EtiketGrimm Kardeşler masalları

Akıllı Else

A

       Bir varmış, bir yokmuş…        Bir adamın bir kızı vardı, herkes ona Akıllı Else diyordu. Kız büyüyüp olgunlaşınca babası, “Şunu evlendirelim” dedi. Karısı, “Olur,” dedi. “Keşke bir kısmeti çıksa.” Çok geçmeden Hans adında biri kıza talip oldu. Ama bir şart koştu. Akıllı Else gerçekten akıllı olduğunu kanıtlamalıydı.        “İyi de,” dedi...

Bayan Trude

B

       Bir varmış, bir yokmuş…        Bir zamanlar ufak bir kız vardı; bu kız çok dik kafalıydı ve annesiyle babasının sözünü hiç dinlemezdi. Bunun sonu ne olacaktı?        Bir gün kız anne ve babasına, “Bayan Trude diye biri varmış, ben onun yanma gideceğim. Herkes onun evinin harika olduğunu söylüyor. Ayrıca bu evde acayip şeyler oluyormuş, çok merak ediyorum,” dedi.       ...

Akıllı Köylü Kızı

A

       Bir varmış, bir yokmuş…        Bir zamanlar hiç toprağı olmayan bir köylü vardı; adamcağızın sadece bir evceğizi ve bir de kızı vardı. Bir gün kızı, “Krala gidelim de biraz toprak isteyelim,” dedi.        Kral yoksulluklarını duyunca onlara bir dönüm arazi verdi. Kız babasıyla birlikte toprağı işleyerek hububat ekti. İşleri tam bitmişti ki, tarlanın ortasındaki toprağın...

Ayı İle Çalıkuşu

A

       Bir varmış, bir yokmuş…        Güzel bir yaz sabahı, Ayı ile Kurt ormanda geziniyorlarmış. Ayı tatlı bir kuş sesi duymuş ve Kurt’a demiş ki:        “Kurt kardeş, bu tatlı tatlı öten kuşun adı nedir?”        Kurt bilgisiz ve aptalın tekiymiş. Kelimeleri hep birbirleri ile karıştırıyormuş. Ayı’ya şöyle cevap vermiş:        “Sorduğun kuş, Kuşlar Kralıdır. Önünde saygı ile...

Kurt ve Yedi Küçük Oğlak

K

     Bir varmış, bir yokmuş…      Ana keçinin yedi yavrusu varmış. Her ana gibi o da yavrularını sever ve onlara bir kötülük gelmesinden korkarmış. Onların üzerine titrer, buldukları her otu yememelerini öğütlermiş. Yavruları oynayıp sıçrarken onlara dikkat etmelerini söylermiş. Oysaki yavru iken kendisi ne kadar oynayıp zıplamışmış! Ama yine de ana olmak başka şeymiş. Kalbi artık yavruları...

Üç İhtiyar Kadın

Ü

       Bir varmış, bir yokmuş…        Vaktiyle, küçük bir köyde fakir bir kadınla kızı yaşarmış. Kızın babası ölmüş. Annesi, sabahtan akşama dek durup dinlenmeden çalışırmış. Kızı ise, çıkrığının önünde tembel tembel oturur, hayale dalar ve hiç iplik bükmeden günlerini geçirirmiş.        Bir gün, kızının tembelliğine kızan annesi onu tokatlamış. Kız ağlamaya başlamış. Öylesine çok ağlamış...

Tavşan İle Kirpi

T

       Bir varmış, bir yokmuş…        Hasat mevsiminde, güzel bir yaz sabahıymış. Karabuğday tarlası çiçek çiçekmiş. Güneş gökte pırıl pırıl parlıyor, rüzgâr, buğdaylar üzerinde püfür püfür esiyormuş. Tarla kuşları havada ötüyor, çiçeklerde arılar vızıldıyor, köylüler güzel pazar kıyafetleri ile kiliseye gidiyorlarmış. Yeryüzündeki bütün canlılar sevinç içindeymiş. Kirpi de bunlardan...

Prenses Rosette

P

       Bir varmış, bir yokmuş…        Bundan çok çok önceki zamanlarda, bir kral ile kraliçenin üç kızı varmış. Adları Orangine ile Rousette olan iki büyük kız ikizmişler. En küçüklerinin adı Rosette imiş. Anne ve babaları ikizleri çok seviyorlarmış; bu ikiz prensesler güzel ve akıllıymışlar, ama hiçte iyi kalpli değillermiş. Bu yönleri ile anne ve babalarına çok benziyorlarmış...

Yoksul Kunduracı

Y

     Bir varmış, bir yokmuş…      Geçmiş zamanların birinde yaşlı bir adam ve karısı eski bir kulübede yaşarlarmış. Yaşlı adam kulübesinin bir odasında ayakkabı yaparak geçimini sağlarmış. Bir gün ayakkabıcı, yaptığı ayakkabıları satarak kazandığı paraya deri almış. Aldığı deri ancak bir ayakkabı yapılacak büyüklükteymiş. Deriyi masasının üzerine bırakmış. Sonra kapısını kapatıp odasına çekilmiş...