suyun üzerinde nasıl tepetaklak durulacağını öğretiyordu.      “Tepetaklak duramadıkça hiçbir zaman...

Bencil Dev

B

     Çocuklar her akşam okuldan çıktıktan sonra gidip Dev’in bahçesinde oynarlardı. Yemyeşil, yumuşacık otlarla kaplı, geniş, güzel bir bahçeydi. Ötede beride iri güzel çiçekler çayırın üzerinden yıldızlar gibi bakardı. İlkyazda pembeli incili çiçekler açıp, güze bol bol meyve veren on iki de şeftali ağacı vardı. Kuşlar ağaçlara dizilir, tatlı tatlı öyle ötelerdi ki çocuklar dinlemek için...

Nehirde Bir Gece

N

       Alto Parana’nın suları gittikçe yükseliyordu. Durumu uygun görüp San İgnacio’dan San Juan’daki şeker kamışı çiftliğine kadar bir yolculuk yapmayı göze aldım. Suyun hızı saatte altı mili buluyor, hatta bazı yerlerde dokuz mile ulaşıyordu.        Parana’nın sığ olan kıyılarında kano ile yaptığı ufak gezilere son vermiş, nisan ayından beri dört gözle suların yükselmesini bekliyordum. Yanında...

Küçük Köpekli Kadın

K

BİRİNCİ BÖLÜM        Rıhtım boyunda gezintiye çıkanların arasına yeni bir kişinin daha katıldığı söyleniyordu; bu, küçük köpeğiyle birlikte gezen bir kadındı.        Dmitri Dmitriç Gurov iki haftadır Yalta’daydı; kente oldukça alışmış, herkes gibi o da yaz tatiline gelen yeni kişilerle yakından ilgilenmeye başlamıştı. Verne Oteli’nin önündeki çardakta oturduğu bir gün, başı bereli, orta boylu...

Kafile Başkanı

K

       Bir cumartesi günü öğleden sonra, yanaşma işçi Billy Buck, geçen yıldan kalan son saman kırıntılarını yabayla toplayıp bastırdı ve demir parmaklığın ardında gezinmekte olan birkaç umarsız sığırın önüne attı. Gökyüzünün yüksek tabakalarında, patlamış top ağzından çıkan duman parçalarına benzeyen küçük bulutlar, mart rüzgârının etkisiyle doğu yönünde sürükleniyordu. Tepe sırtlarını kaplayan...

Gül ve Bülbül

G

       “Eğer ona kırmızı gül götürecek olursam, benimle dans edeceğine söz verdi…” diye yakınıyordu kendince genç üniversiteli. “Fakat benim bahçemde tek bir kızmızı gül bile açmıyor ki…” Bunları söylerken içi kan ağlıyordu.        Bülbül, meşe ağacının tepesindeki yuvasında genç öğrencinin bu sözlerini duyduğunda, ağacın yaprakları arasından başını uzatarak, merak ve heyecanla...

Bayan X’in Anıları

B

       Bundan dokuz yıl önce ot biçme mevsiminde bir akşamüstü, sorgu yargıcı Piyotr Sergeyiç’le birlikte mektuplarımızı almak üzere atlarla istasyona gitmiştik.        Hava çok güzeldi, ama dönüşte uzaktan uzağa gök gürültüleri duyuldu, öfkeli kara bir bulutun üzerimize doğru yürüdüğünü gördük. Bulut bize, biz ona yaklaşıyorduk.        Bulutun koyu zemininde bizim ev ile kilise bembeyaz...

Savaş (Alman Öyküsü)

S

       “Ekonomi ve savaş dökümleri elektronik aygıtlarda değerlendirilip sonuçlar önceden öğrenilebilmekte. Bugün bile olanaksal bir durum bu. Amerika’nın Kore savaşlarına katılmasından önce elektronik beyine başvurulduğunu pek az kimse bilir. Aygıt, o zaman barış kararı vermişti!”        Savaş ilan edildi. Batı Birliği’nin tüm genelkurmayı Heptagon karargâhında toplanmıştı. Çatık kaşlı...

Kadın ve Kuyu (Hint Öyküsü)

K

     Zamanın birinde, kadın kurnazlığının sırrını çözmeyi aklına koymuş bir bilge yaşarmış Hint ellerinde… Bu konuda öylesine uzmanlaşmış ki, Havva’dan doğmuş hiçbir kadının kendisini aldatamayacağını söylemeye başlamış… Böylesine engin bilgilerle kendini donattıktan sonra da evlenmeye karar vermiş… Karısının iffetini namahremden koruyacağına kesin inandığı için de, çok genç ve...

Dünya Başkenti (İspanyol Öyküsü)

D

     Madrid, Paco isimli delikanlılarla doludur. Paco, Francisco isminin kısaltılmışıdır. Madrid’de buna dair bir de fıkra anlatılır: Bir baba Madrid’e gelip El Liberal gazetesinin şahıslara ayrılan sütununa bir ilan vermiş. İlan şöyleymiş: “Paco, salı günü saat 12’de Hotel Montana’da buluşalım, her şeyi affettim, Baban” Bu ilanı okuyup gelen sekiz yüz delikanlıyı dağıtmak için de bir tabur asker...