EtiketJack London eserleri

Halk Avcısı (8)

H

Sekizinci Bölüm        Ertesi gün, şafağın tatlı serinliğinde, kıyı bitkilerinin kapladığı kumsal bölümünden, denize bir yerli kayığı açıldı ve Cantani’ye doğru suları yara yara ilerlemeye başladı. Kayıktaki adam, kürekleri çok yavaş çekiyordu. Arada sırada kürek çekmeyi bırakarak duruyor, kayığa dolan suyu boşaltmak zorunda kalıyordu. Bir süre sonra kayık, yelkenliye aborda etti. Adam, güç bela...

Halk Avcısı (7)

H

Yedinci Bölüm        Büyük Meclis’in toplanacağı gün, sayıları beş bini bulan ada halkı, kanolarla, sandallarla, kimisi yaya, kimisi eşek sırtında yönetim merkezine doğru akın akın yolları döküldü. Adada son üç gün içinde oldukça hareketli olaylar baş göstermişti. Alışveriş için herkes dükkânlara hücum etmiş, ama askerler geldiğinde satış birdenbire kesilmişti. Dükkâncılar, gidip Foulouali’den...

Halk Avcısı (6)

H

       Kraliçe Sepeli;        “Yerden göğe kadar haklısın, David,” dedi. “Bu Foulouali denen adam, adamıza ayak bastı basalı ortalık tımarhaneye döndü; rezillik aldı götürdü. Kral, ardıç içkisinin küpüne düştü; hiç ayık gezmiyor. Ama eğer Büyük Meclis’in toplanmasını emretmezse, ben yapacağımı bilirim. Ona öyle bir dayak atarım ki, doğup doğacağına bin pişman olur. İçki şişelerinin başına...

Halk Avcısı (5)

H

       Tüccarlar, Jeremie’nin kulübesinde yaptıkları toplantıda, söz konusu duruma nasıl bir çare bulacaklarını tartışıyorlardı. Konuşmanın sonuna doğru, Peter Gee söz alarak görüşünü açıkladı:        “Durum bütün açıklığıyla ortada! Cornelius Deasy, neredeyse tüm madeni paraları toplamış bulunuyor. Kralı şimdilik, gemilerden temin ettiği ardıç içkisiyle uyutuyor, ama ilk fırsatta paralarla...

Halk Avcısı (4)

H

Dördüncü Bölüm        Yargılama başlamadan önce David Grief, Peter Gee ile birlikte, Kral Toui-Toulifau’nun huzuruna kabul edildi. Kral, yarım düzine kadar kabile şefi ile beraber, sarayın bahçesinde, geniş gölgeli ağaçların altına serili hasırlara uzanmış vaziyette keyif çatıyordu. Sabahın erken bir saati olmasına karşın, görevli hizmetçiler, ellerindeki dört köşe şişelerle, kral ve dostlarına...

Halk Avcısı (3)

H

       Grief, Broom-Road boyunca yürüyerek geri döndü. Saray kapısını aydınlatan lambaların parlak ışığında, dışarı çıkmakta olan, buruşuk pantolonlu, tıraşlı suratı pırıl pırıl parlayan, kanlı canlı, kısa boylu, şişman bir adamla burun buruna geldi. Fırtınaya tutulmuş bir yelkenli gibi yalpa vura vura ilerleyen bu adamı gözü bir yerlerden ısırıyordu. Güney denizlerinde seyrederken, en azından...

Halk Avcısı (2)

H

İkinci Bölüm        David Grief’in yelkenlisi Cantani, limanın ağzını kapamış dik kayalıkları geçmiş, yelkeni dolduramayacak kadar hafif bir rüzgârla ağır ağır rıhtıma yaklaşmaktaydı. Oldukça serin bir geceydi. Gökyüzü yıldız kaynıyordu. Tayfalar geminin kıç tarafına, arka güvertenin üzerine uzanmışlar, zarif bir kuğu gibi kaymakta olan geminin bir an önce demirleyeceği yere varmasını...

Halk Avcısı (1)

H

Birinci Bölüm        Güney denizlerindeki Fitou-İva Adası, Polinezya bağımsızlığının son direnme noktasıydı. Adanın bu kadar süredir bağımsız kalabilmesinde aşağıda üç etkenin önemli rolü vardı: anakaralardan uzakta yer alması, pek göze çarpmayan bir ada oluşu ve en önemlisi, halkının savaşçılığı… Ancak ne olursa olsun, eğer Japonya, Fransa, İngiltere, Almanya ve Birleşik Amerika gibi...